İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/486 E. 2026/754 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/486
- Karar No
- 2026/754
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/486 Esas KARAR NO : 2026/754
DAVA : Alacak (Vade Farkından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/01/2020 KARAR TARİHİ : 07/10/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Vade Farkından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı bankanın ... - ... - ... / ... Şubesi nezdinde ...-... no'lu kredili mevduat hesabı bulunduğunu, ... tarihinde '... bankasından hediye kazandınız' içerikli kısa mesaj nedeni ile müşteri hizmetlerini arayarak ... tarihinde internet bankacılığı şifresini değiştirdiğini, ... tarihinde telefonuna 'ön başvurunuz olumsuz değerlendirilmiştir' şeklinde kısa mesaj gelince internet şubesine girdiği, hesabını kontrol ettiğinde kmh hesabından ... TL'nin parçalı olarak, müvekkilinin bilgisi ve onayı dışında EFT yapıldığını, bu durum hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, bankaya da bildirimde bulunulduğunu, müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını, zararın bankanın güvenlik açığından kaynaklandığını belirtmekle; müvekkilin ilgili işlem için borçlu olmadığının tespiti ile ... TL'nin en yüksek mevduat faizi ile davalı bankadan tahsiline, müvekklinden tahsil edilen ... TL dönem faizinin istirdadına, tedbir konulmasına ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talep edilmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İnternet şubesine giriş yapabilmek için müşteri numarası ve parolası girildikten sonra kayıtlı telefona gelen tek kullanımlık şifrenin girilmesi gerektiğini, davalı bankanın para transferlerinde 6 haneli SMS doğrulama şifresi uygulamasının zorunlu olduğunu, ayrıca finansal işlemler için işlem sonunda bilgilendirme mesajı gönderildiğini, davalı bankanın güvenlik önlemlerini gerektiği gibi uyguladığını, davacının şifre ve parola bilgilerini gerektiği gibi koruyamadığını belirtilerek açılan haksız ve dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi, talep edilmiştir. Mahkememizden verilen ... tarih ve .../... Esas - .../... Karar sayılı kaldırma kararı sonrası dosya mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilmiştir. Davalı bankaya yazılan müzekkereye cevap verilmiştir. Mahkememizce konusunda uzman bilirkişilerden rapor aldırılmış ve raporlar mahkememizce serbestçe değerlendirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kredili mevduat hesabından yapılan usulsüz işlemlere istinaden bankanın yasal sorumluluğu kapsamında meydana gelen zararın tahsili ve ödenen dönem faizlerinin istirdadı istemine ilişkindir. Somut olayda davacı tarafça, davalı banka nezdindeki kredili mevduat hesabından bilgisi ve onayı dışında toplam ... TL tutarında EFT yapıldığı, kendisinin bir kusuru bulunmadığı, zararın bankanın güvenlik açığından kaynaklandığı belirtilerek ... TL'nin davalı bankadan tahsili, tarafından tahsil edilen ... TL dönem faizinin ise istirdadı talep edilmiş, davalı banka tarafından ise bankanın güvenlik önlemlerini gerektiği gibi uyguladığı, davacının şifre ve parola bilgilerini gerektiği gibi koruyamadığı savunulmuştur. Kaldırma kararı öncesinde mahkememizce, bankacı ve bilgisayar mühendisi bilirkişilerden oluşan heyetten rapor alınmış, ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davalı bankanın sabaha karşı saatlerde başlayarak sabah mesaisi başlamadan son bulan muhtemelen daha evvel hiç para transferi geçmişi bulunmayan toplam 15 kişi için peş peşe 63 adet para transferi işlemini şüpheli ve sıra dışı olarak değerlendirmediği ve bu işlemler için ek güvenlik önlemleri sağlamadığı, davalı bankanın somut olayda uyguladığı güvenlik tedbirlerinin yeterli olduğuna dair bir kanaate varılamadığı, gerek savcılık dosyası ve gerekse dava dosyasında mevcut belgeler kapsamında dava konusu olayda bankanın doğrudan kusurlu olduğunun da ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, davacının kendisine ait bilgi ve şifreleri yeterince muhafaza etmeyerek sahte web siteleri v.b. portallar vasıtasıyla şifresini girerek 3. Kişilerin eline geçmesi ve dava konusu işlemlerin başlatıcı durumunda olmasından dolayı, dava konusu işlemlerde tarafların müterafik kusurlu oldukları" yönünde görüş bildirilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davacının %30 müterafik kusuru kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karar istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesinde Antalya BAM ... Hukuk Dairesi'nin .../... esas .../... karar sayılı kararı ile mahkememiz kararı kaldırılmış ve kaldırma kararında özetle; "Bilindiği üzere bankalar, özel yasa ile kurulan ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan, topladıkları mevduatı ve katılım fonlarını sahteciliklere karşı özenle korumak zorunda olan kuruluşlardır. Bankalar sahip oldukları bu vasıfları sebebiyle bankacılık işlemlerinin güvenilen tarafı konumundadırlar. Bu durum, bankaların bir güven kurumu olarak kabul edilmesini ve bankanın sorumluluğunun özel güven sebebiyle ağırlaştırılmasını gerektirir. Bu nedenle bankalar, ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında bulunmakta olup, buna karşılık hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. Bankacılık hizmetleri sözleşmeleri, hukuki nitelikleri itibariyle vekalet benzeri isimsiz sözleşme ya da vekalet sözleşmesi niteliğinde olup, TBK'nın 506/2 maddesi gereği, vekil (banka) üstlendiği hizmetleri, vekalet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlü olup, bankalar gibi, devletten aldıkları imtiyazla hizmet veren kurumların, ortalama bir vekilin göstermesi gereken özenden, daha yüksek derecede özen göstermesi gerekmekte olup, bankalar hafif kusurlarından dahi sorumludur. Banka, ancak özen borcunu ihlali sayılan kusurlu fiili bulunmadığını ispat ederek sorumluluktan kurtulabilecektir. Ayrıca, internet bankacılığını/mobil bankacılığı müşterilere özendiren davalı banka, kendilerine emanet edilen mevduatı korumaya özen yükümlülüğü gereğince internet bankacılığı işlemlerinde işlem yapanın gerçek müşteri olup olmadığını belirleme yönünde, gelişen dolandırıcılık yöntemlerine karşı, bunları önleyici gerekli alt yapıyı sağlayarak güvenlik önlemlerini almak zorundadır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21/01/2022 Tarih ve 2021/4810 E.- 2022/485 K. Sayılı Kararı) Mudinin de, kimlik bilgileri ile kendisine özel olarak üretilen şifreleri korumak ve üçüncü kişilerle paylaşmamak yükümlülüğü vardır. Yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu olayı aydınlatmaktan uzak ve görevsiz mahkemede alınan bilirkişi raporunun tekrarı niteliğinde olup hükme esas almaya elverişli değildir. Raporda davacının, kendisine ait bilgi ve şifreleri yeterince muhafaza etmeyerek sahte web siteleri v.b. portallar vasıtasıyla şifresini girerek 3. Kişilerin eline geçmesine sebep olduğu, bu sebeple müterafik kusurlu olduğu belirtilmiş iken bu konuda herhangi bir açıklama yapılmamıştır. Hal böyle olunca yerel mahkemece, konusunda uzman bankacı, bilgisayar mühendisi ve bilişim uzmanı bilirkişilerden oluşan yeni bir heyetten önceki bilirkişi raporları tekrar edilmeksizin, tarafların itirazlarını değerlendirir şekilde dosyaya taraflarca sunulan tüm hesap hareketleri, sms ve log kayıtları dikkate alınarak ve ayrıca dava konusu olayın oluş şekli açıklamalı bir şekilde anlatılarak bankacılık işlemlerinde davalı bankanın mobil bankacılık uygulamaları yönünden alması gereken bütün tedbirleri alıp almadığı, davacının kendisine ait bilgi ve şifreleri yeterince muhafaza edip etmediği, böylelikle tarafların davacı hesabındaki işlemler yönünden kusurlarının bulunup bulunmadığı hususlarında ayrıntılı, somut verilere dayanan ve gerekçeli bilirkişi raporu alınması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken... " gerekçelerine yer