Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1186 E. 2026/1175 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1186
- Karar No
- 2026/1175
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1186
KARAR NO: 2026/1175
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/07/2026
NUMARASI: 2026/1653 Esas (Derdest)
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 21/09/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkil şirketin bir inşaat firması olup hali hazırda ..., İstanbul, ..., ... gibi şehirlerde süren gerek kamu ihaleli gerek özel sektöre ait geniş çaplı şantiye ve projelere haiz olduğunu, müvekkil şirketin ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmazda denize nazır ... villa ve 1 sosyal tesisten oluşan ... projesi sürmekte olduğunu, müvekkil firmanın ortağı ve yetkilisi ..., mezkur ... projesi için davalı ...'in ticari işletmesine ait olan www.....com adlı internet sitesi üzerinden ..... numarası ile 11.03.2026 tarihinde iletişime geçerek ... adet kapı siparişi vermiş olduğunu, söz konusu GSM numarası belirttiğimiz web sitesinin iletişim sekmesinde yer alan numara olduğunu, ayrıca borçlu tarafça düzenlenen ...sayı ve 12.03.2026 tarihli faturanın hem adres hem antet kısımlarında www.....com web sitesi yer almakta olduğunu, borçlu tarafın ticari işletmesine ait 06.12.2021 tarih ve ..... sayılı Ticaret Sicil Gazetesi örneği ekte olduğunu, borçlunun yerleşim yeri ... olduğu için yargı çevreniz yetkili olduğunu, ...03.2026 tarihli ... konuşmalarında karşı tarafla mutabık kalınan ... adet kapının üretim ve tedariki, nakliyesi, mevcut kapıların sökülmesi ve yenilerinin montajı üzerine kapı başına 16.000 TL + KDV (toplam KDV dahil 844.800 TL) rakamına anlaşma sağlanmış olduğunu, . Söz konusu tutarın 200.000,00 TL'sinin banka havalesi ile 350.000,00 TL'sinin kredi kartı ile ödeneceği, kalan bedelin montajla beraber ödeneceği de (kısmi ödeme > montaj > bakiye ödeme) aynı mesajla açıkça kararlaştırılmış olduğu, aynı tarihli mesajlaşmaların devamında -saat 17.42 vd.- bayramdan (Ramazan bayramı) sonraki ilk hafta karşı tarafça montajın gerçekleştirileceği hususunda mutabık kalınmış, karşı taraf "Tamam inşallah, hallolur" şeklindeki mesaj ile bu ifa yükünü kabul etmiş olduğunu, belirtilen nedenlerle; İhtiyati haciz talebimizin teminatsız, aksi halde Mahkemenizin takdir edeceği nispette teminat mukabilinde kabulüne; davalı adına kayıtlı taşınmazların UYAP ortamında sorgulanarak varsa mevcut taşınmazlar üzerine borca yetecek nispette ihtiyati haciz konmasına, davalı adına kayıtlı taşınır araçların UYAP ortamında sorgulanarak varsa mevcut üzerine borca yetecek nispette ihtiyati haciz konmasına, davalının üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının tespiti için UYAP ortamında sorgulama yapılarak bankalar ve diğer üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına borca yetecek nispette ihtiyati haciz konmasına, davalının Büyükçekmece İcra Dairesi 2026/53173 E. sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazın iptaline, takibin devamına, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin borçlu karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 06/07/2026 tarihli ara karar ile; hukuki koruma tedbirlerinden biri olan ihtiyati haciz İİK 257 vd maddelerde düzenlenmiştir. Talepte bulunan tarafından talebin dayanağı olarak sunulan alacağın varlığı ve muaccel olduğuna ilişkin belgeler, alacağın varlığı yönünde yaklaşık ispat koşullarının gerçekleştiği yönünde bir kanaat oluşturmamıştır. Talepte bulunanın aleyhine talepte bulunan kişiden alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise ne miktar alacaklı bulunduğu ancak yargılama ile belirlenebilecek niteliktedir. Hal böyle olunca, talepte bulunan tarafından sunulan bilgi ve belgeler kapsamında İİK 257. maddesi gereğince ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmediği sonucuna varıldığından ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; tarafların 2026 yılı Ramazan Bayramını takip eden hafta montajın yapılacağı şekilde anlaşmasına rağmen söz konusu tarihin üzerinden neredeyse 2 ay geçmiş, söz konusu kapıların ise takılmadığını, bunun üzerine tarafımızca .... Noterliği 30.04.2026 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı (bkz. DD, EK-8) çekilerek sözleşmenin feshinin sağlandığını, bu ihtarın karşı tarafa 02.05.2026'da tebliğ olduğunu, karşı tarafın ise KEP sistemi üzerinden cevabi ihtarname göndererek kapıların üretim ve montajının yapılmamasını sözde bakiye bedelin ödenmemesine dayandırdıklarını beyan ettiğini, ne var ki sunulan mesajlaşmalarda görüldüğü üzere bakiye bedelin montajdan sonra ödenmesi üzerine taraflar arasında anlaşma sağlandığını, dolayısıyla bakiye bedelin ödenmesinin ancak karşı tarafın yükümlülüğünün ifası halinde mümkün olabileceği şekilde anlaşılmasına rağmen aksi yöndeki beyanların tamamen uyuşmazlığı sürüncemede bırakma ve tahsil edilen meblağın iadesinden haksız biçimde kaçınma saikli olduğunu, başlatılan Büyükçekmece İcra Dairesi ....... E. Sayılı icra takibine davalı tarafın haksız biçimde itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalı üzerinde hali hazırda 2024 yılından dahi kalma borçlu olduğu icra dosyalarından kaynaklı haciz bulunduğunun da haricen öğrenildiğini, bu hususun da İİK md. 257'de aranan şartları karşıladığını, dava konusu meblağın 280.000,00 TL'sinin kredi kartına 70.000'er 4 eşit taksitle bölünerek ödendiği için ve takip tarihi itibariyle 4 taksitin 2'si ödenip 2'si henüz bankaya ödenmediği için son 2 taksite ait alacak bedeli dava konusu icra takibinde hariç tutulduğunu, kredi kartı taksitlerinin bankaca tahsil edilmesinden sonra muaccel olacağı şeklinde olduğu için son 2 taksitin kapsam dışı tutulduğunu, bu sebeple ihtiyati haciz talebinin şimdilik takip çıkışı ve harca esas değer olan 432.705,00 TL şeklinde olduğunu belirterek ihtiyati tedbirin reddine dair ara kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesi için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DEĞERLENDİRME
Uyuşmazlık, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. İİK'nın 257. maddesinde; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını gizleme, kaçırma, kaçma gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Aynı kanunun 258. maddesinde; ihtiyati haciz talep eden tarafın, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini belirtmesi ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ve yasal delillerle ispat etmesi gerektiği belirtilmiştir.
Taraflar arasında, 11/03/2026 tarihli watsapp yazışmaları ile kararlaştırılan 44 adet kapı üretim, tedarik ve montaj sözleşmesi yapıldığı, davacı yüklenicinin sözleşmedeki edimlerini ifa ettiğini, bakiye alacağının ödenmediğini iddia ettiği, açtığı itirazın iptali davasında ihtiyati haciz talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Davada İİK 257 ve devamı maddelerinde ki ihtiyati haciz şartları gerçekleşmemiştir. Mahkemenin ihtiyati haciz talebinin reddine kararı isabetli olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, 6100 Sayılı HMK 355.madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamında, kararın dayandığı deliller ile yasanın gerektirdiği nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1.bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- İSTANBUL ..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin .../07/2026 tarih ve 2026/.... Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE,
2 - İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3 - Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
4 -İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince KESİN olmak üzere 21/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.