Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/616 E. 2026/1377 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/616
Karar No
2026/1377
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/616 KARAR NO : 2026/1377

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/01/2024 NUMARASI : 2017/1284 Esas - 2024/14 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 17/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :17/09/2026

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/01/2024 tarih 2017/1284 Esas 2024/14 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili, Davalı şirketin, davacı ... tarafından tasarlanan ve diğer davacılar ...& ... A.Ş tarafından tasarımı geliştirilip uygulanarak satışı yapılan faydalı model niteliğindeki birden fazla ürünü taklit etmek suretiyle üretmesi, kataloğuna ekleyerek kendi markası ile satış ve pazarlama yapması ve hatta yine tasarımı ve buluş hakkı davacı ...'a ait olan "kapı ve pencere sürme sistemler için 90 derece köşe bağlantı takozu" adlı ürün için Türk Marka ve Patent Kurumu nezdinde haksız ve kötü niyetle tescil oluşturması nedeniyle haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkin gereken tedbirlerin alınması ile bundan doğan zararların tazminini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, davalı ....'in birçok sektörde faaliyette bulunmuş 50 yıllık ticari geçmişi olan .... ailesi tarafından 1997 yılı Kasım ayında İzmir'de kurulduğunu, davalı şirketin 20 yıldır alüminyum ticareti ile uğraşmakta olduğu ve ortağı olan mimar.... tarafından tasarlanan projeleri gerçekleştirdiğini, şirketin kapı, pencere ve cephe sistemleri üzerine pek çok yeniliğe imza atan ve dünya çapında projeler geliştirdiğini, davacı şirketin sektöründe ABD dahil pek çok dünya firması ile çalıştığını, Milano'da ... tasarım şirketini kurması ve sektörde tanınır hale gelmesinden sonra, 2015 yılında davacı ile iş ilişkisini sona erdirdiğini, üstelik bu iş ilişkisinin davacı tarafından aniden sona erdirilmesinden sonra, davacı tarafın ürünlerinin de satışını yapan davalı şirket stoklarında ürün kalması ile bu ürünlerin satışı için davacı ....'dan yeni ürün talepleri kabul edilmeyince davacının kötüniyetli hareketi ile davalıyı zarara uğrattıklarını, müvekkilinin Sürme Kanat Köşe 90 C Bağlantı takozu için yaptığı 2016-0.... numaralı faydalı model talebine davacının itirazının TPMK tarafından 22.05.2017 tarihinde RED edildiğini, davacının ürününün Türkiye de faydalı model olarak tescili için yenilik unsurunun bulunmadığını 2002 yılından beri ürünün piyasada bulunduğunu, dosyaya sunulan hukuki görüşün ürünler incelenmeden katalog üzerinden verildiğini, davacı tarafın açtığı ve şu an aynı zamanda İzmir Fikri ve Sinai Haklar Mahkemesi'nde 2017/180 Esas numarası ile tescilli ürünün hükümsüzlüğü talebiyle açılan davanın her iki davada da davalı ve davacı tarafın aynı olması sebebiyle İzmir Fikri ve Sinai Haklar Mahkemesi'nin dosyası ile birleştirilmesini, haksız olarak açılmış olan dava ve taleplerin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının başkasının emek ve tanınmışlığından yararlanılmış olması ve taraf ürünleri arasında benzerlik bulunup bulunmadığı, benzerlik var ise teknik bir zorunluluktan kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve benzerlik var ise üstün hakkın hangi tarafta olduğu konularında davacının iddialarının ispatlamadığı, iltibasa karşı gerekli önlemlerin alınıp alınmamış olması hususu dikkate alındığında katalogların dizaynı, kullanılan ürün kodlarının ve isimlendirilmesinin farklı olması, farklı markalar ve tanıtım işaretleri kullanılmış olması nedeni ile firmalar arasında iltibasa meydan vermemek için gerekli tedbirlerin alındığı, bu nedenle Haksız rekabet şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili, davalı şirketin eylemleri ve taraflar arasındaki somut ilişkinin özelliklerinin gözden kaçırıldığını, mahkemece TTK md 55/1(a.4) bendine sıkıştırıldığını ve olaya uygun düşmeyen kriterlere göre gerekçesi anlaşılamayan bir karar verildiğini, dürüstlük kuralına aykırı bu davranış ve ticari uygulamalar, taraflar arasındaki ilişkiyi müvekkil aleyhine ve de zararına etkilemiştir, hali hazırda etkilemeye devam etmektedir. Bu nedenle, mahkemece hatalı