Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/367 E. 2026/54 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/367
Karar No
2026/54
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 42. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/367 - 2026/54 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 42. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/367 KARAR NO : 2026/54

TÜR K MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/12/2022 ESAS-KARAR NUMARASI : 2022/239 E., 2022/850 K. DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 24/09/2026 YAZIM TARİHİ : 24/09/2026

Yukarıdaki karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Davacı kuruma ait güvenlik hizmetinin imzalanan sözleşmeler uyarınca davalıdan temin edildiğini, bu işte çalışan dava dışı ...'ün işçilik alacaklarının tahsili için Antalya 4. İş Mahkemesinin 2017/395 Esas-2018/595 Karar sayılı dosyası ile davacı aleyhine açtığı davada yapılan yargılama sonucu hüküm altına alının çalışan alacaklarını ödediklerini, davalı ile imzalanan sözleşme uyarınca işçilik alacaklarından davalının sorumlu olduğunu belirtip, 39.533,98 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili özetle: İşçilik alacaklarından davacının sorumlu olduğunu, işçilik alacaklarından davacının sorumlu olduğunu, müvekkiline sorumluluk yüklenecekse bile davacı ile sorumluluğun paylaştırılması gerektiğini, alacağın zaman aşımına uğradığını belirtip, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...davacı ile davalı arasında hizmet alımını konu alan sözleşme ilişkisi bulunduğu, dava dışı çalışanın davalıda SGK lı olarak çalışmasının gerçekleştiği, hizmet alımı sözleşmesinden kaynaklanan hizmetin davalı şirket tarafından ve kendi personeli ile gerçekleştirildiği, ihale yapılır iken tüm işçilik alacakları dikkate alınarak iş bedelinin belirlenip yüklenici şirkete ödeme yapıldığı, hak ediş ödemeleri yapılır iken çalışanların işçilik alacaklarının ilgililerine ödenmesi amacı ile kesinti yapılmadığının saptandığı, yüklenicilere yapılan ödemeler içerisinde mahkeme kararında hüküm altına alınan alacak dayanaklarının da yer aldığı, bu durumda dava dışı çalışanın davalıdaki çalışma süresi ve son aldığı giydirilmiş ücreti esas alınarak yapılan hesaplamaya göre dava dışı çalışanın hak kazandığı tazminat ödemelerinin davalıdaki çalışma süresine karşılık gelenin taraflar arasındaki sözleşmede aksine hüküm bulunmaması sebebiyle yarısının davalıdan alınması gerektiği, davacının ödeme yaptığı tarihten itibaren faiz isteminin yerinde olduğu, taraflar tacir oldukları için talep edilebilir faizin ise avans faizi olması gerektiği, davacının yapmış olduğu takipte kısmen haklı olduğu ve icra inkar tazminatı talep edebileceği kabul edilip, kısmen kabulüne dair..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davalıya yarı yarıya sorumluluk yüklenemeyeceği, sözleşmede iç ilişkide sorumluluğun tamamen yüklenici firmaca üstlenildiği, alacağın likit olduğu, davalının tam sorumlu olup takibe itirazının haksız olduğu, mahkemece verilen kısmen kabul kararının hatalı olduğu, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davaya ve takibe konu işçilik alacaklarından davacının sorumlu olduğu, müvekkilinin işçilerin işe alınması, çıkarılması vs. Konularında hiç bir tasarrufu bulunmadığı, dava dışı işçinin iş akdinin davacı kurum direktifi ile feshedildiği, bilirkişi raporunun hatalı olduğu, takibin kötü niyetli açıldığı, yerel mahkemece güncel Yargıtay İçtihatlarına aykırı karar verildiği, müvekkilinin edimlerini yerine getirdiği, dava dışı işçinin disiplinsiz davranışları sebebiyle haklı nedenle iş sözleşmesinin feshedildiği, zaman aşımının dolduğu, faize hükmedilemeyeceği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, asıl işveren tarafından dava dışı işçiye ödenen işçilik alacağının taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri gereğince davalı yükleniciden rücuen tahsili istemine ilişkindir. I- Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II- Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işveren ile yüklenici arasında imzalanan sözleşmede, işverenden tarafından işçiye yapılan ödemelerden yüklenicinin sorumlu olacağına dair hüküm bulunması durumunda davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Somut olayda; işveren tarafından dava dışı işçiye iş mahkemesince verilen karar doğrultusunda işe alınmaması nedeniyle boşta geçen süre ücreti ile işe başlatmama tazminatı adı altında ödeme yapıldığı, taraflar arasında 17.02.2017 tarihinde imzalanan sözleşmenin 36.5 maddesinde işçilere asıl işveren tarafından mali ve sosyal haklar yönünden yapılan her türlü ödemeleri yüklenicinin rücuen geri ödeyeceğine ilişkin özel bir hüküm bulunduğu, bu nedenle davacı işverenin işçiyi çalıştıran yükleniciden ödediği bedelin tamamını talep etme hakkı bulunduğu, bu nedenle davacının dava dışı işçiye ödediği 39.553,98 TL.'nin tamamı üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken mahkemece sözleşmede aksine hüküm bulunmadığı gerekçe gösterilerek davalının yarı yarıya sorumlu olduğuna ilişkin hüküm kurulması yerinde olmamıştır. Buna göre Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. Kararın kaldırılması nedenine göre Davalı vekilinin istinaf itirazları incelenmemiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile: HMK 353/1.b.2 madde gereğince, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/12/2022 Tarih, 2022/239 E., 2022/850 K. sayılı kararını kaldırarak yeniden esas hakkında karar verilmesine, "1-Davanın KABULÜNE, Davalının Ankara Batı İcra Müd.'nün 2021/15131 esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin, 39.533,98 TL asıl alacak ve 784,7 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, Davacı asıl alacağına takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi uygulanmak sureti ile takibin DEVAMINA, Hüküm altına alınan 39.533,98 TL'nin % 20'sine karşılık gelen 7.906,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya ÖDENMESİNE, 2-Bu karar nedeniyle alınması gerekli 2.700,57-TL harçtan peşin alınan 688,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.012,02 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 39.533,98 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 1.709,50 TL yargılama gideri, 80,70 TL başvurma harcı, istinaf aşamasında sarf edilen 188,00-TL posta gideri, 492,00-TL istinaf başvuru harcı toplamı 2.470,20-TL yargılama gideri ile 688,55-TL peşin karar ilam harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara İADESİNE, 6-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.560,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, " 2-) a-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, b- Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 1.377,08 TL harçtan peşin alınan 345 TL nin mahsubu ile bakiye 1.032,08 TL nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-)Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-)HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 362/1.a madde gereğince miktar itibari ile kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.24/09/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/367, K. 2026/54, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-367-e-2026-54-k-b4753941097d