Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1184 E. 2026/1172 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1184
- Karar No
- 2026/1172
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1184
KARAR NO : 2026/1172
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/1089
KARAR NO : 2026/601
KARAR TARİHİ: 24/06/2026
DAVA: İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156))
KARAR TARİHİ: 30/09/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında 09/12/2019 tarihli donanım ve yazılım alım sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 2.maddesinde belirtilen ürün, donanım ve yazılımın davacı şirket tarafından satın alındığını, sözleşme bedelinin 11/12/2019 tarihinde 122.012,00 CHF ve 03/01/2020 tarihinde 122.012,00 CHF olmak üzere toplam 244.024,00 CHF olarak davalı şirketin banka hesabına ödendiğini, sözleşmenin 3.1.3 maddesi gereğince davalı şirketin sözleşme konusu ürünü, müvekkili tarafından yapılan ödemeyi takiben maksimum 84 gün içinde teslim etmesi gerekirken ürünlerin davacı şirkete süresi içerisinde teslim edilmediğini, noterden ihtarname çekilerek yükümlülüklerin yerine getirilmesinin istendiğini, bu ihtara rağmen yerine getirilmediğinden yeniden ihtarname çekilerek sözleşmenin feshedildiği bildirilerek ödenen bedelin iadesinin istendiğini, bunun üzerine taraflar arasında borcun ödenmesine ilişkin olarak 10/06/2021 tarihli Avukatlık Kanunu 35/A'ye göre anlaşma tutanağı imzalandığını ve bedelin 24 eşit taksitte ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalı tarafından anlaşmada yazılı bedelin ilk 13 taksidi karşılığı olan 130.000,00 CHF’nin ödendiğini, en son ödemenin 21/06/2022 tarihinde yapıldığını, bakiye 114.024,00 CHF’nin ödenmemesi üzerine Bakırköy 12.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile iflas yolu ile adi takip başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini belirterek davanın kabulü ile itirazın kaldırılmasını ve davalının iflasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 09/12/2019 tarihli sözleşmenin davalı yönünden bağlayıcılığının bulunmadığını, ödeme ve ifa edilmemeye ilişkin iddiaları kabul etmediklerini, anılan sözleşmede müvekkili temsilen iması atılı bulunan ...’in şirketi temsile yetkili olmadığını, sözleşmenin yok hükmünde olduğunu, yapılan ödeme bulunmakta ise cari hesaba ilişkin olduğunu, sözleşmelerin dövize endeksli olarak düzenlenemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN VE DAİREMİZİN KARARLARI
1-Mahkemecenin 14/06/2023 tarihli kararı; Davacı tarafça taraflar arasında imzalanan 09/12/2019 tarihli donanım ve yazılım alım sözleşmesinde belirlenen bedelin 11/12/2019 tarihinde 122.012,00 CHF ve 03/01/2020 tarihinde 122.012,00 CHF olmak üzere toplam 244.024,00 CHF olarak ödemesine rağmen davalı tarafın edimlerini ifa etmemesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiği, taraflar arasında imzalanan anlaşma tutanağına göre ödemelerin 24 taksitte iadesinin öngörüldüğü, 13 taksit bedeli olan 130.000 CHF ödemiş olmasına rağmen bakiye 114.024,00 CHF ödemediğinden bahisle iflas yoluyla ilamsız takip başlatıldığı, davalı taraf 09/12/2019 tarihli sözleşme altındaki imzanın şirketi temsiye yetkili olmayan ... tarafından atılmış olması nedeniyle sözleşmenin bağlayıcılığının bulunmadığını belirtmiş ise de fesih sürecinde davalı tarafça gönderilen cevabi ihtarnamede de sözleşme koşullarından bahsedildiği, sözleşmeye istinaden ödendiği konusunda uyuşmazlık bulunmayan 11/12/2019 tarihli 122.012,00 CHF ve 03/01/2020 tarihinde 122.012,00 CHF olmak üzere toplam 244.024,00 CHF bedelli ödemenin itirazsız kabul edildiği ve fesih sonrası kısmen iade yapılmasından sözleşmenin yetkili olmayan temsilci tarafından imzalanmış olması nedeniyle bağlayıcılığının bulunmadığı iddiasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, sözleşme bedeli tamamen ödenmiş olmakla sözleşmenin geçersiz olduğu varsayımında dahi ödenen bedellerin iadesinin gerekeceği, taraf vekillerinin katılımı ile Avukatlık Kanunu'nun 35/A maddesine göre 10/06/2021 tarihli anlaşma tutanağı imzalanarak taksitle iade miktarları belirlenmiş olup davalı tarafça belgenin icra edilebilirlik şerhi olmadığından bu belgeye dayanılamayacağı iddia edilmiş ise de anlaşma tutanağında asillerin katılımı gerçekleşmediğinden ilam niteliğinde sayılamayacağı ancak belgenin işbu dosyanın duruşmalarına da davalı vekili olarak katılan Av....tarafından elektronik imza ile imzalandığı, imzanın