Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2026/1176 E. 2026/6596 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1176
- Karar No
- 2026/6596
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/135 Esas, 2025/373 Karar BİRLEŞEN DİYARBAKIR 4 ASLİYE HUKUK MAH. 2016/980E. SAYILI DOSYASI
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili asıl dava dosyasında dava dilekçesinde; müvekkilinin yolcu olduğu araç ile davalıya sigortalı aracın 19.10.2011 tarihinde yaptığı kaza neticesinde davacının yaralandığı ve %96 oranında malul kaldığını, kaza neticesinde yürüme kabiliyetini kaybettiğini, ömür boyu yetişkin bezi ve ortopedik yatak kullanmak zorunda kalan davacı için fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL bakım, 1.000,00 TL zorunlu tedavi giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsilini talep etmiştir. Birleşen dava dosyasında davacı vekili; müvekkilinin yolcu olduğu araç ile davalı sürücünün 19.10.2011 tarihinde yaptığı kaza neticesinde davacının yaralandığı ve %96 oranında malul kaldığını, Adli Tıp Kurumundan alınan rapor ile de %100 çalışma gücü kaybı olduğu, kaza neticesinde yürüme kabiliyetini kaybettiğini, ömür boyu yetişkin bezi ve ortopedik yatak kullanmak zorunda kalan davacı için fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL bakım, 1.000,00 TL zorunlu tedavi giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, 11.05.2017 tarihli dilekçe ile talebini 881.231,92 TL olarak artırmış, 12.06.2025 tarihli dilekçe ile talebini 10.862.363,98 TL olarak artırdığını beyan etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde ; bakım giderinin tedavi gideri olarak anıldığı ve 6111 sayılı yasa kapsamında sorumluluklarının olmadığını, dava giderlerinden sorumlu olmadıklarını, davacıya 18.07.2013 tarihinde teminat limitinin tamamı olan 200.000,00 TL'nin ödendiğini ve başkaca sorumlulukları kalmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Birleşen dosya davalısı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının İstanbul 2. Asliye Ticaret mahkemesinin 2014/851 E. sayılı dosyası ile aynı konuda dava açtığını ve derdestlik itirazında bulunduklarını, belediye yetkililerinin davacı ile ilgilendiklerini hatta dava açılmayacağının belirtildiğini ancak maddi kazanç sağlama amacı ile dava açıldığını, kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.10.2019 tarih ve 2019/124 Esas, 2019/326 Karar sayılı kararı ile davanın trafik kazası nedeni ile bakım ve tedavi giderine ilişkin olduğu, 2014/862 E. sayılı dosya kapsamında yapılan incelemede davacı vekilinin ıslah dilekçesi ile davalı ... ile uzlaştıklarından bu davalı açısından feragat ettiğini beyan ettiği ancak sonradan bu beyanın hatalı olarak verildiğini dile getirse de feragatten dönülemeyeceğinden dikkate alınmadığı, bu nedenle davalı ... açısından feragat nedeni ile davanın reddine karar verildiği, birleşen dava yönünden ise, davalının derdestlik itirazında bulunduğu ancak söz konusu davanın sürekli iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminata ilişkin olduğu, bu davanın ise bakım ve tedavi giderine yönelik olduğundan derdestlik itirazının reddine karar verildiği, kusur ve maluliyete ilişkin İstanbul 2 Asliye Ticaret Mahkemesinden alınan raporların dikkate alındığı ve davacının %100 oranında çalışma gücü kaybı bulunduğu, alınan hesap raporu ile 881.231,92 TL bakım ve zorunlu tedavi giderinin hesaplandığı, davalı ... şirketinin teminat limitini ödemiş olduğu gerekçesi ile asıl davanın feragat nedeni ile reddine, birleşen dava yönünden ise 881.231,92 TL bakım ve tedavi giderinin davalılar ... Belediyesi ve davalı ... 'ten tahsiline karar verildiği, ancak Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, tedavi gideri ile ilgili karar verilmediği ve davalı ... şirketinin yaptığı 200.000,00TL miktarlı ödeme ile ilgili değerledirme yapılmadığı yönünden verilen kaldırma kararı sonrasında, asıl dava yönünden davanın feragat nedeni ile reddine, birleşen davada ise Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada davacı vekilinin 22.10.2019 tarihli oturumda tedavi giderine ilişkin taleplerinden feragat ettiğini beyan ettiği bu nedenle tedavi giderine ilişkin talebin feragat nedeni ile reddine karar verildiği, alınan bilirkişi raporu ile 881.231,92 TL bakım gideri masrafının hesaplandığı, davalı ... şirketinin ise 200.000,00 TL ödeme yaptığı ve davalıların bu miktar kadar sorumluluktan kurtulduklarından bakiye 681.231,93 TL'den sorumlu olduklarından davanın kısmen kabulü ile 681.231,92 TL bakım giderinin 01.