Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1594 E. 2026/1565 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1594
Karar No
2026/1565
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/1594 Esas

KARAR NO:2026/1565 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ(KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI:2026/206 D.İş - 2026/212 Karar

TARİH:10/03/2026

DAVA:İhtiyati Haciz (Finans)

KARAR TARİHİ:10/09/2026

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle, müvekkili bankanın ... Şirketi arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine istinaden adı geçen borçluya kredi kullandırıldığını, ...'in ve ...'in iş bu sözleşmeye müşterek ve müteselsilen kefil olduğunu, kredi şartlarına uyulmaması ve borcun zamanında ödenmemesi sebebiyle borçlulara Üsküdar ...Noterliğinin 29/01/2026 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile 88.463.448,44 TL alacağın ödenmesinin ihtar edildiğini ileri sürerek, müvekkili alacağının tahsilini teminen borçluların menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının teminatsız olarak ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesinin 30/01/2026 tarihli kararı ile;

"1)İİK nın 257. ve devam eden maddeleri gereğince TALEBİN TEMİNATSIZ KABULÜ İLE;

2)Talep edenin iddia ettiği 88.463.448,44 TL alacak miktarı ile sınırlı olmak üzere borçluların;

a)Taşınır mallarının,

b)Taşınmaz mallarının,

c)Üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının, İHTİYATEN HACZİNE," karar verilmiş ve verilen karara karşı borçlu vekili tarafından itiraz kanun yoluna başvurulmuştur. Aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen ... vekili ihtiyati haciz kararına itiraz dilekçesinde; ... adına usulüne uygun kat ihtarı yapılmadığını, kat ihtarına konu edilen alacaklarla ilgili hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı nitelikte olduğunu, ihtiyati haciz kararına konu borç ve dayanak belgeler kapsamında ... hakkında geçerli muaccel hale gelmiş herhangi bir borç ve kefalet sorumluluğu bulunmadığını, ihtiyati haciz haciz kararına ... yönünden itiraz ettiklerini ileri sürmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 10/03/2026 tarih ve 2026/206 D.İş - 2026/212 Karar sayılı kararı ile: "Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İcra ve İflas Kanunu’nun 265/1. hükmüne göre, “Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.” Bu hüküm uyarınca ihtiyati hacze itiraz nedenleri, ihtiyati haczin dayandığı sebepler, mahkemenin yetkisi ve teminat ile sınırlandırılmış olup, bunların dışındaki hususlardan dolayı ihtiyati hacze itiraz edilemez. İhtiyati haciz talep eden tarafça ihtiyati haciz talebinin dayanağı olarak düzenlenen Kredi Sözleşmelerinin delil olarak ibraz edildiği, sözleşme unsurlarının havi olduğu, ibraz edilen belgelerin İİK'nın 258. maddesi gereğince mahkemeye kanaat getirecek deliller niteliğinde olduğu, ihtiyati haciz talep edenin sunduğu kredi sözleşmeleri ile alacağını yaklaşık olarak ispat ettiği, konkordatoya yönelik itirazların haczin uygulanmasına yönelik olduğu, ileri sürülen itiraz nedenlerinin İİK 265. Maddesinde tahdidi olarak sayılan nedenlerden olmaması, ihtiyati hacze itirazda esas yargılama konusunu oluşturacak itirazların değerlendirilemeyeceği, iş bu itirazların yargılamayı gerektirdiği, dikkate alındığında itirazların reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile, ihtiyati hacze itirazın reddine, karar verilmiş ve karara karşı itiraz eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İtiraz eden ... vekili istinaf dilekçesinde özetle, alacak asıl borçlu ve müvekkili yönünden muaccel hale gelmeden ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu, ihtiyati haciz talebinin hukuka aykırı şekilde kabul edildiğini, müvekkilinin müteselsil kefil olduğunu kabul etmemekle birlikte, müteselsil kefilin sorumluluğunun doğması için asıl borcun muaccel olması ve asıl borçlunun usulüne uygun olarak temerrüde düşürülmesinin zorunlu olduğunu; bankanın, 30.01.2026 tarihinde Kadıköy ... Noterliği'nden hesap kat ihtarı keşide ettiğini, ancak ihtar asıl borçluya tebliğ edilmeden, hatta hatta postaya dahi verilmeden aynı gün (30.01.2026 tarihinde saat 11.20'de) yerel mahkemeye ihtiyati haciz başvurusunda bulunduğunu; hesap kat ihtarının müvekkiline 03.02.2026 tarihinde tebliğ edildiğini, asıl borçluya tebliğ edilip edilmediğinin ya da ne zaman tebliğ edildiğinin ise bilinmediğini, noter ihtarı postaya verilmeden, borç henüz muaccel olmadan 30.01.2026 tarihinde kanuna ve hukukun temel ilkelerine aykırı şekilde ihtiyati haciz kararı verildiğini, konkordato geçici mühlet kararı nedeniyle alacağın muaccel olmadığının ve kefil yönünden takip yapılamayacağının göz ardı edildiğini, asıl borçlu .... A.