Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1720 E. 2026/1714 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1720
Karar No
2026/1714
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/1720 Esas

KARAR NO:2026/1714 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI:2026/345 D.İş Esas - 2026/341 Karar

TARİHİ:09/07/2026 (Ek Karar Tarihi)

TALEP:İhtiyati Haciz

KARAR TARİHİ:24/09/2026

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; Müvekkili lehine düzenlenmiş ve yukarıda alacak miktarı başlığı altında belirtilen bonolar müvekkilin elinde bulunan 12.09.2025 Düzenleme Tarihli 31.03.2026 Vade Tarihli 50.000,00 EURO Bedelli Bono, 12.09.2025 Düzenleme Tarihli 30.04.2026 Vade Tarihli 53.000,00 EURO Bedelli Bono, 12.09.2025 Düzenleme Tarihli 31.05.2026 Vade Tarihli 113.000,00 EURO bedelli bonolar ödeme vadesi geldikten sonra söz konusu bonolar borçluya sunulmuş ancak her seferinde ödenmesi gereken bonoların bedelleri müvekkile ödenmediğini,borçlunun borca yetecek miktarda tüm menkul, gayrimenkul ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının uygun bir teminat karşılığı ihtiyaten haczine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin borçlu aleyhine hükmedilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi 29/06/2026 tarih ve 2026/345 D.İş Esas - 2026/341 D.İş Karar sayılı kararı ile;''... Talebin kabulü ile yukarıda yazılı belgeler nedeni ile yine yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı borçluların, yukarıda belirtilen borç tutarı ile sınırlı olmak kaydıyla ve İcra ve İflas Kanununda muayyen tahditler dairesinde, yukarıda yazılı teminatın yatırılması koşulu ile menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslarda olan hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine,''karar verilmiş ve karara karşı karşı taraf vekili tarafından itiraz edilmiştir.İhtiyati haciz kararına itiraz eden vekili itiraz dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından karşı tarafa önemli miktarda ürün iadesi yapılmış, bu iadelere ilişkin iade faturaları düzenlenmiş olup, karşı taraf yetkilileri de bu iade faturalarının cari hesaptan mahsup edileceğini açıkça kabul etmiş olduğunu, iade faturaları dikkate alınmadan, cari hesap incelenmeden ve mahsup işlemleri değerlendirilmeden gerçek alacak miktarının belirlenmesi mümkün olmadığını,İİK'nın 265. maddesi uyarınca itirazıın kabulüne,İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/345 D.İş sayılı dosyasında verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına,mahkemenizce gerekli görülmesi halinde İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/329 D.İş sayılı dosyasının celbine,tarafların ticari defterleri, cari hesap kayıtları, iade faturaları ve taraf yazışmaları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak gerçek alacak miktarının tespitine,itirazımız sonuçlanıncaya kadar telafisi güç ve imkânsız zararların doğmasını önlemek amacıyla ihtiyati haciz kararının infazının durdurulmasına, talimat icra müdürlüklerine yeni haciz işlemi yapılmaması yönünde müzekkere yazılmasına,davalı tarafın aynı ticari ilişkiye dayalı olarak farklı dosyalar üzerinden mükerrer ihtiyati haciz talebinde bulunması nedeniyle ölçüsüz güvence oluştuğunun dikkate alınmasına,ihtiyati haczin amacını aşan ölçüsüz uygulamaların önlenmesine,yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 09/07/2026 tarih ve 2026/345 D.İş Esas - 2026/341 Karar sayılı ek kararında;".....Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, karşı yan tarafından ihtiyati haciz kararına itiraz edilmiş ise de itiraz sebeplerin genel olarak borcun dayanağı ve işin esasına yönelik olduğu, haczin dayanağının kayıtsız şartsız borç ikrarı içeren kambiyo senedine dayalı olduğu, itiraz ekinde sunulan ürün teslimi, bedelsizlik iddialarına belgelerin kambiyo ilintisi içermeyip alacağın aksini ortaya koymadığı anlaşılmakla itirazın reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile,''1-İhtiyati hacze yapılan itirazın REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İhtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin ihtiyati hacze itirazların reddine yönelik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,mahkemenin işbu itirazları işin esasına yönelik olduğu gerekçesiyle reddettiğini, ancak itirazların esasını oluşturan hususları değerlendirmediğini, oysa itirazlarının alacağın varlığına ilişkin nihai bir inceleme yapılmasını değil, ihtiyati haciz için gerekli olan yaklaşık ispat şartının somut