geçerli olduğu, belirtilen taksitlerden 13 aya ait taksitin ödendiği ve dekontların ibraz edildiği, neticeten Avukatlık Kanunu'nun 35/A maddesine göre ibraz edilen belgenin ilam niteliğinde olmamakla birlikte taraf vekillerinin katılımı ile iade konusu taksitlerin belirlendiği belge olarak nitelendirildiği, imzalanan bu tutanak gereğince kısmi taksit ödemelerinin yapıldığı, feshedilen ya da geçersiz olduğu kabul edilmesi halinde dahi sözleşme gereğince ödenen edimlerin iadesinin gerekeceği, kısmi yapılan ödemeler dışındaki bakiye kısım yönünden ise davalı tarafça ödeme yapıldığının iddia ve ispat edilemediği gerekçesiyle itirazın kaldırılmasına ve depo emrine konu bedel ödenmediğinden davalı şirketin iflasına karar verilmiştir.
2-Dairemizin 11/12/2024 tarihli kararı; davanın görevli ve yetkili mahkemece hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, dava itirazın kaldırılması ve iflas istemine ilişkin olup takibe itiraz edildiğinden, mahkemece öncelikle itirazın kaldırılması talebi yönünden genel hükümlere göre alacağın mevcut olup olmadığı, muaccel hale gelip gelmediği hususları incelenerek değerlendirilme yapılması gerektiğinden davalının defterleri üzerinde inceleme yapılması isteminin reddedilmesi hukuki dinlenilme hakkının ihlali mahiyetinde olduğu, Mahkemece icra müdürlüğünden depo emrine esas alacak yönünden kapak hesabı yapılması istenilmiş, mahkemece kapak hesabında belirtilen bu tutarlar üzerinden depo kararı oluşturulmuş ise de depo kararına esas hesaplamanın hangi veriler esas alınarak yapıldığı, işlemiş faiz miktarının hangi oranlar ve tarih aralığı esas alınarak hesaplandığı belli olmadığıdan hesabın denetime elverişli olmadığı, mahkemece depo emrinin verileceği tarih esas alınarak asıl alacak tutarının ve 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz tutarının öncelikle CHF üzerinden hesap edilerek depo tarihi itibariyle Türk Lirası karşılığının bulunması, tahsil harcı, başvuru harcı, vekalet ücreti ve icra masrafı eklenerek toplam alacağın hesaplanması hususunda bilirkişiden denetime elverişli rapor alınarak, her bir alacak kalemi ayrı ayrı belirtilmek suretiyle depo kararı verilmesi ve 7 gün içinde söz konusu bedelin ödenmemesi/depo edilmemesi halinde iflas kararı verileceği hususunun davalı tarafa ihtar/tebliğ edilmesi gerektiği, davalı tarafça davacının 10/06/2021 tarihli Avukatlık Kanunu 35/A tutanağına dayanarak ilamlı icra takibi başlatması mümkünken ispat bakımından daha zor bir yolu seçerek ilamsız takip başlatmasında hukuki yarar bulunmadığını ve hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğu ileri sürülmüş ise de takibe dayanak teşkil eden tutanağın sadece taraf vekilleri tarafından müvekkillerinin katılımı olmaksızın düzenlendiği ve imza altına alındığı, mahkemenin de kabulünde olduğu gibi ilam niteliğini haiz olmadığı ve ilamlı takibe konu edilemeyeceği ayrıca davacının istemi iflasa yönelik olup ilam niteliğinde belgeye dayanılarak başlatılan ilamlı takip neticesinde ise iflas davası açılamayacağı için davalı vekilinin bu yöndeki itirazlarının ise yerinde görülmediği açıklanarak kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
3-Mahkemenin 24/06/2026 tarihli kararı; "...İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin 11/12/2024 tarih ve 2023/1665 Esas 2024/1627 Karar sayılı ilamı uyarınca tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesine karar verilmiş, bu hususta alınmış bilirkişi raporu ile takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 114.024,00 CHF alacaklı olduğu, davalı tarafa ait ticari defter ve belgelerin yerince incelenmesi neticesinde ise sunulan flash belleğin okunamadığı tespit edilmiştir. Takibin İsviçre Frangı (CHF) üzerinden başlatılmış olması nedeni ile kamu bankalarının İsviçre Frangı (CHF) cinsinden açılmış 1 yıllık vadeli mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiz oranları üzerinden duruşma tarihi olan 24/06/2026 tarihi itibari ile olan güncel kapak hesabı tanzim edilmiş ve İİK'nun 173/3 maddesi yollamasıyla aynı kanunun 158. maddesi uyarınca davalı şirkete, vekiline ve davalı şirket yetkilisine depo emri tebliğine ve tebligata 7 günlük kesin süre içerisinde davacıya ödenmesi veya bu meblağın mahkeme veznesine depo edilmesine aksi halde ilk oturumda davalı şirketin iflasına karar verileceği hususununda ihtar yapılmış olmasına rağmen depo emri kararı gereğinin yerine getirilmediği..." gerekçesiyle iflas kararı verilmiştir.