verilmiştir. Kaldırma kararı sonrasında mahkememizce, kaldırma kararı uyarınca değerlendirme yapmak üzere bankacı, bilişim uzmanı ve bilgisayar mühendisi bilirkişilerden oluşan heyetten rapor alınmış, ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; "SONUÇ ve KANAAT; Bankacı Bilirkişi olarak yaptığımız incelemeler neticesinde; Kullanıcıların, mobil bankacılık üzerinden işlem yapılması esnasında banka tarafından kendilerine verilen her türlü bilgiyi (kart numarası, şifre, mobil onay vb) özenle korumaları ve başka kişilerle paylaşmamaları sorumlulukları bulunmaktadır. Davacı müşterinin, “... Bankasından hediye kazandınız” mesajına girmek suretiyle 3. şahıslarca şifre ve parola bilgilerine ulaşılması için bilmeyerek ortam yaratmış olabileceği düşünülmektedir. Nitekim kendisi de bundan şüphelenerek internet bankacılığına giriş şifresini değiştirerek kendisini güvence altına aldığını düşünmüştür. Ancak müşteri mevcut internet şifresini değiştirmeden, davacı müşterinin uzun zamandır kullandığı telefon cihazı dışında başka bir cihazın mobil bankacılık ile eşleştirilmesi için şifre ve parola ile giriş yapıldığı, akabinde doğrulama tipinin ... ... olarak değiştirilmesi sonrasında müşterinin telefon numarasına bilgilendirme SMS’i gönderildiği, dolayısıyla takip eden mobil bankacılığa giriş işlemleri için şifre SMS’i ve hesaptan yapılan havale işlemlerine ilişkin bilgilendirme SMS’i gelmediği görülmektedir. Müşteriye ait telefon cihazının fiziken incelenmesi mümkün olmadığından, müşterinin değiştirdiği internet bankacılığı şifresinin 3. şahısların eline geçmesini sağlayacak zararlı bir yazılım bulunup bulunmadığının tespiti söz konusu olamamıştır. Fakat, şikâyet konusu işlemlerin yapıldığı tarih aralığında aynı anda hem müşterinin uzun zamandır kullandığı ancak mobil bankacılık eşleştirmesi bulunmayan ... ... cihazı ile hem de yeni aktive edilmiş ve mobil bankacılık eşleştirmesi yapılan ... ... cihazı ile internet bankacılığına giriş yapılabildiği görülmektedir. Yeni tanımlı cihazdan şifre ve parola girilerek para transfer edilmesi eyleminin banka açısından geçerli bir talimat olarak algılandığı, bu sebeple ilave bir sistemsel uyarı ya da onay mesajı gönderilmediği belirlenmiştir. Davacı müşterinin şikâyet konusu işlemlerden geriye dönük 1 yıl içerisinde; şikâyet konusu havale bedellerinin gönderildiği şahıslara daha önce hiç EFT/havale göndermediği, işbu şahısların kayıtlı alıcı olarak tanımlanmadığı, müşterinin sadece kendi hesapları arasında virman yaptığı ya da ... ... ŞTİ. ve ... ... ... hesabına EFT’ler gönderdiği görülmektedir. Dosyada mevcut bilgi ve belgelerden, banka sistemindeki bir güvenlik açığı ya da müşterinin cep telefonuna yüklenen zararlı bir yazılım sebebiyle müşterinin bilgilerine, şifrelerine ya da mobil bankacılığına erişildiği yönünde bir tespite ulaşılması mümkün değildir. Ancak, Bankaların sisteme giriş ve sistemden çıkış arasında yapılan tüm işlemlerden ayrı ayrı sorumlulukları bulunmaktadır. İçinde bulunduğumuz dijital dönemde banka müşterileri kendi tercihleri sebebiyle olduğu kadar, şube ve şubelerdeki personel sayılarının azaltılması, belli nitelikteki ve tutarlardaki işlemlerin şubelerden yapılmaması ya da yapılması durumunda ilave ücretler istenmesi gibi sebeplerle mobil bankacılık ya da internet bankacılığı kullanmak durumunda kalmaktadırlar. Dolandırıcılık işlemlerinin çok önemli bir kısmının, kullanıcıların iradesinin dolandırıcılar tarafından sakatlanması sonrasında ve bizzat kendileri tarafından şifrelerin girilmesi suretiyle yapıldığı göz önüne alındığında, yapılan işlemlerin müşterinin davranış desenine uyup uymadığının tespiti ve ilave güvenlik önlemlerinin devreye sokulması daha da önem arz eder hale gelmiştir. Tarafımızca yapılan incelemede; yeni aktive edilmiş telefon cihazı ile gece yarısı farklı bir şehirden QR kodla para çekilmesi, finansal piyasaların kapalı olduğu gece saat ... ile sabah ... aralığında 15 farklı kişiye 63 