Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/452 E. 2026/1047 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/452
Karar No
2026/1047
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2026/452 Esas

KARAR NO: 2026/1047

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 13/01/2026

NUMARASI: 2025/34 E. - 2026/1 K.

DAVANIN KONUSU: Marka (Resmi Makamlarca Açılan Hükümsüzlük İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/06/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

DAVA DİLEKÇESİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Türk Patent Enstitüsü nezdinde davalı şirket adına tescilli... no’lu “ ...” ibareli marka 27.08.2015 tarihinden itibaren, Türk Patent Enstitüsü tarafından belirlenen 41. ve 42. sınıf hizmetler yönünden koruma altına alındığını, davalı tarafından yapılan marka başvurusunun esasında müvekkili üniversite tarafından itiraza gerek kalmaksızın Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından reddi gerekirken, marka tescili gerçekleştirildiğini, ancak kanuni düzenleme çerçevesinde bu tescil işlemlerinin usulüne uygun olmadığını, davalı adına tescilli ve “...“ ibaresini taşıyan markaların hükümsüzlüğü ve terkinine karar verilmesi gerektiğini, kamu tüzel kişilerinin ve kamu kurumlarının isimleri kanunen koruma altında olduğundan müvekkili ... ... Üniversitesi’nin isminin de kanunen öncelikli koruma altında olduğunu, müvekkili üniversitenin kamu tüzel kişiliğini haiz bir vakıf üniversitesi olduğunu, .... ... Üniversitesi'nin, ... Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu’na 07.06.1996 tarih ve 4142 sayılı kanunla eklenen Ek Madde 38 uyarınca Kanunla kurulmuş olup, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun vakıf yükseköğretim kurumlarına ilişkin hükümlerine tabi kamu tüzel kişiliğine sahip bir vakıf üniversitesi olduğunu, Vakıf Üniversiteleri'nin isimlerinin kamu kurumlarının isimleri niteliğinde olduğunu ve benzer korumaya sahip olduğunu, kamu tüzel kişilerine ait isimlerin özel hukuk tüzel kişileri tarafından kullanılması halk nezdinde karıştırılma ihtimali yaratacak nitelikte olduğunu, 556 sayılı Markalar Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 7/1. maddesinde sayılmış olan ret gerekçelerinden birinin de; "Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya üretim yeri, coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak markalar " olarak belirtildiğini, davalı şirketin markayı müvekkili Üniversite’nin faaliyet alanında kullanmasının da halk nezdinde ciddi bir yanılmaya sebep olacak nitelikte olduğunu, davalı şirketin eğitim öğretim faaliyetlerinin ... ... Üniversitesi ile bağlantılı olduğunu, Üniversite’nin yönetiminde olduğunu, Üniversite’nin kalite ve standartlarını taşıyacağı gibi birçok yanılgıyı yaratacağını, kaldı ki, “...” ibaresi taşıyan birçok marka için müvekkili üniversite tarafından türk patent enstitüsü nezdinde tescil başvurusu yapıldığını, müvekkili üniversitenin isim hakkının marka tescili yapılmamış olsa dahi kanuni düzenlemeler gereği koruma altında olduğunu, diğer yandan müvekkili üniversite tarafından yürütülen birçok sosyal etkinlik, eğitim ve projelerde “...” kelimesinin Türk Patent Enstitüsü nezdinde tescil edilmek üzere başvurusunun yapıldığını yada tescilinin tamamlandığını, ayrıca "..." markasını müvekkilinin tanınmış hale getirdiğini, davalı tarafın haksız şekilde müvekkili Üniversite’nin tanınmışlığından faydalandığını, davalı şirket lehine “ ... “ ibaresi ile yapılan tescilin müvekkili üniversitenin tanınmış markasının lehine temin ettiği hakları kısıtlayıcı niteliği haiz bir tescil olduğunu, müvekkilinin 20 yıllık faaliyet süresinde fiili kullanımı sonucu markanın alanında maruf, meşhur ve tanınmış bir marka haline geldiğini ve böylece müvekkilinin markanın gerçek ve öncelikli hak sahibi olduğunu, davalının da aynı markayı tescil ettirmesinin markaya tecavüz oluşturduğunu, davalının markasının müvekkilinin sahip olduğu markanın tescil için engel oluşturduğunu beyanla, öncelikle davalı .... Şti. adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli... no’lu “ ...” markasının, 3.şahıslara satılmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı .... Şti. adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli... no’lu “ ...” markasının tescil edildiği tüm sınıflarda tescilinin hükümsüzlüğüne ve işbu kayıtların sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin eğitim sektöründe "Eğitim ve öğretim hizmetleri konusunda Türkiye Cumhuriyeti Kanunlarının izin verdiği her seviyede anaokulu ilköğretim okulu, lise, yüksek okul ve üniversite açabilir, işletebilir ve 17.04.2007 tarihinde tescil edilen tadil tasarısında yazılı olan diğer işleri "yapmak üzere 10.09.2001 tarihinde kurulduğunu, Milli Eğitim Bakanlığı'ndan "Özel Eğitim Kurumu Ruhsatnamesi" ni aldığını, ayrıca "....com" domain ismiyle faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin "..." markasını 27.08.2015 tarihinde 10 yıl geçerli olmak üzere 20.02.2018 tarihinde tescil ettirdiğini, davacının marka başvurusunun ise 10.11.2015 tarihi olduğunu, 556 Sayılı KHK hükümleri içerisinde kamu kurumu niteliğindeki üniversitenin "..." adıyla tescil ettireceği markaya yönelik sağlanmış bir koruma hakkı mevcut olmadığını, 556 Sayılı KHK'nın mutlak red sebepleri olarak sıraladığı 7/1-h maddesinin de olaya uygulanma ihtimalinin olmadığını, davcının konuyu farklı mecralarda ve hususiyetlerde değerlendirerek yanlış bir algı oluşturma gayretinde olduğunu, dava konusu olan hususun "... ... Üniversitesi" ismi ve tüzel kişiliği olmadığını, müvekkili şirketin başvurusunun "..." ismiyle olup hiçbir şekilde "İstanbul ... Üniversitesi"ni çağrıştırır kullanım ve başvurusu bulunmadığını, davacı yanın "..." adıyla yaptığı 41. Ve 42. Sınıflardaki marka başvurusunun "eğitim ve öğretim hizmetleri" dışındaki hizmetlerde reddi sonrasında, bu markayı kendilerinden önce başvurarak tescil ettiren müvekkiline hükümsüzlük davası açtığını oysa dilekçelerinde ".... ... Üniversitesi" adı ihtilaf konusu gibi yorum ve tespitlerde bulunduğunu, davacının talep konusu yaptığı 41.sınıfın 2. Ve 4. Sırasındaki emtialar ile 42. Sınıfın 1.sırasındaki emtiaları üniversite tüzel kişiliği olarak yapmasında hiçbir engel olmadığını, bu gerçeğe rağmen müvekkilinin adına tescil edilen "..." markasıyla gerek yazım-gerek işitsel benzerlikle tescil isteğinin üniversite tüzel kişiliği dışında ticari amaç kapsamında olduğunu, taraf markaları incelendiğinde daha önce tescil başvurusu yapılan önceye dayalı kullanımı da olan müvekkili şirket markasının müvekkili lehine korumaya matuf olduğunu, davacının markasının 3 ay sonra yapılmış bir başvuru olduğunu, müvekkilinin markasıyla anlamsal-işitsel benzerliğinin olmadığını, başvurusunu farklılaştıracak unsurları olmadığından kurum tarafından tescil başvurusunun reddedildiğini, davacının isteminin "İstanbul ... Üniversitesi" ya da doğrudan bu kurumu hedefleyici şekil-ifade-gersel-isim olmadığını, tescil isteminin "..." ifadesi olduğunu beyanla hükümsüzlük koşullarının oluşmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

