Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/256 E. 2026/934 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/256
- Karar No
- 2026/934
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2026/256 ( ESASTAN RET - KABUL DÜZELTEREK KARAR NO : 2026/934 YENİDEN KARAR VERİLMESİ)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/12/2025 ESAS NO : 2025/736 E 2025/736 K
DAVANIN KONUSU : İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 26/06/2026 YAZILDIĞI TARİH : 20/07/2026
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi talep eden ... vekili ve karşı taraf ... vekili tarafından ayrı ayrı istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ İhtiyati tedbir talep eden talep dilekçesinde özetle; karşı tarafça Eskişehir 4.Noterliği'nin 23/12/2025 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 150.000,00 Euro bedelli senedin (bononun) ödenmesi amacıyla ihtarname gönderildiğini, bahsi geçen senedin 23/05/2025 tarihli Sulh Protokolü'nün 6.maddesi kapsamında karşı tarafa verildiğini, protokolün ilgili maddesinde senedin verileceğinin kararlaştırıldığını ve üzerine "temlik ve ciro edilemez" şerhinin işleneceğinin açıkça ifade edildiğini, bu şerhin, senedin illetten mücerret olmadığının ve protokole sıkı sıkıya bağlı olduğunun göstergesi mahiyetinde bulunduğunu, karşı tarafın protokolün hile ve irade sakatlığı nedeniyle iptali için Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/823 Esas sayılı dosyası ile dava açtığını, dolayısıyla karşı tarafın hem protokolün geçersizliğini ileri sürdüğünü hem de geçersiz saydığı protokole dayanarak senet üzerinde yazılı tutarı istediğini, karşı tarafın protokol hükümlerini ihlal ettiğini, protokolün 29. ve 33. maddeleri gereği yükümlülüğü yerine getirmeyen yanın 500.000,00 Euro cezai şart ödeyeceğinin hüküm altına alındığını, dolayısıyla karşı tarafın sözleşmeyi ihlal ettiğini ve kendisinin sözleşme uyarınca cezai şart alacağının doğduğunu, bu nedenle takas ve mahsup yolu ile borcun sona erdiğini, karşı tarafın mal kaçırma girişiminin ve şirketin içini boşaltma eyleminin bulunuğunu, senet bedelinin ödenmesi veya icra yolu ile tahsil edilmesi durumunda zor duruma düşeceğini belirterek, 150.000,00 Euro bedelli senedin (bononun) icra takibine konulmasının, ödenmesinin ve 3. kişilere devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ Mahkemece 30/12/2025 tarihli değişik iş kararı ile, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesine değinildikten sonra, ilgilisinin icra takibinden önce açılacak bir menfi tespit davası ile icra takibinin durdurulmasına yönelik talepte bulunabileceği, somut olayda talep edenin dilekçesinde yer alan açıklamalar ve sunmuş olduğu Sulh Protokolü başlıklı belge ile Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/823 Esas sayılı tensip tutanağı değerlendirildiğinde, talep edenin isteminin icra takibinin durdurulması yönünden makul olduğu gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Verilen ihtiyati tedbir kısmen kabul kararından sonra talep eden ibraz ettiği 06/01/2026 tarihli dilekçe ile, senedin (bononun) icra takibine konulmaması yönündeki tedbir kararına rağmen karşı tarafın farklı yargı çevrelerinde ihtiyati haciz kararı alarak fiili bir durum yaratabileceğini, uyuşmazlığın temelinin protokol olduğunu ve senedin protokolün teminatı olarak verildiğini, protokol ile senedin birbirinden ayrılmasının mümkün bulunmadığını, protokolün ifasının ve senedin bedelsizliğinin yargılamayı gerektirdiğini, sadece icra takibinin değil, senede dayalı her türlü haciz işleminin durdurulması gerektiğini, bu kapsamda değişik iş sayılı dosya ile verilen senedin icra takibine konulmaması yönündeki ihtiyati tedbir kararının önceliği ve bağlayıcılığı dikkate alınarak, haciz işlemlerinin uygulanamayacağının icra dosyasına bildirilmesi ve senedin icra takibine, hacze ve sair hukuki yollara tedbiren konu edilmemesi yönünde detaylandırılmasına veya genişletilmesine karar verilmesini talip etmiştir. Mahkemece 06/01/2026 tarihli ek kararı ile, HMK'nın 305 ve 305/A maddelerine değinildikten sonra, verilen ihtiyati tedbir kararının hüküm fıkrasının genişletilmesi mümkün olmamakla birlikte, ihtiyati tedbir kararı verilmiş olmasının, ihtiyati haciz kararı verilmesine engel olmayacağı ve ihtiyati tedbir kararı nedeniyle ihtiyati haczin infaz edilmesinin mümkün bulunmayacağı, ihtiyati haciz talep edenin icra müdürlüğüne karşı takip talebinde bulunabileceği, ancak icra müdürlüğü tarafından icra ödeme emrinin düzenlenemeyeceği, bu hususta yapılacak icra müdürlüğü işlemlerine karşı taraflarca süresiz olarak İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde şikayet yoluna başvurulabileceği gerekçesiyle, ihtiyati tedbirin detaylandırılması ve genişletilmesi talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbirin detaylandırılmasını veya genişletilmesini talep eden vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; somut olayda yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını, 06/01/2026 tarihli talebin yeni bir tedbir hükmü kurulması niteliğinde olmadığını, mevcut tedbirin gerekçe ile uyumlu olacak şekilde detaylandırılmasını içerdiğini belirterek, ilk derece mahkemesinin ek kararının kaldırılmasını ve ihtiyati tedbirin detaylandırılması ve/veya genişletilmesi talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Aleyhine