Ş. hakkında İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/92 Esas sayılı dosyası ile 02.02.2026 tarihinde 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verildiğini; bankanın kat ihtarını içerir ihtarname tarihi 30.06.2026 olup, tebliğ edildiyse de asıl borçluya konkordato geçici mühlet süresinde tebliğ edildiğini, geçici mühlet kararından sonra yapılan kat işlemi, asıl borçlu yönünden borcu muaccel kılmadığı gibi, feri nitelikteki kefalet sorumluluğu yönünden de müvekkili aleyhine sonuç doğuramayacağını, geçici mühlet kararından önce muaccel hale gelmiş ve hesabı kat edilmiş bir borç bulunmadığından, ihtiyati haciz kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, karşı taraf, müvekkili ...'i müteselsil kefil sıfatı ile borçtan sorumlu tutmaya çalışsa da somut olayda geçerli bir kefalet sözleşmesi bulunmadığını; sözleşmedeki yazıların müvekkilinin el ürünü olmadığını; müvekkilinin 08.11.2024 tarihinde hisselerini devretmesi nedeniyle kefalet sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin 08.11.2024 tarihinde asıl borçlu şirketteki tüm hisselerini diğer hissedar ...'e devrettiğini; bu hususun ticaret sicil gazetesinde 18.11.2024 tarihinde ilan edildiğini; hal böyle iken hisse devir tarihinden sonra doğan veya artan borçlardan müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını; ayrıca, müvekkilin ortaklıktan ayrılması nedeniyle, TBK m. 584 ve m. 589 uyarınca, eşinin muvafakati alınmadan kefaletin devamından söz edilemeyeceğini, ileri sürerek, ilk derece mahkemesinin itirazın reddine dair 10.03.2026 tarihli ek kararın kaldırılmasına ve müvekkili hakkında verilen haksız ihtiyati haciz kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, genel kredi sözleşmesi kapsamında kredi lehdarına kullandırılan kredilere ilişkin alacağın tahsilini teminen kredi lehdarı ve kefil aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, karara karşı ... tarafından ileri sürülen itiraz ise ek karar ile reddedilmiştir. ... ... vekili tarafından itirazın reddine dair ek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İİK'nun 257/1 fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nun 258 maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. İİK'nun 265. maddesi hükmü gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder.TBK'nun 586/2 fıkrası uyarınca; kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.Dosyaya mübrez deliller, genel kredi ve kefalet sözleşmesi, sicil kayıtları, kat ihtarı ve tebliğ şerhi içeriklerinden; kredi lehdarı şirket ile banka arasında 03/10/2023 tarihli 600.000.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmesi bağıtlandığı, sözleşme tarihinde şirket ortağı ve yetkilisi olan ... ...'in sözleşmede aynı limitle ve müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, banka tarafından kredi hesabının 29/01/2026 tarihinde kat edildiği, aynı tarihli kat ihtarnamesinin asıl borçlu ve kefillere tebliğe çıkarıldığı, 88.463.448,44-TL nakdi alacağın bir gün içerisinde ödenmesi ihtarını içerir ihtarnamenin asıl borçluya 02/02/2026, ... ...'e 03/02/2026 tarihinde tebliğ edildiği, ihtiyati haciz talebinin ise kat ihtarının asıl borçluya tebliği beklenilmeksizin 30/01/2026 tarihinde ileri sürüldüğü, mahkemenin aynı tarihli kararı ile istemi kabul ettiği, bu durumda 6098 Sayılı TBK'nun 586/2 fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca talep ve karar tarihi itibariyle müteselsil kefil sıfatıyla ... ...'i takip koşulunun oluşmadığı, mahkemece bu husus göz önünde bulundurularak ... yönünden itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi yerinde olmamış, ... vekilinin istinaf başvurusu bu yönden haklı bulunmuştur.Sonuç itibariyle; ... ...'in ilk derece mahkemesi ek kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesinin 10/03/2026 tarihli ek kararının 6100 Sayılı HMK'un 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce yeniden hüküm tesis edilerek, ...'in ihtiyati hacze itirazının kabulüne, ilk derece mahkemesinin 30/01/2026 tarihli 2026/206 d.iş - 2026/212 karar sayılı ihtiyati haciz kararının ... ... yönünden kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1- ...'in ilk derece mahkemesinin ek kararına yönelik istinaf başvurusunun KABULÜ İLE,(Kapatılan)istanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/03/2026 tarih ve 2026/206 D. İş - 2026/212 Karar sayılı ek kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle,

2- ...'in ihtiyati hacze itirazının kabulüne, ilk derece mahkemesinin 30/01/2026 tarihli 2026/206 D. İş - 2026/212 Karar karar sayılı ihtiyati haciz kararının ... ... yönünden KALDIRILMASINA,

İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:

3-Yasa gereği ihtiyati tedbire itiraz yönünden harç alınmasına yer olmadığına,

4-İhtiyati haciz talep eden tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5-İhtiyati hacize itiraz eden ... vekille temsil edildiğinden dairemiz karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT'ye göre hesaplanan 12.500,00-TL vekalet ücretinin ihtiyati haciz talep edenden alınarak ihtiyati hacize itiraz eden ...'e verilmesine,

İSTİNAF YÖNÜNDEN:

6-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden ... tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının ihtiyati hacize itiraz eden ...'e iadesine,

7-İhtiyati hacze itiraz eden ... tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 2.002,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 320,00-TL istinafa gidiş - dönüş harcı toplamı olan 2.322,00-TL'nin ihtiyati haciz talep edenden alınarak ihtiyati hacze itiraz eden ...'e verilmesine,

8-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine,

9-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/09/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1594, K. 2026/1565, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1594-e-2026-1565-k-9fe7ab8bade1