değerlendirmeye dayalı verilen kararın gerek yasanın amacına gerekse hakkaniyete aykırı olduğunu, iç benzerlik durumunda iltibas kriterinin uygulama alanı olmadığını, davalının, müvekkilden almış olduğu ürüne, kendi tasarladığı ürünmüş gibi kod vermesi, kendi markası altında kataloğuna koyması ve satarak ürünü kendine mal etmesi haksız rekabet teşkil edeceğini, teknik değerlendirme ağır ve açık bir yanılgıya dayandığını, tazminat yönünden belirsiz alacak olarak açılan davada zarara ilişkin hesaplama yapılmamasının hatalı olduğunu, Kök Rapora itiraz ve beyanlarımızda, tazminat hesabı yapılabilmesi için ek rapor öncesi davalının dava konusu ürünlerinin satış/fatura/muhasebe kayıtlarının (en az 2014 yılından dava tarihine kadar) celbi talep edilmişse de bu talebin karşılanmadığı hususlarını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili, davanın reddine karar veren mahkemece gerekçeli kararın hüküm kısmında ''Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT. hükümlerine göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine'' karar verilmiş ise de, dava hem maddi hem manevi tazminat talebini içerdiğinden reddedilen istemlerin her biri için davalı yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10. ve 13. maddeleri uyarınca ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek bir vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı eksik vekalet ücreti hükmedildiği hususunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE :Dava haksız rekabetin önlenmesi, maddi sonuçlarının kaldırılması imha ve maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Mahkemece yapılan yargılamayla alınan asıl ve ek bilirkişi raporlarına istinaden taraf ürünlerinde benzerlik bulunup bulunmadığı, benzerlik var ise üstün hakkın hangi tarafta olduğu konularında yapılan incelemeyle davacının iddialarının ispatlanamadığı kullanılan ürünlerin kod ve isimlerinin farklı olduğu, farklı markalar ve tanıtım işaretleri taşıdığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verildiği belirlenmiştir . Bu kararı davacı vekili, bilirkişilerin tespitinin yerinde olmadığı TTK madde 54 ve devamına göre haksız rekabet unsurlarının oluştuğu özellikle TTK madde 55 /1-c bendine göre başkalarının iş ürünlerinden haksız yararlanma niteliği taşıdığı, kararda yer aldığı üzere TTK madde 55/1-a.4 göre iç benzerlik haksız rekabet oluşturduğundan bahisle dava açılmadığını, davanın dayanağının bu olmadığını kaldı ki Yargıtay'ın da iç benzerlik durumunda iltibas kriterini aramadığını, zira nihai kullanıcıların iç benzerliği görmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla bu unsura dayalı olarak davanın reddinin doğru olmadığını, davalının müvekkilinden aldığı ürünü kendi üretmiş gibi piyasaya sürdüğünü ileri sürmüştür. Davalı taraf ise istinafa cevap dilekçesinde yerel mahkemenin kararının doğru olduğu, TTK madde 55/1-a.4 göre başkasının mallarını iş ve iş ürünlerini faaliyetlerini karıştırılmaya neden olacak şekilde önlem almak niteliği bulunmadığı iltibas oluşturmadığı belirtilerek davanın reddi kararına karşı istinaf talebinin reddi ve maddi ve manevi tazminat talepleri için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi talebiyle ayrıca istinaf talebinde bulunduğu belirlenmiştir. Davacının istinaf sebeplerinin incelendiği ve davacının ürünlerinde teknik anlamda benzerlik olsa dahi TTK m. 55/1-a-4 bendine göre haksız rekabet oluşturmadığı, iç benzerliğin iltibas oluşturmadığı her iki tarafın ürünlerinin farklı kodlarla dizayn edildiği ve kataloglarda yer aldığı dolayısıyla iltibas oluşturmadığı tespit edildiği tüketici açısından karışıklığa sebebiyet vermediği belirlendiğinden davacının istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalının istinaf sebebi içerisinde yer alan ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesi talebi reddedilmiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacılar yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL'den peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL'den peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 17/09/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/616, K. 2026/1377, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-616-e-2026-1377-k-05b867ecb0f9