Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1267 E. 2026/1262 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1267
Karar No
2026/1262
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/1267

KARAR NO:2026/1262

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ:14/04/2026 tarihli ara karar

NUMARASI:2026/313 Esas

DAVA:İtirazın İptali

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen 14.04.2026 tarihli ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketçe davalıya verilen taşımacılık hizmetlerinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili amacıyla Bakırköy 2. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu, itirazda somut bir hukuki dayanak sunulmadığını, borcun ifasının geciktirilmeye çalışıldığını, muaccel ve likit alacaklarının varlığının dava dilekçesi ekindeki faturalarla sabit olduğunu, bu belgelerin ihtiyati haciz için aranan yaklaşık ispatı sağladığını ileri sürerek, davalının taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının Bakırköy 2. İcra Dairesinin .... sayılı dosyasındaki alacağı yeter miktardaki kısmının ihtiyaten haczine, asıl alacağa yönelik itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, davanın açıldığı tarih itibariyle henüz cevap dilekçesi sunulmadan ihtiyati haciz talebi değerlendirilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi yargılama sırasında verdiği 14.04.2026 tarihli ara kararında; "...Tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda; İİK 258. maddesi gereğince duruşma açılmasına gerek görülmediğinden talep dosya üzerinde incelenmiştir. Hukuki koruma tedbirlerinden biri olan ihtiyati haciz İİK 257 vd maddelerde düzenlenmiştir. Talepte bulunan tarafından talebin dayanağı olarak sunulan alacağın varlığı ve muaccel olduğuna ilişkin belgeler, alacağın varlığı yönünde yaklaşık ispat koşullarının gerçekleştiği yönünde Mahkememizde bir kanaat oluşturmamıştır. Talepte bulunanın aleyhine talepte bulunan kişiden alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise ne miktar alacaklı bulunduğu ancak yargılama ile belirlenebilecek niteliktedir. Hal böyle olunca, talepte bulunan tarafından sunulan bilgi ve belgeler kapsamında İİK 257. maddesi gereğince ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmediği..."gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunun davalıya hitaben hazırlanan ve davalının kabul ettiği anlaşma metninden, hem de davalının itiraz etmediği faturalardan anlaşıldığını, tarafların mutabık kaldığı taşıma sözleşmesinde navlun ve gümrükleme bedelleri ile geçiş ücretine, vergi ve harçlara yer verildiğini, taşımanın bu sözleşme kapsamında eksiksiz ifa edildiğini, düzenlenen faturaların davalı tarafından kabul edildiğini ve bu durumun yaklaşık ispat için yeterli olduğunu, davalının düzenlenen faturalara itiraz etmediğini, sözleşme kapsamında davalıya 16.120 Euro ve 2.200 USD tutarındaki navlun, gümrükleme ve lojistik hizmetlerinin bedellerine ilişkin 16 adet fatura düzenlendiğini, süresinde itiraz edilmeyen bu faturaların içeriğinin kabul edildiğini, kesinleşmesine rağmen ödenmeyen faturaların tahsili için takip de başlatıldığını, dilekçede her bir faturanın hangi alacaktan kaynaklandığının ve bunlara ilişkin yazışmaların gösterildiğini, taşıma sözleşmesinin ifası üzerine karşılıklı mutabakatla düzenlenen faturaların yaklaşık ispatı sağladığını, faturadan kaynaklanan para borcunun vadesinin geçtiğini ve bunların rehin ile teminat altına alınmadığını, müvekkilinin tarafı olduğu fatura alacağına dayalı bir başka dosyada İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/14 Esas dosyada ihtiyati haciz talep edildiğini, mahkemenin 29.03.2024 tarihli kararı ile reddedilen talebin istinaf üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2024/948 E. 2024/1057 K. Sayılı kararı ile kabul edildiğini,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, taşıma ilişkisinden doğan navlun alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine; istinaf, ihtiyati haciz isteminin reddi ara kararına ilişkindir. İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz talebinin reddi kararına karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili; davalı ile davacı arasında bulunan taşıma sözleşmesi kapsamında davalıya deniz, hava ve karayoluyla taşyıma hizmeti verildiğini, verilen hizmetlerden kaynaklanan navlun, gümrükleme, geçiş bedelleri ile vergi ve harçlar konusunda mutabık kalınan faturaların davalıya tebliğ edildiğini ve davalının TTK'nın 21.maddesine göre süresinde faturalara itiraz etmeyerek fatura içeriğinin kesinleştiğini, ancak davalının borcunu ödemediğini ileri sürerek, takip başlatmış, itiraz üzerine eldeki davayı açmış, ayrıca ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, talebin reddine karar verilmiştir. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme İİK'nın 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır. Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK'nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir. İİK'nın 258. maddesi ''Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.'' hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulması aranmaktadır.Somut olayda, dosya kapsamında bulunan taraf elektronik postaları ve diğer yazışmaları ile konişmentolar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin değerlendirildiği tarihi itibariyle ihtiyati haciz kararı verilmesi konusunda yaklaşık ispatın sağlanamadığı ve ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı anlaşılmaktadır. İstinaf başvurusunda sözü edilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin dosyasında ise kararın gerekçesine göre bilirkişi aracılığıyla tarafların ticari defterleri ile diğer belgelerinin incelenerek alacağın varlığının belirlendiği tespit edilmiştir. Eldeki dosyada ise davanın açılması ile birlikte sunulan faturalara göre ihtiyati haciz talebi incelenmiştir. Nitekim sonradan sunulan cevap dilekçesinde taşıma sırasında emtiaya zarar verildiği belirtilmiştir. Bu nedenle ara karar tarihi itibariyle dosyada bulunan delillere göre davacının ihtiyati haciz talebin reddine karar verilmesi yerinde olmuş ve ara kararda usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Yargılamanın ilerleyen aşamalarında değişen delil durumuna göre yeniden talepte bulunulması mümkün olup, ara karar tarihi itibariyle yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden, ilk derece mahkemesinin istinaf konusu ara kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 258/3 ve 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen 14.04.2026 tarihli ara kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 02.07.2026

KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca karar kesindir.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1267, K. 2026/1262, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1267-e-2026-1262-k-c2f87eb0de90