Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1001 E. 2026/1467 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1001
- Karar No
- 2026/1467
- Karar Tarihi
-T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2026/1001
KARAR NO : 2026/1467
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: (Kapatılan)Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 28/10/2025
NUMARASI : 2025/1162 D.İş esas- 2025/1181 Karar
TALEP KONUSU: İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/09/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP DİLEKÇESİ:
İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; Borçlu .... Ltd. Şti. ile müvekkili şirket arasında 10/08/2023 tarihli faktoring sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşme ile şirket yetkilisi ...'nin borçlu şirkete kefil olduğunu, sözleşmeye istinaden 05/05/2025 vade tarihli 300.000,00 TL bedelli, 10/05/2025 vade tarihli 300.000,00 TL bedelli, 23/06/2025 vade tarihli 350.000,00 TL bedelli, 16/06/2025 vade tarihli 345.000,00 TL bedelli, 30/05/2025 vade tarihli 400.000,00 TL bedelli, 16/05/2025 vade tarihli 350.000,00 TL bedelli, 28/05/2025 vade tarihli 350.000,00 TL bedelli çeklerin müvekkiline ciro edildiğini, iş bu çeklerin bankaya ibraz edilmesi üzerine haklarında karşılıksızdır işlemi yapılmış olması nedeniyle müvekkilinin alacağına kavuşamadığını, faktoring sözleşmesi, alacak bildirim formları ve log kayıtları ile de sabit olduğu üzere alacağın varlığının ispat edildiğini, bu nedenle 2.561.036,40-TL alacağını alabilmesi için borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece 28/10/2025 tarihli, 2025/1162 D.İş esas sayılı kararı ile; "...İş bu yasal düzenlemeler ışığında; talebe konu çeklerin fatura ile tevsik edilmediği, talep eden faktoring şirketinin kredi kuruluşu olmadığı, bu sebeple tek başına hesap kat ihtarına dayalı ihtiyati haciz talep edemeyeceği, öte yandan faktoring sözleşmesi kapsamında kullandırıldığı iddia olunan finansman karşılığında temlik alınan alacakların tahsil edilemediğine dair yaklaşık ispat düzeyinde delil de sunulmadığı anlaşılmakla, İİK 257 uyarınca ihtiyati haciz talebinin REDDİNE" karar verilmiştir.
İSTİNAF:
İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/1162 E. 2025/1181 K. sayılı ilamı ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiğini, borçlu .... Ltd. Şti. ile müvekkili şirket arasında 10/08/2023 tarihli faktoring sözleşmesi imzalandığını, şirket yetkilisi ...'nin borçlu şirkete müşterek ve müteselsilen kefil olduğunu, çeklerin müvekkili şirkete ciro edildiğini, çeklerin karşılıksız çıkması üzerine Samsun İcra Müdürlüğü ... E. Bursa 3. Genel İcra Müdürlüğü ... E. Bursa 4. Genel Müdürlüğü ... E. ve Samsun İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyaları üzerinden icra takibi başlatıldığını, ilk derece mahkemesinin çeklerin fatura ile tevsik edilmediği yönündeki değerlendirmesinin hatalı olduğunu, faktoring sözleşmesi, çekler, alacak bildirim formları ve log kayıtları ile alacağın varlığının ve muacceliyetinin sabit olduğunu, İİK'nın 258/1. maddesi uyarınca ihtiyati haciz için yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2015/12016 E. 2016/236 K. , 2016/18235 E. 2018/731 K. ve Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2014/19940 E. 2015/7449 K. sayılı kararlarında da belirtildiği üzere alacağın varlığı hakkında kanaat oluşmasının yeterli görüldüğünü, şirket yetkilisi ...'den ...numaralı hat üzerinden dijital onay alındığını, Büyükçekmece İcra Müdürlüğü ... E. dosyasında başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini, itirazın iptali davası öncesinde mal kaçırma riskine karşı ihtiyati haciz kararı alınması gerektiğini, muaccel borçlarda mal kaçırma hazırlığı şartının aranmadığını, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/3022 E. 2016/10673 K. ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/10876 E. 2011/10913 sayılı kararlarında da muaccel borçlar için mal kaçırma hazırlığı ispatının gerekmediğinin vurgulandığını, İİK'nın 264. maddesi uyarınca dava açılmadan önce de ihtiyati haciz talep edilebileceğini belirterek Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1162 D. İş 2025/1181 K. sayılı kararının kaldırılmasını, istinaf başvurusunun kabulünü talep etmiştir.