Mahkemenin 25/11/2020 karar tarihli 2018/35 Esas- 2020/406 Karar sayılı kararı ile; "Tüm dosya kapsamı, ...kayıtları ve sunulan bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının ... eğitim şeklinde kırmızı beyaz marka kullanımlarının 2002 yılından itibaren olduğu, ancak öncesinde de ... eğitim vakfından kaynaklı tam logo halini almasa da, marka kullanımlarına rastlandığı görülmüştür. Davalının dava konusu marka kullanımının 2015 yılından itibaren devam ettiği, dava konusu “Eğitim Öğretim Hizmetlerinin" davalının... kod numaralı ... markasında tescil edilemediği, davacının ise “İstanbul ... Üniversitesi” markasını “Eğitim öğretim Hizmetleri” sınıflarında tescil altına aldığı, dava konusu... sayılı ... markasındaki kullanımın her iki tarafında esas kullanımlarının “Eğitim Öğretim Hizmetleri” alanı olduğu, dolayısı ile davacının diğer emtialar yönü ile yukarıda anılan SMK hükümleri uyarınca aynı veya benzer mal / hizmetlerde kullanılım durumu olmadığından iptal taleplerine ilişkin şartların oluşmadığı, dava konusu “Eğitim Öğretim Hizmetleri” emtiasının... kod numaralı ... markasında yer almaması sebebi ile hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından davanın reddine" karar verilmiştir.