MADDİ HATANIN DÜZELTİLMESİ İSTEMİ VE EK KARAR
Davacı vekili mahkemenin gerekçeli kararının 4.sayfasında yer alan "Davacı tarafın alacak talebinin dayanağı Bakırköy 12.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası olduğunu, davacı tarafından davalı aleyhine iflas yolu ile takip başlatıldığını, davalının itiraz etmemesi üzerine takibin kesinleştiği anlaşıldı" şeklinde hatalı bir ifadede bulunulduğunu, eldeki davanın adi takipten doğan itirazın kaldırılması ve iflas davası olduğunu öne sürerek maddi hatanın giderilmesi yönünde ek karar oluşturulmasına talep etmiş, Mahkemenin 27/07/2026 tarihli ek kararı ile; "...hükmün tashihi, tavzihi veya tamamlanmasının ancak ve ancak hükümde yer alan hususlar hakkında mümkün olduğu, bu nedenle kararın gerekçesinde yer alan hatanın tashihi, tavzihi ya da tamamlanmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, HMK.304.maddesi uyarınca tashih talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine..." karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli kararının 4.sayfasında yer alan "...davacı tarafından davalı aleyhine iflas yolu ile takip başlatıldığını, davalının itiraz etmemesi üzerine takibin kesinleştiği anlaşıldı" şeklindeki ifadenin eldeki davanın adi takipten doğan itirazın kaldırılması ve iflas davası olması sebebiyle hatalı olduğunu beyan ederek düzeltilmesini talep etmiştir. Ayrıca mahkemenin yukarıda yer verilen 27/07/2026 tarihli ek kararına karşı da istinaf yoluna başvurarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin ticari defterlerinin iflas müdürlüğünde olduğunu, talep etmelerine rağmen iade edilmediğini, her ne kadar bilirkişi raporunda 2 adet flash bellek içerisinde yer alan bilgilerin bilgisayar ortamında açılmadığı/açılamadığı ve bu nedenle inceleme yapılamadığı bildirilmiş ise de mahkemece bu eksikliğin giderilmesi, inceleme yapılmasının sağlanması gerektiğini, müvekkili defterleri incelenemediği için hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, bu haliyle rapor eksik incelemeye dayalı olarak düzenlendiğinden hükme esas alınamayacağın beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, İİK'nın 154 vd maddelerinde düzenlenmiş olan, iflas yoluyla takibe itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın kaldırılması ve iflas davasıdır.
Bakırköy 12. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 114.024,00 CHF İsviçre Frangı asıl alacağın fiili ödeme günündeki kur üzerinden Türk Lirası karşılığı ödenmesi ve alacağın tahsili tarihine kadar yabancı paraya uygulanacak en yüksek ticari avans faiz ile tahsili istemiyle 25/08/2022 tarihinde iflas yolu ile adi takip başlatıldığı, 1 isviçre Frangı = 18,79 TL, Harca esas değer = 2.142.510,96 TL olarak gösterildiği, takip dayanağı belge ve borcun sebebinin 09/12/2019 tarihli yazılım ve donanım sözleşmesi ile 10/06/2021 tarihli Avukatlık Kanunu 35/A tutanağı olarak belirtildiği, ödeme emrinin 16/09/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı/borçlunun 7 günlük yasal süre içerisinde 21/09/2022 tarihinde takibe, borca ve fer'ilerine itiraz ettiği anlaşılmıştır.
