Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1878 E. 2026/210 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1878
- Karar No
- 2026/210
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 42. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1878 - 2026/210 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 42. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1878 KARAR NO : 2026/210
TÜR K MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/04/2026 ESAS-KARAR NUMARASI : 2025/546 E., 2026/254 K. DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 19/10/2026 YAZIM TARİHİ : 19/10/2026
Yukarıdaki karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında sigorta aracılık hizmetleri nedeni ile ticari ilişki kurulduğunu ve devam ettiğini, davalı şirket tarafından sigorta poliçe iptalinden kaynaklı müvekkili şirkete iade edilmesi gereken bedelin iade edilmediğini ve davalı tarafından cari hesap bakiyesi ödenmediğini ve yine müvekkili şirketin iflas erteleme ve iflas durumları da ileriye sürülerek müvekkili şirketin asılsız ve çeşitli bahanelerle oyalandığını, ihtarnameler gönderildiğini ancak sonuç alınamadığını, bunun üzerine takibe geçildiğini, davalının takibe itirazı üzerine takibin durdurulduğunu belirterek Ankara 3. Genel İcra Müd. 2025/25466 E. sayılı dosyasında davalı itirazlarının iptaline, davalının kötü niyetli ve alacağın likit olması sebebi ile alacağın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile davalı yanın müvekkili şirkete olan 25.401,94 Euro cari hesap borcunun ihtarname tebliğinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak müvekkili şirkete ödenmesini istemiştir. Davalı vekili özetle: Davaya konu Ankara 3. Genel İcra Dairesi'nin 2025/25466 sayılı takip dosyasında davacı/alacaklı Euro cinsi yabancı para alacağı talep ettiğini, mevzuat hükümlerinde yabancı para alacağına ilişkin icra takiplerinde takip talebinde ve ödeme emrinde alacağın Türk Lirası karşılığının gösterilmek zorunda olduğunu, alacağın zamanaşına uğradığını, davacı yan tarafından icra takibinde dayanılmayan ve belirtilmeyen, bir husus/olgu/sebebin mahkemede ileri sürülemeyeceğini, müvekkilinin borcu bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince "......Davacı; 11/12/2025 tarihli celsede dava konusu icra takibinin kamu düzenine aykırılık nedeniyle iptali edildiğini bu nedenle davalarını alacak davasına çevireceklerini beyanla süre talep etmiş ve mahkememizce süre verilmiş ise de süresinde davanın tam ıslahına ilişkin yeni dava dilekçesi sunulmamış olup süre dolduktan sonra 26/12/2025 tarihinde verildiği sabit olmakla davaya itirazın iptali davası olarak devam edilmiştir. İtirazın iptali davasının dinlenebilmesinin şartı öncelikle geçerli bir icra takibinin var olmasıdır. Dava konusu Ankara 3. Genel İcra Müd. 2025/25466 E. sayılı dosyası Ankara 22. İcra Hukuk Mahkemesinin 2025/499 sayılı dosyasında takibin kamu düzenine aykırılık sebebiyle iptaline karar verildiği görülmüştür. Hal böyle olunca itirazın iptaline konu icra takibi kamu düzenine aykırılık nedeniyle iptal edilmiş olmakla davanın reddine ....." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davanın sözlü olarak ıslah ile alacak davasına dönüştürüldüğünü, mahkemece sözlü ıslaha rağmen iki haftalık süre verildiğini, süresinde ıslah dilekçesi sunulmuş olmasına rağmen süresinde kabul edilmeyerek davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, takibin iptaline ilişkin karar kesinleşmeden hüküm kurulduğu, ıslah dilekçesinin dikkate alınmadığı, işin esası hakkında hiçbir değerlendirme yapılmadığı ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali taleplidir. Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; davanın sigorta poliçe iptali nedeniyle iade edilmesi gereken bedelin iade edilmediği iddiasıyla başlatılan takibe davalı itirazının iptali olarak açıldığı, 11.12.2025 günlü celsede davacı vekilinin itiraza konu icra takibinin iptal edildiğini, bu nedenle davaya alacak davası olarak devam edeceklerini sözlü olarak beyan ettiği, mahkemece davacı vekiline ıslah dilekçesi sunması için iki haftalık kesin süre verildiği, Dairemizce UYAP kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin 25.12.2025 tarihinde ıslah dilekçesi sunarak takibin iptaline karar verildiği ve bu nedenle itirazın iptali davasını alacak davası olarak ıslah ettiğini bildirdiği, ıslah dilekçesinin davacı vekilince gönderilme tarihinin 25.12.2025 olduğu, mahkemece dilekçenin kayıt tarihinin 26.12.2025 olduğu ve ıslah dilekçesinin süresi içerisinde gönderildiği anlaşılmıştır. HMK'nın 176.maddesi "Taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir." hükmünü, 177.maddesi "Islah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. Islah, sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. Karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa, bu yazılı talep veya tutanak örneği, haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilir." hükmünü haizdir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilinin 11.12.2025 tarihli celsede itirazın iptali davası açtıklarını, icra takibinin iptal edildiği ve davaya alacak davası olarak devam edeceklerini beyan ettiği ve mahkemenin 2.numaralı ara kararı ile dava vekiline ıslah dilekçesi sunmak için iki haftalık kesin süre verildiği, kesin sürenin sonuçlarının ihtar edilmediği ve usule uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece yapılması gereken işlem, ıslah dilekçesinin süresinde verildiği gözetilerek davanın alacak davası olarak kabulüyle tahkikata devam olunması ve sonucuna göre bir karar verilmesi iken ıslah dilekçesinin süresinde olmadığı kabul edilerek itirazın iptali davasının dinlenebilmesi için öncelikle geçerli bir icra takibinin olması gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Bu durumda davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/(1).a.6 maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. Kararın kaldırılması nedenine göre davacı diğer istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile: HMK 353/1.a.6. maddesi gereğince, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/04/2026 tarih, 2025/546 E., 2026/254 K. sayılı kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-)Peşin alınan istinaf karar harcının iadesine, 3-)Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine, 4-)HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.19/10/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip