Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1108 E. 2026/1498 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1108
- Karar No
- 2026/1498
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2023/1108
KARAR NO:2026/1498
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:(KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:15/02/2023
NUMARASI:2019/318 Esas - 2023/94 Karar
DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:07/06/2019
İSTİNAF KARAR TARİHİ:17/09/2026
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; davalı şirketin payları Borsa İstanbul’da işlem gören halka açık bir şirket olduğunu davalı şirketin 30.09.2018 tarihinde finansal tablolara ilişkin sorumluluk beyanının ...'ta ilan edildiğini, davalının finansal tablo ve raporlarının 09.11.2018 tarihinde saat 02.06'da ...'ta ilan edildiğini, buna göre şirketin 01.01.2018-30.09.2018 döneminde 107.090.040-TL kar ve 3. üç aylık dönemde 26.240.024-TL zarar açıkladığını, bu açıklama nedeniyle davacının aynı gün sabah seansında paylarını satmak istediğini, bir önceki günü 4,04-TL'den kapatan şirket paylarının 3,24-TL'yi gördüğünü, müvekkilinin toplam 800.000 adet payını zararına satabildiğini, davalı şirket tarafından aynı akşam saat 20.53'te finansal tablolar ve dipnotlarda düzeltme yapılacağı yönünde açıklama yapıldığını, 12.11.2018 tarihinde saat 02.35'te düzeltme sonucunun ...'ta yayımlandığını, buna göre 9 aylık şirket karının 125.209.308-TL ve son 3 aylık karın da 57.240.720-TL olarak açıklandığını, ... tarafından 21.02.2019 tarihli bültende de şirketin finansal tablolarında düzeltme yapılarak bağımsız denetimden geçirilmesine ve ...'ta yayımlanmasına karar verildiğini, bu kapsamda bağımsız denetimden geçirilen rakamların yayımlandığını, kamuya açıklanan finansal tabloların yanlış, yanıltıcı ve eksik bilgi içermesi nedeniyle 09.11.2018 tarihinde davacı ve diğer yatırımcıların güven bunalımı yaşadıklarını, bu nedenle 09.11.2018 günü pay piyasasının hiç alıcısız açıldığını, önceki dönemlere göre 3 katına varan satış ağırlıklı işlem hacmine ulaşıldığını,bilanço düzeltmesi geldikten sonra da hisse fiyatının 09.11.2018 tarihinden önceki değeri olan 4,04-TL'ye ulaşmadığını, Sermaye Piyasası Kanunun 32. maddesine göre kamuyu aydınlatma belgelerinde yer alan yanlış, yanıltıcı ve eksik bilgilerden kaynaklanan zarardan şirketin ve imzalayan kişilerin sorumlu olduğunu, bu nedenle davacının uğradığı zarardan davalı şirketin sorumlu olduğunu belirterek, davalı şirket paylarının 09.11.2018 günkü satış fiyatı ile satın alma maliyeti arasındaki farktan kaynaklanan zararın şimdilik 60.000-TL'sinin 09.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH:Davacı vekili 19.03.2021 tarihli dilekçesi ile dava değerini 390.000-TL artırarak 450.000-TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP:Davalı vekili; müvekkili şirketin 09.11.2018 tarihinde ...'ta yayımlanan ara dönem konsolide bilançolarında amortisman hesaplarında hata edildiği tespit edilerek aynı gün finansal tablolarda düzeltme yapılacağının ...'a bildirildiğini, ilgili düzeltmeler yapılarak 12.11.2018 tarihinde borsa açılmadan düzeltilmiş finansal tabloların yayımlandığını, ...'nın kararı gereği bağımsız denetimden geçen nihai tabloların da 18.03.2019 tarihinde yayımlandığını, ...'nın 32/3 maddesi uyarınca sorumluluğun kurucu unsurlarından olan ağır kusur veya kastın somut olayda mevcut olmadığını, 30.09.2018 tarihli konsolide ara dönem finansal tablolarında düşük kar açıklanmasında müvekkilinin ağır kusur ya da kastı bulunmadığını, düşük kar açıklanmasının sebebinin, tablolarda sehven meydana gelen hesap hatası olduğunu, hesap hatalarının şirkete ait Afrika Santralleri kapsamında amortisman gider hesabı ve net kar dağılımı yapılırken sehven