Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1086 E. 2026/1870 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1086
Karar No
2026/1870
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1086 KARAR NO : 2026/1870

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2021/294 Esas, 2023/82 Karar DAVA : ALACAK Birleşen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/251 Esas ve 2021/1000 Karar sayılı dosyasında; DAVA : MENFİ TESPİT KARAR TARİHİ : 10/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/09/2026

Asıl dosyada davacı birleşen dosyada davalı vekili ve asıl dosyada davalı birleşen dosyada davacı ....Şti. vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, jenaratör başta olmak üzere her türlü elektrikli, elektronik makine, dizel ve benzinli motor gibi teknik malzemelerin ve bunların aksam ve yedek parçalarının tedarikiyle alım-satım işini yaptığını, 2019 yılından itibaren ... isimli şirketle de düzenli bir şekilde çalışmaya başladığını, ... şirketinin ticari faaliyet gösterdiği diğer firmalarda olduğu gibi, müvekkili şirketle de satın alacağı ürünlere ilişkin tüm görüşmeleri, şirket bünyesinde satın almadan sorumlu personeli olan ... isimli kişi aracılığıyla yaptığını, zaman içerisinde müvekkili şirket ile ... şirketi adına sürekli görüşülen ... arasında bir güven ilişkisi tesis edildiğini, ...'ın ... şirketinin hâlihazırda peşin ödeme şeklinde çalışmadığını, davaya konu yedek parçanın sipariş için ... şirketine aracılık etmesini ve ürünün kendilerine tesliminden sonra, üzerine kâr marjını koyarak ... şirketine fatura etmesi şeklinde malzemenin tedarik edilmesini teklif ettiği, işbu teklifi kabul eden müvekkili şirketin ...’ın yönlendirdiği ... isimli şirket ile görüşüp, söz konuşu malın ... şirketi adına imal edilip, teslimi ve peşin satışının yapılması hususunda anlaştığını ve buna göre taraflar arasında 12.11.2020 tarihli Sipariş Protokolü akdedildiğini, protokolün ödeme maddesinde sipariş edilen malın teslimatının nasıl yapılacağının izah edildiği, ilgili maddede; “Satıcı (... şirketi) protokolün imzalanmasından itibaren- 6-8 hafta içinde alıcının talimatı üzerine sözleşmede bahsi seçen malı ... . A.S firmasının satın alma sorumlusu ...'a satıcı firmanın işyeri adresinde teslim edeceğini, alıcı müvekkili ... Şirketinin ise bu malın teslim edildiği zamanda kendi faturasını ve sevk irsaliyesini ... . A.Ş. firmasına düzenleyeceğini ve ... firmasının satın alma sorumlusu ...’a sevk irsaliyesi imzalatacak ve malın ... firması satın alma bölümü tarafından teslim alındığını teyit edeceği şeklinde düzenleme yapıldığını, işbu Protokol imzalandıktan sonra müvekkili şirketin, sözleşme bedeli olan 70.800,00 TL’yi davalı ... şirketinin Protokol’de gösterdiği banka hesabına 25.11.2020 tarihinde peşinen ödediğini, ... şirketi tarafından ... şirketi adına verilen siparişin imalatına başlanıldığının bildirildiğini ve ... şirketinin 70.800,00TL karşılığı faturasıyı müvekkili şirkete kestiğini, 30.12.2020 tarihinde ... şirketinin, müvekkili şirket yetkilisini arayarak malın imalatının bittiğini ve ...’a teslim edildiğini bildirdiğini ve imzalanmış bulunan Teslim-Tesellüm Belgesine ilişkin Tutanağın verildiğini, davalı ... şirketinin satın alma sorumlusu ...’ın, işbu Teslim-Tesellüm Belgesine uygun olarak ... şirketinden malı teslim aldığını beyan etmesi üzerine; müvekkili şirketin aynı gün 30.12.2020 tarihinde, anlaştığı gibi ürün bedelinin üzerine kar marjını da koyarak ... şirketine fatura ve sevk irsaliyesini kestiği, işbu sevk irsaliyesinin de ... tarafından imzalandığını, bu yönüyle söz konusu malın, ... şirketine teslim edildiğinin bizzat şirketin satın alma personeli tarafından teyit edildiğini, davalı ... şirketinin, müvekkili şirket tarafından kesilen faturaya TTK m.21/3 uyarınca 8 gün içinde herhangi bir itirazda bulunmadığı, böylece söz konusu faturanın uygunluğunun da kabul edildiğini, ancak daha sonrasında müvekkili şirket tarafından kesilmiş fatura içeriği malı teslim almadıklarını, ...'a ulaşamadıklarının bildirildiğini, ...'ın birden bire ortadan kaybolduğunu, bunun akabinde davalı ... şirketinin, müvekkili şirketin kestiği faturayı ticari defterlerine islemiş olmasına rağmen, işbu malın bedelini müvekkili şirkete ödemediği gibi, aradan uzun bir süre geçtikten sonra faturaya itiraz ederek, iade faturası tanzim ettiğini, buna karşılık müvekkili şirket tarafından İzmir 26.Noterliği’nin 08.02.2021 tarih ve 2400 yevmiye numaralı ihtarnamesiyle, ... şirketinin kendi personeli ile gerçekleştirdiği ticari faaliyetine karşı haksız ve hukuki mesnetsiz yapılan itiraz ile kesilen iade faturasının kabul edilmediğinin bildirildiği, yapılan araştırmalarda ...’ın ... şirketine alım yapmak adına müvekkil şirket gibi başka birçok firmayla daha ... şirketinden mal alımı hususunda ... şirketine aracılık etmelerini talep ettiğinin ve daha sonra kendisine bir türlü ulaşılamadığının öğrenildiği, birçok firma gibi müvekkili şirketin de, ticaret yapılmak suretiyle kâr edilerek para kazanılacağı yönünde bir algı oluşturulup, aldatılarak dolandırıldığı, peşin olarak parayı verip üstüne düşeni yapan müvekkili şirketin, sıra kendi alacağına gelince davalı ... şirketinin işbu ticari ilişkiyi inkar etmesiyle karşılaştığı, bu nedenle öncelikli olarak Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/5214 sor. numaralı dosyası ile dava dışı ... ve davalı şirketlerin yetkilileri hakkında dolandırıcılık suçundan şikayetçi olunduğu, ...’ın telkinleri ve yönlendirmesiyle ödemenin yapıldığı davalı .... şirketinin de haksız ve sebepsiz bir şekilde zenginleştiği 70.800,00TL bedeli müvekkil şirkete iade etmekle yükümlü olduğunu belirterek fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile 70.800,00 TL'nin 25.11.2020 ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont-avans faiziyle birlikte davalı şirketlerden müşterek ve müteselsil olarak tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; HMK.m.6 gereğince Bakırköy mahkemelerinin yetkili olduğu, yetki itirazlarının kabulü ile Bakırköy Ticaret Mahkemelerinin yetkisine karar verilmesini talep ettikleri, davacının işbu davayı ikame etmesinde hukuki menfaati bulunmadığından dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddinin gerektiği, müvekkilinim davacıya borçlu olmadığının tespiti için 06.04.2021 tarihinde İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/251.E. sayılı dosyası ile dava açıldığı, davanın açıldığı