Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/705 E. 2026/1435 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/705
Karar No
2026/1435
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/705 KARAR NO : 2026/1435

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/11/2023 NUMARASI : 2022/143 Esas - 2023/909 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) KARAR TARİHİ : 24/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/09/2026

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/11/2023 tarih 2022/143 Esas 2023/909 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili, davacıya ait ve davacı sevk ve idaresindeki ... plakalı araca, davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS trafik sigortası ile sigortalanan .... plakalı araç tarafından 24/06/2021 tarihinde çarpıldığını maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazadan sonra taraflarca kaza tespit tutanağı tutulduğunu meydana gelen kazada davacının kusursuz,.... plakalı araç ve sürücüsü %100 kusurlu bulunduğunu, araçta meydana gelen hasarın tespiti amacıyla davacı tarafça eksper ....'dan aldırılan eksper raporu dilekçe ekinde sunulduğunu, eksper raporundan da görüldüğü üzere davacıya ait araçta KDV dahil 39.128,80 TL hasar meydana geldiği tespit edildiğini ve tespit edilen bu tutar üzerinden onarım yaptırıldığını, davalı ....a şirketi tarafından 03/08/2021 tarihinde 6.824,00 TL ödeme yapılmışsa da yapılan ödeme davacının zararını tam olarak karşılamadığını, davacı tarafından, bakiye hasar tazminatının ödenmesi için davalı sigorta şirketine 27/08/2021 tarihinde başvuru yapıldığını ancak başvuruya davalı sigorta şirketinden olumlu/ olumsuz herhangi bir cevap verilmediğini ve bakiye hasar tazminatına ilişkin bir ödeme de yapılmadığını, davacının aracına ait zarar eksper raporunda belirtildiği şekilde olup yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince iskonto yapılmayarak hesaplama yapılması gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile kısmi dava olarak şimdilik 100,00-TL bakiye hasar tazminatının sigorta şirketinin eksik ödeme yaparak temerrüde düştüğü 03/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, TTK madde 1426 kapsamında hasarın tespiti için davacı tarafça yaptırılan ekspertiz incelemesi için ödenen 400,00 TL'nin makul gider sayılarak sigortacıya yükletilmesine, bu hususun yargılama giderleri kapsamında dikkate alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, davalı şirket nezdinde gerekli araştırmalar yapıldığını ve 311000107374212 numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigorta teminatı altına alınmış bulunan aracın, kazaya karıştığı .... araçta meydana geldiği iddia edilen maddi hasar bedelinin talep edildiği anlaşıldığını, davacının talepleri haksız ve mesnetsiz olup reddi gerektiğini, aynı talebe ilişkin 2021.e.188572 nolu dosya kapsamında yapılan başvuru neticesinde bakiye tazminatın bulunmaması sebebi ile başvurunun kesin olarak reddine karar verildiğini, kesin hüküm sebebi ile başvurunun usulden reddi gerektiği, kabul manasında olmamak üzere davacı tarafa mevzuat doğrultusunda yapılan hesaplamaya istinaden sigortalı aracın kusuru üzerinden 03/08/2021 tarihinde başvuran taraf 6.824,00-TL tazminat ödemesi yapıldığını, davalı şirketin sorumluluğunun sona erdiğini belirterek davanın esastan ve usulden reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bu dosya ile aynı konuda aynı davacı açısından aynı netice-i taleplere yönelik olarak açılmış dava açısından, 31.12.2021 tarih K-2021/173403 sayılı Uyuşmazlık Hakem Kararının kesin hüküm teşkil ettiği, davalı vekilinin bu yöndeki itirazının haklı ve yerinde olduğu davanın sübut bulmadığı kanaatine varılmakla davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir. Karara karşı Davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, tahkim yargılaması yalnız 100,00-TL üzerinden yürütüldüğünü, karar da yalnız 100,00-TL yönünden tesis edildiğini, bu kısmı aşan kısım açısın tahkimde yürütülmüş bir