Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1340 E. 2026/1831 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1340
- Karar No
- 2026/1831
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1340 KARAR NO : 2026/1831
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2026/82 Esas-2026/312 Karar DAVA TARİHİ : 09/07/2024 KARAR TARİHİ : 08/05/2026 DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit DAİRE KARAR TARİHİ: 24/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/09/2026
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/82 Esas 2026/312 Karar sayılı dosyasından verilen 08/05/2026 tarihli kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin abonesi olduğu 0024016058 numaralı tesisata ilişkin davalı şirket yetkilileri tarafından 06.06.2024 tarihinde, K/51108 seri numaralı kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı ve bu tutanağa istinaden 06.06.2024 tarih, RG12024000029379 numaralı 1.186.453,49 TL bedelli fatura düzenlendiğini, davalı şirketin hukuki mücadele yerine hukuka aykırı şekilde tekel firma oluşunu kötüye kullanarak müvekkiline ait işyerinin elektriğini kestiğini, detaylı hesaplama yapılmaksızın keyfi ve tekdüze bir şekilde toplamda 1.186.453,49 TL üzerinden fatura düzenlendiğini, elektriğin bağlanması için Menemen 2. Asliye Hukuk mahkemesi 2024/70 D.İş sayılı dosyası tedbiren elektrik bağlanmasına karar verildiğini bildirerek, 0024016058 numaralı tesisata ilişkin davalı şirket yetkilileri tarafından 06.06.2024 tarihinde, K/51108 seri numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı ve bu tutanağa istinaden 06.06.2024 tarih, RG12024000029379 numaralı 1.186.453,49 TL bedelli faturanın iptali ile haksız ve hukuka aykırı olarak kesilen elektrik nedeniyle müvekkili şirketin uğradığı zararın tespit edilerek davalı şirkete yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, ... Cad. ... Mah. No.. Menemen-İzmir adresindeki 24016058 tesisat numaralı ticarethanenin 06.06.2024 tarihinde yapılan kontrolünde, "spiral içerisinde R ve S fazlarını iptal ederek harici hat çekmek" sureti ile kaçak enerji kullandığı tespit edilmesine istinaden 692002333231 belge numaralı 1.186.453,49-TL tutarlı kaçak elektrik kullanım faturası oluşturulduğunu, faturanın 06.06.2024 ve 13.06.2023 tarihleri arası toplam 360 gün, 06.06.2024 ve 09.12.2023 tarihi arası 180 gün kaçak kullanım için 34,52 kW tespit gücü üzerinden 14 çalışma saati dikkate alınarak hesaplanan 180 x 34,52 x 14 = 86.990,40 kWh'lık tüketimin kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesinin çarpılması sonucu elde edilen tutar ile, 09.12.2023 tarihi ile 13.06.2023 tarihi arası 180 günlük kaçak kullanıma bağlı ek tüketim için 34,52 kW tespit gücü üzerinden 14 çalışma saati dikkate alınarak hesaplanan 180 x 34,52 x 14 = 86.990,40 kWh'lık tüketimin kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesi ile çarpılması sonucu elde edilen tutarla toplanarak 1.186.453,49- TL fatura oluşturulduğunu, ilgili tesisatta (24016058), 18.12.2019 tarih itibari ile abonelik kaydı olduğunu ve aboneliğin halen kendi adına kayıtlı olarak devam ettiğini bildirerek; davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ: Davanın açıldığı Menemen Asliye Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine dosyanın tevzi edildiği mahkemece, dava şartı arabuluculuk ön şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle; dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN: Davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak taraflar arasında daha önce İzmir Arabuluculuk Bürosu’nun 2025/29804 numaralı dosyası üzerinden görüşme yapıldığını ve bu görüşmenin 14.03.2025 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, tarafları, konusu ve maddi vakıası aynı olan uyuşmazlık için yeniden arabuluculuğa zorlanmanın usul ekonomisine ve arabuluculuğun amacına aykırı olduğunu, -huzurdaki davanın bir miktar paranın tahsiline yönelik bir eda davası olmayıp hukuka aykırı muarazanın önlenmesi ve elektriğin kesilmemesine yönelik bir tespit niteliği taşıdığını, TTK m. 5/A uyarınca ticari davalarda arabuluculuğun yalnızca alacak ve tazminat talepleri için zorunlu olduğunu, yerel mahkemenin davanın niteliğini yanlış vasıflandırdığını, -dava dilekçesinde kaçak elektrik kullanım tutanağının hukuka aykırılığının tespiti, 1.186.453,49 TL tutarındaki faturanın iptali, borçsuzluğun tespiti ve elektrik kesintisi nedeniyle uğranılan zararların belirlenmesinin talep edildiğini, -davanın öncelikle bir menfi tespit davası olduğunu, dava şartı yokluğu kabul edilse dahi aşırı şekilcilik yapılarak usulden ret kararı verilmesinin