Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1102 E. 2026/1363 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1102
- Karar No
- 2026/1363
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1102 KARAR NO : 2026/1363
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22.05.2026 NUMARASI : 2025/1119 E. TALEBİN KONUSU : İhtiyati Hacze İtiraz KARAR TARİHİ : 17.09.2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 17.09.2026
İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.05.2026 tarih 2025/1119 E. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati hacze itiraz eden (davalı) vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... . tarafından düzenlenen rapor dinlenip, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : İhtiyati haciz isteyen davacı vekili, müvekkilinin hissedarı olduğu dava dışı .... Şti'de bulunan şirket hisselerini 21.02.2025 tarihinde imzalanan yazılı hisse devir satış sözleşmesi ile davalıya devrettiğini, noter tarafından imzaları tasdik edilen pay devir sözleşmesi ve genel kurul kararı ile devir işlemleri tamamlanarak 27.02.2025 tarihli ticaret sicil gazetesi ile ilan edildiğini, sözleşmenin 17. maddesi uyarınca devir alan davalının müvekkiline her ay başında 100.000,00 TL olmak üzere toplam 1.000.000 TL ödeyeceğini, ancak davalının bu borcunu yerine getirmediğini, sadece 3 aylık bedeli ödediğini, bakiye 5 aylık borç için İzmir 22. İcra Müdürlüğü'nün 2025/9063 E. sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu iddia ederek itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiş; 27.04.2026 tarihli dilekçesi ile, alınan bilirkişi raporu ile müvekkilinin alacağının sabit olduğunu, davalının para ve mal kaçırma gayesine girdiğini belirterek davalı adına kayıtlı taşınır taşınmaz mallar ve banka hesaplarına dava değeri ile faizini karşılayacak oranda teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince 29.04.2026 tarihli ara karar ile, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya dosya kapsamı belgeler incelendiğinde; davacı tarafça yaklaşık ispat şartı yerine getirilmiş olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin ihtiyati haciz isteminin kabulü ile, davalı adına kayıtlı taşınmaz ve taşınır mallar ile tüm banka hesaplarına borca yetecek miktarda %15 teminat (75.000,00 TL) mukabilinde ihtiyati haciz uygulanmasına karar verilmiştir. Davalı vekilince ihtiyati haciz kararın itiraz edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, 22.05.2026 tarihli ara karar ile ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir. Karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekili, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklının alacağının varlığı ve muaccel olduğuna dair güçlü deliller bulunması gerektiğini, yalnızca dosyada mevcut bilirkişi raporuna dayalı ihtiyati haciz kararı uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun tek başına alacağın kesin ve tartışmasız varlığını ortaya koymadığını, takdiri delil olan raporun bağlayıcılığının bulunmadığını, rapora itiraz ettiklerini, henüz taraflar için raporun kesinleşmediğini, müvekkilinin yetkilisi olduğu ve hisse devrine konu şirketin ticari defter kayıtları ile banka hesap dökümlerinin celp edilmesi gerektiğini, şirkete ait banka hesap şifreleri davacıda mevcut olduğundan bu süreçte hisse bedellerine yönelik pek çok ödemenin davacı tarafça "..." açıklamalarıyla başka hesaplara havale edildiğini, her ne kadar hisse bedelleri sözleşmede yer alsa da birleşen dosyalar uyarınca davacının şahsi borçlarının yazılı delil ile ispat edilemediğini, davacı tarafça şahsi borçlara yönelik sözleşmede yer almayan tutarların talep edildiğini, İİK 257/2 md kapsamında aranan şartların mevcut olmadığını, ihtiyati haciz kararının ölçüsüz ve hakkaniyete aykırı olduğunu, ihtiyati haciz kararının müvekkilinin ticari faaliyetlerini durma noktasına getirecek nitelikte olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Talep, limited şirket hisse devri sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali davası kapsamında ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle, davalının ihtiyati haciz kararına itirazının reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. İİK'nın 257/1. maddesi gereğince rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Buradaki ispat, esas davadaki gibi tam bir ispat değildir. İİK'nın 265. maddesinde de ihtiyati hacze itiraz sebepleri tahdidi olarak belirtilmiş olup bunlar; ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkindir. Somut olayda, ihtiyati haciz isteyen davacı, 21.02.2025 tarihli hisse devir sözleşmesi ile davalıya limited şirket hisselerini devrettiğini, ancak davalının sözleşmede belirlenen bedelin bir kısımını ödemediğini, başlatılan icra takibine itiraz ettiğini, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporu ile alacağının sabit olduğunu, davalının para ve mal kaçırma gayesine girdiğini iddia ederek, davalı adına kayıtlı taşınır taşınmaz mallar ve banka hesaplarına dava değeri ile faizini karşılayacak oranda teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verilmiş, davalının ihtiyati hacze itirazı ise reddedilmiştir. İİK 257. Maddesi kapsamında ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat şartları yeterli olup tam bir ispat şartı aranmamaktadır. Dosyada mevcut mahkemenin de itibar ettiği deliler kapsamında ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat şartları oluşmuş olduğundan istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati hacze itiraz eden davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati hacze itiraz eden davalı yönünden istinaf karar harcı olan 1.206,00 TL'den peşin alınan 732,00 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 474,00 TL harcın ihtiyati hacze itiraz edenden tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeni ile ihtiyati hacze itiraz edenin yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17.09.2026