yargılama bulunmadığını, tahkime konu edilmeyen uyuşmazlık kısmın ilk derece mahkemesince irdelendiğini, dava değerinin tümü hakkında kesin hükümden söz edilmiş ise de zararın tümü hakkında kanaat oluşturmasını kabul etmemekle birlikte kesin hüküm gündeme gelecek olsa dahi ancak tahkim başvurusuna konu edilen kısım için gündeme geleceğini, tahkim yargılaması sonunda verilen karar sadece ve sadece yargılamaya konu edilen 100,00-TL açısından kesin hüküm oluşturması gerektiğini, bu nedenle ilk derece mahkemesinin toplam dava değeri açısından kesin hüküm bulunduğu şeklindeki gerekçesinin isabetsiz olduğu hususların istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE :Davacıya ait .... plakalı aracın hasar görmesine istinaden zmms sigortacısına karşı açılan bakiye hasar tazminatı ve değer kaybı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Mahkemece yapılan yargılamada davacının talebinin sigorta tahkim komisyonunun 31. 12. 2021 tarihli k - 2021 /173 403 numaralı uyuşmazlıkla ilgili olduğu ve bu uyuşmazlığa ilişkin olarak uyuşmazlık hakem kararının bulunduğunu bu nedenle 100 TL için yapılan yargılamada uyuşmazlık hakem kararının bağlayıcı olduğu davacının talebinin Kesin olarak reddine karar verildiğinden bahisle kesin hüküm gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği belirlenmiştir. Davacı vekili ise istinaf talebinde, varlığı belirtilen sigorta tahkim komisyonunun kararının 100 TL için verildiği ancak kendi davasının ıslahla birlikte arttırılarak 20.740,78 TL yükseltildiği geri kalan bedel için bu davanın görülmesi gerektiği 100 TL için verilen kararın kesin hüküm teşkil etmediği belirtilmiştir. Dava şartlarından bazıları olumlu (davanın açılması sırasında var olması gerekli); bazıları ise olumsuz (davanın açılması sırasında bulunmaması gereken) şartlar olup, kesin hüküm olumsuz dava şartları arasında yer alır. Kesin hüküm 6100 sayılı HMK’da dava şartı olarak kabul edilmiştir. Açılmış ve görülmekte olan bir davanın davacısı, hukukî korunma sürecini başlatmış olduğundan artık onun aynı davayı yeniden bir başka mahkeme önüne getirmesinde hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle daha önce açılmış ve kesin hükme bağlanmış olan bir davanın, ikinci kez açılması hâlinde, davacının bu ikinci davayı açmasında HMK'nın 114/1-i maddesiyle kesin hüküm dava şartı kabul edilmiştir. Somut olayda; Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Kararı'na dair 31.12.2021 tarihli K-2021/173403 numaralı kararı ve eklerinin dosya içerisinde bulunduğu, işbu başvurunun.... plaka sayılı araçta meydana gelen hasar bedeline yönelik olarak kısmi dava şeklinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak 100,00 TL bedelle açıldığı, 31.12.2021 tarihinde talebin reddine dair kesin olarak karar verildiği, karara karşı herhangi bir kanun yoluna müracaatın bulunmadığı, davalı sigorta tarafından meydana gelen kaza nedeniyle davacı tarafa 03.08.2022 tarihinde 6.824,00 TL hasar bedeline yönelik ödemede bulunulduğu anlaşılmış, ilk derece mahkemesince dava öncesi Sigorta Tahkim Komisyonu'na aynı konu ile ilgili başvuruda bulunulup talebin reddine dair verilen kararın kesin nitelikte olduğu, tahkim kararına yönelik bir iptal davası açılmadığı, bu haliyle dava konusu uyuşmazlık hakkında verilen tahkim komisyonu kararının kesin hüküm teşkil ettiği, davacı tarafça sigorta tahkim komisyonuna başvuru anında fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmuş olmasının, kararın içeriği ve hakkın tamamını ilgilendirir şekilde zararın kanıtlanmaması nedeniyle ret kararı verildiği gözetildiğinde görülmekte olan davanın konusunu da içerdiği değerlendirilerek davanın kesin hüküm dava şartı yokluğu nedeniyle reddine ilişkin verilen kararda herhangi bir usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL'den peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 24/09/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/705, K. 2026/1435, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-705-e-2026-1435-k-7e11ccf15332