İİK'nın 158.maddesinde "Alacaklının iflas takibi kesinleştiğinde l66. maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilan edilir. İflas talebinin ilanından itibaren onbeş gün içinde diğer alacaklılar davaya müdahele veya itiraz ederek iflası gerektiren bir hal bulunmadığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilirler. Mahkeme, icra dosyasını celbeder ve basit yargılama usulüne göre duruşma yaparak, gerek iflas talebini gerek itiraz ve defileri umumi hükümler dairesinde tetkik ve intac eder. Şu kadar ki, borçlu takibe karşı usulü dairesinde itiraz etmemiş veya itiraz ve defileri varit görülmemişse mahkeme yedi gün içinde faiz ve icra masrafları ile birlikte borcunu ifa veya o miktar meblağın mahkeme veznesine depo edilmesini borçluya veya iflas davasında kendisini temsil etmiş olan vekiline, dava vicahda devam ediyorsa duruşmada, aksi takdirde Tebligat Kanunu hükümleri dairesinde yapılacak tebliğ ile emreder. Borçlu imtina ederse ilk oturumda iflasına karar verilir." düzenlemesi yer almaktadır. Takibe itiraz edildiğinden, mahkemece öncelikle itirazın kaldırılması talebi yönünden genel hükümlere göre alacağın mevcut olup olmadığı, muaccel hale gelip gelmediği hususları incelenerek değerlendirilme yapılması gerekmektedir.
Taraflar arasında 09/12/2019 tarihinde Donanım Ve Yazılım Alım Sözleşmesi imzalanmış, sözleşmenin konusu "işbu sözleşmenin ayrılmaz bir parçası ve onun bütünleyicisi niteliğindeki Ek-1'de belirlenmiş donanım ve yazılımın (bundan böyle sözleşme içeriğinde “Ürün” olarak anılacaktır), bu Sözleşme şartlarına göre ... tarafından ...'a satılması esas ve usuller ile Taraflar'ın hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesine ilişkindir." şeklinde açıklanmıştır. Sözleşmenin 3.1.3 maddesinde davalı tarafça sözleşme konusu ürünlerin sipariş ve ödemeyi takiben 84 gün içinde teslim edileceği, 7.maddesinde sözleşme toplam bedelinin KDV dahil 244.024,00 CHF (İkiyüzkırkdörtbinyirmidört) İsviçre Frankı olduğu kararlaştırılmıştır. Davacı tarafça 11/12/2019 tarihinde 112.012,00 CHF ve 03/01/2020 tarihinde 112.012,00 CHF olarak davalıya toplam 244.024,00 CHF ödeme yapıldığına dair dekontlar ibraz edilmiştir.
Davacı tarafça Kartal 9. Noterliğinden keşide edilen 17/07/2020 tarih ve 17773 yevmiye no.lu ihtarname ile sözleşme konusu yükümlülüklerin 5 iş günü içerisinde yerine getirilmemesi halinde sözleşmenin feshedileceği ihtar edilmiş,
Davalı tarafça Beşiktaş 6. Noterliğinden keşide edilen 23/07/2020 tarih ve 21855 yevmiye no.lu cevabi ihtarname ile yazılım değişikliği ve covid 19 sebebiyle teslimatın süresinin karşılıklı olarak uyarlandığı ve en kısa sürede teslim edileceği, davacı tarafça gönderilen ihtarnamenin kötüniyetli olduğu açıklanmış,
Davacı tarafça Üsküdar 17. Noterliğinden keşide edilen 09/02/2021 tarih ve 06122 yevmiye no.lu ihtarname ile sözleşmenin feshedildiği, bu nedenle davalıya ödenen 244.024,00 CHF bedelin 5 iş günü içinde iadesi ihtar edilmiştir.
