Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1576 E. 2026/1668 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1576
- Karar No
- 2026/1668
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1576
KARAR NO : 2026/1668
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 01/07/2026
NUMARASI : 2026/943 Esas (Derdest)
DAVA: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka VeK.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/09/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TALEP:İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; davalı kurum tarafından daha öncesinde yapmış oldukları kredi sözleşmesi kapsamında tarafına ait olan ... Mah. ....Sok. No:... .../İstanbul adresinde kayıtlı taşınmaz üzerine ipotek konulduğunu ve şerh işlendiğini, bu işlemi takiben taraflarına bilgi ve onayı bulunmayan bir başka sözleşmeye istinaden bir kez daha aynı taşınmaz üzerine ipotek konulduğunu, bu durumun kabulünün mümkün olmadığını belirterek dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren Şanlıurfa İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "...Somut olay değerlendirildiğinde; ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince sunulan dilekçe ekindeki sunulan belgeler ve talebin ihtiyati tedbire ilişkin yaklaşık ispat koşulunu sağlamaya yeterli olmadığı anlaşıldığından ihtiyati tedbir talebinin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili adına kayıtı olan ... Mah. .... Sk. No:... .../İstanbul (... Ada ... Parsel) adresindeki konutuma daha öncesinde işvereni olan ... tarafından çalışmakta olduğu ... Limited Şirketi adına çekilmiş krediye istinaden ipotek şerhi düşüldüğünü, bu işlemin müvekkilinin onayı doğrultusunda yapıldığını, yine aynı kurum ve kişi tarafından çekilmiş olan krediye istinaden 05.03.2024 tarih ve ... Yevmiye numaralı senede istinaden, konulmuş olan 20.000.000,00 TL bedelli ıpotek işleminin onay ve rızası olmadan gerçekleştirildiğini, senet kapsamında yer alan hiçbir kişi veya kurum tarafından müvekkile herhangi bir bilgilendirme yapılmadığını, ... ve yetkilisi bulunduğu kuruma istinaden çekilmiş olan söz konusu kredi ödemesi yapılmadığını ve neticesinde Şanlıurfa İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin tarafı olmadığı, onay ve rızası hatta imzası dahi bulunmayan bir işlem dolayısı ile taşınmazının icra yolu ile satılaması ve malvarlığı yönünden zarara uğrama riski ile karşı karşıya kaldığını, müvekkilinin en mağdur edilen taraf olduğunu ve kendisinden aşırı yararlanıldığını, hiçbir şekilde kendisine katkısı bulunmayan bir borç alındığını ve bu borcun bedelinin ödenmesi hususunda malvarlığının ciddi tehlike altına girdiğini, icra takibinin devamı halinde taşınmazın satılmasının kaçınılmaz olduğunu, müvekkilinin malvarlığının tehlikeye girmemesi adına tedbir kararı verilmesi talep edilmişse de mahkemece bu talebin reddine karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu beyanla Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/285 Esas sayılı dosyası kapsamında verilen 30.06.2026 Tarihli ara kararının istinaf incelenmesi neticesinde bozularak, talepleri doğrultusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Talep, ipoteğin fekkine ilişkin derdest davada ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, bu ara karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibi nedeniyle menfi tespit isteminde bulunulmamış olmakla birlikte, İİK.nun 150. maddesine göre icra takibinden sonra ipoteğin iptali (fekki) davası açılması halinde İİK.nun 72. maddesi hükümleri kıyasen uygulanır. (Yargıtay 19.H.D'nin 21/05/2019 tarih E: 2017/5509 -K: 2019/3347)
Somut olayda ihtiyati tedbir talebi, ipotekli icra takibine ilişkindir. Davacı tarafça ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibine konu ipoteğin fekki istemi, özünde menfi tespit istemine ilişkin olup, istinafa konu eldeki davada İİK'nın 72.madde hükümlerinin kıyasen uygulanması gerekir.
İİK 72/2 maddesi “İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.” şeklinde düzenlenmiştir.İİK'nın 72. maddesinde menfi tespit davalarıyla ilgili ihtiyati tedbir düzenlemesi mevcut olup,anılan hükmün HMK'nın 389 vd. maddeleriyle birlikte uygulanması gerekir.
HMK'nın 389/1.maddesinde" (1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.. ''; 390/3. maddesinde "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır''; düzenlemelerine yer verilmiştir.
İİK 72. maddesi gereğince ihtiyati talep eden geçici hukuki koruma kararlarının genel olarak düzenlendiği HMK hükümleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilebilmesinin koşulları kapsamında haklığının yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Takipten sonra açılan menfi tespit davasında İİK'nın 72. maddesi gereğince, ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak borçlu, gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında mahkemeden tedbir yoluyla icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde talepte bulunabilir.
Somut olayda davalı banka tarafından davacı hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu takip başlatılmış olup, İİK 72/2 maddesi uyarınca icra takibinden sonra takibin durdurulması niteliğinde satışın durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğinden mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi doğru olmuştur.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 17/09/2026