Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1038 E. 2026/1021 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1038
Karar No
2026/1021
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1038

KARAR NO: 2026/1021

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 22/05/2026 (Ara Karar)

NUMARASI: 2023/257 Esas

DAVANIN KONUSU: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 08/07/2026

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkil firmanın ... arasında “... ili ... ilçesi Taşkın Sonrası Islah ve Geçiş Yapıları” işine ilişkin ... ihale kayıt numaralı sözleşme imzalandığı, müvekkil ile davalı sigorta şirketi arasında imzalanan ... numaralı, 26.11.2021 tarihli “İnşaat All Risk (Car) Sigorta Poliçesi” ile de ihale konusu iş teminat altına alındığı, 26-27-28 Haziran 2022 tarihlerinde bölgede meydana gelen şiddetli yağışlar ve ... ilçesindeki çayların da taşması nedeniyle su baskınları oluştuğu, nitekim belirtilen tarihlerde, aralarında ...’nun da bulunduğu altı il, genel hayata etkili afet bölgesi ilan edildiği, yaşanan afet nedeniyle müvekkilin bölgede yaptığı imalatlar ile makine, malzeme ve teçhizatları da zarar gördüğü, müvekkilin davalıdan zararının tazminini talep ettiği, ... sayılı hasar dosyası açılmış fakat davalının ekspertiz raporunun ışığında poliçede yer alan ... no’lu klozda belirtilen gerekli emniyet önlemlerinin alınmaması sebebiyle hasarı teminat dışı olarak değerlendirdiğinden bahisle müvekkilin talebini reddettiği, beyanla belirsiz alacak niteliğindeki davanın kabulüyle ve tahkikat neticesinde arttırılmak kaydıyla 60.000,00-TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiş olup 06/12/2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile dava dilekçesinde 60.000-TL olarak belirtilen alacak talebi 3.097.670,69-TL'ye çıkartılmıştır.

Davalı vekili cevap dilekçesi ile; mezkur poliçenin 12. sayfasında yer alan ... Yağış, Sel Ve Seylap Riskleri İle İlgili Güvenlik Önlemleri Klozu kapsamında davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyip kendi kusur ve ihmali neticesinde doğan zararlarını taraflar arasındaki poliçedeki açık hükme aykırı bir şekilde talep edildiği, davacının alınan eksper raporunda detaylıca tespiti yapıldığı üzere anılan projede gerekli emniyet önlemlerini almamış olduğu ve bu sebeple zarar meydana geldiği, meydana gelen bu zarar açıkça teminat kapsamı dışında olduğu, bu sebeple davacının uğradığı zararın tazmini talebi detaylı eksper raporu doğrultusunda reddedildiği beyan edilmiştir.

Davacı vekili 09/04/2025 ve 11/04/2025 tarihli talep dilekçesi ile ; Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (SEDDK) 10.04.2025 tarihi basın duyurusunda, kötü yönetim, sigortacılık ve diğer mali mevzuata aykırı işlemleri nedeniyle ...AŞ’nin kefalet branşı ruhsatı iptal edilmiş ve diğer tüm branşlarda yeni sigorta sözleşmesi akdetme ve temdit yetkisi gerekli koşullar sağlanıncaya kadar kaldırıldığı hususlarının bildirildiği, bu itibarla davacının hükmedilmesi muhtemel alacağının riskli ve hatta tahsilinin imkansız hale gelmesi nedeniyle ihtiyati haciz talebinde bulunma zorunluluğu doğduğu, davanın gelinen aşamasında bilirkişiler tarafından yerinde inceleme yapıldığı, düzenlenen bilirkişi heyet raporunda hasarın sigorta tazminatı kapsamında olduğu yönünde görüş bildirildiği ve yine söz konusu rapora istinaden dava değerinin de arttırıldığı, muaccel olan alacağın yaklaşık ispat seviyesinde ispatlandığı, davacının alacağının rehinle teminat altına alınmadığı, ruhsatı iptal edilen ve yetkileri kaldırılan davalı şirketin mal kaçırma ihtimalinin olduğu da gözetilerek ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiği, SEDDK'nın davalı sigorta şirketinin ruhsatını iptali ile yeni sigorta sözleşmesi akdetme ve temdit yetkisini kaldırmasına gerekçe gösterdiği kötü yönetim ile sigortacılık ve diğer mali mevzuata aykırı işlemlerin dahi ihtiyati haciz kararı verilmesinin elzem olduğunu gösterdiği beyanla, davalıya ait taşınır ve taşınmaz mallar ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemenin 30/04/2025 tarihli ara kararı ile; "Dosyanın geldiği aşama, alınan bilirkişi heyet raporuna yönelik itirazlar göz önünde bulundurulduğunda alacağın varlığı ve miktarının, davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususlarının yargılamayı gerektirmesi göz önünde bulundurularak, İİK 257 - 258 maddesi şartlarını taşımayan ihtiyati haciz talebinin reddine " karar verilmiştir.

Verilen karar davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 16/07/2025 tarih 2025/1046 Esas, 2025/857 Karar sayılı ilamıyla ; "...Dava “İnşaat All Risk (Car) Sigorta Poliçesi” kapsamında sigortalanan inşaat sahasında meydana gelen sel baskını nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup teminatlar içerisinde yer alan sel/su baskınından kaynaklı meydana gelen rizikonun, sigorta teminat süresi içerisinde gerçekleştiği, TTK 1409 maddesi uyarınca " sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir" hükmü ile birlikte dosyaya sunulan ekspertiz raporu, bilirkişi kök ve ek raporu birlikte değerlendirildiğinde bu aşamada alacak talebinin İİK 258 maddesi anlamında, yaklaşık ispata yönelik yeterli delil olarak görülebileceği gibi, alacağın muacceliyetine de bir karine olduğunun kabulü ile rehinle temin edilmemiş vadesi gelen bir para borcunun bulunması nedeniyle ihtiyati haciz şartları oluştuğundan 2004 sayılı Kanunun 259 ncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca bilirkişi raporu ile belirlenen 3.097.670,69 TL hasar bedeli ile sınırlı olmak üzere uygun teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiği " gerekçesiyle ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İhtiyati haciz talep eden davacı şirketin İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN İİK'nın 257. maddesi uyarınca KABULÜ ile; 3.097.670,69 TL'nin % 15'i oranında hesap edilen 464.650,00 TL teminat tutarı, talep tarafça nakit olarak yatırıldığında yada kesin ve süresiz nitelikteki banka teminat mektubu ibraz edildiğinde 3.097.670,69 TL alacakla sınırlı olmak kaydıyla karşı taraf ...A.Ş.'nin taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının İHTİYATEN HACZİNE karar verilmiştir.

Davacı vekili tarafından sunulan 27/03/2026 tarihli talep dilekçesinde ; davalı sigorta şirketine karşı açılan işbu sigorta bedelinin ödenmesi talepli tazminat davasında ilk olarak 29.04.2024 tarihli bilirkişi heyet raporu alınıp söz konusu rapora istinaden dava değerinin 3.097.670,69-TL'ye artırıldığını, dava devam ederken Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından kötü yönetim, sigortacılık ve diğer mali mevzuata aykırı işlemleri nedeniyle davalı sigorta şirketinin kefalet branşı ruhsatı iptal edilip diğer tüm branşlarda yeni sigorta sözleşmesi akdetme ve temdit yetkisinin gerekli koşullar sağlanıncaya kadar kaldırıldığını, bunun üzerine müvekkilinin, dosya kapsamıyla yaklaşık olarak ispat edilen alacağının korunmasını teminen ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş ve neticede ihtiyati haciz talebinin,