İstanbul BAM 44. Hukuk Daire'sinin 16/01/2025 Tarih, 2022/1082 Esas- 2025/97 Karar sayılı ilamı ile; "Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde,kök raporda, davacı adına davalı marka tescil başvurusundan önce tescil edilen markaları ile davacının web sitesinde yer alan faaliyetleri ekşi sözlükte paylaşımlar, davacı üniversite tarafından basımı yapılan kitaplar, Davacının marka kullanıma alanına ilişkin tespitler, gazete haberlerinin yer aldığı davacı vekillerinin rapora itiraz ettiği, ancak mahkemece ek rapor alınmadığı gibi davacı itirazlarının da gerekçeli kararda karşılanmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK353/1-a-6 kabulüne mahkeme kararının kaldırılmasına, davacının tescilli marka kayıtlarının getirtilerek, tescilsiz kullanımlarının, önceye dayalı hak sahipliği değerlendirilerek, davacı itirazlarını giderecek şekilde ek rapor yada yeni bir heyetten rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği " belirtilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk Derece Mahkemesince; ...kayıtları ve sunulan bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde; istinaf öncesi ve sonrasında alınan bilirkişi raporunda " davacının ... eğitim şeklinde kırmızı beyaz marka kullanımlarının 2002 yılından itibaren olduğu, ancak öncesinde de ... eğitim vakfından kaynaklı tam logo halini almasa da, marka kullanımlarına rastlandığı görülmüştür. Davalının dava konusu marka kullanımının 2015 yılından itibaren devam ettiği, dava konusu “Eğitim Öğretim Hizmetlerinin" davalının... kod numaralı ... markasında tescil edilemediği, davacının ise “İstanbul ... Üniversitesi” markasını “Eğitim öğretim Hizmetleri” sınıflarında tescil altına aldığı, dava konusu... sayılı ... markasındaki kullanımın her iki tarafında esas kullanımlarının “Eğitim Öğretim Hizmetleri” alanı olduğu, dolayısı ile davacının diğer emtialar yönü ile yukarıda anılan SMK hükümleri uyarınca aynı veya benzer mal / hizmetlerde kullanılım durumu olmadığından iptal taleplerine ilişkin şartların oluşmadığı, dava konusu “Eğitim Öğretim Hizmetleri” emtiasının... kod numaralı "... eğitim" markasında yer almaması sebebi ile hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı" kanaatinin bildirildiği, davacı markasının İstanbul ... Üniversitesi şeklinde olduğu ve bu markanın 41 ve 42. Sınıflarda tescilli olduğu, "..." ibareli ... tescil numaralı "... eğitim" ibareli markanın 41 ve 42. Sınıflarda tescilli olduğu, bu markanın tescil başvurusu sırasında ...tarafından yapılan benzerlik incelemesi yönünden davalı adına tecsilli... tescil numaralı "..." ibareli marka göz önüne alınarak kısmen red kararı verildiği, bu karar karşı açılan davanında red edilerek kesinleştiği anlaşılmakla davalı adına tescilli markanın eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfında yer almadığı, davacının marka kullanımlarını 2002 yılından it5ibaren kullandığı tespit edilmiş ise de bu kullanımların "... ... Üniversitesi" ve " ... Üniversitesi" şeklinde olduğu, dava konusu markanın ise "..." ibareli markaya ilişkin olduğu, "... " ibaresi üstünde davacının önceye dayalı hak sahipliğinin bulunmadığı, bu hususun yukarıda belirtilen Ankara 2.FSHHM'nin 2018/40 Esas sayılı dosyasında da tescil başvuru sırasında da gözetildiği anlaşıldığından," davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararı ile... numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine ilişkin davanın reddedildiğini, kararın 06.02.2026 tarihinde tebliğ edildiğini, davacı üniversitenin 1996 yılından beri "..." ibaresini unvanında ve markalarında kullandığını, müvekkilinin eğitim ve öğretim alanında hizmet veren Türkiye çapında tanınırlık kazınmış bir vakıf üniversitesi olduğunu, davalı şirketin ise 2001 yılında kurulduğunu, üniversitenin "..." markasının eğitim sektöründe meşhur ve maruf hale geldiğini, kamu tüzel kişisi olan üniversitenin isim ve markalarının doğal korumadan yararlandığını, davalının "..." ibaresini kullanarak üniversitenin marka değerinden haksız menfaat elde ettiğini, yerel mahkemenin sadece davalı markasının 41. sınıfta tescilli olmadığı gerekçesiyle hüküm kurmasının hatalı olduğunu, "... ..." ibaresinin üniversitenin seri markası olduğunu, davalı markası ile üniversitenin markaları arasında iltibas riski bulunduğunu, ortalama tüketicinin bu iki marka arasındaki farkı ayırt edemeyeceğini, üniversitenin akademik faaliyetlerinin ve "..." markasının uluslararası düzeyde tanındığını, bilirkişi raporlarında üniversitenin kamu kurumu niteliğinin ve marka gücünün göz ardı edildiğini, davalı şirketin kötü niyetli faaliyetlerinin üniversite imajına zarar verdiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Davanın konusu davalı adına... nolu 41 ve 43 sınıflarda tescilli "..." markasının hükümsüzlüğü ve sicilden terkini davasıdır.

