Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1472 E. 2026/1472 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1472
- Karar No
- 2026/1472
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1472 - 2026/1566 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1472 KARAR NO : 2026/1566
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/06/2026 Tarihli Ara Karar NUMARASI : 2026/720 Esas
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZ EDEN 3. KİŞİLER: 1-... (T.C. NO:...) - ... 2-... (T.C. NO:...) - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA TÜRÜ : Çek İptali (Hasımsız) TALEP : İhtiyati Tedbir DAVA TARİHİ : 26/03/2026
KARAR TARİHİ : 18/09/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 25/09/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacının yetkili hamili olduğu, Akbank Hürriyet/Bursa Şubesi'nin 28.03.2026 tarihli, ... seri nolu, keşide yeri Bursa olan 600.000,00-TL bedelli, Akbank Hürriyet/Bursa Şubesi'nin 25.04.2026 tarihli, ... seri nolu, keşide yeri Bursa olan 600.000,00-TL bedelli, Akbank Hürriyet/Bursa Şubesi'nin 30.05.2026 tarihli, ... seri nolu, keşide yeri Bursa olan 600.000,00-TL bedelli, Akbank Hürriyet/Bursa Şubesi'nin 27.06.2026 tarihli, ... seri nolu, keşide yeri Bursa olan 600.000,00-TL bedelli, Akbank Hürriyet/Bursa Şubesi'nin 25.07.2026 tarihli, ... seri nolu, keşide yeri Bursa olan 600.000,00-TL bedelli, Akbank Hürriyet/Bursa Şubesi'nin 29.08.2026 tarihli, ... seri nolu, keşide yeri Bursa olan 600.000,00-TL bedelli, Akbank Hürriyet/Bursa Şubesi'nin 26.09.2026 tarihli, ... seri nolu, keşide yeri Bursa olan 600.000,00-TL bedelli, Akbank Hürriyet/Bursa Şubesi'nin 31.10.2026 tarihli, ... seri nolu, keşide yeri Bursa olan 600.000,00-TL bedelli çeklerin davacı uhdesindeyken kaybolduğunu, mezkur çeklerin, davacı şirkette iken sebebi bilinmeyen bir şekilde kaybolduğunu ve yapılan tüm aramalara rağmen bulunamadığını, ekte sunulan çek teslim tutanağı ve çek görsellerinden anlaşılacağı üzere çeklerin Orfa Endüstriyel Mamüller Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından davacı adına ciro edilerek davacı şirket personeline teslim edildiğini ancak ne yazık ki bu sırada yani davacı şirketteyken kaybolduğunu, bu sebeple; öncelikle Akbank Hürriyet/Bursa Şubesi'ne müzekkere yazılmasına ve tüm çekler için ödeme yasağı konulması yönünde tedbir alınmasına ve ilgili çeklerin zayii nedeniyle iptaline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince 27/03/2026 tarihli tensip zaptı 7 nolu ara karar ile; " ... Talep edenin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne; 6102 sayılı TTK'nun 818/1-s maddesinin yollaması ile TTK'nun 757/1.maddesi gereğince ihtilaf konusu çek bedellerinin %15 nakit teminat veya kesin/süresiz banka teminat mektubu karşılığında anılan çeklerin ödenmesinin ihtiyaten durdurulmasına, teminat yatırıldığında çeklerin muhatabı banka şubesine yazı yazılmasına ... " karar verilmiştir. İhtiyati tedbire itiraz eden vekili dilekçesinde özetle; 3. Şahıslar tarafından daha önce dosyaya sunulan beyan dilekçesinde de açıklandığı üzere; dava konusu çeklerin, davacı şirket ile 3. Şahıslar arasında mevcut bulunan işçilik alacaklarının tasfiyesi amacıyla, bizzat davacı şirket tarafından 3. Şahıslara ciro ve teslim edildiğini, nitekim çeklerin teslimi sırasında taraflar arasında ayrıca bir protokol düzenlendiğini, akabinde çeklerin 3. Şahıslara teslim edildiğini, protokollerin 3. Şahısların verdiği beyan dilekçelerinin ekinde yer aldığını, dolayısıyla davacı tarafın, işbu davada çeklerin “kaybolduğu”, “nerede bulunduğunun bilinmediği” yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacı şirketin, çeklerin kimlerin elinde bulunduğunu bilmekte olup, buna rağmen mahkemeyi yanıltacak şekilde çeklerin zayi olduğu iddiasında bulunduğunu, öte yandan davacı şirket tarafından, 3. Şahıslar aleyhine ticari dava şartı arabuluculuk başvurusu yapılarak dava konusu çekler yönünden menfi tespit talebinde bulunulduğunu, davacı tarafın menfi tespit talebinde bulunmuş olması dahi, çeklerin kaybolmadığını ve çeklerin 3. Şahısların zilyetliğinde bulunduğunun davacı tarafça bilindiğini açıkça ortaya koyduğunu, ayrıca dava konusu çeklerin 3. Şahıslara ciro edildiği sırada çekler üzerinde şirket kaşesi ile şirketi temsile yetkili iki yetkilinin imzasının bulunduğunu, bu itibarla çeklerin yetkisiz kişilerce düzenlendiği veya devredildiği yönündeki olası iddiaların da hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu sebeple şartları oluşmayan ve haksız şekilde tesis edilen ödeme yasağına ilişkin tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince 18/06/2026 tarihli ara karar ile; "... 