Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1386 E. 2026/1596 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1386
Karar No
2026/1596
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1386 - 2026/1596 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1386 KARAR NO : 2026/1596 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/02/2026 NUMARASI : 2025/495 E. - 2026/38 K

DAVANIN KONUSU : YİDK kararı iptali - Hükümsüzlük

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/02/2026 tarih ve 2025/495 E. - 2026/38 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2004/02152 numaralı ..., 2004/17890 numaralı ..., 2004/02150 ... ..., 2011/76454 numaralı ..., 2014/109106 numaralı ..., 2015/27750 numaralı ... ..., 2015/27761 numaralı ... ... ibareli markaların sahibi olduğunu, ... markası olarak yoğun bilinirliğe sahip olduğunu, müvekkiline ait markaların 2004 yılından beri koruma altında olduğunu, ... ibaresinin davalı tarafından tescil edilmek istendiğini, müvekkili tarafından yayına itirazda bulunulduğunu, E-7124886-130-210621661 sayılı kararla itiraza gerekçe gösterilen 2004/02152 numaralı ..., 2004/02150 ... ..., 2004/17890 numaralı ... , 2011/76454 numaralı ... markaları yönünden kullanım ispatı açısından sunulan delillerin yeterli olmadığı, 2014/ 109106 numaralı ..., 2015/27750 numaralı ... ..., 2015/ 27761 numaralı ... markaları yönünden karıştırılma ihtimali bulunmadığından itirazın reddine karar verildiğini, buna yapılan itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, ciddi kullanımın ispatlanamadığına yönelik kurul kararının hatalı olduğunu, ... ibaresinin ayırt edici özelliği haiz olmadığını, ... ibaresinin tescilinin mümkün olmadığını, davalının müvekkiline ait markaların toplumdaki tanınmışlığından ve bilinirliğinden yararlanmak istediğini ileri sürerek dava konusu 2022-M-2332 sayılı YİDK kararının iptalini dava konusu 2020/76217 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, davacı tarafın itiraza konu etmiş olduğu "..." 38 nolu sınıfta, "..." 19 nolu sınıfta ve "... ..." 38 nolu sınıfta tescilli markalar olup, müvekkilin başvuru ve tescil talebinde bulunduğu 29, 30, 32, 35 ve 43 nolu sınıflar ile herhangi bir ayniyeti ve benzerliği bulunmadığından, bu markalar bakımından yapılan itirazın, 6769 Sayılı Kanun'un 6/1. maddesinde düzenleme altına alınan ve kümülatif nitelikteki şartları taşımıyor olması sebebiyle, başkaca bir delile gerek kalmaksızın evleviyetle reddi gerektiğini, müvekkiline ait "..." ibareli marka ile davacı tarafından itiraza konu edilen, 35, 36, 37, 41, 42, 43, 44 ve 45 nolu sınıflarda tescilli "...", "... " ve "... ..." markalarının ise, 6769 Sayılı Kanun'un 6/1. maddesi kapsamında salt 35 ve 43 nolu sınıflar bakımından tescili talep edilmiş olmakla, bu sınıflar bakımından incelemeye tabi tutulması gerektiğini, marka ibareleri içerisinde tek harfin farklı olmasının dahi markaların ayırt edilebilirliğini sağladığını, davacı tarafından sunulan delillere bakıldığı zaman, markanın Türkiye genelinde ciddi bu kullanım alanı olmadığının görüleceğini, müvekkilinin markası ile davacı taraf markasının halk nezdinde iltibas yaratmayacağının ortada olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli itiraz mesnedi markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, diğer yönden BAM iade kararında geçtiği üzere, davacının ... ibareli 2004/ 17890 numaralı ve 2004/ 02152 numaralı markalar yönünden dava konusu başvuru markasının kapsamındaki emtia ile SMK 19/2. maddesi kapsamında kullanım ispatı yerine getirilen emtia açısından dava konusu edilen 2020/76217 başvuru sayılı markanın kapsamında yer alan, 35. Sınıftaki "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonları hizmetleri ... İş yönelimi , idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık hizmetleri " yönünden davacı markasının kapsamındaki mallarla aynı/benzer/ilişkili emtialar olduğundan kısmen emtia benzerliğinin de gerçekleştiği, taraf markaları arasında bu hizmetlerde SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşulunun oluştuğu, bu emtia