tarihte, müvekkilinin açtığı menfi tespit davası bulunduğundan; davacının huzurdaki davayı açmakta herhangi bir hukuki yararı bulunmadığı, davacının, ... tarafından üretilen ürünlerin müvekkiline satılmak üzere, kendisi tarafından satın alındığını ve bedelinin kendisi tarafından ödendiğini, akabinde ürünlerin müvekkilinin çalışanı ... tarafından teslim alındığının ifade edildiği, söz konusu beyanların tamamen basiretli tacir yükümlülüklerine aykırı olduğu, nitekim faturanın, temsil yetkisi olmayan şirket çalışanı tarafından kabulünün mümkün olmadığı, faturaların, şahsi işletmelerde iş sahibi, adi ortaklıklarda ortaklardan herhangi biri, tüzel kişi işletmelerde fatura imzalamaya yetkili kılınmış kişi veya kişiler tarafından kabulünün mümkün olduğu, ayrıca işbu olağan dışı meblağlı faturanın müvekkil şirket yetkilisinin onayı veya bilgisi sorulmadan düzenlenmesinin basiretli tacir yükümlülüklerine aykırı olduğu, davacının belirttiği şekilde bir ticari ilişki olduğu varsayılsa bile iddia edilen ticari ilişki kapsamında hiçbir zaman bu tutarda bir talep olmadığı göz önüne alınarak müvekkili şirket çalışanının işbu hususta yetkili olup olmadığı bilinmeden hareket edilmesinin TTK madde 18/2 uyarınca basiretli tacir yükümlülüklerine aykırı olduğu, diğer davalı tarafından üretilen ürünlerin, müvekkili tarafından teslim alındığı belirtilmişse de söz konusu ürünlerin müvekkili tarafından teslim alınmadığı, davacının kendi kusuru ile ihmal sonucunu ve hiçbir somut dayanağı olmayan güven ilişkisini gerekçe göstererek, müvekkilinin teslim almadığı mal ve hizmet bedelini müvekkilinden talep etmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, ayrıca müvekkil şirketin tek seferde 70.800,00TL ödeyebilecek güçte olmadığı ve bu nedenle davacının ödeme yaptığı iddiasının bile faturaya konu işlemin gerçek olmadığını ispatlar nitelikte olduğu, davaya konu icra takibinin dayanağı olan faturanın 30.12.2020 tarih 90.000,00 TL bedelli olduğu, davaya konu faturanın ‘makine yedek parça işçilik ’ gibi belirsiz ve tanımsız ibareler kullanılmak sureti ile düzenlendiği, davacının, söz konusu makine yedek parçanın markasını, niteliğini, niceliğini belirtmediği gibi söz konusu malların bir makine parçası ise işbu makine parçalarının garanti belgesi, kullanım kılavuzu, servis fişi, TSE belgesi ve ilgili evraklarını fatura ekine koymadığı gibi müvekkiline faturaya konu malların teslim edilmediği, davacının işçilik ibaresi ile faturalandırdığı bedelin ise tamamen tanımsız olduğu, faturaya konu ürünün diğer davalı tarafından üretilip doğrudan müvekkiline teslim edildiğini iddia eden davacının ürün üzerindeki işçiliği bilmesinin de mümkün olmadığı, davacının, kendi sunmadığı bir isçiliğin ücretini neye göre belirlediğinin belli olmadığı, davacının işbu hususa ilişkin herhangi bir servis, tamir ve benzeri hizmet evrakının fatura ekinde yer almadığı, davaya konu faturaya konu edilen mal bedellerinin piyasa değerlerinin dört beş katı değer üzerinden faturalandırılmak sureti ile usul ve yasaya aykırı bir şekilde menfaat elde edilmeye çalışıldığı, ayrıca müvekkilinin tek seferde 70.800,00TL ödeyecek güçte olmadığı iddiası ile davacıya kar marjı koyarak ödeme yapılmasının teklif edildiği iddiasının bile davaya konu faturanın haksız kazanç elde etmek amacıyla usul ve yasaya aykırı düzenlendiğini gösterdiği, davacının kendi kusuruna dayanarak, menfaat elde edemeyeceği de sabit olduğundan haksız davanın reddini talep ettiklerini, davacının, fatura hususunda mutabık kalındığı ve faturanın ticari defterlere işlendiğini belirtmişse de usul ve yasaya aykırı ve hatta suça konu olan faturanın portal üzerinden tebliğ edilmiş olması; bu faturaya yasallık kazandırmadığı, faturayı teslim aldığı iddia edilen ve mutabakat maili gönderdiği belirtilen kişilerin şirket yetkilisi olmadığı, söz konusu şirket çalışanları hakkında da suç duyurusunda bulunulduğunu, davacının müvekkiline muhteviyatını bilmediği, satın ve teslim alınmayan mallara konu faturayı elektronik ileti ile tebliğ ettiğini, içeriği bilinmeyen ‘makine yedek parça işçilik’ açıklaması gibi belirsiz ifadeler kullanılmak sureti ile düzenlenmiş olan işbu faturaya derhal, Karşıyaka 4. Noterliği tarafından gönderilen 10.02.2021 tarihli ve 04538 yevmiye nolu ihtarname ile ve Büyükçekmece 7. Noterliği tarafından gönderilen 23.02.2021 tarihli ve 05391 yevmiye numaralı ihtarnameler ile itiraz edildiğini, davaya konu faturanın; müvekkilinin bilgisi dışında düzenlendiği ve suça konu eylemler neticesinde tebliğ edilerek ticari defterlere hile ile işlenmişken; gerçek bir ticari ilişkiden bahsedilmesinin mümkün olmadığından bahisle davanın reddine ve davacı aleyhine davaya konu tutarın %20’ sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .....Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin İzmir ....' de bulunan .... Sanayi Sitesinde, genellikle CNC işleri ve hidrolik ekipmanları üretmek, alıp satmak ile iştigal eden bir işletmesi olduğunu, teknik ekipmanların yedek parçalarını üretip sattığını, müvekkili ile diğer davalı ... . A. Ş. arasında yaklaşık beş yıldır süre gelen bir ticari ilişki olduğunu, bu sürecin neredeyse tamamında işbu şirketin satın alma işlerinde yetkili ... muhatap olunduğunu, müvekkili ile diğer davalı arasında devam eden ilişkinin sonlarına doğru diğer davalının yetkilisinin müvekkilinden yüklü bir miktarda özel imalat olan makine yedek parçalarını kısa bir sürede üretmesini istediğini, son siparişin miktarının yüksek olması, tamamıyla özel üretim mal olması, üretilen malın bedelinin ödenmesinde bir sıkıntı olması veya siparişin değiştirilmesi gibi bir durumda üretilen malın bir başkasına satışının neredeyse imkansız olması, bu miktarda malın üretildikten sonra siparişin değiştirilmesi veya bedelinin ödenmemesi gibi bir durumda ticari işlemin maddi büyüklüğü sebebiyle şirketin maddi kayıplarını karşılamasının mümkün olmaması nedenleriyle vadeli ödemenin müvekkili şirket tarafından kabul edilmediğini, bunun üzerine diğer davalı şirketin satış yetkilisi ... işbu davanın davacısı da dahil olmak üzere beş şirketin mal bedellerini peşin ödemeyi kabul ettiğini, üretilen malları bu şirketlerden vadeli olarak kendilerinin yani diğer davalı şirketin alacağını beyan ettiğini, hemen sonrasında bu şirketler müvekkili ile irtibata geçerek bu mallar için siparişlerini verdiğini, müvekkilinin de davacı şirket de dahil olmak üzere bu şirketler için malları ürettiğini ve teslim ettiğini, bedelini alıp teslim ettiği malların faturalarını davacı şirket de dahil diğer şirketlere gönderdiğini, davacı şirket dahil hiçbir şirketin bu faturalara itiraz etmediğini, defterlerine işlediklerini, diğer davalı ile olan ticari ilişki de 2021 yılının Şubat ayına kadar devam ettiğini, ancak 2021 yılının başlarında davacı şirket de dahil bir kısım şirketin müvekkilini arayarak diğer davalı şirketin kendilerinin düzenlediği faturaları kabul etmediğini veya faturalarını iade ettiğini, diğer davalı şirket ile bu şirketin satın alma yetkilisi ... arasında sorun çıktığını bildirdiğini, satın alma yetkilisi ...' ın işten ayrıldığını ve bu şirket ile bu şahıs arasında sorun olduğunu, diğer davalı şirketin ...'ı şirketlerini zarar uğrattığını iddia ettiğini hem davacı hem diğer davalı hem de piyasadan duyduğunu, müvekkili şirket davacı şirketin sipariş ettiği malları ürettiğini ve faturalandırıp teslim ederek parasını aldığını, müvekkili şirketin ne diğer davalı şirket ne de bu şirketin elamanı olan ... ile birlikte hareket etmesi söz konusu olmadığını, gerçek dışı iddialar ile müvekkilinin diğer davalı ile ilişkilendirilmeye çalışılarak davaya dahil edilmeye çalışılmışsa da mevcut şartlarda bu tür bir davanın müvekkiline yönlendirilmesinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, sadece ihtimallere dayalı olarak bu tür bir davanın açılması mümkün olmayıp, işbu davada iddia ve ispat külfeti davacı tarafa ait olduğunu belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini istemiştir. Birleşen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/251 Esas 2021/1000 Karar sayılı dosyası açısından; Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından usul ve yasaya aykırı ve hatta suça konu olan bir kısım faturalar kesilerek portal üzerinden tebliğ edilmiş olup söz konusu faturalar hukuka aykırı olduğu, davalı şirketin müvekkili şirkete muhteviyatını bilmediği faturaya konu mal ve hizmetin, müvekkili tarafından satın ve teslim alınmadığı bir takım faturaları elektronik ileti ile tebliğ ettiği, müvekkil şirket tarafından içeriği bilinmeyen ‘makine yedek parça işçilik’ açıklaması gibi belirsiz ifadeler kullanılmak sureti ile düzenlenmiş olan işbu faturalara derhal Karşıyaka 4. Noterliği tarafından gönderilen 10.02.2021 tarihli ve 04538 yevmiye nolu ve Büyükçekmece 7. Noterliği tarafından gönderilen 23.02.2021 tarihli ve 05391 yevmiye nolu ihtarnameler ile itiraz edildiği, söz konusu faturalarda açıklayıcı herhangi bir bilgi, faturaya konu hizmete ilişkin herhangi bir sözleşme, müvekkili şirket yetkililerinin talep ve kabulüne konu sipariş formu, irsaliye ve sevk fişi tespit edildiği, VUK madde 230' da bir faturada yer alması gereken zorunlu unsurlar düzenlenmiş olmakla, söz konusu faturalarda işbu hususlar yer almadığı, bilindiği üzere fatura; ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları ya da ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari bir belge niteliğinde olduğu, ancak dilekçe ekinde yer alan ve davaya konu olan faturalara ilişkin herhangi bir sözleşme bulunmadığı, davalı şirket tarafından usul ve yasaya aykırı şekilde kesilen faturaların muhteviyatı bilinmediği gibi içerikte yer alan emtialar hiçbir surette müvekkil şirket adresine ve müvekkil şirket yetkililerine teslim edilmediği, davalı şirket tarafından hiçbir temel borç ilişkisine dayanmadan, tamamen gerçeğe aykırı bir şekilde doldurularak, miktarında, satış bedelinde gerçeğe aykırı bilgilere yer verilerek, fatura düzenlenmesi sureti ile alacak ihdas edilmeye çalışılmakta olduğu, öyle ki herhangi bir sözleşmeye, herhangi bir siparişe ve herhangi bir teslime konu olmayan faturaların bedelleri incelendiğinde anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin, işbu faturaları düzenleyen davalı şirket ile işbu faturalara konu edilen bedeller üzerinden bir mal ve hizmet alımını davalı ile ticari faaliyette bulunduğu süre içerisinde hiçbir zaman gerçekleştirmediği, bu durumun müvekkili şirketin usul ve yasaya uygun olarak tutulan ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ile anlaşılacağı, davaya konu olan faturaların usul ve yasaya aykırı ve hatta suça konu olabilecek nitelikte olduğunun sabit olduğu, işbu hususta şüpheliler hakkında suç duyurusunda bulunulmuş olup Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı’ nın 2021/2772 sayılı dosyasından soruşturma başlatıldığı, davalı şirketin müvekkili şirketi usul ve yasaya uygun olmayan faturalar düzenleyerek borçlandırırken, işbu eylemleri ile haksız menfaat elde etme gayret ve çabasında olduğu, davalı şirket, söz konusu makine yedek parçanın markasını niteliğini niceliğini belirtmediği gibi söz konusu mallar bir makine parçası ise işbu makine parçalarının garanti belgesi, kullanım kılavuzu, servis fişi, TSE belgesi ve ilgili evraklarını fatura ekine koymadığı gibi; müvekkilime teslim de edilmediği, davalının işçilik ibaresi ile faturalandırdığı bedelin ise tamamen tanımsız olduğu, davalının işbu hususa ilişkin herhangi bir servis, tamir ve benzeri hizmet evrakı fatura ekinde yer almadığı, işbu husus davalının haksız kazanç elde etme gayretini ispat etmekte olduğu, davalı şirket aleyhine menfi tespite konu tutarın %20’ sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekmekte olduğu, davalının müvekkili şirket aleyhine başlattığı icra takibine itiraz edildiğinden bahisle yapılacak yargılama sonucunda müvekkilinin borçlu olmadığına karar verilmesi halinde söz konusu takibin de iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu somut olayda, taraflarınca dava tarihinden önce açılan bir icra takibi bulunmadığı, kaldı ki davada asıl haksız ve kötü niyetli tarafın davacı şirket olduğunun da açık olduğu, bu nedenle tüm parası hiç edilen, parasını verdiği ürün de ortada olmayan, yani zarara uğratılan tek tarafın müvekkili şirket olduğundan bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde istinaf incelemesine konu karar ile; "...Asıl dava ve birleşen dava; Alacak ve Menfi Tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili delil olarak; ticari defterleri, SGK dökümleri, banka hesap hareketleri, ödemeye ilişkin dekontlar, cari hesap ekstreleri, sipariş protokolü, sevk irsaliyeleri, teslim tesellüm belgeleri, noter ihtarnameleri, cari kayıt ve belgeler, davacı şirkete ait defter, belge ve kayıtlar, tanık anlatımları ve bilirkişi incelemesine dayanmış, dayanak belgelerini dosyaya sunmuştur. Asıl dosyada uyuşmazlık ve çözülmesi gereken sorun; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının adam çalıştırma sorumluluğu ve sebepsiz zenginleşme nedeniyle davalı ...'dan alacaklı olup olmadığı, diğer davalı .....Şti.'nin ... ile el ve işbirliği içinde olup olmadığı, davalı ....'ın haksız yere zenginleşip zenginleşmediği, mahkememizin davaya bakmakla yetkili olup olmadığı noktalarındadır. Birleşen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında uyuşmazlık ve çözülmesi gereken sorun; davacının 30/12/2020 tarih ve 90.000,00 TL tutarlı makina yedek parça işçilik içerikli faturadan kaynaklı borçlu olup olmadığı ,fatura içeriğinde ki mal ve hizmetin davacıya teslim edilip edilmediği,davalının davacı çalışanı olarak bildirdiği ... ile yaptığı sözleşmelerden davacının sorumlu olup olmayacağı noktalarındadır. Taraflar arasındaki alış verişe istinaden banka ödemeleri, SGK dökümleri, taraf şirketlerin ticaret sicil kayıtları, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/2772 sayılı soruşturması dosyası celp edilerek incelenmiştir. Mahkememizin 18/03/2022 tarihli celsesinde verilen ara kararı uyarınca; dosyanın SMMM uzmanı bilirkişiye verilerek, taraf defter ve kayıtları üzerinde gerekli görülmesi halinde yerinde inceleme yapma yetkisi de verilerek uyuşmazlık konusunda rapor düzenlenmesi istenmiştir. Bilirkişi .... tarafından mahkememize sunulan 08/06/2023 uyap tanzim tarihli bilirkişi raporunda; İlgili mevzuat gereği; davacı şirket tarafından sunulan 2020-2021 yıllarına ait Yevmiye Defteri, Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin kanuni süresi içinde açılış tasdikleri ile 2020 yılı Yevmiye Defterinin kapanış tasdikinin yapıldığı; ancak 2021 yılı Yevmiye Defterinin notere kapanış tasdik son tarihinin 30.06.2022 olması sebebiyle, henüz kapanış tastiğinin yapılmadığı; Davacı ... resmi defterlerinde; 31.12.2020 tarihi itibariyle Davalı ...'nın, Davacı....'a 90.000,00.-TL tutarında Borçlu olduğunun kaydedildiği; Davacı ... resmi defterlerinde; 31.12.2020 tarihi itibariyle Davalı ....'nın Davacı ....'dan hiç alacaklı olmadığının kaydedildiği; Davalı ......A.Ş.'nin 2020-2021 yılları inceleme dönemlerinde E-DEFTER tuttuğu, inceleme dönemlerine ait tutulan Yevmiye Defteri ve Defter-i Kebirin E-Defter Beratları tarafımdan incelenmiş olup, oluşturma tarihlerinin yasal süresi içinde yapıldığı, Davalı ...'nın resmi defterlerinde; 30.01.2021 tarihi itibariyle hesabın sıfırlandığı hiç bakiye vermediği, Davalı ...'nın, Davacıya hiç borcunun olmadığının kaydedildiği, davalı ...'nın resmi defterlerinde; 01.07.2021 tarihi itibariyle hesabın sıfırlandığı hiç bakiye vermediği, davalı ...'nın, diğer Davalı ........Şti.'den hiç alacağının olmadığının kaydedildiği, davalı ....Şti. tarafından sunulan 2020-2021 yıllarına ait Yevmiye Defteri, Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin kanuni süresi içinde açılış tasdikleri ile 2020 yılı Yevmiye Defterinin kapanış tasdikinin yapıldığı; ancak 2021 yılı Yevmiye Defterinin notere kapanış tasdik son tarihinin 30.06.2022 olması sebebiyle, henüz kapanış tastiğinin yapılmadığı; davalı ... resmi defterlerinde; 31.12.2020 tarihi itibariyle davalı ... .'nın davacı ....'dan hiç alacaklı olmadığının kaydedildiği; Davalı ... resmi defter kayıtlarında 31.12.2021 sonu itibariyle, davalı ...... A.Ş.'nin Davalı ....dan -29.091,26-TL alacaklı olduğunun kaydedildiği, dosya içeriğindeki davaya konu 30.12.2020 tarihli davacının davalı ... A.Ş.'ye düzenlediği 1 adet KDV Dahil 90.000,00-TL toplam tutarındaki e-Arşiv faturası içeriğinin "MAKİNA YEDEK PARÇA İŞÇİLİK" olduğu, düzenlenen fatura için 30.12.2020 tarih C-204085 seri sıra numaralı Sevk irsaliyesinin altında teslim alan bölümünde..... yazılarak imzalandığı görülmekle; İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkemenize gönderilen 09.06.2021 havale tarihli cevabi yazı ekindeki belgelerden, ....'ın, 1381520 3523 iş yeri sicil numaralı ......A.Ş.de 01.07.2010 - 11.02.2021 tarihleri arasında 4110.03 Büro Memuru (Genel) meslek koduyla çalıştığı ve 29 çıkış kodlu " İşçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı nedenle feshi" ile 11.02.2021 tarihinde işten çıkışının verildiği görüldüğünden; davaya konu e-Arşiv faturası ve içeriğindeki hizmetin davalı ......A.Ş.'nin sigortalı çalışanı ...'a teslim edildiği tespit edilmiştir. Davaya konu 30.12.2020 tarihli davacının davalı ... A.Ş.'ye düzenlediği 1 adet KDV Dahil 90.000,00.-TL toplam tutarındaki e-Arşiv faturasının, içeriğinin; Davacı şirket tarafından diğer davalı ...a 70.800,00.-TL tutara yaptırdığı ve 70.800,00.-TL tutarı Davalı ...a ödediği; 30.12.2020 tarihli davacının davalı ... A.Ş.'ye düzenlediği 1 adet KDV Dahil 90.000,00.-TL toplam tutarındaki e-Arşiv faturasının içeriğindeki hizmetin davalı ......A.Ş.'nin sigortalı çalışanı ...'a teslim edildiği; ancak davalı ...nın fatura karşılığını ödemediği gibi 1 ay sonra iade faturası düzenlediği, ancak iade faturasının da davacı tarafından kabul edilmeyerek davalı ...ya ihtarname ekinde iade edildiği, iade faturasını davalı ... defterlerinde davacı hesabına Borç kaydedilirken, davacı defterlerine hiç kaydedilmmediği, bu sebeple taraf defter kayıtları arasında 90.000,00.-TL tutarında Bakiye farkı olduğu tespit edilmiştir. Anılan 90.000,00.-TL tutarlık iade faturasının kabul edilip edilmeyeceğinin takdiri Sayın Mahkemenize ait olduğundan tarafımdan alternatifli hesaplama yapılmış ve buna göre; davalı ... A.Ş.'nin Davacı ......Ltd.'e kabul etmeyerek düzenlediği 90.000,00.-TL tutarındaki iade faturası Sayın Mahkemeniz tarafından kabul edilir ise; davalı ...'nın, Davacıya hiç borcunun olmayacağı; şayet anılan iade faturası Mahkeme tarafından kabul edilmez ise; davalı ...'nın, Davacıya 90.000,00-TL tutarında borçlu olacağının hesap edildiği bildirilmiştir. Mahkememizin 14/10/2023 tarihli celsesinde verilen ara karar uyarınca; doyanın önceki SMMM bilirkişisine bir makina mühendisi bilirkişi eklenerek taraf vekillerinin beyan ve itirazları ile dava konusu fatura içeriğindeki makine yedek parça işçilik tutarı, envanterlerinde bulunup bulunmadığı, davalı birleşen dosya davacı makinalarında kullanılıp kullanılmadığı hususlarında rapor tanzim edilmesi istenmiştir. Bilirkişiler .... ve ....tarafından 04/01/2023 tarihinde verilen raporda; ASIL DAVA YÖNÜNDEN; :1-Dosya kapsamından davaya konu faturanın; Davacı satıcı .....Şti. tarafından davalı ....A.