ihtiyati tedbir verilen karşı taraf vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 06/01/2026 tarihli ek kararın hüküm fıkrasının yerinde olduğunu, ancak gerekçede yazılı hususların hukuka aykırılık içerdiğini, mahkemenin icranın nasıl yapılacağını gösterme yeri olmadığını, ihtiyati haciz işlemi ile icra takibi işleminin birbirinden farklı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesinin ek kararının gerekçe yönünden kaldırılmasını ve ihtiyati tedbirin detaylandırılması ve/veya genişletilmesi talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, ihtiyati tedbirin detaylandırılması ve/veya genişletilmesi şartlarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. İhtiyati tedbir talep eden vekilinin red edilen ihtiyati tedbirin detaylandırılmasına ve/veya genişletilmesine yönelik istinaf itirazları yönünden yapılan değerlendirmede; Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan delillerin değerlendirilmesine ve özellikle ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme red kararının hüküm fıkrasında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre, ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. Aleyhine ihtiyati tedbir verilen karşı taraf vekilinin red edilen ihtiyati tedbirin detaylandırılmasına ve/veya genişletilmesi kararının gerekçesine yönelik istinaf itirazları yönünden yapılan değerlendirmede; Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 72.maddesinde, ''Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Dosya içerisinde mevcut evrakın incelenmesinde, ihtiyati tedbir isteyen ... ile aleyhine kısmen ihtiyati tedbir kararı verilen ... arasında 23/05/2025 tarihli "Sulh Protokolü" başlıklı sözleşmenin imzalandığı, söz konusu protokolün 6. maddesinde, ... tarafından 150.000,00 Euro'nun en geç 31/12/2025 tarihinde ...'a ödeneceği, bu konuda senet verileceği ve senede "ciro edilemez" şerhi işleneceği hususunun belirtildiği, Diğer yandan, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/823 Esas sayılı dosyası ile, aleyhine kısmen ihtiyati tedbir kararı verilen ... tarafından ihtiyati tedbir talebinin detaylandırılması ve/veya genişletilmesi talebinde bulunan ... aleyhine 23/05/2025 tarihli "Sulh Protokolü"nün iptali istemiyle dava açıldığı ve dosyanın derdest olduğu anlaşılmıştır. Bu durum karşısında, "Sulh Protokolü" başlıklı belge ile Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/823 Esas sayılı dosyası birlikte değerlendirildiğinde, ilgilisi lehine icra takibinden önce açılacak bir menfi tespit davasında icra takibinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilebileceği dikkate alınarak, bu gerekçe ile ihtiyati tedbirin detaylandırılması ve/veya genişletilmesi talebinin reddi gerektiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, somut olayın niteliği ile 06/01/2026 tarihli talep dilekçe içeriği ve dosyadaki belgeler gözetilerek, İcra ve İflas Kanunun 72. maddesi yönünden değerlendirme yapılıp, talebin bu gerekçe ile reddine karar verilmesi gerekirken, HMK'nın 305 ve 305/A maddeleri uyarınca verilen ihtiyati tedbir kararının hüküm fıkrasının genişletilmesi mümkün olmamakla birlikte, ihtiyati tedbir kararı verilmiş olmasının, ihtiyati haciz kararı verilmesine engel olmayacağı ve ihtiyati tedbir kararı nedeniyle ihtiyati haczin infaz edilmesinin mümkün bulunmayacağı, ihtiyati haciz talep edenin icra müdürlüğüne karşı takip talebinde bulunabileceği, ancak icra müdürlüğü tarafından icra ödeme emrinin düzenlenemeyeceği, bu hususta yapılacak icra müdürlüğü işlemlerine karşı taraflarca süresiz olarak İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde şikayet yoluna başvurulabileceği gerekçesiyle, ihtiyati tedbirin detaylandırılması ve/veya genişletilmesi talebinin reddine karar verilmesinde isabet bulunmamıştır. Açıklanan bu nedenlerle, aleyhine ihtiyati tedbir verilen karşı taraf vekilinin istinaf itirazlarının gerekçe yönünden kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Talep eden ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Karşı taraf ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; 3-Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/736 Esas, 2025/736 Karar sayılı ve 06/01/2026 tarihli ek kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, 4-a-İhtiyati tedbir talep edenin mahkemenin 2025/736 Değişik İş sayılı dosyasında verilen tedbirin detaylandırılması ve /veya genişletilmesi talebinin REDDİNE, b)İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ve ilam harcının isteği halinde karşı taraf ...'a iadesine, c)Talep eden ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin ismi geçen üzerinde bırakılmasına, e)Karşı taraf ... tarafından yapılan 1.380,00TL yargılama giderinin talep edenden alınarak itiraz edene verilmesine, f)HMK'nın 333. maddesi uyarınca kullanılmayan gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden 5-İstinaf kanun yoluna başvuran talep eden ... vekilince 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcının peşin yatırıldığı anlaşılmakla, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 6-İstinaf kanun yoluna başvuran karşı taraf ... vekili tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 7-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere, 26/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Katip ... e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."