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/851 Esas sayılı dosyasında dava konusunun manevi tazminat ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin olduğu, bu dosyada ise bakıcı gideri ve tedavi masraflarının talep edildiği, dolayısıyla iki davanın konularının farklı olduğu, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/851 Esas sayılı dosyasında alınan kusur ve maluliyet raporlarına itibar edilerek karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gibi, bakıcı giderine ilişkin sunulan aktüerya uzmanı bilirkişi raporunun benimsenmesinde isabetsizlik bulunmadığı, ancak davcının tedavi gideri talebi ile ilgili karar verilmediği ve davalı ... tarafından yapılan ödemenin dikkate alınmadığından dosyanın tekrar İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde davacının feragati ile tedavi giderleri yönünden davanın reddine karar verildiği, sigorta şirketinin ödediği 200.000,00 TL kadar davalıların sorumluluktan kurtulduğundan davalının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 12.04.2023 tarih, 2022/15657 Esas, 2023/5282 Karar sayılı ilamı ile; " 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davanın maluliyet tazminatı ve manevi tazminat talebine, somut dosyanın tedavi gideri ve bakıcı gideri talebine ilişkin olduğunun anlaşılmasına, davacının araçta yolcu olarak bulunduğu ve kazaya etken davranışının bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut olayda, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/851 E. sayılı dosyasından Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinin 30.05.2016 tarihli raporunda 19.10.2011 tarihli kazada yaralanan davacının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre %100 oranında meslekle kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağı beyan edilmiştir. Ancak söz konusu raporda davacının sürekli bakıma ihtiyaç duyup duymadığına ilişkin açıklama yapılmamıştır. Somut dosyamızda davacının ömür boyu bakıma ihtiyaç duyduğunun kabulü ile hesaplama yapılmış ve karar verilmişse de, alınan raporda sürekli bakıma ihtiyaç duyulup duyulmadığının belirtilmemiş olması karşısında, olay tarihi itibari ile geçerli olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca tekrar Adli Tıp Kurumundan davacının sürekli bakım ihtiyacı olup olmadığı hususuna ilişkin rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır. " denilerek bozma kararı verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma kararı sonrasında Adli Tıp Kurumundan alınan rapor ile davacının sürekli bakıma ihtiyacı olduğunun belirtildiği, aktüerya raporu ile 10.862.363,98 TL zararın hesaplandığı, davacı vekilinin 12.06.2025 tarihli dilekçe ile talebini artırdığı, ancak hükmün sadece davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine bozma kararı verildiği, davacı tarafından istinaf ve temyiz edilmemesi nedeni ile davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gerekçesi ile asıl davanın feragat nedeni ile reddine, birleşen davanın tedavi giderlerine yönelik maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine, bakıcı giderlerine yönelik davanın kısmen kabulü ile toplam 681.231,92 TL bakım masraflarının 01.12.2016 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Yenişehir Belediye Başakanlığı ve davalı ... ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tahkikat bitene kadar davanın ıslah edilebileceği, ıslah dilekçesinin dikkate alınması gerektiği gerekçesi ile kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunu kabul etmediklerini, müteselsil sorumluluğa karar verilmesinin doğru olmadığını, faiz başlangıç tarihi ve türünün hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı 19.10.2011 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli bakıcı gideri ile tedavi gideri talebine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 176. maddesinin 2. fıkrası uyarınca tarafların davada bir kez ıslah yoluna başvurabileceği, 27.03.2024 tarihli Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden alınan maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ve davalı ...'na yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.