Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/396 E. 2026/903 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/396
Karar No
2026/903
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/396 - 2026/903

T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ

ESAS NO : 2025/396 ( KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2026/903

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/12/2024 ESAS-KARAR NO : 2021/333 E 2024/949 K

DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 19/06/2026 YAZILDIĞI TARİH : 17/07/2026

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı tarafından Ankara 9. İcra Müdürlüğü’nün 2020/6092 Esas sayılı icra takibinin başlatıldığını, takibe dayanak bono altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek müvekkilinin icra takibi nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili, senedin ev satışı sonrasında davacı tarafça huzurda imzalanarak verildiğini, imzanın davacıya ait olmaması halinde davacının eyleminin dolandırıcılık niteliğinde olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, takibe dayanak bono altındaki imzanın davacıya ait olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ İstinaf eden-davacı vekili tarafından; Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile hüküm tesis edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile dosya kapsamında bulunan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, davalı yanca müvekkili ile arasında senet düzenlenmesini gerektirir bir ticari ilişkinin yargılama sırasında ispat edilemediğini bildirerek başvurulmuştur. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık takibe dayanak bono altındaki imzanın davacıya ait olup olmadığı ve definin davalıya karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, kambiyo senedindeki imza inkarına dayalı olarak açılan menfi tespit davasıdır. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Ankara 9. İcra Müdürlüğü’nün 2020/6092 E. sayılı dosyasının UYAP üzerinde bulunan bir örneğinin incelenmesinden, davalı alacaklı tarafından, davacı borçlu aleyhine 18/06/2016 tanzim tarihli 15/06/2018 vadeli lehtarı, takip alacaklısı/davalı ..., düzenleyeni takip borçlusu /davacı ... olan 500.000,00 TL bedelli senet dayanak gösterilmek suretiyle icra takibi yapıldığı, takibe dayanak senedin TTK’ nın 776. maddesi uyarınca kambiyo senedi vasfına haiz olduğu anlaşılmıştır. Davacı borçlu tarafından Ankara 12. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 19/01/2021 tarih 2020/463 Esas 2021/56 Karar sayılı kararı ile imza itirazında bulunulduğu, dosya kapsamında alınan ATK'nın 23/11/2020 tarihli raporunda bonodaki imzanın davacı/ borçlunun eli ürünü olmadığı yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu davalı/ alacaklıya Mahkemece 18/12/2020 tarihinde tebliğ edilmiş, alacaklı tarafından aynı gün sunulan itiraz dilekçesiyle ATK raporundaki bilirkişilerin uzmanlık alanının grafoloji olmadığı, raporun bu nedenle denetime elverişli ve hukuka uygun kabul edilemeyeceği, kendi sundukları 03/09/2020 tarihli özel inceleme raporunda imzanın davacı/ borçlu eli ürünü olduğu yönünde görüş bildirildiği, ayrıca imzanın atıldığı kalemin tükenmez veya mürekkepli kalem farkına da dikkat edilmesi gerektiğinin belirtilerek grafolog bilirkişiler marifetiyle imzanın incelenmesini ve Adli Tıp Kurumu Üst İhtisas dairesinden yeni bir rapor alınmasını talep ettiği görülmüştür. Mahkemece itirazın kabulüne dair verilen karar istinaf ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Davacı yanca iş bu dosya kapsamında açılan menfi tespit davası kapsamında senetteki keşideci imzasının davacıya ait olup olmadığı yönünde Ankara Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 29/05/2023 tarihli raporda özetle, inceleme konusu senette atılı borçlu imzası ile ...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'in eli ürünü olmadığı bildirilmiş, ancak heyetteki iki fizik mühendisi üyeden biri olan muhalif üye tarafından düşülen muhalefet şerhinde, inceleme konusu senette atılı borçlu imzası ile ...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın ...'in eli ürünü olduğu bildirilmiştir. Rapordaki çelişkinin giderilmesi için Jandarma Kriminal Daire Başkanlığı'ndan alınan 31/10/2024 tarihli raporda, imzaların genel şekli, başlangıç hareketinin yapılışı, imzalardaki dönüş hareketlerinin yapılışı, imzalardaki yatay çekiliş hareketinin yapılışı, imzalardaki el kaldırma hareketlerinin yapılışı, imzaların bitim hareketinin yapılışı yönünden benzerlikler görülmüş olup, inceleme konusu senet üzerinde atılı bulunan söz konusu imzanın ... eli ürünü olabileceği bildirilmiştir. Ankara CBS’nin 2020/118133 soruşturma sayılı dosyasının UYAP üzerinde bulunan bir örneğinin incelenmesinden, resmi belgede sahtecilik iddiası ile başlatılan soruşturma kapsamında senet üzerindeki imzaların ...’e ait olabileceğine dair Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası kapsamında alınan rapor dikkate alınarak resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının bulunmadığı gerekçesiyle KYOK kararı verildiği, kararın itirazen kesinleştiği anlaşılmıştır. Öncelikli irdelenmesi gereken husus, davacının sahtecilik (imza inkârı) iddiası bakımından mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olup olmadığı, burada varılacak sonuca göre istem hakkında bir karar verilmesi gerekip gerekmediği hususuna ilişkindir. Davacı icra takibine konu bonodaki imzasını inkar etmiş olup bu durumda takibe dayanak bononun sahteliğinin bilirkişi raporu ile ispatlanması gerekir. Bilirkişi incelemesinde kullanılacak belgeler mahkeme veya bilirkişi huzurunda alınan imza örnekleri ve mukayeseye esas belgelerdir. İmza incelemesinde öncelikle çeklerin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, tanzim tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve üst mahkemenin denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. Nitekim bu ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08/10/2019 tarihli ve 2017/12-2692 E., 2019/1003 K. sayılı kararında da benimsenmiştir. Davacı yanca dava konusu bono altındaki imzanın kendisine ait olmadığından bahisle iş bu dava açılmış olup, mahkemece davacı yanın imza inkârı yönünden, raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde, kesin kanaat içeren Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim üyelerinden oluşacak konusunda uzman olan bilirkişi kurulundan yukarıda açıklanan usule göre düzenlenmiş, denetime elverişli olacak şekilde bilirkişi raporu alınması gerekirken bu yönün göz ardı edilerek eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-a-6. maddesi uyarınca kabulüne ve ilk derece mahkemesinin kararının anılan gerekçelerle kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/333 Esas, 2024/949 Karar ve 24/12/2024 tarihli kararının KALDIRILMASINA, 2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davacıya İADESİNE, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 19/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Katip e-imzalıdır

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/396, K. 2026/903, T. 19.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-396-e-2026-903-k-b9ecf6ca38f7