Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1289 E. 2026/1310 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1289
Karar No
2026/1310
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1289 Esas

KARAR NO : 2026/1310 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

NUMARASI : 2025/814 Esas - 2026/238 Karar

TARİHİ: 26/03/2026

ASIL VE BİRLEŞEN DAVA: Şirketin İhyası

KARAR TARİHİ: 25/06/2026

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:

Asıl Davada;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Limited Şirketi ile müvekkili arasında görülen rücuen tazminat talepli davalarda söz konusu şirketin sicilden terkin edildiğinin görüldüğünü, şirketin sicilden terkin edilmesi nedeniyle söz konusu davalarda taraf tekili sağlanmadığını, söz konusu mahkemeler tarafından ihya davası açılması için taraflarına yetki ve süre verildiğini, ihyası talep edilen şirketin merkez kaydının İstanbul olduğunu, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 04/07/2025 Tarih ... Sayı ve sayfa ...'da şirketin genel kurul kararı ile terkin edildiğinin görüldüğünü, ihyaya konu şirketin tasfiye memurunun ... olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinizin alacağına kavuşması ve açılmış olan davaların ilerlemesi için işbu şirketin ihyasını talep etme zorunluluğu doğduğunu beyanla ... Limited şirketinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... Vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın, olağan tasfiye sonucu gerekli prosedürün yerine getirilmesi ve talep üzerine ticaret sicilinden terkin edilen Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi'nin (SN: ...) ek tasfiyesine karar verilmesi kapsamında olduğunu, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün TTK M. 32 VE Ticaret Sicili Yönetmeliği M. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanmasının gerektiğini, bu yapılmadan şirketlerin tasfiye süreci sonuçlandırılıp, bakiyeler mevcut pay sahiplerine dağıtılmış ve şirket kayıtları sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun/memurlarının kusurundan dolayı ticaret sicili müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, TTK m. 547/2'ye göre, mahkemece istemin yerinde olduğuna kanaat getirilmesi durumunda şirketin ek tasfiye amacıyla ticaret siciline yeniden tescili ile birlikte bu işlemlerin yapılması için son tasfiye memurlarının veya yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanmasının gerektiğini, bir başka husus olarak da, ek tasfiye kapsamındaki işlemlerin gerçekleştirilmesi maksadıyla atanacak tasfiye memurunun / memurlarının TTK m.536'da düzenlenen şartları haiz olması gerektiğini, buna göre; sayın mahkemenizce atanacak temsile yetkili tasfiye memurlarından en az birinin Türk vatandaşı olması ve yerleşim yerinin Türkiye'de bulunmasının şart olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını beyanla müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen Davada;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Limited Şirketi ile müvekkili arasında görülen rücuen tazminat talepli davalarda anılan şirketin sicilden terkin edildiğinden yargılamaya devam edilemediğini, taraf teşkilinin sağlanması amacıyla İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/814 esas sırasında açılan şirketin ihyası davasının şirketin genel kurul kararıyla terkin edilmesi nedeniyle son tasfiye memuru ...'e dava yöneltilmesi gerektiğinden birleştirme talepli dava açılması gerektiğini belirterek işbu dosyanın İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/814 esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesi 26/03/2026 tarih ve 2025/814 Esas - 2026/238 Karar sayılı kararında;

"....Mahkememizce ticaret sicil kayıtları celp edilmiş, ihyası istenilen şirketin TTK'nun geçici 7.maddesine göre sicilden terkin edildiği, gerek davacının davasını açmasında hukuki yararının bulunması gerek asıl dava yönünden Çorlu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/38 Esas sayılı dosyasında ve yine aynı mahkemenin 2023/39 Esas sayılı dosya ile birleşen dava yönünden Çorlu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/172 Esas sayılı dosyasının yargılamasının devam etmesi ve infaz aşamasına kadar şirketin ihya edilerek yeniden tüzel kişilik kazandırılması gerekli olduğundan ...nün ...sicil numarasında kayıtlı .... LTD. ŞTİ'nin Çorlu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/38 Esas sayılı dosyasında ve yine aynı mahkemenin 2023/39 Esas sayılı dosya ile birleşen dava yönünden Çorlu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/172 Esas sayılı dosyaları ve kararın infaz aşamasına yönelik işlemlerle sınırlı olmak kaydıyla Çorlu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/38 Esas sayılı dosyasında ve yine aynı mahkemenin 2023/39 Esas sayılı dosya ile birleşen dava yönünden Çorlu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/172 Esas sayılı dosyası yönünden ihyasına ve TTK'nın 547/2.maddesine göre, davanın niteliği dikkate alınarak Av. ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.