meydana geldiğini, yapılan açıklama ile zarar arasında illiyet bağı bulunmadığını, kanun 32/4 maddesinde düzenlenen özel illiyet bağı şartının da sağlanmadığını, davacının zarara uğradığını ispatlayamadığını, müvekkili şirket paylarında zaman içinde meydana gelen düşüş ... elektrik endeksine paralel olduğundan, kamuya açıklanan bilgiler ile ilgisinin bulunmadığını, bu kapsamda gerekli düzeltme yayımlandıktan sonra yaşanan düşüş nedeniyle kanunun 32/5-ç maddesi gereğince davacının tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, davacının 09.11.2018 tarihinde müvekkili şirket hisselerini yalnız satmayıp aynı tarihte alım da yaptığını, bu nedenle davacının şirket karlılığının düşük çıkması nedeniyle şirket paylarını sattığı iddiasının doğru olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere; ... açıklamasının 09.11.2018 tarihli olduğunu, 08.11.2018 perşembe günü ... hisse senedinin ağırlıklı ortalama fiyatının 4,03-TL ve kapanış fiyatının 4,04-TL olduğu, hatalı ... açıklamasının yapıldığı gün ise ... hissesinin 3,61-TL'den açıldığı, 3,72- 3,24-TL aralığında işlem gördüğü, 09.11.2018 günü ağırlıklı ortalama fiyatının 3,43-TL olduğu, davacının dava konusu bilançoların açıklandığı tarihte..., ..., ... ve ... ile çalışmakta olduğu, SPKnın 32/3 maddesi uyarınca kamuyu aydınlatma belgelerinde yanlış, yanıltıcı bilgi veren davalı şirketin, yapılan hata konusunda bilgi sahibi olmadığını ve bu yanlışlığın kast veya ağır ihmallerinden kaynaklanmadığını ispatlaması gerektiği, davalı tarafın açıklamaları incelendiğinde yapılan bu hatanın hangi teknik sebepten ve kimin sorumluluğunda gerçekleştiğine ilişkin bir açıklama bulunmadığı, olayın gerçekleşmesinde ağır ihmal bulunduğunun tespit edildiği, halka açık şirketlerin fiyat oluşumunu doğrudan etkileyen bu tür bilgileri kamuya sunarken sorumlu hareket etmeleri gerektiği,dosyanın mevcut hali dikkate alındığında davacının tespit edilen zararından davalı şirketin sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 450.000-TL'nin 09/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili; müvekkili şirketin 30.09.2018 tarihli ara dönem konsolide finansal tablolarının 09.11.2018 tarihinde ... üzerinden yatırımcılar ile paylaşıldığını, ancak aynı gün içerisinde finansal tablolarda amortisman hesaplamasına ilişkin hata tespit edilerek aynı gün ...’ta finansal tablo ve dipnotlarında düzeltme yapılacağının kamuya duyurulduğunu, finansal tablolar üzerinde ilgili düzeltmelerin yapılması akabinde 09.11.2018 Cuma gününü takip eden ilk iş günü olan 12.11.2018 tarihinde seans açılmadan önce düzeltilmiş finansal tabloların ...’ta tekrar yayımlandığını, bu açıklamada değişikliğin sebebinin de Afrika santrallerinin aktifine kayıtlı maddi duran varlıkların amortisman giderlerinin ilgili santrallerin sözleşme süreleri dikkate alınarak hesaplandığı ve hesaplamadaki eksikliğin Afrika santralleri nezdindeki amortisman rakamlarının santraller faaliyete geçtiğinde yaratacağı tutarlara sehven eklenmemesinden kaynaklandığı bilgisinin paylaşıldığını, ...'nın düzeltmeye konu finansal tablolarının sınırlı bağımsız denetimden geçirilmesine ve yıl sonu denetlenmiş finansal tablolar ile birlikte ...’ta kamuya açıklanmasına dair kararı üzerine de ... tarafından bildirilen süreler dahilinde finansal tabloların bağımsız denetime tabi tutulduğunu ve denetimden geçen nihai tabloların da yıl sonu finansal tablolar ile birlikte 18.03.2019 tarihinde ...’ta kamu ile paylaşıldığını, mahkemece alınan bilirkişi raporları arasında ve sundukları uzman görüşü arasında çelişkiler bulunmasına rağmen mahkemece bu çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, ...'nın 32/4 maddesindeki hüküm gereğince hukuka aykırı bilgilendirme iddiası ile tazminat talebinde