Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1570 E. 2026/1563 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1570
- Karar No
- 2026/1563
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2026/1570 Esas
KARAR NO:2026/1563 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 23. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:2026/1865 Esas (Derdest Dava Dosyası)
TARİH:11/06/2026
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
TALEP:İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ:10/09/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, geçmişte de ticari ilişkisi bulunan Kore merkezli ... Limited’den tedarik edilmek istenen “...” ürünleri için, bu şirketin Türkiye temsilcisi davalı ile irtibata geçtiğini, satış sürecinin ... aracılığı ile yürütüldüğünü, ... tarafından davacıya ... siparişine ilişkin proforma faturaların iletildiğini, davacının ürün bedellerini 09.07.2024 tarihinde 35.712,00-USD ve 29.08.2024 tarihinde 74.263,30- USD olmak üzere SWIFT yoluyla davalı şirkete ilettiğini, ancak ürünlerin teslim edilmediğini, satış temsilcisi ...’a ulaşılamaması üzerine doğrudan ... Limited ile irtibata geçildiğini, şirket yetkililerinin, ...’ın kendi firmalarını da benzer şekilde dolandırdığını iddia ederek ve iş akdinin feshedildiğini beyan ettiklerini, davalı şirket çalışanı ...'ın davalı şirketin unvanı, e-posta uzantısı ve ticari ilişkileri üzerinden davacı ile temasa geçtiğini, eylemin “işin görülmesi sırasında ve işin görülmesiyle ilgili” kapsamda gerçekleştiğini, davalı bakımından TBK m. 66 uyarınca adam çalıştıranın kusursuz sorumluluğunun doğduğunu, Karşıyaka ... Noterliği’nin 14.01.2025 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesiyle davalıdan bedelin iadesi veya ürünlerin gönderiminin talep edildiğinin, davalının Bakırköy ... Noterliği’nin 22.01.2025 tarih ve ... yevmiye sayılı cevabi ihtarnamesinde proforma faturaların sahte olduğunu iddia ettiğini; ancak ödenen bedelleri iade etmekten kaçındığını, davacının alacağını tahsil amacı ile İstanbul Anadolu 10. İcra Dairesi Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasından icra takibi başlattığını, davalının takibe haksız şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu, bu süreçte davalı şirketin alacaklılarından mal kaçırmaya yöneldiğini, davacı alacağının rehinle temin edilmediğini, ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu ileri sürerek;İhtiyati haciz talebinin kabulü ile davalı tarafın 113.612,54-USD tutarındaki malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, davanın kabulüne, itirazın iptaline, davalının inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 11/06/2026 2026/1865 Esas (Derdest Dava Dosyası) sayılı kararında; " (...) Somut olayda dava dosyası ve ekleri incelenmiş, davacı vekilinin, davalı tarafın 113.612,54-USD tutarındaki malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına haciz konulmasını talep ettiği görülmüş olup, alacağın varlığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olduğu ve yargılamayı gerektirmesi sebebiyle bu aşamada koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. " gerekçesi ile, ihtiyati haciz isteminin reddine; karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddialarını tekrarla; ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu, davacının alacağının vadesi gelmiş ve rehinle teminat altına alınmamış bir alacak olduğunu, davalı yanın yerleşim yeri ve iletişim bilgilerinin değişkenlik gösterebilme riskine sahip olduğunu, davalı bakımından malları gizleme, kaçırma vb. gibi bir durumun söz konusu olabileceğini, davalının hâlihazırda tasfiye sürecinde bulunmasının, alacağın ileride tahsil edilememesi riskini somut ve ciddi hâle getirdiğini,tasfiye sürecinde borçluya ait malvarlığının azalması veya üçüncü kişilere devredilmesi ihtimali bulunduğunu, somut olayda ihtiyati haciz kurumunun temel amacı olan alacağın ileride cebri icra yoluyla tahsilinin güvence altına alınması gerekliliğinin mevcut olduğunu, yaklaşık ispat koşulunun da sağlandığını, ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 113.612,54-USD alacak yönünden davalının mal hak ve alacakları üzerine, teminatsız veya mahkemenin takdir edeceği uygun bir teminat mukabilinde ihtiyati haciz konulmasına, karar verilmesini talep etmiştir .
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; davacının, davalı şirket çalışanı aracılığı ile dava dışı Güney Kore'de mukim şirketten satın aldığı ürünlerin teslim edilmediğinden bahisle, swift yoluyla gönderildiği ileri sürülen satış bedelinin, adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında davalıdan tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı yan, dava dilekçesi ile ihtiyati haciz isteminde bulunmuştur. Mahkemece istemin reddine dair verilen ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İİK'nun 257/1 fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı,borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.İİK'nun 258 maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür.Somut olayda; davacı iddiası, davalı savunması, yargılamanın bulunduğu aşama ve mevcut delil durumuna göre davacının davalıdan adam çalıştıranın sorumluluğuna dayalı olarak muaccel ve rehinle temin edilmemiş 113.612,54-USD tutarında alacağının bulunduğuna dair yaklaşık düzeyde ispat koşulunun oluşmadığı, yargılamanın dilekçe teatisi aşamasında bulunduğu, değişen delil durumuna göre mahkemeceden yeniden geçici hukuki koruma talep edilebileceği de nazara alındığında, bu aşamada istemin reddedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmış olup, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/09/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.