İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/915 E. 2026/519 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/915
Karar No
2026/519
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/915 Esas KARAR NO : 2026/519

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/12/2025 KARAR TARİHİ : 16/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın İstanbul Halkalı Küçükçekmece adresinde işletmekte olduğu kafeyi tüm demirbaş ve işletme haklarıyla birlikte dava dışı ...'a devrettiğini, bu devrin bir takas iradesi taşıdığını, karşılığında dava dışı ...'un ise davalı ... İnşaat nezdindeki haklarının müvekkiline devredilmesinin kararlaştırıldığını, 12.05.2021 tarihinde taraflar arasında alacağın temliki niteliğinde bir sözleşme yapıldığını, davalı ... İnşaat Ltd. Şti. 'nin bu temliki onaylayarak müvekkili ile 12.05.2021 tarihinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi akdettiğini, sözleşmede müvekkilinin borçsuz olduğuna dair şerhler düşüldüğünü, davacının edimini ifa etmesine rağmen taşınmazın mülkiyetinin devredilmediğini, sözleşmenin resmi şekil şartına uygun olmaması nedeniyle geçersiz olduğunu ancak sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği tarafların verdiklerini iade etmesi gerektiğini, Yargıtay içtihatları uyarınca geçersiz sözleşmelerde iade miktarının taşınmazın güncel rayiç bedeli üzerinden hesaplanması gerektiğini, davacının uğradığı müspet zararın tazmininin zorunlu olduğunu, davanın başlangıçta tapu iptali ve tescil talepli açıldığını ancak tam ıslah dilekçesi ile belirsiz alacak davası olarak tazminat talebine dönüştürüldüğünü, bu kapsamda davalı ... hakkındaki davadan feragat edildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ...A2 Blok 13 numaralı dairenin güncel rayiç bedeli karşılığı olan şimdilik 1.000,00 TL tutarındaki maddi tazminatın, edimin ifa edilmediği tarihten itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı ... Şirketi'nden tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından başlatılan icra takibine konu alacak kalemlerinin haksız, dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olduğunu, müvekkil şirket ile davacı arasında herhangi bir mal veya hizmet alışverişi bulunmadığını, bu nedenle ortada bir borç ilişkisi olmadığını, dava dilekçesi ekinde yer aldığı iddia edilen sözleşmenin müvekkil şirkete tebliğ edilmediğini, şirket yönetimi değiştiğinden sözleşmenin aslına ulaşılamadığını, sözleşmenin dosyaya celbi ile imzaların tetkik edilmesi gerektiğini, HMK m. 194/1 hükmü gereği davacının dayandığı vakıaları somutlaştırması gerektiğini, dava dilekçesinde soyut iddialar dışında hiçbir açıklama bulunmadığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, icra takibine dayanak gösterilen e-faturaların tek başına akdi ilişkinin varlığını veya mal teslimini ispatlamaya yeterli olmadığını, Yargıtay ve ilgili kurumların yerleşik içtihatlarında fatura sunulmasının teslim olgusunu kanıtlamayacağının belirtildiğini, davacı tarafın faturaların usulüne uygun tebliğ edildiğine dair hiçbir delil sunamadığını, 7200 sayılı Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesi uyarınca elektronik tebligat sistemine uyulmadığını, davacının 02.10.2024 tarihinde yapılan 90.000,00-TL ödemeyi iyi niyet göstergesi olarak sunduğunu, müvekkil şirketin faaliyetlerini durdurduğu dönemde davacının fırsatçılık yaparak hayali faturalar düzenlediğini, davacının haksız kazanç elde etme çabası içerisinde olduğunu, icra takibinde herhangi bir temerrüt olmamasına rağmen faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, .... İcra Dairesi 2024/... E. sayılı icra dosyasının, banka kayıtlarının, ticari defterlerin ve sair delillerin incelenmesi gerektiğini, dava dilekçesinin somutlaştırma yükümlülüğüne aykırı olması sebebiyle usulden reddini, davanın esastan reddini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Dava, taraflar arasında akdedilen 20/06/2023 tarihli Yemek Hizmeti Sözleşmesi kapsamında verildiği iddia edilen yemek hizmetine ilişkin davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağa ilişkin ... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın 02/10/2024 tarihinde yapılan kısmi ödemenin mahsubu neticesinde 169.183,50-TL yönünden iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. .... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Gıda Mutfak İşletmeleri Ticaret Anonim Şirketi, borçlunun ... olduğu, takibin 259.183,50-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının davacı tarafından davalı adına düzenlenen 17 adet fatura olduğu, 17/09/2024 tarihli ödeme emrinin borçluya tebliğine dair takip dosyası içerisinde bilgi belge bulunmadığı, borçlunun 28/01/2025 tarihinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmüştür. Mali müşavir bilirkişi 20/05/2026 tarihli raporunda özetle; Davacı şirketin 2024 yılı ticari defterlerinin, Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca delil niteliğine sahip olduğu; davacının elektronik sistemine kayıtlı faturaları e-fatura temel fatura senaryosu ile müşterilerine gönderdiği, bu senaryo kapsamında düzenlenen e-faturaların alıcısına tebliğ edilmiş sayıldığı ve söz konusu faturalara itirazın TTK m. 18 uyarınca noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak KEP sistemi üzerinden yapılmasının mümkün olduğu, Davalı tarafın, TTK m. 21'de düzenlenen sekiz günlük itiraz süresi içinde faturaya itiraz ettiğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığından, bu kapsamda davalının davacıya icra tarihi 