09.03.2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"...Davacının marka kullanımlarının 2002 yılından itibaren olduğu, davalının dava konusu marka kullanımının 2015 yılından itibaren olduğu, dava Konusu “Eğitim Öğretim” hizmetlerinin davalının... kod numaralı "..." markasında tescil edilemediği, davacının “İstanbul ... Üniversitesi” markasını “Eğitim Öğretim Hizmetleri” sınıflarında tescil altına aldığı, dava konusu... kod numaralı "..." markasında kullanımın her iki tarafında esas kullanımlarının "Eğitim Öğretim Hizmetleri" alanı olduğu, dolayısı ile davacının diğer emtialar yönü ile iptal taleplerine ilişkin şartların oluşmadığı, dava konusu “Eğitim Öğretim Hizmetleri” emtiasının... kod numaralı "..." markasında yer almaması sebebi ile hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı..."belirtilmiştir.

Dairemizin, 16/01/2025 Tarih, 2022/1082 Esas- 2025/97 Karar sayılı ilamı ile; "Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde,kök raporda, davacı adına davalı marka tescil başvurusundan önce tescil edilen markaları ile davacının web sitesinde yer alan faaliyetleri ekşi sözlükte paylaşımlar, davacı üniversite tarafından basımı yapılan kitaplar, Davacının marka kullanıma alanına ilişkin tespitler, gazete haberlerinin yer aldığı davacı vekillerinin rapora itiraz ettiği, ancak mahkemece ek rapor alınmadığı gibi davacı itirazlarının da gerekçeli kararda karşılanmadığı" belirtilmek sureti istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek dosya ait olduğu mahkemesine iadesine karar verilmiştir.İade kararımız üzerine, mahkemece aynı heyetten ek rapor aldırılmıştır.

24/10/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda; "Davacının marka kullanımlarının 2002 yılından itibaren olduğu, davalının dava konusu marka kullanımının 2015 yılından itibaren olduğu, dava Konusu “Eğitim Öğretim” hizmetlerinin davalının... kod numaralı ... eğitim markasında tescil edilemediği, davacının “İstanbul ... Üniversitesi” markasını “Eğitim Öğretim Hizmetleri” sınıflarında tescil altına aldığı, dava konusu... kod numaralı ... markasında kullanımın her iki tarafında

esas kullanımlarının “Eğitim Öğretim Hizmetleri” alanı olduğu, dolayısı ile davacının diğer emtialar yönü ile iptal taleplerine ilişkin şartların oluşmadığı,

dava konusu “Eğitim Öğretim Hizmetleri” emtiasının... kod numaralı ... markasında yer almaması sebebi ile hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı" belirtilmiştir.

Ankara 2. FSHHM'nin 2018/40 Esas sayılı dosyasında, davacı üniversite tarafından, davalı... Ltd.,ve TPMK aleyhine YİDK'nın 2017/M-1020 sayılı kararıyla redde mesnet olarak sadece davalı şirkete ait "..." ibareli, 41 ve 42.sınıf hizmetleri içeren 27.08.... sayılı markayı göstermek suretiyle davacının marka tescil başvurusunu 41/1 sınıf haricinde kalan kalan hizmetler için reddedildiği" davacının YİDK kararına karşı iptal davası açtığı, açılan davanın reddine karar verildiği ve derecattan geçerek kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.

Marka Hukukunda genel olarak kabul gören anlayışa göre, tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuru ve tesciller kötü niyetli olarak kabul edilmektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.07.2008 tarihli, 2008/11-501 E. ve 2008/507 K. sayılı kararı). Davalının kötü niyetli olduğuna ilişkin koşulların somut olayda gerçekleştiği anlaşılmıştır.

Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından davalı adına tescilli, ... no’lu “ ...” markasının tüm sınıflarda hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava ettiği, dava konusu olan davalının... kod numaralı ... eğitim markasının 41 ve 42 sınıflarda tescilli olduğu, Eğitim Öğretim Hizmetlerinde tescilli olmadığı anlaşılmaktadır.

Dosya kapsamından davacı adına 41. Ve 42. Sınıflarda, 2015/10469 başvuru numaralı, İSTANBUL ... ÜNİVERSİTESİ MARKA OKULU, 2014/22442 sayılı ... MARKA OKULU, 2014/22441 sayı ... PAZARLAMA OKULU, 2014/22440 sayılı ... REKLAM OKULU markalarının tescilli olduğu, bu markaların bilirkişi raporunda incelenmediği, davacı tarafça fiili kullanım sonucu markayı meşhur ve tanınmış hali getirdiğinin, gerçek hak sahibi olduğunun ileri sürüldüğü, davacının gerçek hak sahipliğine yönelik iddiasının da incelenmediği anlaşılmaktadır.

Davacı tarafın internet sitesinde yapılan incelemede (kök rapor 12. Sf) ... EĞİTİM şeklindeki kullanımların en eski tarihli kullanımlarının 2002 tarihine kadar gittiği, 28 Aralık 2011 tarihli ibu-bilgiegitim.blogspot.com linkinde ... Eğitim-Bursa'da başlığı altında ... EĞİTİM ibaresinin markasal kullanıldığı, davalının tespit edilen fiili kullanımının eğitim ve öğretim hizmetlerinde olduğu ancak bu sınıfta tescilinin bulunmadığı görülmüştür.

Davacının fiili kullanımlarının incelenmesinde 27/08/2015 tarihli olduğu, davacının bu marka altında kitap yayınladığı, kültürel faaliyetlerde bulunduğu, fotoğraf yarışması düzenlediği, davacının 41. Ve 42. Sınıflarda tescilli markasının bulunduğu, ... ibaresi herkesin kullanımına açık ve kimsenin tekeline verilemeyecek ibarelerden ise de, davacının ... EĞİTİM ibaresini kırmızı siyah renklerle alt alta yazarak 2002 tarihinde itibaren kullandığı, davalının 41 ve 42. Sınıfta tescilli markasını tescilden farklı olarak eğitim ve öğretim hizmetlerinde ve yine tescilli halinden farklı olarak ve ayırt edici ek getirmeden ... EĞİTİM yada tek başına ... şeklinde kullandığı anlaşılmaktadır.

Taraf markalarının 41. Ve 42. Tescil sınıflarının ortak olduğu, davacının uzun yıllardır fiilen kullandığını ispat ettiği sınıflar ile davalı markasının tescil sınıflarının eğitim ve öğretim hizmetleri ile bağlantılı olduğu, davalının eğitim ve öğretim hizmetlerinde tescilsiz kullanımının davacı markasına yaklaştırma ve yarar sağlama amacı güttüğü ve davalının kötü niyetli olduğu dosya kapsamından anlaşılmakla, mahkemece davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerekir iken reddine karar verilmesi yerinde değildir.

Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, Davalıya ait markanın tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,

2- İstanbul .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .../01/2026 tarih, 2025/... E., 2026/... K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,

3- Davalıya ait, ... tescil numaralı "... eğitim" markasının 41 ve 42 sınıflarda hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine,

4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;

4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar harcından peşin alınan 35,90 TL'nin mahsubu ile 696,10 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 35,90 TL başvurma harcı, 35,90 peşin harç, 11,50 TL vekalet harcı, 2.100,00 TL bilirkişi ücreti, 613,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.796,80 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,

4/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 55.000,00 TL. vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,

5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;

5/a-Davacı kurum harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 340,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 69,85 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,

5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 11/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/452, K. 2026/1047, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-452-e-2026-1047-k-bf2ae292c61f