Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/784 E. 2026/1424 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/784
Karar No
2026/1424
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/784 KARAR NO : 2026/1424

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/11/2025 NUMARASI : 2025/634 Esas - 2025/1051 Karar DAVANIN KONUSU : Tespit KARAR TARİHİ : 24/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/09/2026

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/11/2025 tarih 2025/634 Esas 2025/1051 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili, davacı ... Dairesi Başkanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı Denetim Kurulu Başkanlığı Ankara Vergi Kaçakçılığı-1 Denetim Daire Başkanlığı tarafından davalı şirketin de içerisinde olduğu çok sayıda şirket hakkında 10.03.2023 tarih, 2023-(2013-1-94)/1 sayılı görüş ve öneri raporuna göre davalı ...'nun davalı .... A.Ş.'nin yasal ortak ve yöneticisi olduğuna ilişkin beyanlar bulunduğunu, davalı ... hakkında şirket borçları sebebiyle işlem yapılamadığını, davalı şirketin davacı idareye şirketin değerinden çok daha fazla kamu borcu bulunduğunu, Ticaret Sicil Kayıtlarının da düzeltilmesinin kamu gereği olduğunu ileri sürerek, öncelikle davalının taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacaklarının, şirket paylarına, adına kayıtlı varsa uçaklara üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi bakımından ihtiyati tedbir konulmasına, davalı ...'nun Ticaret Siciline tescilini teminen davalı... A.Ş.'nin gizli ve hakim ortağı ile yönetim kurulunu temsile yetkili / başkanı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Anonim Şirketlerin Kuruluşu ve Kurucu Ortaklık Şartları ile Anonim Şirket Ortaklığının devren kazanılmasında adi (çıplak) payların devri, nama yazılı hisselerin devri, nama yazılı hisselerden de hisse senedi bastırılmış ve bastırılmamış payların devri, hisse senedi bastırılmış paylarda ilgili hisse senetlerinin borsaya kote edilmiş ve edilmemiş olanların devrinin ve pay sahipliğinin hukuki durumu birbirinden farklı şekilde mevzuatımızda düzenlenmiş olup; pay sahipliğine bağlanan sonuçlarda usulüne uygun şekilde pay sahipliği oluştuktan sonra tezahür edebilecek olup; bu yasal şartlar oluşmadan davacının dava dilekçesinde yazılı nedenlerle ve delillerle diğer davalı şirketin gizli ortağı olduğunun tespitinin mahkemece yapılması mümkün olmayıp, davacının vergi gelirinin tahsili bakımından ve bu amacı gerçekleştirmeye yönelik olarak ise bağlı olduğu mevzuatı çerçevesinde hareket etme imkanı bulunduğu, ayrıca bir tespit kararına ihtiyacı ve bunda hukuki yararı olmadığı, davalı ... ...nun diğer davalı şirketin gizli ortağı olduğunun tespiti talebinin davalı şirkete yöneltilemeyeceği belirtilerek davalı ... A.Ş'ye açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ...'na karşı açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI : Dairemizin 26/06/2025 tarih 2025/304 E. 2025/1008 K. Sayılı ilamı ile, ilk derece mahkemesi tarafından davacının dava açmakta hukuki yararı bulunması ve davalı şirkete husumet yöneltilebilecek olması nedeniyle yargılamaya devam edilerek, tarafların dayandıkları tüm delileri toplanmak suretiyle davanın esası hakkında tarafların tüm taleplerini karşılayacak şekilde bir karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyecek şekilde davalı şirket yönünden davanın pasif husumet, davalı ... yönünden ise hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesinde hukuki isabet görülmediğinden kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN SONRAKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2024/2260 Esas, 2025/722 Karar sayılı kararı ile onanmasına karar verilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/574 Esas sayılı dosyasında davalı ... ile birlikte ... ve ....'ın da davalı olduğu, dava dilekçesi ekinde sunulan vergi müfettişi raporunda ... ve ....ün ortağı olduğu ...A.Ş.'ye de atıf yapılarak davalı ...'nun ifadesinde sayılan ve bahsi geçen firmaların hissedarları her ne kadar yakınları olsa da şirketlerini kendisinin yönetmekte olduğunu ifade ettiği, bu kapsamda alınan ifade ve beyanlar bulunsa da kesinleşen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/575 Esas, 2020/418 Karar sayılı kararında bahsi geçen şahısların davalı olduğu dosyada davanın reddine karar verildiği ve verilen kesinleşmiş kararın mahkememiz dosyası yönünden kesin delil niteliğinden olduğu, bu kapsamda yapılan değerlendirmede, davacı tarafça her ne kadar davalı ...'nun yeğeni olan ...'ün ortağı olduğu davalı ....A.Ş.'nin gizli ortağı olduğu hususunda dava dışı ortak ve/veya davalı ...'nun mahkumiyetine esas bir ceza kararı bulunmadığı gibi her ne kadar vergi müfettişi tarafından düzenlenen raporda bu hususta bir değerlendirmede bulunulmuş ise de yine aynı şirketin daha önceki ortaklarına atfen yapılan değerlendirmeye göre açılan davada, davalı ... ile akrabalık ilişkisi olan diğer davalılar ... ve ... aleyhine açılan Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/575 Esas sayılı dosyasındaki davalı ...'nun...A.