" gerekçesi ile,

''Davanın Asıl ve Birleşen davalar yönünden KABULÜ ile;

1-Davacı tarafından açılan, ...sicil numarasında kayıtlı iken sicilden kaydı silinen TAS. HAL. .... LTD. ŞTİ'nin ihyasına ilişkin açılan davanın KABULÜNE,

Davacı yanın ihyası istenilen TASFİYE HALİNDE ... LİMİTED ŞİRKETİ'nin asıl dava yönünden Çorlu 5 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin Çorlu 5 AHM'nin 2023/38 Esas ve 2023/39 Esas sayılı dosyası ve birleşen 3 ATM'nin 2026/28 Esas sayılı dosyasına konu Çorlu 5 AHM'nin 2022/172 Esas sayılı dosyasında işbu kararın infaz aşamasına yönelik işlemlerle sınırlı olmak kaydıyla Çorlu 5 AHM'nin 2023/38 Esas ve 2023/39 Esas sayılı dosyası ile Çorlu 5 AHM'nin 2022/172 Esas sayılı dosyası yönünden İHYASINA,

2-Şirketin ticaret siciline tescil ve kararın özetinin ticaret sicil gazetesinde İLANINA, '' karar verilmiş ve karara karşı Asıl ve Birleşen davada davalı ... memuru tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Asıl ve Birleşen davada davalı ... memuru istinaf dilekçesinde özetle; TTK m.547 kapsamında açılan ihya davalarının istisnai nitelikte olduğunu, somut ve zorunlu bir hukuki yarar bulunmadığını, şirketin yeniden ihyasının ancak tasfiyesi tamamlanmamış somut bir malvarlığı, alacak, borç veya zorunlu tasfiye işlemi bulunması halinde mümkün olduğunu, somut olayda davacı tarafın yalnızca başka mahkemelerde görülen davaların devam ettiğini ileri sürdüğünü, ancak tasfiyenin eksik bırakıldığına ilişkin somut ve teknik bir delil de ortaya koyamadığını, yalnızca derdest dava bulunmasının tek başına ihya nedeni sayılamayacağını,

Tasfiye işlemlerinin usul ve yasaya uygun şekilde tamamlandığını, Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde usulüne uygun şekilde yürütüldüğünü, gerekli ilanların yapıldığını ve terkin işleminin mevzuata uygun olarak tamamlandığını, tasfiye memuru olarak tarafınca yürütülen işlemlerde herhangi bir kusur, ihmal veya kötü niyet bulunmadığını, mahkemece tasfiyenin hangi yönüyle eksik kaldığının somut şekilde ortaya konulmadan ihya kararı verildiği,

Tasfiye memurunun şahsi sorumluluğuna gidilemeyeceğini, yerel mahkeme kararında yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tarafına yükletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, tasfiye memurunun TTK kapsamında kanundan doğan görevi yerine getiren zorunlu organ olduğunu, şahsi sorumluluk doğabilmesi için açık kusur ve zarar ilişkisinin ispatının gerektiğini, dosyada tarafına yönelmiş somut kusur isnadı mevcut olmadığını, buna rağmen vekalet ücreti ve giderlerden şahsen sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu,

Tasfiye memuru ücretine ilişkin hükmün de yetersiz incelemeye dayandığını, mahkemece tasfiyenin kapsamı, şirketin aktif / pasif durumu, işlemlerin yoğunluğu, tasfiyenin tahmini süresi değerlendirilmeden soyut şekilde ücret belirlendiğini, kararın bu yönüyle de denetime elverişli olmadığını, ayrıca yerel mahkemenin tasfiyenin hangi işlemler bakımından eksik kaldığı, ihyanın neden zorunlu olduğu, mevcut davaların neden ihya olmadan sürdürülemeyeceğini de somut şekilde tartışmadığını, kararın eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile tesis edildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Asıl ve birleşen dava, ticaret sicilden tasfiye suretiyle terkin edilmiş şirketin ek tasfiye işlemlerinin tamamlanması için TTK 547. maddesine göre ihyası talebine ilişkindir.

Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı Asıl ve Birleşen davada davalı ... memuru tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/14921 Esas - 2014/16864 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, Türk Ticaret Kanununun 547. maddesi uyarınca açılacak ihya davasının, tasfiye memuru ve ticaret sicil memurluğuna husumet yöneltilerek açılması gerekir. Dosya içinde bulunan ticaret sicil kayıtları incelendiğinde, ihyası talep edilen şirketin 04/07/2025 tarihinde tasfiye suretiyle ticaret sicilden terkin edildiği, tasfiye memurunun ... olduğu anlaşılmıştır.

Somut olayda, davacı ... tarafından ticaret sicilden terkin edilen ihyası istenilen şirket hakkında terkin tarihinden önce Çorlu 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde 17/08/2022 tarihinde 2022/172 Esas, 03/02/2023 Tarihinde 2023/39 Esas, 03/02/2023 Tarihinde 2023/38 Esas Sayılı dosyalar ile rücuen tazmin talepli tazminat davası açtığı, iş bu dosyalarda taraf teşkilinin sağlanabilmesi için ilgili şirketin yeniden tescilinin zorunlu olduğu, buna göre davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, ihyası istenilen şirketin tasfiye suretiyle ticaret sicilden terkin edilmeden önce hakkında açılan ve görülmekte olan bir davanın bulunması halinde tasfiye işlemlerinin tamamlandığından söz edilemeyeceğinden, davalı ... memuru eldeki davaların açılmasına sebep olmuştur.

İlanlar sırasında davacı tarafın başvuruda bulunmaması ihya talebine engel teşkil etmediği, bu durumda tasfiye işlemleri eksik bırakıldığından ek tasfiye işlemlerinin yapılması zorunlu olmakta ve kaydı silinen şirketin ek tasfiye işlemlerinin tamamlanması bakımından ihyası gerekmektedir.

Mahkemece ek tasfiye işlemlerinin yapılması için şirketin ihyasına karar verilmiştir. Dosya kapsamı ve toplanan tüm delillere göre TTK 547 maddesindeki ek tasfiye koşullarının gerçekleştiği gözetilerek, ihya karar verilmesi ve TTK. 547/2 madde uyarınca yeni bir tasfiye memuru atanması ve atanan tasfiye memurunun emek ve mesaisine karşı ücret taktir edilmesi yerindedir.

TTK.547/2 maddesi uyarınca ek tasfiye işlemleri için şirketin ihyası koşullarının oluşması, davalı ... memuru tasfiye işlemlerini eksik bıraktığından dava açılmasına sebep olduğu ve davalı ... memurluğunun yasal hasım olup tasfiye işlemlerinde her hangi bir yetki ve sorumluluğunun bulunmadığı, davanın açılmasına ticaret sicil müdürlüğünün sebep olmadığı, HMK'nın 323/1-ğ maddesi uyarınca vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderlerinden olup, HMK'nın 326/1. maddesi uyarınca aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmesine göre, tasfiye memuru aleyhine yargılama gideri hükmedilmesinin gerekmesi, hükmedilecek bu giderlerin ve yeni atanan tasfiye memuru için taktir edilen ücretin tasfiye ek gideri olarak tasfiye edilen şirketten alınabilecek olması karşısında, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamakla, davalı ... memurunun aleyhine vekalet ücretine hükmedildiğine yönelik istinaf sebepleri yerinde değildir. (Yargıtay 11 HD. 2014/7827 Esas- 2014/10350 Karar sayılı kararı ve Yargıtay 11 HD.nin 2019/5292 Esas- 2020/612 Karar sayılı kararı da benzer mahiyettedir.)

Sonuç olarak, ilk derece mahkemesince verilen karar usul ve yasaya uygun olup kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, asıl ve birleşen dosya davalısı tasfiye memurunun asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Asıl ve Birleşen dosya davalısı tasfiye memurunun asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı ... memuru tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı istinaf eden davalı ... memuru tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalı ... memuru üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda Yargıtay HGK'nun 14/07/2025 Tarih ve 2024/251 Esas - 2025/468 Karar sayılı kararı uyarınca HMK. 362/1-ç maddesi gereğince kesin olarak 25/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1289, K. 2026/1310, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1289-e-2026-1310-k-9ad78c74ae07