bulunulması için, özel zarar ve nedensellik bağının mevcudiyetinin şart olduğu, dolayısıyla davacının kamuyu aydınlatma belgelerinden kaynaklı bir zararının oluşabilmesi için, hatalı kamuyu aydınlatma belgesinin açıklandığı tarihten hemen sonra düşük fiyat üzerinden satış işlemi gerçekleştirmesi, sonrasında yüksek fiyattan söz konusu payları geri alması gerektiği, somut olayda hatalı finansal tabloların açıklanması akabinde şirketin pay değerinin 1 yıl boyunca düştüğünü, davacının hatalı açıklamadan sonra elden çıkardığı payları, düzeltilmiş tabloların yayımlanmasını müteakip sattığı fiyattan daha düşük fiyata satın aldığı, dolayısıyla davacının malvarlığında azalma veya zarar olmadığını, aksine davacının elden çıkardığı paylarını daha uygun bir fiyata yerine koyma imkânı bulduğunu,davacının kanuni şartları sağlamayan, spekülatif ve varsayımsal nitelikteki zarar ve illiyet bağı iddialarının hukuki ve finansal dayanağının bulunmadığını, dosyaya sunulan ayrık rapor ve uzman görüşünün, hisse senedi fiyatındaki düşüş ile hatalı açıklama arasında illiyet bağı bulunmadığını ortaya koyduğunu, SPKn'nun 32/5-ç maddesinde, kamuya açıklanan belgede yer alan bilgiler yanlış, yanıltıcı veya eksik olmasaydı dahi yatırımcıların zarara uğrayacak olmaları halinde kamuyu aydınlatma belgelerinin yanlış, yanıltıcı veya eksik olmasından kaynaklanan tazminat talebinin reddedileceğinin düzenlendiğini, şirket hisselerinin fiyatının ... elektrik endeksine de paralel bir şekilde zaman içinde düştüğünü, bu nedenle düşüşün kamuya açıklanan bilgiler ile bir ilgisinin bulunmadığını, hatalı açıklama ile oluşan fiyat arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacının zararı oluşmadığı gibi, zarar oluştuğunun kabulü halinde de zarar ile hatalı açıklama arasında illiyet bağı bulunmaması sebebiyle her halükârda davanın reddinin gerektiğini, mahkemece alınan ek raporda kök rapora yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını,çelişkiler giderilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ...'nın 32/3 maddesi uyarınca tazminat sorumluluğunun doğduğundan bahsedilebilmesi için, müvekkili şirketin söz konusu ihlale sebebiyet veren eksikliği bilmesi ve ihlali gerçekleştirmekte ağır kusuru veya kastının bulunması gerekmekte olup, somut olayda bahse konu unsurların hiçbirinin mevcut olmadığını, kamuyu aydınlatma belgelerinde yer alan bilgilerin yanlış, yanıltıcı veya eksik olması konusunda bilgi sahibi olmadığını ve bu bilgi eksikliğinin kast veya ağır ihmallerinden kaynaklanmadığını ispatlayan kişilerin, kamuyu aydınlatma belgeleri dolayısıyla tazmin sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin 30.09.2018 tarihli konsolide ara dönem finansal tablolarında karın düşük açıklanmasında ağır kusuru yahut kastının bulunmadığını, 30.09.2018 tarihli konsolide ara dönem finansal tablolarında düşük kar açıklanmasının sebebinin, tablolarda sehven meydana gelen hesap hatası olduğunu, hesap hatasının da ... Enerji’ye ait Afrika santralleri kapsamında amortisman gider hesabı ve net kar dağılımı yapılırken sehven meydana geldiğini, finansal tabloların yoğun ve detaylı içerikleri nedeniyle nihai kontrolünün de yüksek hata riski ihtiva ettiğini, nitekim hatanın gerek Türkiye gerekse de dünya çapında en büyük denetim şirketleri listesinde ilk dörtte yer alan ...'nin bağımsız denetim çalışmaları sırasında da tespit edilmediğini, davacının sermaye piyasası mevzuatı uyarınca sıradan yatırımcının çok ötesinde nitelikli yatırımcı olması nedeniyle, kendi yatırım kararlarını verebilecek ve üstlendiği riskleri değerlendirebilecek tecrübe, bilgi ve uzmanlığa sahip olduğunun kabul edildiğini, bu nedenle yatırım kararları neticesinde zarar etmesi halinde davacının uğradığı zararlara