adette toplam ... TL havale gönderilmesinin davacı müşterinin davranış deseni dışında olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı Müşterinin Kusuru: - Davacı müşterinin, kendisine “... Bankasından hediye kazandınız” şeklinde mesaj geldiğini beyan etmiş olması, - Dava konusu finansal sonuç doğuran işlemlerin, davacı ... ...’nın mobil bankacılığı ile eşleştirilmiş telefon cihazı üzerinden parola ve şifresi girilmek suretiyle yapılmış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacı müşterinin sosyal medyada gördüğü linke tıklamak suretiyle şifre ve parolasının 3. şahısların eline geçmesinde kusurlu olabileceği, Davalı Bankanın Kusuru: Davacı müşterinin uzun zamandır kullandığı telefon cihazı dışında başka bir cihaz tanımlanması akabinde, işbu cihaz ile farklı bir şehir ATM’sinden QR kodla paralar çekilmesi, gece yarısından sabaha kadar daha önce para gönderilmemiş kişilere 63 adet havale gönderilmesinin davranış deseni dışında olduğunu algılayarak, sıra dışı işlem/olası dolandırıcılık senaryoları kapsamında güvenlik/teyit araması gibi ek güvenlik önlemlerini devreye sokmaması ve teyit alınana kadar işlemleri askıya almayarak müşterinin zararının artması sebebiyle kusurlu olabileceği yönündeki kanaatimiz sayın mahkemenizin hukuki takdirindedir. Bilişim Uzmanı olarak yaptığımız incelemeler neticesinde; Davacı Müşteri mobil cihazında yazılımsal olarak güvenlik güncellemeleriyle birlikte işletim sistemini ve cihazını güncel tutması gerekmekte bunun yanında fishing mantığının reklam ve görsel yönlendirme ile basit oltalama mantığıyla yine basit bir şekilde banka bilgisinin dışında bir domaine aktif cihazının her an yönlendirilebileceğinin bilincinde olması gerektiği, bu konuyla ilgili bankaların ısrarla uyarı içeren aramalar yaptığı ve smsler ilettiği, görsel arkasına saklanmış linke tıklanarak aylaşmaması gereken giriş bilgilerinin başkalarına şekilde ulaştığı, kendisinin bu hususta kusurlu olabileceği, Davalı bankanın güvenlik protokollerini uygularken root ve kök protokollerin izini sürmesi gerektiği, müşterinin bankacılık işlemlerinde kullandığı cihazın id, ip, port, imei bilgisi bankanın elinde mevcutken, sıradışı bir hareketlerin sebebiyet verdiği başka bir cihazın tanımlanması ile eşleşen izleri süremediği, ... güvenlik protokollerinin dışında harici bir cihaz ve harici işlem hareketlerinin rutin dışında olduğunu yazılımsal olarak takibi gerektiği bu noktada da bankanın kusurlu olabileceği kanaat edilmiştir. Davacı müşterinin hesabından QR kod ile para çekme ve havale gönderme yoluyla çıkan toplam tutar ... TL olmakla birlikte, tespitlerimiz ışığında ve talep sınırı ile bağlı olarak davacı müşteri ... ...’nın faizi ile birlikte iadesini talep ettiği ... TL için tarafların kusur oranlarının belirlenmesi sayın mahkemenizin hukuki takdirindedir. Dava dilekçesinde, havalelerin KMH limitinden yapılmış olması sebebiyle dönem faizi olarak tahsil edilen ... TL’nin de istirdatı talep edilmekle birlikte, ön raporumuzda talep edilmesine rağmen, ... ek numaralı vadesiz hesapla karşılıklı çalışan ... TL limitli ... ek numaralı KMH hesabının risk, faiz ve vergi bakiyelerinin takip edildiği ek numaraları dosyaya ibraz edilmediğinden, şikâyet konusu havale işlemleri için KMH hesabından ne kadar kullanım yapıldığı ve bu kullanımlar için ne kadar faiz tahakkuk ettiği belirlenememiştir." şeklinde görüş bildirmişlerdir. Bilirkişi heyeti ... tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; "SONUÇ; Dosya kapsamındaki mevcut belge, log, SMS ve sonradan gelen hesap hareketleri bilişim yönünden birlikte incelendiğinde ulaşılan teknik sonuçlar aşağıdadır: 1.Kök rapordaki bilişim teknik kanaatini değiştirecek mahiyette yeni bir teknik veri dosyaya sunulmamıştır. 2.Dava konusu işlemlerin ... ... marka/model ve ...-...-...-...-... cihaz ...'li cihaz ile ilişkili olduğu yönündeki teknik tespit korunmaktadır. 