Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1778 E. 2026/1743 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1778
- Karar No
- 2026/1743
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1778
KARAR NO : 2026/1743
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ : 19/08/2026
NUMARASI : 2026/1710 Esas (Derdest)
DAVA: Ticari Şirket (Fesih İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/09/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP: Davacı vekili talep dilekçesinde özetle; şirket makinelerinin ve demirbaşlarının satışının halihazırda devam ettiğini, bu durumun önüne geçilmemesi halinde, davanın sonunda verilecek hükmün infaz kabiliyeti kalmayacağını, müvekkilinin telafisi imkansız zararlara uğrayacağını, 6100 sayılı HMK'nın 389/1. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesi için yasal şartların oluştuğunu, aynı zamanda dava TTK m. 636 uyarınca haklı sebeple fesih talebini de içerdiğinden, TTK m. 636/4 hükmü devreye girdiğini, bu özel düzenlemenin, genel HMK hükümlerinden daha geniş bir koruma sağladığını, müvekkilinin, yaklaşık ispat külfetini yerine getirdiği, diğer ortağın haksız eylemlerinin durdurulması için davalı şirkete ait tüm makineler, demirbaşlar, araçlar ve taşınmazlar üzerine üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla ivedilikle ihtiyati tedbir konulmasını ve şirket malvarlığının korunması ve faaliyetlerin denetlenmesi amacıyla TTK m. 636/4 uyarınca davalı şirkete denetim kayyumu atanmasına, talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İstinaf incelemesine konu ara kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Davacının, davalı ... Limited Şirketi yönetimini denetlemek, defter ve belgelerin karartılmasını önlemek, davalı şirkete ait tüm makineler, demirbaşlar, araçlar ve taşınmazların üçüncü kişilere devrinin önlenmesi ve hukuka uygun bir genel kurul süreci yürütmek üzere ivedilikle şirket yönetimine kayyım atanması ve şirketin borçlandırılmasını engelleyecek nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilerek, şirketin olağan faaliyetlerini durdurmayacak ancak kötü niyetli mal/para kaçırmalarını engelleyecek ölçüde şirketin temsil ve ilzamı için denetim kayyum tayin edilmesini ve şirketin aktifleri üzerinde ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiş olup; HMK.nun 389.maddesine göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceğinin veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinde ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK.nun 390.maddesine göre tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Davacının, davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat edecek delillerini sunmadığından haklılığı yapılacak yargılama sonucunda belirleneceğinden, davalı şirkette Organ boşluğu bulunmadığından Yönetim kurulunun tüm üyelerinin görev süresinin dolmadığı anlaşıldığından koşulları bulunmayan davalı şirkete denetim Kayyımı Atanması, şirket aktifleri üzerine ihtiyati tedbir konulması ve şirkete ait makinelerin ve demirbaşların miktar ve değerlerinin tespiti yönündeki taleplerinin reddine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin ret gerekçelerinin hukuka, maddi vakıalara ve dosya kapsamına açıkça aykırı olduğunu, mahkemenin olmayan bir iddiaya ve talebe dayanarak hüküm kurduğunu, dosyaya sunulan somut deliller karşısında "yaklaşık ispat külfetinin yerine getirilmediği" tespitinin gerçek dışı olduğunu, maddi hukuk yönünden ihtiyati tedbir ve delil tespiti şartlarının gerçekleştiğini, somut olayda davalı şirket müdürünün, kanunun emredici genel kurul prosedürünü tamamen devre dışı bıraktığını, şirketin ticari varlığını sürdürmesi için hayati önemdeki demirbaşları sattığını ve kalanları da elden çıkarma sürecine soktuğunu, tedbir verilmemesi halinde şirket makinelerinin tamamının elden çıkarılacağını, şirketin içinin boşaltılacağını, fesih veya çıkma payı kararı verildiğinde infaz edilecek bir şirket malvarlığı kalmayacağını ve telafisi imkansız zararlar doğacağını, aynı şekilde, şirket malvarlığının ve halihazırda bulunan/satılan makinelerin değerinin sağlıklı belirlenebilmesi için HMK m. 400 vd. uyarınca delil tespiti talebinin reddinin de delillerin karartılmasına zemin hazırlayacak nitelikte olduğunu, bu ara kararın varlığının davalının kötü niyetli eylemlerinin önüne geçilmesini engelleyecek nitelikte olduğunu, dosyaya daha önce sunulan ve ele geçen yeni belgelerin dilekçe ekinde sunulduğunu, davalı şirket ortağı Selçuk Bilmez'in Karaport Makine isimli bir firma aracılığı ile Komple Satılık İş yeri ilanı ile tüm iş yeri makinelerini ve işyerini satılığa çıkardığına dair ekran görüntülerinini de dosyaya sunulduğunu, söz konusu görüntülerde ki atölyenin davalı şirketin atölyesi olduğunu, makinelerin ise şirketin demirbaş listesinde ki makineler olduğunu beyanla, ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına, davalı şirkete ait tüm demirbaş, makine, araç ve taşınmazların üçüncü kişilere satış ve devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir konulmasına, şirket varlıklarının ve işlemlerinin denetimi amacıyla şirkete denetim kayyumu atanmasına, şirket adresinde keşif ve bilirkişi incelemesi marifetiyle halihazırda mevcut olan ve satılan demirbaş/makinelerin adet, durum ve değerlerinin belirlenmesi yönündeki delil tespiti talebinin kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :
Talep, limited şirketin haklı nedene dayalı olarak fesih ve tasfiye istemine ilişkin davada şirket adına kayıtlı taşınmaz , araçlar,makineler ve demirbaşların 3 .kişilere devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati Tedbir kararı verilmesi ve şirkete denetim kayımım atanması , istemine ilişkindir.
Mahkemece tedbir talebinin reddine karar verilmiş bu karara karşı ihtiyati tedbir talep eden vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
TTK 636 maddesinde Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir." düzenlemesi yapılmıştır. Bu düzenleme uyarınca verilecek ihtiyati tedbirlerde de HMK'nın 389 vd maddeleri göz önünde tutulması ve birlikte uygulanması gerekir.
Şirket içi menfaat ihtilaflarına ait davalarda şirket varlığının korunması için mahkemece bir şirkete denetim kayyımı atanabilir. Şirket içi menfaat ihtilaflarının halli için açılan davalarda dava aşamasında bir tedbir olarak şirket yöneticisinin kararlarının denetim kayyımının onayına bağlandığı hallerde kayyımın görev ve yetkileri ile ilgili olarak kanunda bir özel düzenleme bulunmamaktadır. Dolayısıyla denetim kayyımı atanmasına ilişkin olarak 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389 vd.maddelerinin uygulanması gereklidir.
6100 Sayılı HMK 389 /(2) Maddesi uyarınca" Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." Aynı yasanını 390 Maddesi "tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." hükmünü içermektedir.
Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara, karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür .
Somut olayda dosyaya sunulan deliller yargılamanın geldiği aşama itibariyle davacının haklılığının yaklaşık olarak ispata elverişli değildir. Yargılamayı yürütüp, uyuşmazlığı esastan karara bağlayacak olan ilk derece mahkemesinin takdirine göre davalı şirkete ait tüm demirbaş, makine, araç ve taşınmazların üçüncü kişilere satış ve devrinin önlenmesi ve iki ortaklı ve her ortağın münferiden şirketi temsile yetkili olduğu davalı şirkete denetim kayyımı atanmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.
Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf karar harcı başlangıçta peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f. maddesi uyarınca KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi.
28/09/2026