katlanması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, davalı şirketin 09.11.2018 tarihinde ...'ta yayımlanan 30.09.2018 tarihli finansal tablolarının yanlış ve yanıltıcı bilgi içermesi sonucunda, davalı şirket hisselerini düşük fiyattan satan davacının uğradığını iddia ettiği zararın davalı şirketten tahsili istemine ilişkindir.Somut olayda; davalı şirketin 30.09.2018 tarihli finansal tablolarının 09.11.2018 tarihinde borsa seans açılışı öncesinde ...'ta ilan edildiği, aynı gün akşam saatlerinde ise yapılan açıklamada ise finansal tablo ve dipnotlarında düzeltme yapılacağının bildirildiği, 12.11.2018 tarihli ... açıklamasında düzeltilmiş finansal tabloların açıklandığı ve hatanın amortisman giderlerinin hatalı hesaplanmasından kaynaklandığının belirtildiği, düzeltme sonucunda düzenlenen bilançolarda şirketin önceki açıklamasında yer alan kar tutarlarının artmış olduğu, ... tarafından 21.02.2019 tarihli bültende davalı şirketin finansal tablolarında düzletme yapılarak bağımsız denetimden geçirilmesine ve ...'ta yayımlanmasına karar verildiği, bu kapsamda bağımsız denetimden geçirilmiş rakamların yayımlandığı, hatalı açıklama nedeniyle davalı şirket hakkında ... tarafından idari para cezası tesisi edildiği anlaşılmakta olup, davacı tarafça; hatalı bilgi içeren ilk açıklama nedeniyle 09.11.2018 tarihinde şirket hisselerinde yüksek oranda düşüş yaşandığı ve bu nedenle davacının elinde bulunan davalı şirket hisselerinin daha düşük bedelden satıldığı ve bunun sonucunda zararının oluştuğu ileri sürülerek, bu zararın davalı şirketten tahsili talep edilmiştir.6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun "kamuyu aydınlatma belgelerinden doğan sorumluluk başlıklı 32. maddesi; "(1) 10. madde çerçevesinde, aynı maddede sorumlu olduğu belirtilen kişiler ile mevzuat uyarınca izahname, pay alım tekliflerinde hazırlanan bilgi formu, özel durum açıklaması, birleşme ve bölünme işlemlerinde hazırlanacak duyuru metinleri, borsada işlem görme duyurusu ve finansal raporlar gibi Kurulca kamuyu aydınlatma amacı ile düzenlenmesi öngörülen sair kamuyu aydınlatma belgelerini imzalayanlar veya bu belgeler kendi adına imzalanan tüzel kişiler bu belgelerde yer alan yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgilerden kaynaklanan zararlardan müteselsilen sorumludur. (2) Bağımsız denetim, derecelendirme ve değerleme kuruluşları gibi kamuyu aydınlatma belgelerinde yer alan veya bu belgelere dayanak olmak üzere hazırlanan raporları hazırlayan kişi ve kurumlar da bu Kanun hükümleri çerçevesinde sorumludur. (3) Kamuyu aydınlatma belgelerinde yer alan bilgilerin yanlış, yanıltıcı veya eksik olması konusunda bilgi sahibi olmadığını ve bu bilgi eksikliğinin kast veya ağır ihmallerinden kaynaklanmadığını ispatlayan kişiler sorumlu olmaz. (4) Yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgiler içeren izahnamenin geçerlilik süresi boyunca; diğer kamuyu aydınlatma belgelerinin ise kamuya açıklandığı tarihten hemen sonra, ilk halka arzdan veya borsada satın alınan veya satılan sermaye piyasası araçlarının, gerçeğe uygun bilginin ortaya çıktığı tarihten hemen sonra borsada satılması veya satın alınması üzerine yatırımcıların malvarlıklarında zarar meydana gelmesi hâlinde bu maddeye göre ileri sürülecek tazminat talepleri açısından kamuyu aydınlatma belgesi ile zarar arasında illiyet bağı kurulmuş sayılır. (5) Kamuyu aydınlatma belgelerinin yanlış, yanıltıcı veya eksik olmasından kaynaklanan tazminat talebi; a) Sermaye piyasası araçlarının alım veya satımının, kamuyu aydınlatma belgesine dayanmaması, b) Sermaye piyasası araçlarının alım veya satımının kamuyu aydınlatma belgelerinde yer alan bilgilerin yanlış, yanıltıcı veya eksik olduğu bilinmesine rağmen yapılması, c) Kamuyu aydınlatma belgelerinde yer alan yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgilere ilişkin düzeltmenin, yatırım kararının verilmesinden veya bu belgeye dayanarak işlem yapılmasından önce ilan edilmiş olması, ç) Kamuya açıklanan belgede yer alan bilgiler yanlış, yanıltıcı veya eksik olmasaydı dahi yatırımcıların zarara uğrayacak olmaları hâlinde reddedilir..." şeklindedir.Buna göre kural olarak kamuyu aydınlatma amacı ile düzenlenmesi öngörülen kamuyu aydınlatma belgelerini imzalayanlar veya bu belgeler kendi adına imzalanan tüzel kişiler bu belgelerde yer alan yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgilerden kaynaklanan zararlardan müteselsilen sorumlu olup, bu kişilerin sorumluluktan kurtulabilmesi için, bu belgelerde yer alan bilgilerin yanlış, yanıltıcı veya eksik olması konusunda bilgi sahibi olmadıklarını ve bu bilgi eksikliğinin kast veya ağır ihmallerinden kaynaklanmadığını ispatlamaları zorunludur. Kanunda kamuyu aydınlatma belgesi ile zarar arasındaki illiyet bağı bakımından da karine düzenlenmiş olup buna göre yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgiler içeren izahnamenin geçerlilik süresi boyunca; diğer kamuyu aydınlatma belgelerinin ise kamuya açıklandığı tarihten hemen sonra, ilk halka arzdan veya borsada satın alınan veya satılan sermaye piyasası araçlarının, gerçeğe uygun bilginin ortaya çıktığı tarihten hemen sonra borsada satılması veya satın alınması üzerine yatırımcıların malvarlıklarında zarar meydana gelmesi hâlinde bu maddeye göre ileri sürülecek tazminat talepleri açısından kamuyu aydınlatma belgesi ile zarar arasında illiyet bağı kurulmuş sayılacaktır.Mahkemece alınan 04.03.2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; dava konusu hisse senedinin hatalı bilanço açıklamasının yapıldığı 09.11.2018 tarihinden sonra devamlı aşağı yönlü hareket ettiği, davalı şirket hisselerinin aynı sektörde işlem gören ... hisselerine göre bulunduğu sektörün performansından bağımsız olarak ciddi düşüşler yaşadığı, davalı şirket hisselerinin hatalı bilanço açıklamasından olumsuz etkilendiği, açıklamanın ilgili hisse senedine karşı güvensizlik oluşturan unsurlardan biri olabileceği, davalı hisselerinin hatalı açıklama öncesi ağırlıklı ortalama fiyatının 4,03-TL, hatalı açıklamanın yapıldığı 09.11.2018 günü 3,61-TL'den açıldığı, 3,24-3,72-TL aralığında işlem gördüğü ve ağırlıklı ortalama fiyatının 3,43-TL olduğu, davacının 09.11.2018 tarihinde çeşitli aracı kurumlar aracılığıyla toplam 906.587 adet satış ve 31.585 adet alış yaptığı, yine 12.11.2018 tarihinde 100.000 adet satış ve 175.000 adet alış işlemi gerçekleştirdiği, kamuyu aydınlatma belgelerinde yanlış, yanıltıcı bilgi veren davalı şirketin, yapılan hata konusunda bilgi sahibi olmadığını ve bu yanlışlığın kast veya ağır ihmallerinden kaynaklanmadığını ispatlaması gerektiği, hatanın hangi sebepten gerçekleştiğine ilişkin açıklama bulunmadığı, olayda ağır ihmalinin bulunduğu, davacının hisselerini 09.11.2018 tarihinde hatalı açıklama öncesi kapanış fiyatı olan 4,03-TL'den satması halinde elde edeceği bedele göre tahmini zararının 459.904,63-TL olduğu bildirilmiştir.Tarafların rapora itirazları üzerine mahkemece kök raporu hazırlayan bilirkişi kuruluna dahil edilen bilirkişilerden birisi tarafından düzenlenen 13.08.2021 tarihli ek raporda; ... açıklamasında yanlış, yanıltıcı bilgi veren davalının, açıklamadaki hatada bilgisinin olmadığını, yanlışlığın kast veya ağır ihmallerinden kaynaklanmadığını ispatlaması gerektiği, ancak davalının açıklamalarında hatanın niçin ve kimin sorumluluğunda gerçekleşiğinin yer almadığı ve ağır ihmal bulunduğunun gözlendiği, davalının kanundan kaynaklanan sorumluluğunu yerine getirmediği ve davacının belirlenen zararından sorumlu olduğu, sorunlu açıklamanın yapıldığı gün