İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/646 E. 2026/747 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/646
Karar No
2026/747
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/646 Esas KARAR NO : 2026/747

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/08/2025 KARAR TARİHİ : 07/10/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının maliki - işleteni olduğu ... plakalı araç müvekkil şirket tarafından zorunlu trafik poliçesi ile sigorta güvencesi altına alındığını, müvekkili şirkete sigortalı olan ve davalının maliki ve işleteni olduğu ... plakalı aracın ... tarihinde trafik kazasına karıştığını, bu kaza sebebi ile ... plakalı aracın hasara uğradığını, bu araçta oluşan hasar bedeli sebebi ile müvekkil şirket tarafından hak sahibine toplam ... TL ödeme yapılmak zorunda kaldıklarını, davaya konu kaza sırasında, sigortalı araç sürücüsü olan dava dışı sürücü ... ...'un yasal sınırın üzerinde alkollü olduğunu, kaza anında sigortalı araç sürücüsünün alkollü olması sebebi ile müvekkil şirketin zarar görenler için ödediği tazminatın rücusu için sigortalısına başvuru hakkı doğduğunu ve bu nedenle alacakların tahsili için davalı aleyhine Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalının takibe itirazı takibin durduğunu belirterek davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası sureti dosyamız arasına alınmıştır. Antalya Trafik Tescil Şubesine yazılan müzekkereye cevap verilmiştir. Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası sureti dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce konusunda uzman bilirkişilerden rapor aldırılmış ve raporlar mahkememizce serbestçe değerlendirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ZMMS şirketi tarafından, sigortalı aracın sürücüsünün kazayı münhasıran alkolün etkisi altında yapmış olması sebebine dayanarak sigortalı aleyhine, rücuen tazminat istemine ilişkin başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Karayolları Trafik Yönetmeliğinin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97. maddesinde alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra konu ile ilgili olan "b-2" bendinde "alkollü içki almış olarak kandaki alkol miktarına göre araç sürme yasağı kenar başlığı altında; alkollü içki almış olarak araç kullandığı tespit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları açıklanmıştır. Zararın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü TTK'nun 1281. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Kaza tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin saptanması durumunda, oluşan hasar poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne, aksi halinde reddine karar verilmesi gerekmektedir. Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 18/02/2013 tarih 2012/16515 Esas 2013/1731 Karar sayılı emsal içtihatında; "...Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurlarında olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin saptanması durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağı ilkesi benimsenmektedir. (YHGK 23.10.2002 gün ve 2002/11-768-840; YHGK 7.4.2004 gün ve 2004/11-257-212; YHGK 2.3.2005 gün ve 2005/11-81-18; YHGK 14.12.2005 gün 2005/11-624-713 sayılı ilamları)..." şeklinde belirtilmiştir. Karayolları Trafik Kanunun 86/1 maddesinde, "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur" denilmektedir. Tüm dosya kapsamı yukarıdaki açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; makina mühendisi, nöroloji uzmanı ve trafik bilirkişisinden alınan ... tarihli bilirkişi raporunda ve ... tarihli ek raporunda özetle; davalı sürücünün kazayı münhasıran alkolün etkisi ile yaptığı, kaza yerinde yapılan ölçüme göre ya da kaza sonrası hastanede yapılan ölçüme göre her iki durumda da davalının yasal sınırların üzerinde alkol kullandığının tespit edilmekte olduğunu, alkollü sürücünün bu kazayı salt alkolün etkisiyle yaptığı, başkaca bir unsurun olayın meydana gelmesinde etkisinin bulunmadığını, davalının kazada %100 kusurlu olduğu ve aracın onarımının ekonomik olmadığı, araç piyasa değerinin ... TL ve sovtaj bedelinin ... TL olarak tespit edildiği ve düşülmesi ile maddi zararın ... TL olarak belirlendiği, işlemiş faiz miktarının ... TL olarak talep edildiği, davalı dışında kusuru bulunan kimse bulunmadığından ve kazanın münhasıran alkol etkisiyle gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından; poliçe limiti dahilinde ödemede bulunan davacı sigorta şirketi yönünden rücuen tazminata ilişkin davalı sigortalıya karşı başvuru yasal koşulların oluştuğu anlaşılmakla, davacının davasının asıl alacak miktarı ... TL üzerinden ve işlemiş faiz yönünden mahkememizce yapılan hesaplamada ... ödeme tarihinden ... takip tarihine kadar geçen süre için ... TL işlemiş faiz alacağının oluştuğunun tespit edildiği ve taleple bağlı kalınarak karar verildiği, alacak likit olmadığından yasal unsurları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KABULÜ İLE; 1-Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... sayılı dosyasıyla başlatılan takibe yapılan itirazın İPTALİ ile, takibin DEVAMINA, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harçtan peşin olarak yatırılan ... TL harcın mahsubu ile eksik kalan ... TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafça dava açılışta yatırılan ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan davetiye, posta masrafı, bilirkişi ücreti, gideri vb. yargılama gideri toplamı ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk faaliyeti nedeniyle sarf edilen ... TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra taraflara iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede Antalya Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/10/2026

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/646, K. 2026/747, T. 07.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-646-e-2026-747-k-e59580815f09