17.09.2024 tarihi ile 259.183,50 TL borçlu olduğunun kabulünün gerektiği, Davacı tarafından .... İcra Müdürlüğü 2024/... E. sayılı dosyası ile 17.09.2024 tarihinde başlatılan ilamsız takipte, 259.183,50 TL asıl alacak üzerinden takip yapıldığı, yapılan ticari defter ve cari hesap incelemesinde de davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan bu tutarda alacaklı olduğu, Davacı tarafça, davalının takibe itirazından sonra 02.10.2024 tarihinde 90.000,00 TL ödemenin Dava aşamasında harca esas değerin ödeme düşülerek 169.183,50 TL olarak belirlendiği ve davanın 169.183,50 TL olarak ikame edildiğinden, Davalı tarafından yapıldığı beyan edilen 90.000,00 TL ödemenin, Türk Borçlar Kanunu m.100 hükmü uyarınca icra müdürlüğü tarafından infaz aşamasında öncelikle işlemiş faiz, icra giderleri ve fer'i alacaklara mahsup edilmesi, bakiye kalması halinde asıl alacaktan düşülmesi gerekeceği, takdirin MAhkemeye ait olduğu tespit ve rapor edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; 2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir". .... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı dosyası sureti incelendiğinde; alacaklının ... Gıda Mutfak İşletmeleri Ticaret Anonim Şirketi, borçlunun ... olduğu, takibin 259.183,50-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının davacı tarafından davalı adına düzenlenen 17 adet fatura olduğu, 17/09/2024 tarihli ödeme emrinin borçluya tebliğine dair mazbata bulunmadığı, borçlunun 28/01/2025 tarihinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, her ne kadar ödeme emri tebligatı yapılmadan itiraz edilmişse de, İstanbul BAM 22.HD 04/05/2017 tarih 2017/561 esas 2017/699 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere borçluya ödeme emri tebliğ edilmese de borçlunun itiraz hakkı doğduğundan ve ödeme emrinin tebliği halinde bu tebliğ ile İstanbul BAM 21.HD 19/02/2019 tarih 2018/2749 esas 2019/256 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere ödeme emrinin tebliği ile başkaca itiraz ve şikayet sebepleri sunma imkanı doğduğundan, ödeme emrinin tebliğinden önce itiraz edilmesinde ve bu itiraz kapsamında değerlendirme yapılmasında engel bulunmadığı anlaşılmış, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının 16/12/2025 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Davacı taraf iddiasında, davalının takibe itirazının davalı tarafından yapılan kısmi ödemenin mahsubu neticesinde 169.183,50-TL üzerinden iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf ise savunmasında, takibe konu faturalara dayanak olan sözleşme için imza inkarında bulunmuş, Mahkememizce 15/04/2026 tarihli celse 2 nolu ara kararı ile sözleşme aslının sunulması için davacı vekiline 2 haftalık süre verilmiş, davacı vekili 30/04/2026 tarihli beyan dilekçesinde sözleşme aslının davalıda olduğunu bildirmiş, davacı vekilinin beyan dilekçesine karşı davalı vekili beyanda bulunarak imza inkarı haklarını saklı tuttuklarını davalı şirket yönetiminin değişmesi nedeniyle iddia edilen sözleşmenin davalı elinde bulunmadığını bildirmiş ve bu hususu cevap dilekçesinde de belirttiği görülmüştür. Davacı ve davalı tarafın her ikisinin de sözleşmenin aslının uhdelerinde bulunmadığını bildirmesi üzerine fotokopi evrak üzerinde de inceleme yapılması mümkün olmadığından MAhkememizce imza incelemesi yaptırılamamıştır. Ancak davacı ve davalının celp edilen BA BS bildirimlerinin incelenmesinde, davacı kayıtları ile davalı kayıtlarının birbirini teyit ettiği ve davacının davalıdan takip tarihi itibariyle takiple talep ettiği tutar kadar alacaklı olduğu belirlenmiş, tarafların Ba Bs bildirimleri göz önünde bulundurulduğunda taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu anlaşılmış, bu nedenle davalı vekilince takibe konu edilen faturalara dayanak olduğu belirtilen sözleşme için imza inkarında bulunulmuşsa da ticari ilişkinin mevcudiyeti ve karşılıklı bildirim kayıtları nedeniyle davacının davalıya hizmet ifasında bulunduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda kısmi ödeme nedeniyle belge olmadığı belirtilmişse de tarafların kayıtlarına göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle takiple talep ettiği tutarda alacaklı olduğu ve davacının kabulünde olan kısmi ödeme nedeniyle bakiye 169.183,50-TL tutarındaki kısmı için itirazın iptali talep edildiğinden taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile davalının takibe itirazının169.183,50 TL alacak üzerinden iptaline karar vermek gerekmiştir. 2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiğinden ve faturadan kaynaklanan alacağın likit olduğu değerlendirildiğinden hükmolunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, ... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyasında davalının itirazının 169.183,50 TL alacak üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağı yıllık reeskont avans faizi işletilmek sureti ile takibin devamına, 2-Alacağın %20 si oranında 33.836,70 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 11.556,93-TL harçtan peşin alınan 1.593,32-TL harcın mahsubu ile eksik 9.963,61-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvurma harcı, 1.593,32-TL peşin harç, 87,50-TL vekalet harcı, 107,90-TL posta gideri, 12.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 14.404,12-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/07/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/915, K. 2026/519, T. 16.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-915-e-2026-519-k-bbe44a0b9b53