Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1369 E. 2026/1317 K. – Haksız Rekabet

Konu: Haksız Rekabet

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1369
Karar No
2026/1317
Karar Tarihi
Konu
Haksız Rekabet

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/1369

KARAR NO:2026/1317

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:12.03.2026 tarihli Ara Karar

NUMARASI:2026/242 Esas

DAVANIN KONUSU:Haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi, tazminat

Taraflar arasındaki haksız rekabet davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, talep dilekçesinde özetle; aynı e ticaret sitelerinde satışa arz edilen davacı ve davalı ürününün açık iltibas yaratması karşısında, telafisi güç ve ispatı zor olacak zararların doğmamasını teminen, dava sonuçlanıncaya kadar davalının ilgili ürününün üretim, satış ve dağıtımının durdurulmasına, e-ticaret platformlarından kaldırılmasına, mevcut ürünlere el konulmasına yönündeki İhtiyati tedbir talebinin kısmen veya tamamen kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesi, ihtiyati tedbir talebini değerlendirdiği 12.03.2026 tarihli ara kararıyla; "...Kanun koyucu, ihtiyati tedbir hakkında karar verecek olan hakime geniş bir takdir alanı bırakmışsa da; hakim, her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemeli ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre ihtiyati tedbir kararını verdiğini kararında belirtmelidir. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse, kanunun öngördüğü ölçüde ispat edilememişse veya yaklaşık da olsa ispatı yargılamayı gerektiriyorsa ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir. Dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesi sonucu; Dosyada ki delillerle bu aşamada yaklaşık ispat koşulu oluşmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden..." gerekçesiyle, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermiştir.Bu ara karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Mahkeme tarafından yaklaşık ispatın sağlanmadığı ve talep edilen ihtiyati tedbirin açık ve net olmadığı gerekçesiyle tedbir taleplerinin reddine karar verildiğini, davacı ürününün ayırt edici unsurları ile karşı taraf ürününün ayırt edici unsurlarının birebir aynı olduğunu, müvekkili tarafından üretilen ürün ambalajı ve ticari takdim şekli itibariyle tüketici nezdinde müvekkili ile özdeşleşen Türkiye genelinde perakende mağazalarında ve özellikle e-ticaret sitelerinde satışa sunulan "..." ürünün davalı tarafça birebir müvekkilinden sonra piyasaya sunulduğunu, ambalajın birebir aynı olduğunu, her ikisininde aynı e-ticaret sitelerinde satışa sunulduğunu, ilk bakışta satışa sunum tasarımı itibariyle müşterinin hangi firmanın ürünü olduğunu anlamakta hataya düşebilir nitelikte olduğunu, yaklaşık ispat koşulunun bu görsellerle sağlanmış olduğunun kabulü gerektiğini, satışa sunum şekli ortalama tüketici nezdinde ürünler arasında ekonomik veya ticari bağlantı bulunduğu kanatiniaçıkça doğurduğunu, zarar koşulunun kabul edilmesi gerektiğini belirterek, davalı ürününün açık iltibas yaratması nedeniyle telafisi güç zararların doğmamasını teminen dava sonuçlanıncaya kadar davalının ilgili ürününün üretim, satış ve dağıtımının durdurulmasına, e-ticaret platformlarından kaldırılmasını, mevcut ürünlere el konulması yönünde ihtiyati tedbir taleplerinin kısmen veya tamamen kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, TTK'nın 54. vd. maddeleri gereğince haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, ürünlerin toplatılması ve imhası ile maddi ve manevi tazminatın tahsili istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince esas dava içinde davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkete ait ürünün ambalaj ve ticari takdim şeklinin piyasada ayırt edicilik kazanmış olduğunu, davalının müvekkili ürününün tanınmışlığından istifa ettiğini, davalı tarafından e-ticaret sitelerinde satışa sunulan ürünün birebir aynı ibareleri içermesi, aynı biçimde ibarenin vurgulanması, konumlandırması, gümüş renkli tüp tasarımı, sarı jel akış görseli kullanımı, genel ambalaj kompozisyonunun aynı ticari izlenimi yaratması, tarafların ürününün aynı e-ticaret sitesinde satışa sunulması nedenleri ile davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini iddia ederek, ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesinde deliller arasında ürünlere ait görseller eklenmiştir. TTK'nın 54 ve devamı maddeleri gereğince, davacı, dava dilekçesinde davalının e-ticaret sitelerinde satışa arz edilen ürününün açık iltibas yaratması iddiası ile zararların doğmamasını teminen dava sonuçlanıncaya kadar davalı ürününün üretim, satış ve dağıtımının durdurulmasına, e-ticaret platformlarından kaldırılmasına, mevcut ürünleri el konulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. TTK'nın ihtiyati tedbirler başlıklı 61/1.maddesinde, ''Dava açma hakkına haiz bulunan kimsenin talebi üzerine mahkeme, mevcut durumun olduğu gibi korunmasına, 56. maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde öngörüldüğü gibi haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, haksız rekabetin önlenmesine ve yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesine ve diğer tedbirlere, hukuk usulü muhakemeleri kanunun ihtiyati tedbir hakkındaki hükümlerine göre karar verilebilir '' düzenlemesi yer almaktadır. Buna göre davacının, ihtiyati tedbir talebi TTK'nın 61. maddesine göre değerlendirilmelidir. Burada hüküm bulunmayan konularda, tamamlayıcı hüküm olarak HMK'nın 389 vd. maddelerinden yararlanılmalıdır. HMK'nın 389/1. maddesi ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.'' hükmünü, 390/3. maddesi, "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' hükmünü, 391/1.maddesi ise ''Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir" hükmünü içermektedir. İlk derece mahkemesince, talep HMK'nın 389 vd. maddelerine göre değerlendirilerek, yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.Somut olayda, dosyanın mevcut durumu itibariyle, ihtiyati tedbir talep eden vekilinin TTK'nın 56. vd maddelerine göre talepleri yönünden haksız rekabet koşullarının mevcudiyetine dair ileri sürülen konular ispata muhtaç durumdadır. Mahkemece ihtiyati tedbir talebi değerlendirilmiş olup, ihtiyati tedbirin gerekli olduğuna ve talep edenin iddialarının yerinde olduğuna ilişkin yaklaşık ispat ölçüsünde kanıt bulunmamaktadır. Tedbir talebinin değerlendirildiği tarih ve dosya kapsamı itibariyle HMK'nın 390/3. maddesinde aranan yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ilk derece mahkemesi ara kararında sonuç olarak usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 391/3 ve 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin verilen karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,

3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.08.07.2026

KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve 391/3 maddeleri uyarınca karar kesindir.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1369, K. 2026/1317, T. 08.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1369-e-2026-1317-k-eb2a2ca1d036