Karşı taraf istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Talep; ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından talep eden vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği, talep eden vekilinin yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK'nın 257.maddesindeki şartların oluşması gerekmekte olup İİK'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre; "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Dolayısıyla ihtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek şekilde ispat etmek durumundadır.
6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9/1-a maddesi uyarınca faktoring şirketleri ana faaliyet konuları dışında faaliyette bulunamaz. Aynı Kanun'un 9/2.maddesi uyarınca ise kambiyo senetlerine dayalı olsa bile bir fatura ile tevsik edilmeyen alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemezler. Ayrıca 6361 Sayılı Kanun ve Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 8. maddesi; "(3) Müşterilerden ek teminat mahiyetinde olmak üzere devralınan ve fatura veya fatura yerine geçen belgeler ile ilişkili olmayan kambiyo senedi veya diğer senetlerin tahsil edilebilmesi için;
a) Alacağın vadesinde ödenmeyip sorunlu hale gelmiş olması,
b) Alınan kambiyo senedi veya diğer senet karşılığında hiçbir şekilde kambiyo senedi ve diğer senedin ilgililerine finansman sağlanmaması,
c) Kuruluşun işlem ve muhasebe kayıtlarında ek teminat mahiyetinde alınan kambiyo senedi veya diğer senedin ilgili borcun teminatı karşılığında alındığına ilişkin kayıt düşülmesi gerekir.
(4) Müşterilerden ek teminat mahiyetinde olmak üzere devralınan ve fatura veya fatura yerine geçen belgeler ile ilişkili olmayan kambiyo senedi veya diğer senedin tahsil edilmesi, ancak kuruluşun vadesinde ödenmeyen alacağı ve müşteriden olan diğer alacaklarını ilgili mevzuat çerçevesinde alacağın geri ödenebilirliğine göre Tasfiye Olunacak Alacaklar veya Zarar Niteliğindeki Alacaklar hesabında sınıflandırması, buna göre özel karşılık ayırması ve hukuki takip süreçlerini başlatmış olması halinde mümkündür." düzenlemesini ihtiva etmiştir.
Somut olayda ihtiyati haciz talep eden ile talep dışı şirket arasında 10/08/2023 tarihli faktoring sözleşmesinin imzalandığı, ihtiyati haciz talep edilen karşı taraf/ gerçek kişinin sözleşmeye kefil olduğu ve dayanak çeklerin tahsil edilemediği gerekçesi ile ihtiyati haciz talep edildiği, ancak iddia edilen alacağın varlığı, alacak mevcut ise miktarının ne kadar olduğu, karşı taraftan talepte bulunulabilmesi için gerekli şartların oluşup oluşmadığının ancak tahkikata dayalı yargılama ile belirlenebileceği, mübrez delillerin yaklaşık ispat için yeterli olmadığı, dolayısıyla muaccel bir alacağın varlığından henüz söz edilemeyeceği gibi karşı tarafın mallarını kaçırmaya, gizlemeye veya kendisinin kaçmaya çalıştığını gösterir delil de ibraz edilmediği, faktoring sözleşmesi kapsamında kullandırıldığı iddia olunan finansman karşılığında temlik alınan alacakların tahsil edilemediğine dâir yaklaşık ispat düzeyinde delil sunulmadığı dikkate alındığında, ihtiyati haciz koşullarının bu aşamada oluşmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla ilk derece mahkemesi tarafından yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenlerle ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun (Kapatılan)Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/10/2025 tarih ve 2025/1162 D.İş esas, 2025/1181 karar sayılı kararına karşı, ihtiyati haciz talep eden vekilinin vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın ihtiyati haciz talep edenden tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-İhtiyati haciz talep eden tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 24/09/2026