1-İhtiyati tedbire itirazların REDDİNE ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden 3. şahıslar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati tedbire itiraz eden 3. Şahıslar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararı yeterli ve denetlenebilir bir gerekçe içermediğini, çeklerin zayi olmadığı ve davacı tarafından müvekkillere teslim edildiği sabit olduğunu, davacı tarafın iddiaları kendi içerisinde çelişkili olduğunu, menfi tespit davası açılmış olmasına rağmen mahkemece bu husus araştırılmadığını, edbirin devamı için güncel ve hukuki bir sebep kalmadığını beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbire itirazda mahkeme dava tarihindeki yaklaşık ispat koşullarını haklı olarak esas aldığını, "Çekler İşçilik Alacağına Karşılık Rızaen Devredilmiştir" iddiası gerçeği yansıtmadığını beyan ile; 3. şahısların istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz. DELİLLER: Gebze 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/720 Esas sayılı 18/06/2026 Tarihli Ara Kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; çek iptali istemine ilişkindir. Talep; ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince 27/03/2026 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir kararı verildiği, karara karşı 3. Şahıslar tarafından itiraz edilmesi üzerine 18/06/2026 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbire yapılan itirazın reddine karar verildiği ve karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden 3. Şahıslar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; dava konusu her biri 600.000,00 TL bedeli ve Akbank Hürriyet Bursa şubesine ait toplam 8 adet çekin davacı şirketin uhdesinde bulunduğu sırada kaybolduğunu, yapılan tüm aramalara rağmen çeklerin bulunamadığı, çeklerin Orfa Endüstriyel Mamüller Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından davacı şirkete ciro edilerek teslim edildiği; ancak çeklerin davacı şirket uhdesinde bulunduğu sırada kaybolduğu ileri sürülerek çeklerin zayi olduğunun tespiti ile çek bedellerinin ödenmesinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince 27/03/2026 tarihli tensip zaptının 7 numaralı ara kararıyla 6102 sayılı TTK'nın 818/1-s maddesi yollamasıyla aynı kanunun 750. maddesi uyarınca dava konusu çeklerin bedellerinin %15 oranında nakit teminat veya kesin süresiz banka teminat mektubu karşılığında ödenmesinin durdurulmasına ve bu çeklerin muhatabı bankaya müzekkere yazılmasına karar verildiği, itiraz eden vekilince sunulan itiraz dilekçesinde ise; dava konusu çeklerin davacı şirket tarafından üçüncü kişilere, taraflar arasındaki işçilik alacaklarının tasfiyesi amacıyla ciro edilerek teslim edildiği, bu hususun taraflar arasında düzenlenen protokol ve üçüncü kişilerin beyanlarıyla sabit olduğu, dolayısıyla çeklerin kimlerin elinde bulunduğunun bilinmesine rağmen zayi oldukları yönünde mahkemeye gerçeğe aykırı beyanda bulunulduğunu ileri sürerek ihtiyati tedbir kararına itiraz edildiği, ayrıca davacı şirket tarafından aynı çekler yönünden menfi tespit amacıyla ara buluculuk başvurusunda bulunulmuş olmasının da çeklerin kaybolmadığını ve üçüncü kişilerin elinde bulunduğunu gösterdiği belirtilerek tedbirin kaldırılmasının talep edildiği, ilk derece mahkemesince 18/06/2026 tarihli ara kararla ihtiyati tedbire yönelik itirazların reddine karar verilmesi üzerine, anılan karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır Eldeki davada, uyuşmazlığın dava konusu çeklerin davacı şirketin iradesi dışında zayi olup olmadığı ve bu nedenle çekler hakkında ödeme yasağı şeklindeki ihtiyati tedbirin devam edip etmeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. . 