3.Sonradan sunulan ... ve ... hesap hareketleri, dava konusu QR/havale işlemleri sonucunda ... TL tutarında KMH kullanım artışı oluştuğunu ve kök rapordaki toplam çıkış tespitini desteklemektedir. 4.SMS kayıtlarında başarılı gönderim statüsü bulunmakla birlikte, SMS'lerin davacı cihazına fiilen teslimi, SIM değişikliği veya SMS/çağrı yönlendirmesi bulunup bulunmadığı hususu mevcut operatör cevaplarıyla kesin olarak kapanmamıştır. 5.Dosyada davacının şifre, ... veya cihazını üçüncü kişilerle bilinçli olarak paylaştığını doğrudan gösteren teknik veri bulunmadığı gibi, yetkisiz kullanım olasılığını bütünüyle dışlayan uçtan uca teknik kayıt seti de bulunmamaktadır. 6.Yeni cihaz tanımlanması, gece/erken saatlerde QR kodlu ATM işlemleri, çok sayıda tanınmayan alıcıya ardışık havale ve önceki kullanım deseninden ayrışma birlikte değerlendirildiğinde, işlem paterni olağan dışı/fraud riski taşıyan niteliktedir. 7.Davalı bankanın işlem bazlı .../risk skoru, kural tetikleme, müşteri teyidi, bloke veya askıya alma aksiyonlarını denetime elverişli biçimde sunmamış olması nedeniyle, kök rapordaki bankanın ek güvenlik/... izleme yönünden kusurlu olabileceği kanaati korunmaktadır. Bankacı Bilirkişi olarak; Kök Rapordaki “yeni aktive edilmiş telefon cihazı ile gece yarısı farklı bir şehirden QR kodla para çekilmesinin, finansal piyasaların kapalı olduğu gece saat ... ile sabah ... aralığında 15 farklı kişiye 63 adette toplam ... TL havale gönderilmesinin davacı müşterinin davranış deseni dışında olduğu kanaatine varılmıştır.” şeklindeki görüşümüz halen geçerli olup, davacı müşterinin hesabından QR kod ile para çekme ve havale gönderme yoluyla çıkan toplam tutar ... TL olmakla birlikte, davacı müşteri ... ...’nın faizi ile birlikte iadesini talep ettiği ... TL’nin ve kök raporumuz sonrasında sunulan belgelerin incelenmesi sonucunda “şikâyet konusu işlemler için KMH limitinin kullanılmış olması sebebiyle katlanılmak durumunda kalınan faiz/vergi tutarı ... TL hesaplanmış” olmakla birlikte, dava dilekçesinde “dönem faizi olarak tahsil edilen ... TL’nin istirdatına karar verilmesi” talep edildiğinden, işbu bakiyenin talep sınırı kapsamında değerlendirilmesi sayın mahkemenizin takdirindedir." şeklinde görüş bildirmişlerdir. Mahkememizce kaldırma kararı uyarınca bilirkişi raporu alınmıştır. Kaldırma kararında da belirtildiği üzere; bankalar, özel yasa ile kurulan ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan, topladıkları mevduatı ve katılım fonlarını sahteciliklere karşı özenle korumak zorunda olan kuruluşlardır. Bankalar sahip oldukları bu vasıfları sebebiyle bankacılık işlemlerinin güvenilen tarafı konumundadırlar. Bu durum, bankaların bir güven kurumu olarak kabul edilmesini ve bankanın sorumluluğunun özel güven sebebiyle ağırlaştırılmasını gerektirir. Bu nedenle bankalar, ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında bulunmakta olup, buna karşılık hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. Bankacılık hizmetleri sözleşmeleri, hukuki nitelikleri itibariyle vekalet benzeri isimsiz sözleşme ya da vekalet sözleşmesi niteliğinde olup, TBK'nın 506/2 maddesi gereği, vekil (banka) üstlendiği hizmetleri, vekalet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlü olup, bankalar gibi, devletten aldıkları imtiyazla hizmet veren kurumların, ortalama bir vekilin göstermesi gereken özenden, daha yüksek derecede özen göstermesi gerekmekte olup, bankalar hafif kusurlarından dahi sorumludur. Banka, ancak özen borcunu ihlali sayılan kusurlu fiili bulunmadığını ispat ederek sorumluluktan kurtulabilecektir. Ayrıca, internet bankacılığını/mobil bankacılığı müşterilere özendiren davalı banka, kendilerine emanet edilen mevduatı korumaya özen yükümlülüğü gereğince internet bankacılığı işlemlerinde işlem yapanın gerçek müşteri olup olmadığını belirleme yönünde, gelişen dolandırıcılık yöntemlerine karşı, bunları önleyici gerekli alt yapıyı sağlayarak güvenlik önlemlerini almak zorundadır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21/01/2022 Tarih ve 2021/4810 E.