Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1497 E. 2026/1667 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1497
- Karar No
- 2026/1667
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1497
KARAR NO : 2026/1667
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 15/06/2026
NUMARASI : 2026/498 Esas (Derdest)
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/09/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın ihtiyati haciz talep eden davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP: Davacılar vekili dava dilekçesiyle davacı şirket ve davalı şirketin 20/06/2020 tarihinden 02/12/2025 tarihine kadar süregelen ticari ilişkisinin bulunduğunu, taraflar arasında 202 adet ürünü toplam 835.623,00 TL bedel ile satın aldığını ve ödeme aşamasına geçildiğini, ödemenin yapıldığını ancak ödeme yapılmasına rağmen davalı şirket ürün teslimatını gerçekleştirmediğini, davacıyı oyaladığını belirterek davacıların daha fazla mağdur olmaması adına ve ileride telafisi imkansız zararların doğmasını engellemek amacıyla davalının taşınır ve taşınmaz malları ile banka hesaplarındaki üçüncü kişi hak ve alacaklarının, teminatsız olarak ihtiyati haczine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati haciz talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "....Davacı tarafın talepleri, iddia ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için vadesi gelmiş muaccel bir alacağın yaklaşık olarak ispat edilmesi gerektiği, fatura konusu hizmetin sağlanıp sağlanmadığı, mal teslim edilip edilmediği , ticari hesap ilişkisinin tespiti için tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi gerektiği keza fatura konusu hizmetin sağlanıp sağlanmadığı hususunda taraf iddia ile savunmaları yönünden uyuşmazlığın çözümünün teknik inceleme sonucu yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edebileceği, taraflarca imzalı ve talebe konu faturalar yönünden mutabakat metninin bulunmadığı dolayısı ile uyuşmazlığın çözümünün yargılamayı gerektirdiği, yaklaşık ispat olgusunun gerçekleşmediği, İİK 257/1 maddesi şartlarının bu aşamada olmadığı değerlendirilmekle ayrıca borçlunun mal kaçırma gayretinde olduğuna ilişkin somut bir belgeler bulunmadığından davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine .," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati haciz talep eden davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilİ şirket, 202 adet ürünü toplam 835.623,00-TL bedel ile satın aldığını ve taraflarca ürünlerin 08.12.2025 tarihinde şirket merkezinde teslimi konusunda anlaşıldığını, davalı şirketin, ürünleri teslim etmemesi üzerine borcun 08.12.2025 tarihinde muaccel olduğunu, dolayısıyla rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir borç söz konusu olduğundan bu durumun, ihtiyati haciz kararı verilmesi için kanunun aradığı temel şartların gerçekleştiğini gösterdiğini, diğer yandan davalı şirketin, ödeme alınmasına rağmen ürünleri teslim etmemesi ve müvekkili şirketi oyalaması, kötü niyetli hareket ettiğinin açık bir göstergesi olduğunu, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/74329 Sor. No.'lu dosyası ile yürütülen "nitelikli dolandırıcılık" soruşturması halihazırda derdest iken, davanın temelini oluşturan ticari işlemin hileli davranışlarla sakatlandığı hususu da davalı şirketin mal varlığını kaçırma, gizleme veya devretme ihtimalini kuvvetle muhtemel kıldığını, ihtiyati haciz taleplerinin ekinde mahkemeye sundukları deliller, bu yaklaşık ispat standardının çok ötesinde olduğunu, Mahkeme, tüm bu somut delil zincirini yok sayarak, adeta nihai karar verme edasıyla taleplerini reddettiğini, nitelikli dolandırıcılık iddiasıyla yürütülen ceza soruşturması, mal kaçırma ihtimalinin somut ve yakın bir delili olarak değerlendirilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 15/06/2026 tarih ve 2026/498 E. sayılı ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararının kaldırılmasına, müvekkillerinin alacağını teminen, davalının taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının, 835.623,00-TL asıl alacak miktarını karşılayacak şekilde öncelikle teminatsız, aksi kanaatte olunması halinde uygun görülecek bir teminat karşılığında ihtiyaten haczine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE:Talep, ticari ilişki kapsamında davalıdan sipariş edilen ürünlerin bedeli ödenmesine rağmen teslim edilmediği iddiasıyla ödenen bedelin iadesi, müspet ve menfi zararın tazmini ve manevi tazminat talepli derdest davada, ihtiyati haciz kararı verilmesi istemidir.
İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, bu ara karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır(Yargıtay 19 HD'nin 12/12/2019 Tarih,2019/2300 E-2019/5531 K). Somut olayda ihtiyati haciz talep eden tarafça, dava dilekçesi ekinde ödemeye ilişkin belgeler ve mail yazışmaları sunulmuş ise de ihtiyati haciz talebinin değerlendirildiği tarih itibariyle ihtiyati haciz verilebilmesi için muaccel ve rehinle temin edilmemiş alacağının varlığı ve miktarı hususunda gerekli olan yaklaşık ispat şartı gerçekleşmemiştir. Bu nedenle Mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz talep eden davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-İhtiyati haciz talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.17/09/2026