Ş. adına düzenlenen 30.12.2020 tarih GIB20200000245 no lu, 1 adet makina yedek parça işçilik içerikli %18 KDV dahil 90.000,00TL tutarlı, irsaliyeli e-Arşiv fatura olduğu belirlenmiş olup, bu fatura içeriğinde sadece 1 adet makina yedek parça işçilik belirtildiği, hangi marka ve tip makinanın, hangi parçası olduğu, modeli, tipi, seri numarası v.b. herhangi bir ayırt edici özelliği bulunmadığı gibi, ne yedek parçanın üretimi ile ilgili olarak düzenlenen sipariş protokolünde, nede ... tarafından imzalanan sevk irsaliyesinde yedek parça adı, tipi, modeli, seri numarası v.b. herhangi bir ayırt edici özelliği bulunmadığından mahallinde yapılacak inceleme ile davaya konu fatura içeriği yedek parçanın tespiti mümkün olamamıştır. 2-Dava konusu fatura içeriğindeki makine yedek parça işçilik tutarı hususu; davaya konu 30.12.2020 tarih GIB20200000245 no lu, e-Arşiv fatura içeriğinde sadece 1 adet makina yedek parça işçilik belirtildiği, hangi marka ve tip makinanın, hangi parçası olduğu, modeli, tipi, seri numarası v.b. herhangi bir ayırt edici özelliği bulunmadığı gibi, ne yedek parçanın üretimi ile ilgili olarak düzenlenen sipariş protokolünde, nede ... tarafından imzalanan sevk irsaliyesinde yedek parça adı, tipi, modeli, seri numarası v.b. herhangi bir ayırt edici özelliği bulunmadığından yedek parça ve işçilik tutarının tespiti mümkün olamamıştır. 3-Dava konusu fatura içeriğindeki makine yedek parçasının davacı ... envanterlerinde bulunup bulunmadığı hususu: Davacı ... defterlerinde takibe ve davaya konu faturanın alış, satış ve yansıtma kayıtlarının usulüne uygun yapıldığı, alış ve satışın defterlere kaydedildiği görülmüştür. 4-Dava konusu fatura içeriğindeki makine yedek parçasının Davalı birleşen dosya davacısı makinalarında kullanılıp kullanılmadığı hususu: Dosya kapsamından davaya konu fatura içeriğinde sadece 1 adet makina yedek parça işçilik belirtildiği, hangi marka ve tip makinanın, hangi parçası olduğu, modeli, tipi, seri numarası v.b. herhangi bir ayırt edici özelliği bulunmadığı gibi, ne yedek parçanın üretimi ile ilgili olarak düzenlenen sipariş protokolünde, nede ... tarafından imzalanan sevk irsaliyesinde; yedek parça adı, tipi, modeli, seri numarası v.b. herhangi bir ayırt edici özelliği bulunmadığından mahallinde yapılacak inceleme ile davaya konu fatura içeriği yedek parçanın davalıya ait makinalarda kullanılıp kullanılmadığının tespitinin mümkün olamayacağı değerlendirilmiştir. BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN: 1-Dosya üzerinde yapılan incelemelerde; davanın konusunun; Davalı satıcı ... .Şti. tarafından davacı ... ..A.Ş. adına düzenlenen 30.12.2020 tarih GIB20200000245 no lu, 1 adet makina yedek parça işçilik içerikli %18 KDV dahil 90.000,00TL tutarlı irsaliyeli e-Arşiv faturadan dolayı davacının davalıya borcunun olup olmadığı yönünde menfi tespit olduğu belirlenmiştir. 2-Davaya konu fatura içeriğinde; sadece 1 adet makina yedek parça işçilik belirtildiği, hangi marka ve tip makinanın, hangi parçası olduğu, modeli, tipi, seri numarası v.b. herhangi bir ayırt edici özelliği bulunmadığı gibi, ne yedek parçanın üretimi ile ilgili olarak düzenlenen sipariş protokolünde, nede ... tarafından imzalanan sevk irsaliyesinde yedek parça adı, tipi, modeli, seri numarası v.b. herhangi bir ayırt edici özelliği bulunmadığından davaya konu fatura içeriği yedek parçanın tespiti ve davacıya ait makinalarda kullanılıp kullanılmadığının tespiti mümkün olamamıştır. 3-Davaya konu fatura içeriği yedek parça ile ilgili olarak dava dışı imalatçı ....Şti. ile davalı ... . ..Şti. arasında düzenlenen sipariş protokolünün 3.maddesinde; sipariş edilen malın kısa tanımının: Tuz Toplama makinası için elevatör kısmı ve yürüyüş aksamı için yedek parça alımı işi olduğunun belirtildiği, hangi marka ve tip makinanın, hangi parçası olduğu, modeli, tipi v.b. herhangi bir ayırt edici özelliği bulunmadığı belirlenmiş olup, söz konusu yedek parçanın davalı tarafından teslim alınıp, davacı ... ...A.Ş.ne teslim edilmediği, dava dışı .....Şti. tarafından davacı ... ..A.Ş.adına ...'a teslim edildiği belirlenmiştir. 4-Davacı ... .A.Ş.tarafından; davaya konu faturanın, temsil yetkisi olmayan şirket çalışanı ... tarafından kabulünün mümkün olmadığı gibi faturaya konu emtianın da şirketlerine teslim edilmediği iddia edilmiş olup, takdiri mahkemeye bırakılmıştır. 5-Muhasebe yönünden davacının borçlu olup olmadığı hususu; 08.06.2022 tarihli kök raporumda taraf defterleri incelenmiş ve sonuç kısmında yapılan alternatifli hesaplamada; "Anılan 90.000,00.-TL tutarlık iade faturasının kabul edilip edilmeyeceğinin takdiri Sayın Mahkemenize ait olduğundan tarafımdan alternatifli hesaplama yapılmış ve buna göre; davalı ... A.Ş.'nin Davacı ......Ltd.'e kabul etmeyerek düzenlediği 90.000,00-TL tutarındaki iade faturası mahkeme tarafından kabul edilir ise; Davalı ...'nın, Davacıya hiç borcunun olmayacağı; şayet anılan iade faturası Sayın Mahkemeniz tarafından kabul edilmez ise; davalı ...'nın, Davacıya 90.000,00.-TL tutarında borçlu olacağının hesap edildiği bildirilmiştir. Tüm dosya içeriği ve delillerin özellikle bilirkişi raporunun değerlendirilmesi sonucunda: davalara konu faturaların davalılardan ...'ın davacı ...'a düzenlediği 01/12/202 tarihli makina yedek parça işçilik içerikli fatura ile , 30.12.2020 tarihli davacının davalı ... A.Ş.'ye düzenlediği 1 adet KDV Dahil 90.000,00.-TL toplam tutarındaki içeriğinin makina yedek parça işçilik içerikli fatura olduğu, davacı şirket tarafından diğer davalı ...'a 70.800,00.-TL tutara yaptırdığı ve 70.800,00.-TL tutarı davalı ...a ödediği,....Şti. tarafından davacı .....A.Ş.adına ...'a teslim edilen mal ve hizmetin davalı ...ya verilip verilmediği davalı ...'nın fatura karşılığını ödemediği gibi 1 ay sonra iade faturası düzenlediği, ancak iade faturasının da davacı tarafından kabul edilmeyerek davalı ...ya ihtarname ekinde iade edildiği, her ne kadar davaya konu e-Arşiv faturası ve içeriğindeki hizmetin davalı ......A.Ş.'nin sigortalı çalışanı ...'a teslim edildiği tespit edilmiş ise de davaya konu fatura içeriğinin 1 adet makina yedek parça işçilik olarak belirtildiği, hangi marka ve tip makinanın, hangi parçası olduğu, modeli, tipi, seri numarası v.b. herhangi bir ayırt edici özelliği bulunmadığı gibi, ne yedek parçanın üretimi ile ilgili olarak düzenlenen sipariş protokolünde, ne de ... tarafından imzalanan sevk irsaliyesinde yedek parça adı, tipi, modeli, seri numarası v.b. herhangi bir ayırt edici özelliği bulunmadığı, davaya konu fatura içeriği yedek parçanın tespiti ve davacıya ait makinalarda kullanılıp kullanılmadığının tespitinin mümkün olmadığı, kaldı ki davacının davalı ... ile fatura konusu hizmete ilişkin aralarında herhangi bir sözleşme, sipariş formu bulunmadığı bu nedenle davacının 90.000,00 TL lik faturaya konu 70.800,00 TL lik mal ve hizmetin davalı ...ya sunulmadığı anlaşıldığından bu davalı bakımından davanın reddine karar verilmiş ,diğer davalı ... bakımından ise 70.800,00 TL lik ödemenin davacı tarafından 25/11/2020 tarihinde ... 