- 2022/485 K. Sayılı Kararı) Mudinin de, kimlik bilgileri ile kendisine özel olarak üretilen şifreleri korumak ve üçüncü kişilerle paylaşmamak yükümlülüğü vardır. Mahkememizce dosyaya taraflarca sunulan tüm hesap hareketleri, sms ve log kayıtları dikkate alınarak ve ayrıca dava konusu olayın oluş şekli açıklamalı bir şekilde anlatılarak bankacılık işlemlerinde davalı bankanın mobil bankacılık uygulamaları yönünden alması gereken bütün tedbirleri alıp almadığı, davacının kendisine ait bilgi ve şifreleri yeterince muhafaza edip etmediği, böylelikle tarafların davacı hesabındaki işlemler yönünden kusurlarının bulunup bulunmadığı hususlarında rapor alınmıştır. Bilirkişi raporu ile davacının şifre, ... veya cihazını üçüncü kişilerle bilinçli olarak paylaştığını doğrudan gösteren teknik veri bulunmadığı gibi, yetkisiz kullanım olasılığını bütünüyle dışlayan uçtan uca teknik kayıt seti de bulunmadığı, davacıya ait bilgilerin 3. Kişilere nasıl geçtiği hususunun dosya kapsamı ile aydınlatılamadığını beyan etmişlerdir. Nitekim bilirkişi raporunda ses kayıtlarının incelenmesi bölümünde davacının müşteri hizmetlerini arayarak hediye kazandınız şeklindeki mesaj hakkında bilgi aldığı ve dolandırıcılık işlemi olduğunun belirtildiği ve akabinde davacının giriş şifresini değiştirdiği tespiti yapılmıştır. Gelinen noktada davacı tarafın kusurlu eylemi olduğu hususunda bilirkişi raporu ile tespit edilememiş davalı banka tarafından davacının kusurlu eylemi ispatlanamamıştır. Davalı banka yönünden, davacı müşterinin uzun zamandır kullandığı telefon cihazı dışında başka bir cihaz tanımlanması akabinde, işbu cihaz ile farklı bir şehir ATM’sinden QR kodla paralar çekilmesi, gece yarısından sabaha kadar daha önce para gönderilmemiş kişilere 63 adet havale gönderilmesinin davranış deseni dışında olduğunu algılayarak, sıra dışı işlem/olası dolandırıcılık senaryoları kapsamında güvenlik/teyit araması gibi ek güvenlik önlemlerini devreye sokmaması ve teyit alınana kadar işlemleri askıya almayarak müşterinin zararının artması sebebiyle kusurlu olabileceği tespiti yapılmış ve bankaların bir güven kurumu olarak kabul edilmesi ve bankanın sorumluluğunun özel güven sebebiyle ağırlaştırılmasını gerektirdiği kabul edilerek eldeki davada davalı bankanın, davacı müşterinin hesabından QR kod ile para çekme ve havale gönderme yoluyla çıkan toplam tutar ... TL'den sorumlu olduğu ancak taleple bağlılık ilkesi gereğince talep konusu ... TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği ve şikâyet konusu işlemler için KMH limitinin kullanılmış olması sebebiyle katlanılmak durumunda kalınan faiz/vergi tutarı ... TL olduğu ancak taleple bağlılık ilkesi gereğince talep konusu dönem faizi olarak tahsil edilen ... TL’nin istirdatına karar verilmesi gerektiği mahkememizce kabul edilmiş ve davanın kabulüne dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KABULÜ İLE; 1-Taleple bağlı kalınarak ... TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizini geçmemek üzere avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Taleple bağlı kalınarak ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya istirdadına, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harçtan peşin olarak yatırılan ... TL harcın mahsubu ile eksik kalan ... TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafça dava açılışta yatırılan ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yapılan davetiye, posta masrafı, bilirkişi ücreti, gideri vb. yargılama gideri toplamı ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalının yaptığı yargılama gideri varsa kendisi üzerinde bırakılmasına, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra taraflara iadesine, Dair verilen karar, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede Antalya Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/10/2026
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza