Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1092 E. 2026/1094 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1092
Karar No
2026/1094
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/1092 Esas

KARAR NO:2026/1094

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ARA KARAR TARİHİ:22/06/2026

NUMARASI:2026/50 Esas

DAVANIN KONUSU:İTİRAZIN İPTALİ(Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ:16/07/2026

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya ait ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., plakalı araçlar ile 15.11.2019-10.07.2025 tarihleri arasında ücret ödenmeksizin ihlalli geçişler yapıldığını, geçiş ücretlerinin süresi içerisinde ödenmemesi üzerine müvekkil şirketçe davalı aleyhine İstanbul 1. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı taraf süresinde yetkiye ve borcun tamamına itiraz etmiş, ilgili icra müdürlüğünce de söz konusu itirazın süresinde olması halinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı itirazları zaman kazanma amacı ile haksız ve kötüniyetle yapılmış olduğunu, taraflarınca süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığını belirterek ihtiyati haciz taleplerinin teminatsız kabulü ile müvekkilinin alacağının tahsili teminen ihtiyati haciz kararı verilmesinini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemenin 22/06//2026 tarihli ara kararı ile; dosyanın incelenmesinde; bilirkişi raporunun henüz sunulduğu ve tarafların itiraz haklarının bulunduğu, ayrıca bilirkişi raporunun takdiri bir delil olduğu ve bu aşamada itirazlar dahi değerlendirilmeden salt rapor içeriğine göre değerlendirme yapılmasının isabetli olmayacağı, yargılamanın halen devam etmekte olduğu hususları göz önüne alındığında alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirmesi nedeniyle koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Ara karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davalının adına kayıtlı araçlar ile müvekkilinin işletmesine ait olan yol ve köprüleri ücretlerini ödenmeksizin kullandığını, iş bu ihlalli geçişlerin dosyaya sunulan ihlalli geçiş listesi, kamera kayıtları ve provizyon sorgularını içeren tablo ile sabit olduğunu, dava dilekçesi ekinde sunulan deliller ile alacağın yaklaşık olarak ispat edildiğini, bilirkişi raporu takdiri bir delil olsa dahi ihtiyati haczin geçici hukuki koruma niteliği gereği alacağın varlığının kuvvetle muhtemel olduğunun ortaya konulmasının yeterli olduğunu, bilirkişi raporuna itiraz edilmesinin raporu kendiliğinden hükümsüz kılmadığı gibi raporda tespit edilenleri de ortadan kaldırmayacağını davalının müvekkili şirketin alacağını ödemekten kaçabileceği, mal varlığı değerini elden çıkarma yoluna gidebileceği endişesini yarattığını, müvekkilinin alacağının rehinle temin edilmediğini, davalının likit borcunu ödemekten kaçınmasının müvekkilinin alacağına kavuşmasını zorlaştıracağını ve hatta imkansız hale geleceğini gösterdiğini belirterek ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararının kaldırılarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, ihlalli geçiş ve ceza ücreti ile takip öncesi işlemiş faiz ve KDV alacağının tahsili amacıyla yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.

Derdest dava kapsamında ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi üzerine davacı tarafından buna yönelik ara karar istinaf edilerek ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik ara kararın kaldırılması ile ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiştir. İstanbul 1. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası incelendiğinde; davacının davalı aleyhinde 320.013,25 TL asıl alacak, 58.025,70 TL işlemiş faiz ve 11.605,25 TL KDV olmak üzere toplam 389.644,20 TL alacağın tahsili için takip başlattığı, davalının yasal süresi içinde borca ve ferilerine itiraz ettiği görülmüştür.2004 sayılı İİK'nun 257 ve devamında ihtiyati haciz düzenlenmiştir. İhtiyati haciz şartlarına 257. maddede, 258. maddede ise ihtiyati haciz kararına yer verilmiştir. 258. maddenin ilk fıkrasında alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu ifade edilmiştir. İcra ve İflas Kanunun 258. maddesinin 2. cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında İhtiyati haciz sebepleri (m.257) hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." düzenlemesi yer almaktadır. Kanun, senetlerden değil, delillerden bahsetmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için bir kimsenin aleyhine delil olmak üzere vücuda getirdiği bir belgenin varlığı şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilirken dikkat edilmesi gereken hususun alacağın yazılı delille ispatı değil, alacağın varlığı konusunda hakime kanaat verecek delillerin sunulmasıdır. Hakim, taraflar arasındaki ilişkiye, alacağı doğuran sebebin şekline ve niteliğine göre ibraz edilen delilleri değerlendirerek alacağın varlığı hakkında bir kanaata vardığı takdirde İİK'daki diğer şartlar mevcutsa ihtiyati haciz talebini kabul edecektir. Alacağın varlığına kanaat getirilmesi yaklaşık ispattır. Bununla birlikte hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir.Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi İhtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için "alacağın yargılamayı gerektirmesi" şeklinde bir koşul kanunda öngörülmemiştir.İhtiyati hacizde teminat İİK 259. maddede düzenlenmiştir. Maddede, ihtiyati haciz isteyen alacaklının hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun veya üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve HMK 96’cı maddesinde yazılı teminatı vermeye mecbur olduğu, ancak, alacağın bir ilama müstenid ise teminatın aranmayacağı, ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkemenin teminata lüzum olup olmadığını takdir edeceğine yer verilmiştir.Açıklanan yasal düzenlemeler ve genel ilkeler çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde;davacı tarafından dosyaya sunulan ihlalli geçişlere ilişkin liste ve araçların geçiş anına ilişkin görüntüler ve alınan bilirkişi raporuna göre İİK'nun 258. Maddesi gereğince yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı, bu nedenle teminat karşılığı ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken ihtiyati haciz talebinin reddi kararı yerinde görülmediğinden ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin %15 teminat mukabilinde kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/50 Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen 22/06/2026 tarihli ara kararın KALDIRILMASINA,

2-a)İcra ve İflas Kanununun 257/1 fıkrasına uygun görülen ihtiyati haciz talebinin KABULÜNE,

b)İcra ve İflas Kanununun 258. maddesi uyarınca, ihtiyati haciz isteyen alacaklının hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayabilecekleri muhtemel zarar ve ziyanlarını karşılamak üzere alacağın %15'i oranında nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz olunduğunda borçlu tarafın menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslarda olan hak ve alacaklarının 389.644,20 TL ile sınırlı olmak kaydıyla İcra ve İflas Kanununun 257. maddesi gereğince İHTİYATEN HACZİNE,

c)İhtiyati haciz kararının, teminatın ilk derece mahkemesine ibrazından sonra İcra ve İflas Kanununun 261. maddesi gereğince İstanbul 1. İcra Dairesinin ... sayılı dosyası üzerinden infazına ve kararın infaz edilmek üzere ihtiyati haciz isteyene verilmesine,

3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf harçları davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,

4-Davacı tarafından karşılanan istinaf harç ve yargılama giderlerinin mahkemece verilecek esasa dair kararda değerlendirilmesine,

5-Dosyanın gerekli işlemlerin yerine getirilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 362/1-f bendi ve İİK'nun 258/son fıkrası gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.16.07.2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1092, K. 2026/1094, T. 22.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1092-e-2026-1094-k-72bfa8bc8092