'a yapıldığı anlaşıldığından bu davalı bakımından davanın kabulüne karar verilmiştir. Birleşen İzmir 4 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/251 esas sayılı dosyası ile davacı ...'nın 30.12.2020 tarih GIB20200000245 no lu, 1 adet makina yedek parça işçilik içerikli %18 KDV dahil 90.000,00TL tutarlı irsaliyeli e-Arşiv faturadan dolayı davacının davalıya borcunun olup olmadığı yönünde menfi tespit olduğu yukarıda asıl dosyada yazılı gerekçeler ile dava konusu fatura içeriği mal ve hizmetin davalı tarafından davacıya verildiğinin ispat edilemediği bu nedenle davacının 30/12/2020 tarih ve 90.000,00 TL lik faturadan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş davalının iş bu faturadan kaynaklı takip yapmadığı ve davalının kötüniyeti ispat edilemediğinden kötüniyet tazmunat talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' gerekçesi ile; " A-Mahkememizin 2021/294 E sayılı asıl dosyası bakımından; 1-Davalı .... AŞ'ye karşı açılan davanın KABULÜ ile, 70.800,00TL alacağın ödeme tarihi olan 25/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... AŞ'den alınarak davacıya verilmesine, 2-Davalı ... .AŞ'ye karşı açılan davanın REDDİNE, B-)Birleşen İzmir 4 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/251 esas sayılı dosya bakımından 1-Davanın KABULÜ ile davacının 30/12/2020 tarih ve 90.000,00 TL lik faturadan dolayı borçlu olmadığının tespitine, 2-Davacının kötüniyet tazminat talebinin reddine," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Asıl davada davacı ve birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin 24.09.2021 tarihli ön inceleme tutanağında, alacak davasındaki hukuki uyuşmazlığı, davanın hukuki sebebi olarak belirttiği, TBK m.66 ve m.116’ya dayanan adam çalıştıranın sorumluluğu olarak nitelendirmişse de, işbu hukuki nitelendirmeye ilişkin hiçbir araştırma yapmadığı gibi, gerekçeli kararında da, adam çalıştıran ... Şirketinin sorumluluğu hakkında hiçbir değerlendirmede bulunmadığını, davaya konu faturaya ilişkin sevk irsaliyesini imzalayan ... isimli kişinin, davalı ... şirketinin SGK’lı çalışanı olduğu hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığını, davalı ... şirketinin, müvekkili tarafından düzenlenen faturayı ticari defterlerine kaydetmiş olduğunu, bu faturaya yasal süresinde itiraz ve iade etmediği dikkate alındığında alacaklı müvekkili şirket HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığını, davalı ... şirketi, çalıştırdığı personelini seçerken, talimat verirken gerekli dikkat ve özeni gösterme, etkili bir şekilde gözetim ve denetim yapma yükümlülüğünü yerine getirmediği veçhile; TBK m.66 ve m.116 uyarınca kusursuz sorumlu sıfatıyla müvekkil şirketin zararını tazmin etmesi gerektiğini, tarafların birbirini teyit eder nitelikteki ticari defter ve kayıtlarına göre davalı ... şirketinin yasal 8 günlük süre içerisinde faturaya itiraz etmeyerek, dava konusu faturayı ticari defterlerine kaydettiğinin görüldüğü, bu durumda davalı ... şirketinin hukuken akdi ilişkiyi ve mal ve hizmetin kendisine teslim edildiğini kabul ettiğini, borçlu davalı ... şirketinin de artık fatura bedelini ödemekten kaçınamayacağını, sevk irsaliyesinin altında imzası bulunan kişinin, davalının çalışanı olması halinde, malların davalı işveren adına teslim alındığının kabulünün gerektiğini, davalı ... şirketi tarafından, usul ve yasaya aykırı olarak yerel mahkeme kararının kesinleşmesi beklenmeksizin hükmedilen yargılama giderlerini Büyükçekmece 3.İcra Müdürlüğünün 2023/5849 E. sayılı dosyası ile ilamlı icra takibine konu edilmiş olup, taraflarınca Büyükçekmece 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/472 E. sayılı şikâyet dosyasıyla icra işlemlerinin tedbiren durdurulmasına ve takibin iptaline karar verilmesinin talep edildiğini, bu nedenle işbu takibin iptal edilmemesi halinde, müvekkili şirketin bir mağduriyet yaşamasına engel olmak adına, terditli olarak, Tehir-i İcra talebinin kabulü ile kararın icrasının yargılama sonuna dek durdurulmasını, haklı istinaf başvurusunun kabulü ile asıl davada davalı ... şirketi yönünden davanın reddine ve birleşen davanın kabulüne ilişkin mahkemenin 17.02.2023 tarihli kararının kaldırılmasına, istinaf gerekçeleri doğrultusunda, asıl davanın davalı ... şirketi yönünden de kabulüne ve birleşen davanın reddine karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. Asıl davada davalı .... Şti vekili istinaf dilekçesinde özetle; Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ticari uyumazlıklardaki yazılı ispat kuralını unuttuğu gibi yazılı olarak ispat edilen konuların aksini gösteren herhangi bir belge veya delil olmadan kanaate dayalı olarak karar verdiğini, dosya içeriği, tarafların kabulü ve alınan bilirkişi raporları ile sabit olduğu üzere müvekkili CNC işi yapmakta olup davacı taraf için numune üzerine yani davacı tarafın verdiği örneklere uygun olarak yedek parça imal edip davacı tarafın talep ettiği kişiye teslim ettiğini, faturasını düzenlediği ve bu fatura itiraz uğramaksızın davacı tarafın defterlerine işlendiği, fatura bedelinin de müvekkile ödendiğini, tüm bunların taraflar arasındaki sipariş protokolleri ve ticari defter kayıtları ile sabit olduğunu, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ileri sürdüğü gerekçenin hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, dava konusu olayda olduğu gibi numune üzerine yapılan ve piyasada yan sanayi ürünü kabul edilen malların seri numarası, modeli ve başka herhangi bir ayırt edici özelliği olmayacağını, sipariş üzerine, numune gösterilerek üretilen her mal kendine özel olup bu bu tip malların üzerinde seri numarası olmaması hayatın olağan akışı gereği olduğu, müvekkili orijinal parça gibi ürettiği yan sanayi mallar üzerine seri numarası basması ise zaten mevzuata aykırı olup, bu halde üretilen mal yan sanayi üretimi değil taklit olarak tabir edilen mal olacağını, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin kararı özellikle de gerekçesi kanaate dayalı ve ispattan uzak olduğundan denetime açık bir karar olmadığını, mevzuatı gereğince kararların yasal ve fiili gerekçeli ve bunun dayandığı deliller, denetime açık bir şekilde gerekçeli kararda yazması gerektiğini, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin kararının yasal şartlarına uygun ve denetime açık olmaması nedeni ile ilk derece mahkemesince müvekkili aleyhinde verilen kararın kaldırılmasına ve dosyanın gereği için mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl dava dosyası açısından dava; davaya konu fatura muhteviyatı mal ve hizmetin teslim edilmesine rağmen fatura bedelinin ödenmediği iddiası ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla dava edilen fatura bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir. Birleşen dava açısından dava ise; davaya konu fatura muhteviyatı mal ve hizmetin davalıya verilmediği iddiası ile iş bu faturadan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine yönelik menfi tespit davasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; A-Mahkememizin 2021/294 E sayılı asıl dosyası bakımından; 1-Davalı .... AŞ'ye karşı açılan davanın KABULÜ ile, 70.800,00TL alacağın ödeme tarihi olan 25/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı .... AŞ'den alınarak davacıya verilmesine, 2-Davalı ... .. AŞ'ye karşı açılan davanın REDDİNE, B-)Birleşen İzmir 4 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/251 esas sayılı dosya bakımından 1-Davanın KABULÜ ile davacının 30/12/2020 tarih ve 90.000,00 TL lik faturadan dolayı borçlu olmadığının tespitine, 2-Davacının kötüniyet tazminat talebinin reddine," şeklinde karar verilmiştir. İş bu karar asıl davada davacı ve birleşen davada davalı olan ....Şti.vekili ile asıl davada davalı olan .... A.Ş vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir. Davaya konu 30/12/2020 tarih ve 90.000,00 TL' lik faturanın incelenmesinden asıl davanın davacısı ... ..Şti tarafından asıl davada davalı ve birleşen dosyada davacı olan olana ... .. A.Ş adına düzenlendiği ve faturanın açıklama kısmında "Makina yedek parça işçilik" ibaresinin yer aldığı görülmüştür. Asıl davada; davacı tarafça dava konusu fatura muhteviyatı mal ve hizmetin davalı ... . A.Ş'ye verilmiş olmasına rağmen fatura bedelinin ödenmediği, diğer davalınında davalı ... . A.Ş ile birlikte hareket ederek sebepsiz yere zenginleştiği ve davacının zararına yol açtığı iddia edilmiş olup, davalı ... . A.Ş ise davaya konu faturayı düzenleyen davacı şirket ile işbu faturalara konu edilen bedeller üzerinden bir mal ve hizmet alımını davalı ile ticari faaliyette bulunduğu süre içerisinde hiçbir zaman gerçekleştirmediği, bu durumun müvekkili şirketin usul ve yasaya uygun olarak tutulan ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ile anlaşılacağı, davaya konu fatura muhteviyatı mal ve hizmetin davacı tarafça davalıya verilmediği, teslim evraklarında adı geçen ...'ın davalı şirket adına bu tür işlemler yapmaya yetkisinin bulunmadığı, davaya konu olan faturaların usul ve yasaya aykırı ve hatta suça konu olabilecek nitelikte olduğunun sabit olduğu, bu konuda Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/ 2772 soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğu, ayrıca aynı faturaya ilişkin olarak davalı tarafça davacı aleyhine açılmış menfi tespit davası var iken eldeki davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığı savunma olarak ileri sürülmüştür. Bileşen davada ise; davacı tarafça davaya konu fatura muhteviyatı mal ve hizmetin davalı tarafça davacıya verilmediğinden davaya konu faturadan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmiş, davalı tarafça davaya konu fatura muhteviyatı mal ve hizmetin davalı tarafça davacıya teslim edildiğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunma olarak ileri sürülmüştür. Bu durumda her iki dava açısından taraflar arasındaki ihtilaf, asıl davanın davacısı ....Şti tarafından asıl davada davalı ve birleşen dosyada davacı olan olana ....A.Ş adına düzenlenen davaya konu 30/12/2020 tarih ve 90.000,00 TL' lik faturaya konu mal ve hizmetin asıl davanın davacısı ....Şti tarafından asıl davada davalı ve birleşen dosyada davacı olan olana .... AŞ 'ye verilip verilmediği, asıl davada davalı olarak gösterilen ....AŞ'nin asıl davanın konusu olan faturadan kaynaklı alacak talebi ile ilgili olarak asıl davanın davacısına karşı bir sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi açısından davacı ve davalılara ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde mali müşavir bilirkişi vasıtasıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup düzenlenen 08.06.2022 tarihli raporda , esas ve birleşen davaya konu 31.12.2020 tarihli ve 90.000 TL bedelli faturanın, asıl davada davacı ve birleşen davada davalı ... ..Şti ile asıl davada davalı ve birleşen davada davacı ... .. AŞ 'nin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak asıl davada davalı ve birleşen davada davacı ......AŞ 'nin iş bu faturaya karşılık 30.01.2021 tarih ve 90.000,00 TL bedelli iade faturasını düzenlediği ve ticari defterlerinde asıl davanın davacısına borç kaydederek hesabı sıfırladığı, ancak asıl davada davacı ve birleşen davada davalı ......Şti tarafından iş bu faturanın ticari defterlerine işlenmeyerek iade edildiğinin bildirildiği görülmüştür. Yine aynı raporda asıl dosyada davalı .... A.Ş tarafından davacı ... ..Şti adına düzenlenen 11.12.2020 tarih ve 70.800,00 TL bedelli faturanın ve iş bu fatura karşılığı aynı tutardaki ... .Şti ödemesinin her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. Dosyada bir sureti bulunan 12.11.2020 tarihli Sipariş Protokolünün incelenmesinden alıcı olarak .....Şti, satıcı firma olarak da ... AŞ'nin gösterildiği, malın kısa tanımının "tuz toplama makinesi için elavatör kısmı ve yürüyüş aksamı için yedek parça alım işi,( siparişe konusu malzemelerin birebir numuneleri ... . AŞ satın alma personeli ... tarafından satıcı firmaya üretim yapabilmeleri için bildirilecektir.) malın satış bedeli KDV dahil 70.800,00 TL olarak gösterildiği, protokolün "Teslimat" başlıklı 6. maddesinde "satıcının protokolün imzalanmasından itibaren 6-8 hafta içinde alıcının talimatı üzerine sözleşmede bahsi geçen malı .... AŞ'nin satın alma sorumlusu ... beye satıcı firmanın iş yeri adresinde teslim edecektir. Alıcı ise bu malın teslim edildiği zaman da kendi faturasını ve sevk irsaliyesini ... AŞ 'ye düzenleyecek ve ... . .AŞ satın alma sorumlusu ...'a sevk irsaliyesi imzalanacak ve malın ... . AŞ satın alma bölümü tarafından teslim alındığını teyit edecektir." şeklinde düzenlendiği ve protokol içeriğinde belirtilen tutarın dosyada mevcut ...bank'a ait 25.11.2020 tarihli dekontların incelenmesinden ... ..