Anayasa'nın 36. maddesi ile korunan mahkemeye erişim ve hak arama özgürlüğünü zedelediğini, uyuşmazlığın teknik bilirkişi incelemesi gerektirdiğini, -işbu dosyanın Menemen 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevsizlik kararı üzerine geldiğini ve HMK m. 20 uyarınca davanın ilk açıldığı tarihteki şartların korunması gerektiğini, ilk görevli mahkemece yaklaşık ispat sağlandığı için verilen İhtiyati Tedbir Kararının davanın alacak davası değil mülkiyet ve kullanım hakkına saldırının durdurulması davası olduğunu kanıtladığını, sadece başlık farkı nedeniyle dava şartı yokluğundan ret kararı verilmesinin hukuki güvenlik ilkesine ve kazanılmış haklara aykırı olduğunu belirterek, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nin usulden ret kararının istinafen kaldırılmasına ve dosyanın yargılamaya devam edilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Dava, kaçak elektrik tespit tutanağı sonrasında düzenlenen takip dayanağı faturadan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin menfi tespit davasıdır. Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince dava şartı arabuluculuk ön şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle; arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur. Ticari dava niteliğindeki menfi tespit davaları için zorunlu arabuluculuk dava şartı 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 Sayılı İcra iflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile getirilmiştir. 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik TTK'nun 5/A-1 madde hükmüne göre "Bu Kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri, menfi tespit ve istirdat davaları hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." Davalı şirkette çalışan görevlilerce ticarethane abonesi olan davacının işyeri hakkında tutulan kaçak elektrik tespit tutanağı sonrasında düzenlenen takip dayanağı faturadan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin eldeki menfi tespit davasının açıldığı Menemen 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce " davalının elektrik dağıtım şirketi olduğu ve tacir olduğu, davacının ise 01/01/2024 tarihinden itibaren bilanço esasına göre defter tuttuğu ve tacir olduğu, davalının tacir sıfatı bulunduğu ticari işletmesinin elektriğine ilişkin kesilen fatura işleminin her iki taraf için ticari iş niteliğinde olduğu, bu nedenle davanın nispi ticari dava olup, asliye ticaret mahkemesinin görev alanı içinde olduğundan" bahisle verilen 2024/205 Esas 2025/186 karar sayılı 13/05/2025 tarihli görevsizlik kararının istinaf edilmeksizin 03/12/2025 tarihinde kesinleştiği, sonrasında Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesine 05.02.2026 tarihinde tevzi edildiği, her iki tarafın tacir olması ve her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili husustan doğan nispi ticari dava niteliğindeki iş bu menfi tespit davasının mahiyeti ve davanın açıldığı 09.07.2024 tarihi itibariyle zorunlu arabuluculuk dava şartına tâbi olduğu anlaşılmıştır. Bu açıklamalar ışığında, nispi ticari dava niteliğindeki iş bu menfi tespit davasının zorunlu arabuluculuk dava şartına tâbi olduğu, iş bu dava açılmadan önce ve görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dosyanın görevli mahkemeye tevzi edilmesinden önce arabuluculuk yoluna başvurulmadığı, davacı tarafça arabulucuk yoluna başvurmanın şart olmadığının iddia edildiği, bu durumda yasal hükümlere göre iş bu dava açısından dava şartı arabuluculuk ön şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Yukarıda açıklanan zorunlu arabuluculuk dava şartına ilişkin hükümlerin kamu düzenine ilişkin olup, emredici nitelikte olması ve her davanın kendi şartlarına göre değerlendirilmesinin gerekmesi nedeniyle de davalı şirket tarafından açılan itirazın iptali davasında arabuluculuğa başvurulmuş olması iş bu menfi tespit davasında zorunlu arabuluculuğa başvurma dava şartını ortadan kaldırmayacağından davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerinde takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olmadığı, kararda kamu düzenine aykırı bir yön de bulunmadığı anlaşılmakla, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/82 Esas 2026/312 Karar sayılı dosyasında verilen 08/05/2026 tarihli kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf talebinde bulunan davacı taraftan alınması gereken harçlar peşin olarak yatırıldığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme ve müzakere sonucunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde temyiz yolu açık olmak üzere 24/09/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.