Ş.'nin gizli ortağı olduğuna yönelik davanın reddine karar verildiği ve kararın temyiz incelemesi sonucunda onanarak kesinleşmiş olduğu dikkate alındığında incelenen BAM kararı ve dosyanın yapılan yargılaması sonucunda davacının davalı ...'nun diğer davalı ....A.Ş.'nin gizli ortağı olduğu ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davalı şirketin ticaret sicil kayıtları incelendiğinde şirketin tek ortaklı bir Anonim Şirket olduğu, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/575 E - 2020/418 K sayılı kararın incelenmesinden ilgili dosyada birleşen 2010/140 E sayılı dosya tarafları ile birebir örtüşmediğini, zira davalı ... ile .... ve ... ilgili dosyada davalı olup bu dosyada verilen kararın hiçbir dava dosyasında kesin hüküm veya delil oluşturmasının mümkün olmadığını, eldeki dosya davalıları ... ile ....A.Ş.'nin tek hissedarı olan ... hakkında bu yönde Ceza Mahkemesince verilmiş bir karar olmamakla birlikte Ceza Mahkemesi kararının Hukuk Mahkemelerini bağlamayacağı olsa olsa delil olabileceğinin tabii olduğunu, 6183 sayılı A.A.T.U.E.K. 3 maddesi gereğince şirketin gizli ve asıl sahibi-kanuni temsilcisi davalı ... hakkında şirket borçları nedeniyle işlem yapılamadığının, ticaret sicil kayıtlarının buna izin vermediğini, davalı şirketin müvekkili idareye değerinden fazla kamu borcu bulunmakta olduğundan dava açmakta hukuki yararları bulunduğunu, dosyaya sundukları raporda detaylı şekilde gerek davalı ...'nun gerek şirketin sicil kayıtlarında tek ortak ve temsilci olan ....'ün gerekse ifade veren diğer tüm kişilerin beyanlarında davalı ...'nun bu şekilde kendi akrabaları adına birden farklı şirket kurdurduğu, yine davalı şirket yöneticisinin vergi müfettişlerine verdiği ifadelerde şirketlerle fiili bir bağlarının olmadığı, şirketlerin sahibinin ... olup davalı tarafından yönetildiğinin beyan edildiğini, davalı ..., şirketin resmi ortağı olmasa da yönetim, denetim ve temsil hakkına sahip olduğu ortaya konulduğundan, şirketle arasında organik bağ olduğu açık olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE :Dava davalı ...nun davalı İntermeta ...AŞ nin ortağı olduğunun tesbiti davasına ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davacı ... Dairesi Başkanlığı'nın tedbir talepli açtığı davada dava konusu olan... A.Ş.'nin şirket yönetiminde gizli olarak faaliyet gösterdiği ve şirketi asıl yöneten yöneticinin diğer davalı ... olduğundan bahisle bu kişinin dava konusu şirketin hakim ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı olduğu konusunda karar verilmesini aynı zamanda şirket paylarına ve mal hak ve alacaklarına ilişkin olarak tedbir konulmasını talep ettiği belirlenmiştir. Bu konuda yapılan yargılamada öncelikle tedbir talebi İzmir 3. ATM'nin 2023/872 esas sayılı dosyasında 08.11.2023 tarihli ara kararla reddedilmiş, davacı tarafın istinaf talebi ise mahkememizce değerlendirilerek 22.02.2024 tarihli ara kararlar kaldırılarak tedbir konulmasına karar verilmiştir. Yine mahkemece yapılan yargılama sonunda 22.11.2024 tarihli kararla davalı.... A.Ş. yönünden pasif sıfat yokluğu diğer davalı ... yönünden ise hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu kararın istinaf edilmesi üzerine mahkememizce 26.06.2025 tarihinde 2025/304 esas 2025/1008 karar sayılı kararla davalı şirket yönünden husumet yokluğu kararının yerinde olmaması ve .... yönünden ise hukuki yarar yokluğu sebebinin yerinde olmadığı belirtilerek karar kaldırılmıştır. İzmir 3.ATM'nin 2025/634 esas 2025/1051 karar sayılı 21.11. 2025 tarihli son kararıyla; yukarıda açıklandığı üzere davalının diğer davalı .... A.Ş.'nin gizli ortağı olduğu hususu ispat edilemediğinden davanın reddine karar verildiği belirlenmiştir. Davacı vekili her ne kadar istinaf dilekçesinde davalının diğer davalı.... A.Ş.'nin gizli ortağı olduğu yönetim, ve temsil hakkına sahip olduğu belirtilerek kararın kaldırılmasını istemiş ise de İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde de belirlendiği üzere Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/575 E 2020/418 K sayılı kararı ile mahkemesine sunduğu dava dilekçesine ekli kayıtlar ve tüm dosya kapsamına birlikte değerlendirildiğinde mahkemenin gerekçesinde olduğu gibi ispatlanamayan davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından mahkemenin red kararı doğru bulunmuştur. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf yoluna başvuran davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 24/09/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/784, K. 2026/1424, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-784-e-2026-1424-k-77ff77348854