Şti tarafından .... AŞ' ödendiği ve yine dosyada bir surette bulunan 30.12.2020 tarihli "Teslim Tesellüm Belgesi Tutanağı" başlıklı belgede ... .Şti tarafından ... ...AŞ ' ye verilmek satılmak adına hazırlanan 12.11. 2020 tarihli sipariş protokolünde belirtilen malların ... ... AŞ satın alma personeli ...a şirketimizde teslim edilmiştir." ibaresinin bulunduğu ve iş bu belgenin .... AŞ' adına .... tarafından imzalanmış olduğu görülmüştür. Dosyada bir sureti bulunan Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/ 2772 soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinden, şikayetçi ... T. AŞ tarafından aralarında eldeki davanın tarafları olan ......Şti ve ... AŞ ve ...ın da bulunduğu şüpheliler hakkında şirketleri vasıta kılmak suretiyle sahte fatura düzenlemek, evrakta sahtecilik suretiyle nitelikli dolandırıcılık, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan suç duyurusunda bulunulduğu görülmüştür. Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/ 5214 soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinden, şikayetçi ... ..Şti tarafından aralarında ...'nında bulunduğu şüpheliler hakkında tacir ve şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür. Dava konusu somut olayda asıl davada; Davacı tarafça dava konusu fatura muhteviyatı mal ve hizmetin davalıya verilmiş olmasına rağmen fatura bedelinin ödenmediği iddia edilmiş olmasına rağmen davalı tarafça davaya konu fatura muhteviyatı mal ve hizmetin davacı tarafça davalıya verilmediği savunma olarak ileri sürülmüş olmakla iş bu dava dosyası açısından kural olarak ıspat yükü davacı taraf üzerinde bulunmakta olup dava değeri itibarıyla HMK 200 ve devamı maddeleri gereğince davacı iddiasının yazılı deliller ile kanıtlanması gerekmektedir. Ancak dava konusu somut olayda davaya konu 31.12.2020 tarihli ve 90.000 TL bedelli faturanın davacı ve davalı ... .. A.Ş ticari defterlerinde kayıtlı olması ve buna karşılık davalı ..... A.Ş tarafından iş bu faturaya yönelik olarak düzenlenen 30.01.2021 tarih ve 90.000,00 TL bedelli iade faturasının davacıya ait ticari defterlerde kayıtlı olmaması nedeni ile ıspat yükünün yer değiştirdiğinin kabulü gerekir. Bu durumda davalı ... A.Ş açısında davaya konu fatura konusu mal ve hizmetin alınmadığının HMK 200 ve devamı maddeleri gereğince bu davalı tarafından yazılı deliller ile kanıtlanması gerekmektedir. Davalı ...A.Ş tarafından Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/ 2772 soruşturma sayılı dosyası ile aralarında eldeki davanın tarafları olan .....Şti ve ... A.Ş ve davalı ...A.Ş çalışanı ....ın da bulunduğu şüpheliler hakkında "şirketleri vasıta kılmak suretiyle sahte fatura düzenlemek, evrakta sahtecilik suretiyle nitelikli dolandırıcılık, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan" suç duyurusunda bulunulduğu anlaşılmakla iş bu soruşturma dosyasının akıbeti araştırılarak dosyaya etkisi tartışılmak ve ıspat yükü üzerinde olan ... .AŞ'nin tüm delilleri tartışılmak suretiyle oluşacak duruma göre karar verilmesi gerekirken asıl davada bu davalı yönünden yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır. Ayrıca davacı tarafça asıl davada davalı olarak gösterilen ... A.Ş'nin diğer davalı ile birlikte hareket ederek hukuka aykırı olarak menfaat temin ettiği ve davacının zararına yol açtığı iddia edilmiş olup bu yöndeki iddianın ıspat yükü davacı üzerindedir. Mahkemece asıl davada diğer davalı ....A.Ş hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiş ise de, kararın gerekçesinde hangi nedenle iş bu davalı hakkında davanın kabulüne karar verildiği gereği gibi usulünce açıklanmamıştır. Zira dava konusu 70.800,00 TL'nin davacı tarafça taraflar arasındaki protokol kapsamında satıcı konumundaki bu davalıya ödendiği hususu ihtilaf konusu değildir. Bu nedenle mahkemece davalı ... AŞ' yönünden Anayasa ile 6100 Sayılı HMK'nın 297. ve 298. maddelerinde belirtilen unsurlardan yoksun gerekçesiz karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bileşen davada ise; davacı tarafça davaya konu fatura muhteviyatı mal ve hizmetin davalı tarafça davacıya verilmediğinden davaya konu faturadan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmiş olmasına rağmen davalı tarafça davaya konu fatura muhteviyatı mal ve hizmetin davalı tarafça davacıya teslim edildiği iddia edilmiş olup ıspat yükü birleşen menfi tespit davası açısından kural olarak fatura konusu mal ve hizmeti teslim ettiğini iddia eden davalı alacaklı taraftadır. Ancak yukarıda belirtildiği gibi davaya konu 31.12.2020 tarihli ve 90.000 TL bedelli faturanın davacı ve davalı ... .... A.Ş'nin ticari defterlerinde kayıtlı olması ve buna karşılık aynı davalı tarafından iş bu faturaya yönelik olarak düzenlenen 30.01.2021 tarih ve 90.000,00 TL bedelli iade faturasının davacıya ait ticari defterlerde kayıtlı olmaması nedeni ile ıspat yükünün yer değiştirdiğinin kabulü gerekir. Bu durumda birleşen dava yönünden de ıspat yükü davacı ...... A.Ş üzerinde bulunmakta olup bu kapsamda davacının tüm delilleri ve yukarıda belirtilen soruşturma dosyaları getirtilerek birlikte değerlendirilmek suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi yerinde olmamıştır. Sonuç olarak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl dosyada davacı- birleşen dosyada davalı .....Şti vekili ve asıl dosyada davalı ... Şti. vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin diğer sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/02/2023 tarih, 2021/294 Esas ve 2023/82 Karar sayılı hükmünün 6100 sayılı HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın HMK 353/(1)-a maddesi gereğince Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5- İstinaf kanun yoluna başvuran taraflardan alınan istinaf karar harcının istek halinde yatıranlara İADESİNE, 6- İstinaf yoluna başvuran taraflardan alınan istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 7- İstinaf yargılama giderlerinin esas kararla birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. 10/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1086, K. 2026/1870, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1086-e-2026-1870-k-077cec8c2b12