Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2103 E. 2026/2234 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/2103
Karar No
2026/2234
Karar Tarihi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi Esas No:2026/2103 Karar No :2026/2234 T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/2103 KARAR NO : 2026/2234

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : CANAN SEÇGİN (34955) ÜYE : VİLDAN FETTAHOĞLU (35775) ÜYE : ŞULE ŞENDA OTO (35188) KATİP : SERKAN YENİLMEZ (119825)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/05/2026 NUMARASI : 2026/256 D.İş - 2026/321 K

TALEP EDEN DAVACI : KILIÇ SUİT TURİZM OTELCİLİK OTOMOTİV İNŞAAT VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - VEKİLİ : Av. ÜZEYİR BİLGİN- [16083-80480-11707] UETS KARŞI TARAF DAVALI : BOĞAZİÇİ ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ - VEKİLİ : Av. AHMET YUNTAR- [16865-68976-01984] UETS

DAVANIN KONUSU : İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 10/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/09/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Talep eden vekili dava dilekçesinde özetle; Elektrik Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri gereğince, elektrik piyasasında “dağıtım” ve “tedarik” faaliyetleri hukuken birbirinden ayrıştırılmış olup, “elektrik enerjisinin hatlar üzerinden nakli” olarak tanımlanan dağıtım işi dağıtım şirketleri, “elektrik enerjisinin toptan veya perakende satışı” olarak tanımlanan tedarik işi ise, tedarik şirketleri tarafından yürütülmekte (EPK.m.3 ve EPTHY.m.4) olup, - iktisadi Devlet teşekkülü olan uyuşmazlık dışı Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin web sitesinde yayınlanan bilgiden de anlaşıldığı üzere - ülkenin 21 dağıtım bölgesinden biri olarak belirlenen İstanbul Avrupa yakası bölgesinde Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'ndan lisanslı “tek” dağıtım şirketi olan karşı taraf, bu dağıtım bölgesinde “kamu hizmeti” nitelikli elektrik dağıtım hizmetini “tekel” olarak yürüttüğünü, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin m.42 ve m.49 hükümlerine göre; elektrik enerjisinin kesilmesi/bağlanması yetkisi dağıtım şirketine ait olup, kendi kullanımı için elektrik enerjisi alan bir tüketicinin, satış faaliyeti gösteren lisanslı tedarik şirketi ile akdettiği satış sözleşmesi olmaksızın elektrik enerjisi kullanabilmesi mümkün olmamakla birlikte, lisanslı dağıtım şirketi tarafından elektrik enerjisinin kesilmesi halinde, satış sözleşmesi bulunsa bile, elektrik enerjisini, mevzuata göre elektrik enerjisi dağıtım hizmeti verme yetkileri bulunmadığından herhangi bir tedarik şirketinden temin edebilmesi ve kullanabilmesi mümkün olmadığı gibi, her bir dağıtım bölgesinde EPDK'ndan lisanslı sadece bir dağıtım şirketi “tekel” olarak faaliyet gösterdiğinden, başka bir dağıtım şirketinden temin edebilmesi de mümkün olmadığını, talepte bulunan müvekkil, İstanbul Avrupa yakasındaki ticari işletmesi olan 3076542000 tesisat/hizmet numaralı kullanım yerinde, uyuşmazlık dışı lisanslı elektrik tedarik şirketi olan CK Elektrik Perakende (...) A.Ş.'nin sözleşmeli abonesi olarak elektrik enerjisi kullandığını, Keyfiyet uyuşmazlık dışı CK Elektrik Perakende (...) A.Ş.'nin müvekkil hakkında düzenlemiş olduğu 2026/02 dönemine ait normal tüketim faturasından anlaşıldığını, aleyhine tedbir istenilen şirket tarafından, müvekkilin mezkür kullanım yerinde kaçak elektrik kullanıldığı iddiası ile düzenlenen 21.04.2026 tarihli, H/822371 seri no'lu kaçak elektrik tespit tutanağına dayanılarak 22.04.2026 tarihli, DF12026000013336 no'lu ve 1.898.783,62-TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturası ile müvekkil adına 1.898.783,62-TL kaçak elektrik borcu tahakkuk ettirildiğini, oysa ki müvekkili tarafından, mezkür kullanım yerinde kaçak elektrik enerjisi kullanılmamış olup, aleyhine tedbir istenen şirket tarafından müvekkile atfen ileri sürülen haksız eylem nitelikli kaçak elektrik kullanım iddiası haksız, maddi ve hukuksal mesnetten yoksun olduğunu, son olarak; ihtiyati tedbir kararı verilmemesi hâlinde müvekkilinin her gün daha da artacak telafisi güç/imkânsız zararının doğacak olmasına karşılık, aleyhine tedbir istenen şirketin ise ihtiyati tedbirin uygulanması sebebiyle doğacak hiçbir zararı bulunmamakta olup, ihtiyati tedbirde gözetilmesi gereken bu menfaat dengesi de ihtiyati tedbiri gerekli kıldığını, bu bağlamda; talepte bulunan müvekkil, ticari işletmesinde belirtildiği üzere uyuşmazlık dışı elektrik tedarik şirketi olan CK Elektrik Perakende |...) A.