Davacı vekili Av. ... ve davalı vekili Av. ...arasında 10/06/2021 tarihinde "Avukatlık Kanunu 35/A Tutanağıdır" başlıklı tutanak düzenlenmiştir. Konusu; "Bu sözleşme, ... A.Ş'nin 09/12/2019 tarihli Donanım ve Yazılım Alım Sözleşmesi'nin 7. Maddesi uyarınca ... tarafından yapılan 11.12.2019 tarihli ve 03.01.2020 tarihli ödemelerini geri ...'a ödemesine ilişkin düzenlenmiştir. Bu protokolün taraflarca imzalanmasını takiben vade ve tutarları gösterilen borcun bu vade ve tutarlara uygun bir şekilde ifası ile birlikte ......A.Ş'nin bütün alacakları tamamen ödenmiş olarak kabul edilecektir." şeklinde açıklanmıştır. Davacıya yapılacak toplam 244.024,00 CHF ödemenin 21/06/2021-22/05/2023 tarihleri arasında 24 taksit halinde, ilk 23 taksitin aylık 10.000,00 CHF, 22/05/2023 tarihli son taksitin 14.024,00 CHF olarak ödenmesi konusunda tarafların anlaştıkları, ödemelerden birbirini takip eden 2 (iki) taksite ait ödemenin vadesinde ve belirlenen tutarda ödenmemesi halinde müteakip taksitlerin tamamının muacceliyet kesbedeceği, ödemeler tamamen yapıldığı takdirde 09/12/2019 tarihli Donanım ve Yazılım Alım Sözleşmesi'nden ödenmemiş hiçbir borç kalmayacağı ve tarafların bu sözleşme nedeniyle birbirlerini ibra etmiş olarak kabul edecekleri belirtilmiştir. Davacı tarafça sunulan dekontlara göre ilk 13 taksidi karşılığı olan 130.000,00 CHF'nin davacıya ödendiği anlaşılmıştır.
Kaldırma kararının ardından Hukukçu Dr.Öğretim Üyesi ...ve SMMM ...'dan alınan 01/07/2025 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; davacı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, mahkemenin verdiği yerinde inceleme yetkisi ile müflis -davalı şirkete ait ticari defterler üzerinde Bakırköy 1. İcra Müdürlüğü'nde yapılan incelemede icra müdürlüğünde müflisin 2020-2021-2022-2023 yılına ait e-defter bilgilerinin olduğu iddia edilen 2 adet flash bellek sunulduğu ancak 2 adet flash bellek içerisinde yer alan bilgilerin bilgisayar ortamında açılmadığı/açılamadığı ve bu sebeple değerlendirme yapılamadığı, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 114.024,00 CHF alacaklı olduğu, talep edilen hesaplamanın nitelikli hesaplama uzmanı veya bankacı bir bilirkişi tarafından yapılabileceği, kendileri tarafından hesaplama yapılmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir. Alınan ek raporda; Mahkemenin verdiği yerinde inceleme yetkisi ile müflis-davalı şirkete ait ticari defterler üzerinde Bakırköy 1. İcra Müdürlüğü'nde yapılan incelemede, icra müdürlüğünde müflisin 2020-2021-2022-2023 yılına ait e-defter bilgilerinin olduğu iddia edilen 2 adet flash bellek sunulduğu ancak 2 adet flash bellek içerisinde yer alan bilgilerin bilgisayar ortamında açılmadığı/açılamadığı, mali müşavir tarafından hazırlanan 1 adet flash bellek içerisinde açılmayan/açılamayan e-defter bilgilerinin sunulduğu, müflis davalı şirkete ait ticari defterler üzerinde Bakırköy 1. İcra Müdürlüğü'nde yapılan incelemede davalı-müflis taraf adına detay mizan, muavin döküm, cari hesap ekstresi, bilanço, gelir tablosu vs. herhangi bir finansal tablonun sunulmadığı, dolayısıyla taraflar arasındaki borç-alacak veya bakiye durumunun müflis-davalı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinden tespitinin mümkün olmadığı bildirilmiştir.
Mahkemece davalı defterlerinin incelenmesi için ara karar oluşturulmuş, bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilmiş, kök raporda yerinde inceleme yetkisine istinaden incelemeye gidildiği ancak sunulan 2 adet flash bellek içerisinde yer alan bilgilerin bilgisayar ortamında açılmadığı/açılamadığı için değerlendirme yapılamadığı bildirilmiş, ek raporda da aynı husus tekrarlanarak davalı-müflis taraf adına detay mizan, muavin döküm, cari hesap ekstresi, bilanço, gelir tablosu vs. herhangi bir finansal tablonun sunulmadığı, dolayısıyla taraflar arasındaki borç-alacak veya bakiye durumunun müflis-davalı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinden tespitinin mümkün olmadığı bildirilmiş olup kök rapora rağmen davalı tarafça defterlerin ve kayıtların akıbetinin araştırılmaması ve incelemeye hazır edilmemesi karşısında, davalı tarafın hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğine dair itirazları yerinde görülememiştir.
