İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/881 E. 2026/629 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/881
- Karar No
- 2026/629
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/881 Esas KARAR NO : 2026/629
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/12/2025 KARAR TARİHİ : 15/09/2026
Mahkememizde görülen Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31.10.2024 tarihinde, davalı ... sevk idaresindeki ... ... plakali aracı ile ... Caddesinde ilerler iken ... Caddesi üzerinden gelen ve geçiş önceliğine sahip olan müvekkiline ait araca geçiş önceliği tanımadığını, davalının geldiği güzergah üzerinde bulunan dur levhasına aykırı hareket ettiğini akabinde müvekkiline ait araca çarparak kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, zarar gören aracın ... ... ... ....’dan ... ... yoluyla kiralandığını, ruhsat sahibi ... ... ... .... tarafından müvekkili şirkete; Sigorta Şirketlerine ve Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurmak, sigorta ödemelerini tahsil etmek ve neticeten koşulları mevcut ise dava açmak ve Temyiz yoluna gitmek üzere yetki verildiğini, kazanın oluşumunda davalıya ait aracın sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, müvekkili şirkete ait aracın 2023 ... ... 90 marka ve model olduğunu, kaza tarihinde 24.595 kilometrede olduğunu, aracın kaza öncesi hasarının bulunmadığını ve kazadan sonra aracın orijinalliğini yitirdiğini, mevcut kaza sonucu araçta oluşan hasar sebebiyle ikinci el piyasa rayiç değerinde ciddi bir düşüş meydana geldiğini, mağdur aracın kasko değerinin 1.028.792,00-TL olduğunu belirterek; fazlaya ilişkin talep ve haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik belirsiz alacak olarak açtığımız 500,00-TL değer kaybı bedelinin 31.10.2024 olan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkili şirkete karşı açılan davaya husumet yönünden itirazlarının bulunduğunu, ... ... plakalı aracın, kaza tarihinde müvekkili ...'in sevk ve idaresinde olduğunu, araç üzerinde istihdam edenin sorumluluğunu doğuracak bir ilişkinin söz konusu olmadığını, bu sebeple tüzel kişi olan müvekkili şirket açısından TBK md. 66 anlamında bir sorumluluğun söz konusu olmadığını, bu nedenle müvekkili şirket yönünden yöneltilen husumetin reddinin gerektiğini, kazanın, davacının iddia ettiği üzere müvekkilinin dur levhasına uymaması nedeniyle meydana gelmediğini, kaza anında müvekkilinin ilgili kavşağa yaklaştığında, gerekli kontrollerini yaparak ve yavaşlayarak kavşağa giriş yaptığını, ancak davacı tarafa ait aracın aşırı süratle ve kontrolsüz bir şekilde kavşağa girişi sonucunda kazanın kaçınılmaz hale geldiğini, davacı tarafın araçta meydana geldiğini iddia ettiği değer kaybına ilişkin olarak somut bir delil sunmadığını belirterek; öncelikle yetkisizlik itirazlarının kabulü ile davanın usulden reddine, bu yöndeki taleplerin reddi halinde davanın esastan incelemesi neticesinde meydana gelen kazada kusur oranlarının tespiti için uzman bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, davacının 500,00-TL değer kaybı talebi ile avans faizi talebinin esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu alınmış dosya arasına konulmuştur. Davacı vekilinin 10.07.2026 tarihinde dava değer arttırım dilekçesi sunarak dava değerini 76.135,65-TL'ye çıkartarak harçlandırmıştır. Dava: Haksız Fiilden Kaynaklanan Tazminat İstemine İlişkindir. Somut uyuşmazlık; gerçekleştiği iddia edilen kaza neticesinde davacı tarafa ait ... plakalı aracın değer kaybına uğrayıp uğramadığı şayet uğramış ise bunu davalılardan talep edip edemeyeceği hususunda olduğu görüldü. Kusur ardından gerçek zararın tespiti önem arz eder. Kusur yönünden yapılan değerlendirmede; kazanın oluşu konusunda Trafik Kazası Tespit Tutanağı dışında başka bilgiye rastlanmamıştır. Tutanakta anılan kavşakta herhangi bir trafik işaretlemesinden bahsedilmemiştir, bu nedenle kavşağın “Kontrolsüz kavşak” olduğu anlaşılmıştır. Tutanağa göre kaza yerinin 4 yönlü kavşak olduğu, kazaya karışan her iki araç sürücüsünün de komşu yönden geldiği ve kavşaktan doğrultu değiştirmeden geçiş yapmakta olduğu anlaşılmıştır. Tutanağın kaza krokisine göre sürücü ... ...'” ün idaresindeki ... plakalı otomobil ile geldiği yol olan ... Cad.' nin bölünmüş yol olduğu ve bu nedenle kavşakta diğer araca göre ilk geçiş hakkı bakımından öncelikli durumda olduğu anlaşılmıştır. Davalı sürücü ...' in idaresindeki ... ... plakalı ticari kamyonet ile geldiği ... Cad.' nin ise bölünmemiş yol olduğu ve buna göre kavşakta geçiş hakkı bakımından diğer aracın geçişinden sonra geçmesi gereken araç durumunda olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle kavşağa bölünmemiş yol olan ... Cad. üzerinden gelen davalı sürücü ...' in idaresindeki ... ... plakalı ticari kamyonet ile kazada tehlike yaratan ilk kusurlu davranışta bulunan olduğu; Kavşağa girmeden önce durup yolu kontrol etmesi ve bölünmüş yolda seyreden diğer araca yol verdikten sonra geçiş yapması gerektiği halde, etkin tedbir almadığı, diğer aracın seyir yönünü kapatarak kazaya sebebiyet verdiği, dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği ve “%75 Oranda Asli Kusurlu” olacağı değerlendirilmiştir. Öte yandan ... plakalı otomobil sürücüsü dava dışı ... ... hakkında güven İlkesi gereği inceleme yapılmıştır. Kazanın 4 yönlü kavşak içinde ve gündüz vaktinde meydana geldiği; Kavşaklara yaklaşırken kaza tehlikesi önceden öngörülebilir, diğer araç hareketleri görülebilir, tedbir alınması halinde kaza önlenebilir ya da daha hafif atlatılabilir olduğu düşünülmüştür. Adı geçen sürücünün kavşağa yaklaşırken hızını azaltması, yolu kontrol etmesi, ses, ışık vb. ile diğer sürücüyü uyarması, uygun manevra yapması yada durması şeklinde tedbir alması gerekirken, tehlikeye karşı duyarsız kaldığı, ön ilerisinde bulunan aracın sol yan arka kısımlarına çarptığı ve çarpma şiddeti ile çarptığı aracı 30 derece döndürdüğü, kaza şekline göre dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği ve “%25 Oranda Tali Kusurlu” olacağına ilişkin rapor hükme esas alınabilecek yeterlilikte addedilmiştir. Değer Kaybı bedeli yönünden yapılan değerlendirmede; değer kaybı, aracın hasardan evvelki piyasa rayiç değeri ile hasarın onarılması ile ortaya çıkan piyasa rayiç değeri arasındaki fark olarak tanımlanmaktadır. Raporumuzda, Nispi hesap yöntemine göre hesaplanarak tespit edilmektedir. Aracın marka, model, tip, Km değeri, piyasadaki satış işlem hacmi göz önüne alınarak belirlenmiştir. ... markasının yetkili bayileri 2. El departmanları, piyasada 2. el ticareti yapan esnaf ve internet ilanları tetkik edilerek bulunan huzurdaki davadaki Araç hasar benzerleri ile hasarsız araçların güncel gerçek piyasa fiyatları üzerinden belirlenen değer kaybı oranı tespit edilip, Araç, hasar tarihi ile belirlenecek piyasa rayiç değerine uygulanarak tespit edilecektir. ... plaka sayılı Araç, hasar tarihinde, ... ve T.C. Gelir İdaresi Başkanlığı Arşiv bilgilerinde 1.015.142,00 TL olarak kayıt edildiği tespit edilmiştir. Resmi arşiv bilgileri esas alınmıştır. 2. El ticaret Esnafi ve Bayilerin 2. El departmanları üzerinden yapılan tetkiklerde de hasarlı hasarsız eşdeğer araçların fiyatları tetkik edilmiştir. Aracın, markası, tipi, hasar durumları, piyasa pazarlık usulü esas alındığında yapılan tetkiklerde değer kaybı oranının %10 olduğu tespit edilmiştir. Hasar tarihi itibarıyla; piyasa rayiç değeri 1.015.142,00-TL olarak tespit edildiğinden, değer kaybı zararı miktarı” 1.015.142,00-TL X *10 = 101.514,20-TL olarak hesap edilmiştir. Kazadan önceki piyasa rayiç değeri 1.015.142,00-TL olduğu, kazadan sonra onarımın yapılması ile piyasa rayiç değerinin 913.627,80-TL olduğu tespit edilmiştir. Kusur durumu dikkate alındığında araçtaki gerçek değer kaybı 76.135,65-TL olarak belirlenmiştir. Kazaya karışan karşı aracın ticari araç olduğu nazara alındığında haksız fiil niteliğindeki eylemden kaynaklı olarak kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte 76.125,65-TL bedelin davalılardan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın KABULÜ ile; 76.635,65-TL bedelin 31.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek değişik oranlardaki avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, "Hükümde, 76.635,65-TL bedele hükmedilmişse de, maddi hata olarak yazılan bedelin 76.135,65-TL olarak ve de yine hükümde "davalıdan alınarak davacıya verilmesine" denmişse de, davalıların birden fazla oluşu karşısında infazda tereddüt oluşmaması için "davalılardan alınarak davacıya verilmesine" şeklinde hükmün tavzihine, hükmün tavzih ek kararı ışığında infazına" Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 5.200,83-TL nispi karar harcından davacı tarafından peşin ve tamamlama harcı olmak üzere toplam yatırılan 1.907,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.293,43-TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 2.522,80-TL peşin harç, başvuru harcı ve tamamlama harcı olmak üzere ilk gider, 18.917,50-TL tebligat, müzekkere ve bilirkişi gideri olmak üzere toplam 21.440,30-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran taraflara iadesine, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/09/2026
Katip ... E-imzalıdır
Hakim ... E-imzalıdır