Ş.'nin sözleşmeli abonesi olarak ve tahakkuk ettirilen tüketim bedellerini ödeyerek elektrik enerjisi kullandığını, yine İstanbul BAM 3. Hukuk Dairesi'nin yine karşı tarafın da tarafı olduğu emsal kararı olduğunu, bu bilgiler ışığında, tedbir kararı mezkür faturalarla sınırlı olarak tesis edileceğine göre; aleyhine tedbir istenen şirket, tüketilecek elektrik enerjisi bedellerinin ödenmemesi hâlinde elektrik enerjisini kesme, kesilmiş enerjinin mücbir sebepler dışında açılarak kullanılması durumunda (EPTHY.m.42/1-ç) ise, kaçak elektrik tespit tutanağı düzenleyerek enerjiyi kesme (EPTHY.m.43/3) ve kaçak elektrik bedeli tahakkuk ettirme hakkına zaten sahip olduğunu, açıklanan sebeplerle ve HMK.m.390/2 hükmü uyarınca, karşı tarafı dinlemeden dosya üzerinden yapılacak inceleme neticesinde; aleyhine tedbir istenilen şirket tarafından, talepte bulunan müvekkili şirketin 3076542000 tesisat/hizmet no'lu kullanım yerinin elektrik enerjisinin; 22.04.2026 tarihli, DF12026000013336 no'lu ve 1.898.783,62-TL bedelli, fatura borcundan dolayı kesilmemesi, kesilmiş ise yeniden verilmesi yönünde ihtiyati tedbir tesis edilmesine, HMK.m.393/2 fıkrasının ikinci cümlesi hükmü uyarınca; kararda belirtilmek suretiyle tedbirin uygulanmasında Yazı İşleri Müdürlüğünün görevlendirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece; "1-Talep eden vekilinin elektriğinin kesilmemesi, kesilmişse yeniden bağlanması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ İLE; talep eden tarafça 22.04.2026 tarihli, DF12026000013336 no'lu fatura bedeli olan 1.898.783,62 TL'nin % 15'i oranındaki 284.817,54 TL teminat yatırılması ve talep edene ait güncel elektrik faturalarının ödenmesi ve bu durumun karşı taraf kurumun denetiminde gerekleşmesi şartıyla talep eden KILIÇ SUİT TURİZM OTELCİLİK OTOMOTİV İNŞAAT VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ (Vergi Kimlik No:5530894624) ait 3076542000 tesisat/hizmet no'lu abonelikte ELEKTRİĞİN KESİLMEMESİ, KESİLMİŞSE YENİDEN BAĞLANMASI YÖNÜNDE İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMESİNE, 2-Teminat yatırıldığında BEDAŞ'a müzekkere YAZILMASINA, 3-İhtiyati tedbir kararının davacı vekiline tebliğ tarihinden itibaren 1 haftalık yasal süresi içerisinde teminat yatırılmak suretiyle mahkememizden uygulanmasının talep edilmemesi halinde tedbirin kendiliğinden ortadan kalkacağının BİLİNMESİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK m. 394(2) hükmü uyarınca ihtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, Mahkememize İTİRAZ kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda " 21/05/2026 tarihinde karar verilmiştir. Davalının tedbire itirazı sonrası ; " 21/05/2026 tarihli ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın REDDİNE" ilişkin 16/06/2026 tarihinde karar verilmiştir. Kararı davalı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; yeterli teminat alınmadan ihtiyati tedbir kararı verildiğini,%100 teminat alınması gerektiğini, davacı tarafın kaçak elektrik kullandığını ve kaçak tahakkukunun mevzuata uygun hesaplandığını,kaçak tutanaklarının aksi sabit olana kadar geçerli olduğunu,davacı tarafın ispat hususunda delil sunmadığını,yaklaşık ispatın sağlanmadığını,bu durumda kamu zararının oluştuğunu belirterek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava,kaçak tahakkuk bedeli yönünden elektriğin kesilmemesi için ihtiyati tedbir talebine ilişkindir. Talep eden tarafça daha sonra menfi tespit davasının açıldığı bildirilmiştir.Teminatın yatırıldığı görülmüştür. İstinafa gelen uyuşmazlık ihtiyati tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar."Özel hukuk tüzel kişisi olan şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.).HMK 389 ve devamı maddelerine göre “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir". Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yedi- emine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir.Somut olayda; dava konusu kaçak elektik tüketimine konu yer işyeri olup işin niteliği gereği elektriğin davacının işletmesi için olmazsa olmaz koşulu gözetildiğinde kesintinin, davacının faaliyetinin durmasına sebep olacağı, bu haliyle davacının kayıplara uğrayacağı, tarafların karşılıklı menfaatleri esas alındığında yargılama süresince çekişme konusu elektriğin kesilmesinin davacı aleyhine ağır zararlar doğuracağı, davanın sonuna kadar, en azından dava konusu miktarla sınırlı davacının işletmesinde elektrik kesintisinin önüne geçmek gerektiği, bunun yanı sıra alacağın miktarına göre davalı şirketin de ihtiyati tedbir isteminde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır. Zira davacının mal varlığında gelebilecek bir değişim nedeni ile ilerde belirlenecek alacaklı şirket zararının elde edilmesi zorlaşabileceği gibi tamamen imkansız hale de gelebilecektir. Bu haliyle HMK'nın 389. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesinde ve teminat miktarının belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Bu itibarla, davalının elektriğin kesilmemesi yönünde verilen ihtiyati tedbir kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 10/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/2103, K. 2026/2234, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-2103-e-2026-2234-k-c59ee191f6af