olayda gerçekleşmediğini ortaya koymaya yönelik olduğunu,Dosyaya sunulan iade faturaları, cari hesap kayıtları ve taraflar arasındaki yazışmalar, takip konusu bonoların taraflar arasındaki uzun süreli ticari ilişkinin bir parçası olduğunu ve alacak miktarının tartışmalı bulunduğunu gösterdiğini, özellikle alacaklı taraf yetkililerince iade edilen ürün bedellerinin cari hesaptan mahsup edileceğinin kabul edildiğine ilişkin yazışmalar dosyaya sunulmuş olmasına rağmen, mahkemenin bu delillerin hiçbirini tartışmadığını, neden hukuken yeterli görülmediğini de açıklamadığını, kararda yalnızca, sunulan belgelerin "kambiyo ilintisi içermediği ve alacağın aksini ortaya koymadığı"nın belirtildiğini, ancak bu sonuca hangi hukuki ve fiili gerekçelerle ulaşıldığının gösterilmediğini, gerekçeli kararın, tarafların ileri sürdüğü esaslı iddiaların neden kabul edilmediğini ortaya koyması ve kararın denetlenmesine imkân vermesi gerektiğini, somut olayda ise ileri sürülen mahsup, cari hesap ve iade faturalarına ilişkin itirazları ile dosyaya sundukları deliller hakkında hiçbir somut değerlendirme yapılmadığını,yine gerekçeli kararda "..., hesap kat ihtarları ve ibraz edilen delillere göre..." şeklinde dosya ile ilgisi bulunmayan ifadelere yer verildiğini, oysa eldeki ihtiyati haciz talebinin yalnızca üç adet bonoya dayandığını ve dosyada herhangi bir Genel Kredi Sözleşmesi veya hesap kat ihtarı bulunmadığını, bu durumun karar gerekçesinin somut dosya içeriğine göre oluşturulmadığını ve dosyaya özgü bir değerlendirme yapılmadığını gösterdiğini, mahkemenin yaklaşık ispat ölçüsünü hatalı uyguladığını ve yeterli gerekçe oluşturmadan itirazlarının reddine karar verdiğini, bu nedenle kararın kaldırılması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi ek kararının kaldırılarak ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep, bonoya dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkindir.Mahkemece 29/06/2026 tarihli karar ile; ihtiyati haciz talebinin teminat mukabilinde kabulüne kararı verilmiş, ihtiyati haciz kararına borçlunun itirazı üzerine mahkemece 09/07/2026 tarihli ek karar ile; İtirazın reddine, karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İhtiyati haciz talebine konu bonolar incelendiğinde; 12.09.2025 düzenleme tarihli 31.03.2026 vade tarihli 50.000,00 EURO bedelli bono, 12.09.2025 düzenleme tarihli 30.04.2026 vade tarihli 53.000,00 EURO bedelli bono, 12.09.2025 düzenleme tarihli 31.05.2026 vade tarihli 113.000,00 EURO bedelli bonoların keşidecisi muteriz ..., lehtarı talep eden ... A.Ş olduğu ve malen kaydı içerdiği görülmüştür.İİK'nun 265. maddesi hükmü gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder.Somut olayda, alacak bonoya dayalı olup talep tarihi itibariyle talebe konu 3 adet bononun vadelerinin geçtiği,ihtiyati haciz talep eden lehdarın bonoyu elinde bulundurmasının bono bedelinin ödenmediğine karine teşkil ettiğinden yaklaşık ispat ve muacceliyet şartları gerçekleşmiştir. Alacağın rehinle teminat altına alındığına dair bir itiraz olmadığı gibi bu yönde delilde yoktur. Muterizin talebe konu bonoların taraflar arasındaki ticari satım ilişkisi kapsamında cari hesaba ilişkin verildiği, taraflarınca talep edene iade faturarı kesildiği, alacağın tartışmalı olduğu ve bedelsizlik itirazlarının açılacak bir menfi tespit davasında değerlendirilebileceği, İİK'nun 265 maddesinde sınırlı şekilde sayılan itiraz sebeplerinden olmadığı ve somut olayda ihtiyati haczin koşullarının bulunduğu tespit edilmiştir. Mahkemece, istinafa konu ek karar gerekçesinde '' ..., hesap kat ihtarları ve ..... göre,'' alacağın varlığı ve muaccel olduğu konusunda yaklaşık ispatın yerine getirildiği yazılmış ise de, talep bonoya dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkin olup mahkeme gerekçesinde delil olarak sayılan '' ..., hesap kat ihtarının'' sehven yazıldığı anlaşıldığından sonuca etkili görülmemiş, ilk derece mahkemesince itirazın reddine yönelik verilen ek karar, dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, muteriz vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-İhtiyati hacze itiraz eden (muterizin) istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden muteriz tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcı istinaf eden muteriz tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 24/09/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1720, K. 2026/1714, T. 09.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1720-e-2026-1714-k-bbe952340b24