ve öncesindeki hisse alım satım işlemleri, ortalama fiyatlar üzerinden yapılan hesaplamada davacının zararının 459.904,63-TL olduğu bildirilmiştir.Yine bilirkişi kuruluna dahil edilen diğer bilirkişi tarafından düzenlenen 19.08.2021 tarihli ayrık raporda; 08.11.2018 günü hissenin 4,04-TL'den kapandığı, hatalı açıklamanın yapıldığı 09.11.2018 günü hatalı açıklama nedeniyle seansın alıcısız açıldığı ve bu nedenle hissenin taban fiyattan işlem gördüğü, davacının 780.002 adet hisseyi 3,57-3,24-TL arasında değişen fiyatlarla sattığı, 12.11.2018 öncesi yayımlanan düzeltilmiş bilançoda karlılık durumunun olumluya döndüğü, ancak fiyatın düşmeye devam ettiği, hissenin 3,25-TL'den kapandığı, bu tarih ile 08.02.2019 arasında 2,56-2,90-TL arasında fiyat değişimi yaşandığı, dolayısıyla doğru bilançonun açıklanmasına rağmen fiyat düşüşünün devam ettiği, hatalı açıklamadan sonraki 1 yıllık dönemde de düşüşün devam ettiği, 08.11.2019 tarihinde seansın 2,63-TL'den kapandığı, dolayısıyla hatalı açıklama yapılmamış olsaydı da hissenin değerini koruyacağının kabul edilemeyeceği, dolayısıyla hatalı açıklama ile zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı görüşü bildirilmiştir.Bilirkişi raporları ile de tespit edildiği üzere davalı şirket hisselerinin hatalı açıklama öncesi ağırlıklı ortalama fiyatı 4,03-TL olup, hatalı açıklamanın yapıldığı 09.11.2018 günü hissenin 3,61-TL'den açıldığı, 3,24-3,72-TL aralığında işlem gördüğü ve ağırlıklı ortalama fiyatının 3,43-TL olduğu, davacının 09.11.2018 tarihinde çeşitli aracı kurumlar aracılığıyla 09.11.2018 tarihinde dava konusu hisse senetlerini sattığı, davalıya ait konusu hisse senedinin hatalı bilanço açıklamasının yapıldığı 09.11.2018 tarihinden sonra devamlı aşağı yönlü hareket ettiği ve ciddi düşüşler yaşandığı, dolayısıyla davalı şirket hisselerinin hatalı bilanço açıklamasından olumsuz etkilendiği,... açıklaması ardından alıcısız bir gün geçirildiği sabittir. Bu nedenle 6362 sayılı kanunun 32/4 maddesi kapsamında hatalı ... açıklaması ile davacının zararı arasında illiyet bağı bulunmaktadır. Halka açık bir şirket olan davalının fiyat oluşumunu doğrudan etkileyen finansal tablolarını ...'ta yayımlarken gerekli dikkat ve özeni göstermediği, dolayısıyla ağır kusurlu sayılması gerekmektedir.Davalı tarafça sorumluluktan kurtulmayı sağlayacak bir iddia ve delil de ibraz edilmemiş olmakla, davacının oluşan zararından davalı şirket sorumludur. Buna göre davacının hisselerini 09.11.2018 tarihinde hatalı açıklama öncesi kapanış fiyatı olan 4,03-TL ile ertesi gün sattığı fiyat aralığı esas alınarak hesaplanan zarar doğrultusunda mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir.Diğer yandan mahkemece alınan 04.03.2021 tarihli bilirkişi kurulu raporuna vaki itirazlar üzerine 20.04.2021 tarihli duruşmada verilen ara karar ile mevcut bilirkişi kuruluna ... ve hesap uzmanı iki bilirkişi daha dahil edilerek ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine rağmen, bilirkişilerce kurul halinde ek rapor düzenlenmesi gerekirken sadece kurula ara karar ile dahil edilen 2 bilirkişi tarafından rapor düzenlenmesi usule aykırı ise de, somut olayda daha ileri bir teknik inceleme gerekmediği ;HMK nın 282(1)gereği bilirkişi raporu takdiri delil olap hakim tarafından serbestçe değerlendirileceği dikkate alınarak yapılan bu usulü hata kaldırma sebebi sayılmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davacının zararından sorumlu olmadığına ilişkin istinaf nedeni yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 30.739,50-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 7.684,90-TL harcın mahsubu ile kalan 23.054,60-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 40-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.17/09/2026