Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1519 E. 2026/1780 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1519
Karar No
2026/1780
Karar Tarihi

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1519

KARAR NO : 2026/1780

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 10/06/2026 (EK KARAR)

ESAS NO: 2026/474

KARAR NO: 2026/463

DAVANIN KONUSU: Zayi Belgesi Verilmesi

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/09/2026

İSTİNAF KARAR

YAZIM TARİHİ: 24/09/2026

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Türk Ticaret Kanunun 82/7 maddesi gereği müvekkiline ait karar defterinin, fabrika sahasının taşınması esnasında kaybolduğunu-zayi olduğunu, zayi olan şirket karar defterinin tespiti ve zayi belgesinin verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...karar defterlerinin kaybolduğu, bulunamadığını beyan edilmekle, defterlerin kaybolması TTK'nın 82/7 maddesinde belirtilen "yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle" gerçekleşmiş bir zıyaı olmadığı gözetilerek zayi belgesi verilmesine ilişkin davanın reddine..." şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme tarafından verilen kararda özetle;dilekçemizde karar defterinin kaybolduğu, defterin kaybolmasının TTK'nın 82/7 maddesinde belirtilen "yangın,su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle" gerçekleşmiş bir zıyaı olmadığı gö zetilerek zayi belgesi verilmesine ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alındığını, ancak yerel mahkeme tarafından yapılan bu değerlendirme hatalı şekilde yapıldığını, TTK 82/7.maddesi tahdidi (sınırlı) bir liste değildir.Madde metninde " yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi " ifadeler yer alır; bu da deprem, sel veya hırsızlık gibi tacirin kendi kusuru veya iradesi dışında gerçekleşen önlenemez durumların tamamını kapsadığını, nitekim somut olayda da müvekkil şirketin karar defterleri kendi kusuru dışında gerçekleşen bir durum dolayısıyla kaybolduğunu, hal böyle olunca davanın kabulü yerine red- dine karar verilmiş olması hukuken isabetli olmadığını, bilindiği üzere dış etkenler nedeniyle ticari defter ve kayıtların sonsuza dek korunması her zaman mümkün olamadığını, ticari kayıtların kaybolması durumunda,TTK md. 82/7’de düzenlenen tıpkı eldeki davamızda olduğu gibi zayi davası gündeme gelebildiğini, çünkü bu kayıtların olmaması, tacirin usul hukuku,vergi hukuku ve ceza hukuku dahil olmak üzere farklı hukuki boyutlarda olumsuz sonuçlara neden olabileceğini, ancak yerel mahkemenin vermiş olduğu ret kararı yukarıda anıldığı üzere müvekkil şirketi ileri boyutta olumsuz etkileyebilecek sonuçlara gebe olduğunu, son olarak belirtmek gerekir ki; Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin yerleşmiş içtihatlarında da 6102 sayılı TTK’nın 82/7.maddesinde zayi sebeplerinin tahdidi olarak sayılmadığı, diğer bir deyişle; maddede geçen “yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi” denilmek suretiyle bu gibi olayların benzerlerinin de bu kapsama girebileceği zikredildiğini, bu meyanda,tacirin elinde olmayan benzer olaylar da mezkur madde kapsamı içinde olduğunu, bu sebeplerle; yerel mahkemece hukuka aykırı şekilde tesis edilen kararın kaldırılarak neticeten haklı davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğinden karara karşı istinaf yoluna başvurma zorunluluğu hasıl olduğunu, Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/474 E.-2026/463 K.sayılı ve 18/05/2026 tarihli kararının yukarıda belirttiği sebepler doğrultusunda kaldırılarak haklı davamızın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince 10/06/2026 tarih ve 2026/474 E - 2026/463 K sayılı ek kararı ile; "...Mahkememiz dava dosyasında verilen 18/05/2026 tarihli gerekçeli kararın davacı vekiline 25/05/2026 tarihinde e- tebligat yolu ile tebliğ edildiği, istinaf yoluna başvurma süresinin 08/06/2026 saat 24:00 itibari ile dolduğu, davacı vekilinin uyap sistemi üzerinden Mahkememize sunmuş olduğu 09/06/2026 tarihli dilekçesi ile istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşıldığından HMK. 345.maddesi gereğince istinaf yoluna başvurma süresi olan 2 haftalık kesin süreyi geçirdikten sonra yapılan istinaf başvurusunun HMK. 346.maddesi gereğince süre yönünden reddine karar vemek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HMK. 346.maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf dilekçesinin süre yönünden REDDİNE..." şeklinde karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan 26/06/2026 tarihli istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/474 E-2026/463 K sayılı ve 18/05/2026 tarihli kararı ile 10/06/2026 tarihli kararlarının sebepler doğrultusunda kaldırılarak haklı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.

Dava, 6102 sayılı TTK m. 82/7 hükmüne uyarınca zayi belgesi verilmesi talebine ilişkindir. Dosya kapsamında toplanan deliller, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, davacı tarafça, gerekçeli kararın 25/05/2026 tarihinde kendisine usulen tebliğinden itibaren yasal iki haftalık süreden sonra 09/06/2026 tarihinde kararın istinaf edilmesi nedeniyle istinaf talebinin süre aşımı yönünden reddine ilişkin mahkemesince verilen 10/06/2026 tarihli, 2026/474 E - 2026/463 K sayılı EK kararında usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacının işbu ek kararla ilgili yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, ek kararın usul yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının işbu ek kararla ilgili istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi uyarınca reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.Bu nedenlerle de davacı vekilinin ilk/asıl istinaf dilekçesindeki istinaf sebepleri hakkında bir inceleme yapılmamıştır.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1- KAYSERİ 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 10/06/2026 tarih ve 2026/474 E - 2026/463 K sayılı EK kararının usul yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin işbu ek kararla ilgili istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,

4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/3.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,

5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile ,H.M.K'nın 382/2-e-1 maddesi yollamasıyla 362/1-ç maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.24/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1519, K. 2026/1780, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1519-e-2026-1780-k-e43dd295e7e1