açısından aksi yöndeki YİDK kararının yanlış olarak değerlendirildiği, bunun dışında kalan emtiada ise SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşulunun oluşmadığı, SMK'nın 6/5. maddesindeki tanınmışlık koşulunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, dava konusu 2022-M-2332 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2020/76217 başvuru sayılı markanın kapsamında yer alan 35. Sınıftaki " Reklamcılık , pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonları hizmetleri ... İş yönelimi , idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık hizmetleri" yönünden kısmen iptaline, markanın bu emtia yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bir kısım mal ve hizmetler yönünden ciddi kullanımın ispatlanamadığına yönelik mahkeme kararının açıkça hatalı olduğunu, müvekkilinin yarı hissedarı olduğu “... ...”nin 01 Haziran 2006 tarihinden bu yana ... olarak faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin özellikle alışveriş merkezinin faaliyetlerinde “...” markasını aktif olarak kullandığını, mahkemenin müvekkiline ait markaların ciddi kullanımının ispatlanamadığına yönelik kararının hukuka uyar yönü bulunmadığını, hükümsüzlük talebimiz bakımından davalı tarafça ayrıca ve açıkça ciddi kullanım definin ileri sürülmediğini, davalı tarafın, müvekkiline ait markaların toplumdaki tanınmışlığından ve bilinirliğinden faydalanmak istediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacı tarafından yargılama aşamasında sunulan deliller ile kullanım ispatının sağlanmış olduğu sonucuna varılamayacağını, davacı tarafından kullanıma yönelik olarak dosyaya usulüne uygun şekilde sunulan somut deliller üzerinden belirleme yapılması gerektiğini, müvekkilinin sahip olduğu usuli kazanılmış hakkının irdelenmediğini, markanın iptalinin mümkün olamayacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, Dairenin kaldırma kararının esasen, YİDK aşamasında Markalar Dairesinin kullanım ispatının reddine yönelik kararına bir itirazın ileri sürülmemesinin inceleme için engel olmayacağına ilişkin olduğunu, bu gerekçenin kabulü mümkün olmamakla beraber, mahkeme tarafından kaldırma kararı kapsamında yeniden inceleme yapılmadan doğrudan sonuca varılmasının da hukuka aykırı olduğunu, verilmiş olan Kurum kararının tüm yönleriyle hukuka uygun bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK kararı iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli itirazına mesnet markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, davacının ... ibareli 2004/ 17890 numaralı ve 2004/ 02152 numaralı markaları yönünden dava konusu başvuru markasının kapsamındaki emtia ile SMK'nın 19/2. maddesi kapsamında kullanım ispatı yerine getirilen emtia açısından; dava konusu edilen 2020/76217 başvuru sayılı markanın kapsamında yer alan; 35. Sınıftaki " Reklamcılık , pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonları hizmetleri ... İş yönelimi , idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık hizmetleri " yönünden emtia benzerliğinin gerçekleştiği, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu yukarıda belirtilen hizmetler açısından ayırdığı satın alma /faydalanma süresi içinde davalının başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının itiraz mesnedi ... ibareli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki taraf markasındaki benzerlik nedeniyle yanılgı yaşayabileceği, benzerlik nedeniyle bu hizmetler açısından her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği, belirtilen dışında kalan emtiada SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşulunun oluşmadığı, SMK'nın 6/5. maddesindeki koşulların bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00'şer-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı, taraflarca istinaf başvurusunda yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/09/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/09/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1386, K. 2026/1596, T. 22.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1386-e-2026-1596-k-de12f51bb124