İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/862 E. 2025/1 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/862
Karar No
2025/1
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/862 Esas - 2025/1 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/862 Esas KARAR NO : 2025/1

... DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan ) DAVA TARİHİ : 18/12/2024 KARAR TARİHİ : 03/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/01/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkili şirketin halka açık borsada işlem gören bağımsız denetime tabi ... denetleme ve mevzuatı çerçevesinde işlem yapan ...Holding bünyesinde faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirkte ile davalı şirket arasında kablo alım satımına ilişkin olarak taraflar arasında mal alım satımı konusunda anlaşıldığını ve ürünlerin teslim edileceği konusunda davalı şirket tarafından taahhütte bulunulduğunu, bunun üzerine bu ürünlere karşılık ...numaralı 24/12/2024 tarihli ve 1.438.096TL bedelli çeklerin davalı tarafa teslim edildiğini, keşide edilen çeklere karşılık davalı şirketin ürünleri çeklerin kendisine teslim edildikten sonra bir kaç gün içinde teslim etmesi gerekirken uzun bir sürenin geçmesine rağmen ürünlerin teslim edilmediğini, çekleri iadeye yanaşmadığını, çekler bedelsiz kaldığından davacının su çekler nedeni ile borçlu olmadığının tespiti ile yapılan harici araştırmalarda davalı şirketin çok fazla borcunun bulunduğunun tespit edilmiş olması ve davalı şirket tarafından çeklerin bankaya ibraz edilmesi halinde ödemesinin söz konusu olacağından , öncelikle teminatsız olarak bu talep kabul edilmemesi halinde teminat karşılığında tedbiren çeklerin ödeme yasağı konulmanına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Tensiben karara verildiğinden davalı taraf cevap vermemiştir. DELİLLER VE DEĞERLENDİRME: Dava; menfi tespit davası niteliğindedir. Dava 18/12/2024 tarihinde açılmış olup davacı vekili tarafından arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına dair tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dosyaya ibraz edilmediği, davacı vekiline anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin ibraz edilmesi için 1 hafta kesin süre verildiği,, buna ilişkin tensip zaptının 24.12.2024 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği ancak verilen süre içinde de arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına dair tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dosyaya ibraz edilmediği anlaşılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinde sonra gelmek üzere 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı yasanın 20. ile 5/A maddesi eklenmiş olup bu maddeye göre Türk Ticaret Kanunun 4. Maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari ticari davalardan , konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında arabuluculuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Kabul tarihi 06/12/2018 olan 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun’un 21. 22. 23. ve 24. maddeleri ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir. "MADDE 20- 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir. “3. Dava şartı olarak arabuluculuk MADDE 5/A- (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.” MADDE 21- 6102 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. “GEÇİCİ MADDE 12- (1) Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz.” MADDE 22- 7/6/2012 tarihli ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir. “Şu kadar ki dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin 18/A maddesi hükmü saklıdır.” MADDE 23- 6325 sayılı Kanuna Dördüncü Bölümden sonra gelmek üzere “Dava Şartı Olarak Arabuluculuk” başlığıyla Beşinci Bölüm ve aşağıdaki madde eklenmiş, diğer bölümler buna göre teselsül ettirilmiştir. “Dava şartı olarak arabuluculuk MADDE 18/A- (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." Bu yasal düzenleme ile TTK’nin 5. maddesine eklenen 5/A maddesiyle TTK’nın 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı haline getirilmiş olup, aynı yasal düzenlemenin 23. maddesinde 6325 sayılı Kanuna eklenen 18/A maddesiyle arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiştir . Dava tarihi olan 18/12/2024 tarihinde açıldığı ve davacının davalı yönünden zorunlu arabulucuya başvurmadığı anlaşılmış olup 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5/A maddesinin 1. Fıkrası ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabulucuk Kanununa 7155 sayılı yasanın 23. Maddesi ile eklenen 18/A-2 maddesi gereğince bu husus mahkememiz acısından özel dava şartı olduğundan ve dava şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından HMK 114 ve 115. Maddeleri gereğince davalı şigorta şirketi aleyhine açılan dava yönünden dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın dava şartı yokluğundan REDDİNE, 2-Alınması gerekli 615,40 harçtan dava açılışında alınan 427,60TL 'den mahsubu ile eksik yatırıldığı anlaşılan 187,80 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına 4-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK'nın 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine,

Dair, tarafların yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize ... gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/01/2025

...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/862, K. 2025/1, T. 03.01.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-862-e-2025-1-k-8c3f1d90d966