Mahkemece icra hesaplamaları alanında uzman bilirkişi ...'dan alınan 19/01/2026 tarihli rapor özetle; 114.024,00-CHF (İsviçre Frangı) alacağa 25.08.2022 takip tarihinden itibaren 18.02.2026 tarihi itibarıyla 3095 Sayılı Kanun uyarınca devlet bankalarının CHF (İsviçre Frangı) cinsinden açılmış 1 yıllık vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranlarına göre yapılan dosya hesabının; 6.199.154,21 TL Alacak, 282.061,52 TL Tahsil Harcı %4,55, 80,70 TL Başvurma Harcı, 65,00 TL Tebligat Masrafı, 771.932,34 TL Vekalet Ücreti, 129.247,99 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 7.382.541,76 TL olduğu bildirilmiştir. Devlet bankalarından faiz oranları celp edilerek alınan ek raporda ise 6.590.461,77 TL Alacak, 299.866,01 TL Tahsil Harcı %4,55, 80,70 TL Başvurma Harcı, 65,00 TL Tebligat Masrafı, 803.236,94 TL Vekalet Ücreti, 41.870,67 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 7.735.581,09 TL olarak hesap edilmiştir.
Mahkemece ek raporda yer verilen tutarlar ayrı ayı belirtilerek 02/06/2026 tarihinde depo kararı oluşturulmuş ve 7 gün içerisinde ödenmemesi halinde 24/06/2026 günü şirketin iflasına karar verileceği ihtarını içerir tebligatların davalı şirket vekiline 08/06/2026 tarihinde, davalı şirkete ve davalı şirket temsilcisine 04/06/2026 tarihinde tebliğ edildiği tespit edilmiş, davalı tarafça ödeme yapılmamıştır.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; taraflar arasında 09/12/2019 tarihinde Donanım Ve Yazılım Alım Sözleşmesi imzalandığı, davacı tarafından davalıya toplam sözleşme bedeli 244.024,00 CHF ödendiği, davalı tarafından sözleşme kapsamındaki yükümlülükleri yerine getirilmediğinden sözleşmenin davacı tarafça feshedilerek ödenen bedelin iadesinin talep edildiği, davacı vekili Av. ... ve davalı vekili Av. ...arasında 10/06/2021 tarihinde "Avukatlık Kanunu 35/A Tutanağıdır" başlıklı tutanak ile davacı tarafından ödenen sözleşme bedelinin davacıya taksitler halinde ödenmesinin kararlaştırıldığı, 130.000,00 CHF ödendiği ancak kalan 114.024,00 CHF ödenmediği için dava konusu edilen takibin başlatıldığı, sözleşme yapılan ödemeler ve iade edilen tutarlar nazara alındığında itirazın kaldırılması koşulları oluştuğu gibi depo emri 7 günlük kesin süre içerisinde yerine getirilmediğinden şirketin iflasına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı kanaatine varılmış, davalı tarafın istinaf isteminin açıklanan nedenlerle reddi gerekmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde davanın itirazın kaldırılması ve iflas davası olduğunu mahkemenin gerekçeli kararının 4.sayfasında "davalının itiraz etmemesi üzerine takibin kesinleştiği" şeklinde hatalı tespite yer verildiğini beyan ederek maddi hatanın giderilmesini talep etmiş, yine aynı hususta mahkemeye yaptığı başvuruda ek kararla isteminin reddedilmesi sebebiyle ayrıca ek karara yönelik istinaf yoluna başvurmuş ise de mahkemenin gerekçeli kararında ve Dairemizin kaldırma kararında davanın itirazın kaldırılması ve iflas davası olduğu açıkça belirtildiğinden mahkeme kararının 4.sayfasındaki ibarenin maddi hatadan kaynaklandığı anlaşılmış olup, bu hata kararın kaldırılmasını gerektirmediğinden istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda re'sen ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak inceleme yapılmış olup, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilemediği gibi istinaf sebeplerinin yukarıda açıklanan gerekçelerle yerinde olmadığı, dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varıldığından, davacı tarafın ve davalı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.l bendi uyarınca AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,
2-Taraflarca ayrı ayrı yatırılan istinaf başvuru harçlarının ve istinaf karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına,
4-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara, karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince iadesine,
5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi, 7499 sayılı Yasa'nın 37/1.a maddesi ile değişik 2004 sayılı İİK'nın 164. maddesi uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/09/2026