İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/635 E. 2026/816 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/635
- Karar No
- 2026/816
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/635 Esas KARAR NO : 2026/816
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/08/2025 KARAR TARİHİ : 23/09/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; davalı/borçlu abone sahibi ... ... aleyhine, ... tarihinde Antalya Abonelik İcra Dairesinin .../... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, ancak davalı ... ve ... ... tarafından ... tarihinde takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, dava konusu ... Mah. ... Sok. ... Cad. No: ... Kapı: ... .../... adresindeki ... numaralı abonenin tespit edilen endekslerine göre .../... döneminde tahakkuk ettirilen ancak ödenmeyen faturadan kaynaklanan borcun bulunduğunu, söz konusu taşınmaza ilişkin içme suyu abonelik sözleşmesinin ... tarihinde davalı ile idare arasında imzalandığını ve abonelik süresince doğan borçlardan davalının sorumlu olduğunu, abonelik sözleşmesine göre abone sahibinin takip konusu borçları ödemekle yükümlü bulunduğunu, ... Tarifeler Yönetmeliği uyarınca aboneliğin sona erdirilmediği sürece abonelikten kaynaklanan yükümlülüklerin devam ettiğini, bu kapsamda faturaların davalı adına düzenlenerek abone hesabına tahakkuk ettirildiğini, borcun süresinde ödenmemesi üzerine ilgili mevzuat gereğince gecikme zammı ve KDV uygulanarak alacağın hesaplandığını, borcun ödenmesine ilişkin bildirimin abone adresine bırakıldığını ve ödeme yapılmaması üzerine icra takibinin başlatıldığını, davalının abonelik süresince oluşan borçlardan sorumlu olduğuna ilişkin emsal yargı kararlarının bulunduğunu, nitekim Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 25/06/2012 tarihli, 2012/13584 E. ve 2012/16475 K. sayılı kararında da abonelik sözleşmesi devam ettiği sürece abonelik nedeniyle tahakkuk ettirilen bedellerden abonenin sorumlu olduğunun kabul edildiğini, davalı tarafından aboneliğin sona erdirilmediğini ve sayaç kullanımının davalının uhdesinde bulunduğunu, bu nedenle icra takibine yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek; Antalya Abonelik İcra Dairesinin .../... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile icra takibinin kaldığı yerden devamına, alacağın %20’si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili beyan dilekçesinde özetle; müvekkili ... ...’nın davada taraf ehliyeti bulunmadığını, bu nedenle ... ... aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, kullanılan su tüketimin,n derneğin tüzel kişiliği tarafından değil, ... tarafından kullanıldığını, ...’de bulunan dernek üyelerinin her birine su aboneliği vermek yerine, aboneliğin derneğin adına açıldığını, ancak kullanılan suyun dernek üyeleri tarafından kullanıldığını, yerinde yapılan incelemelerde her bir üyenin kullandığı su miktarı tespit edilerek, suyu kullanan kişiden almak yerine kullanılan su miktarından derneği sorumlu tutmanın yasal olmadığını, ayrıca müvekkili ... ... tarafından davacıya yapılmış ödemeler olduğunu, yapılan ödemeler dikkate alınarak, yapılacak olan bilirkişi incelemesinde ... ... nin davacıya borcu olmadığının ortaya çıkacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Davacı vekili tarafından itiraz dilekçesi sureti, abonelik sözleşmesi sureti, yönetim kurulu imza sirküleri sureti, arabuluculuk tutanağı ibraz edilmiş, mahkememizce Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası sistem üzerinden dosya arasına alınmış, davacı şirketten aboneliğe dair bilgi ve belgeler celp edilmiş, davalı ... ... hakkında tacir araştırması yapılmış, Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü ve Antalya Valiliği İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğüne yazılan müzekkere yanıtları dosya arasına alınmıştır. Dava, itirazın iptali ( su kullanım faturası alacağı) istemine ilişkindir. Dava konusu takip incelendiğinde takibin taraflarının davacı ve davalı dernek olduğu anlaşılmıştır. Valilik yazı cevabında derneğin iktisadi işletmesinin olmadığının beyan edildiği, iktisadi işletmeyle ilgili herhangi bir bildirimin yapılmadığı belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/1. maddesinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari (Değişik ibare: 26/06/2012-6335 S.K./2.m.) davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun TTK’nın m. 16/1 hükmüne göre ise, “Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar.” Somut olayda abone sözleşmesinin ticarethane aboneliği olarak yapıldığı, ancak davalı dernek tacir olmadığından uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla Mahkememiz görevsiz olup, davanın görülmesi gereken mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Göreve ilişkin dava şartının olayda bulunmaması sebebiyle görevsizlik kararı vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere, 1-Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra: a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi'nde ilgili Hukuk Dairesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 23/09/2026
Katip ... (E-İmzalı)
Hakim ... (E-İmzalı)