6100 sayılı HMK'nın 391. maddesi; " (1) Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir. (2) İhtiyati tedbir kararında; a) İhtiyati tedbir talep edenin, varsa kanuni temsilcisi ve vekilinin ve karşı tarafın adı, soyadı ve yerleşim yeri ile talep edenin Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, b) Tedbirin, açık ve somut olarak hangi sebebe ve delillere dayandığı, c) Tereddüde yer vermeyecek şekilde, neyin üzerinde ve ne tür bir tedbire karar verildiği, ç) Talepte bulunanın, ne tutarda ve ne türde bir teminat göstereceği, yazılır. (DEĞİŞİK FIKRA RGT: 28.07.2020 RG NO: 31199 KANUN NO: 7251/40) (3) İhtiyati tedbir talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf da kanun yoluna başvurabilir. Bu başvurular öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır." şeklindedir. Somut olayda; ilk derece mahkemesince 27/03/2026 tarihli tensip zaptı 7 nolu ara karar ile "Talep edenin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne; 6102 sayılı TTK'nun 818/1-s maddesinin yollaması ile TTK'nun 757/1.maddesi gereğince ihtilaf konusu çek bedellerinin%15 nakit teminat veya kesin/süresiz banka teminat mektubu karşılığında anılan çeklerin ödenmesinin ihtiyaten durdurulmasına, teminat yatırıldığında çeklerin muhatabı banka şubesine yazı yazılmasına," dair verilen ihtiyati tedbir kararında; gerekçenin bulunmadığı ve ihtiyati tedbirin neye ilişkin olarak verildiğinin anlaşılamadığı, ihtiyati tedbir konulmasının sebebi, davacı iddiasının hangi delillere dayanılarak yaklaşık ispat edildiği, ihtiyati tedbir şartlarının hangi somut olgularla gerçekleştiğinin açıkça ortaya konulmadığı, Mahkemece verilen ihtiyati tedbirin neye ilişkin olarak verildiği ve sayılan eksiklikleri içeren ihtiyati tedbir kararının gerekçesinin belirtilen şekilde yazılarak taraflara tebliğ edilmediği, bu haliyle kararın usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmaktadır. Bu haliyle verilen ihtiyati tedbir kararı, bu şekilde gerekçe içermemesi nedeniyle taraf denetimine ve dairemizce istinaf incelemesine elverişli olmadığı görülmektedir. Ayrıca, geçici hukuki koruma kararları dahi, tarafların temel hak ve özgürlüklerini etkilediğinden, hukuki dinlenilme hakkı ve gerekçeli karar ilkesi gereğince somut, açık ve denetlenebilir gerekçe içermelidir. Bu nedenle, somut uyuşmazlıkta mahkemece davacı iddiası ile ilgili olmayan gerekçe ile ihtiyati tedbir karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu durumda ilk derece mahkemesince yapılacak iş; 27/03/2026 tarihli tensip zaptının (7) nolu kararı uyarınca hükmedilen ihtiyati tedbire ilişkin 6100 sayılı HMK'nın 391. maddeleri kapsamında gerekçeli bir ara karar yazmak, bu kararın taraflara tebliği ile itiraz kanun yolunu işletmek, itiraz olur ise 6100 sayılı HMK'nın 394/4. maddesi uyarınca duruşmalı inceleme yapılarak (taraflar duruşmaya gelmedikleri taktirde dosya üzerinden inceleme yapılarak) taraf ve istinaf denetimine uygun gerekçeli karar yazmak ve karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulur ise kararı (ilgili tüm evraklardan bir dosya oluşturularak) istinaf incelemesi için Bölge Adliye Mahkemesine göndermekten ibaret olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle; ihtiyati tedbire itiraz eden 3. şahıslar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-4) maddesince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İhtiyati tedbire itiraz eden 3. şahısların ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-4) maddesi gereğince ESASTAN KABULÜNE, a-Gebze 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/720 Esas sayılı 18/06/2026 Tarihli Ara Kararının KALDIRILMASINA, b-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 2-İstinaf Karar Harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 3-İstinaf eden tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine, 4-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18/09/2026
Başkan ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Katip ... e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*