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin 2025/1046 Esas, 2025/857 Karar sayılı ilamıyla ve dosyaya sunulan ekspertiz raporu, bilirkişi kök ve ek raporu birlikte değerlendirildiğinde bu aşamada alacak talebinin İİK 258 maddesi anlamında, yaklaşık ispata yönelik yeterli delil olarak görülebileceği gibi, alacağın muacceliyetine de bir karine olduğunun kabulü ile rehinle temin edilmemiş vadesi gelen bir para borcunun bulunması nedeniyle ihtiyati haciz şartları oluştuğu gerekçesiyle kabul edildiğini, gelinen aşamada ise yeni bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 15.02.2026 tarihli raporda müvekkilinin gerçek zararının 5.665.089,04-TL olduğu yönünde görüş bildirildiğini, bu yeni rapora istinaden dava değeri 17.03.2026 tarihli talep artırım dilekçesi ile 3.097.670,69-TL'den 5.665.089,04-TL'ye artırılmış, aradaki farka isabet eden tamamlama harcı da yatırılmış olduğunu, davalı sigorta şirketinin önceki koşullarında bir iyileşme olmadığı gibi basından edinilen bilgiye göre şirket yetkilileri hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma da başlatıldığını, bu itibarla ve işbu dosyadan daha evvel verilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin 2025/1046 Esas, 2025/857 Karar sayılı ilamındaki gerekçelerle, dava değerini 5.665.089,0-TL'ye artırdıklarından bakiye 2.567.418,31-TL yönünden de ihtiyati haciz isteminin kabulü ile -takdiren teminatsız şekilde- davalıya ait taşınır ve taşınmaz mallar ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının İHTİYATEN HACZİNE, karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemenin 17/04/2026 tarihli ara kararı ile; " Mahkememizce yürütülen yargılama sırasında alınan son bilirkişi raporu ile de davacının talep edebileceği miktarın 5.665.089,04-TL olduğu yönünde görüş bildirildiği, bu yeni rapora istinaden dava değerinin 17.03.2026 tarihli talep artırım dilekçesi ile 3.097.670,69-TL'den 5.665.089,04-TL'ye artırılmış ve aradaki farka isabet eden tamamlama harcının da yatırılmış olduğu anlaşıldığından davacı yanın , artırılan dava değeri sonrasında ortaya çıkan 2.567.418,31 TL alacak için de davalıya ait malvarlığı ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklar üzerine ihtiyati haciz konulması talebi aynı gerekçeler ile İcra ve İflas Kanunun 257. Maddesinin l.fıkrasına uygun görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi 2025/1046 esas 2025/857 sayılı kararı ile 3.097.670,69 TL için verilen ihtiyati haciz kararına ek olarak, bakiye 2.567.418,31 TL' için bu tutarın %15 oranında ( 385.112,75 TL) NAKİT VEYA KESİN VE SÜRESİZ BANKA TEMİNAT MEKTUBU karşılığında ihtiyati haciz talebinin kabulüne " karar verilmiştir.

Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Yargılamayı derinleştirmeyi gerektiren ve teminat kapsamı dışında kalan bu hususlar tartışmalı iken sadece bilirkişi raporundaki tutara dayanarak yaklaşık ispatın gerçekleştiğinin kabulü hatalı olduğunu, mahkemece ihtiyati haciz kararının devamına gerekçe olarak müvekkil şirketin ruhsatlarının iptal edilmiş olması gösterildiğini, ancak sigorta şirketleri, diğer ticari şirketlerden farklı olarak 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca devletin sıkı denetimi (SEDDK) altında olduğunu, sigorta şirketlerinin tüm malvarlığı ve faaliyetleri kamu otoritesi tarafından sürekli izlendiğini, bir sigorta şirketinin ruhsatının iptal edilmesi veya yeni poliçe kesme yetkisinin kaldırılması, şirketin mal kaçırdığı veya alacaklıları zarara uğratma kastıyla hareket ettiği anlamına gelmeyeceğini, 5684 sayılı Kanun’un 14. maddesi uyarınca, sigorta şirketlerinin mali bünyesinin zayıflaması veya ruhsat iptali durumlarında dahi hak sahiplerinin alacakları '...... teminatı altında olduğunu, bu yasal mekanizma sayesinde davacının alacağının tahsilinin imkansızlaşması gibi bir risk bulunmadığını ileri sürmüştür.

Dosya kapsamına göre ; davacı ile dava dışı ... arasında imzalanan “... ili ... ilçesi Taşkın Sonrası Islah ve Geçiş Yapıları” işine ait projenin 23/11/2022-23/11/2023 tarihleri arasında davalı sigorta şirketi nezdinde İnşaat All Risk Sigorta Poliçesi ile sigortalandığı, 27/06/2023 tarihinde yaşanan sel baskını nedeniyle ıslah çalışmalarında meydana geldiği iddia olunan hasarın tazmini talep edilmiş olup yargılama sırasında davacı vekili 06/12/2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile dava dilekçesinde belirsiz alacak niteliğindeki 60.000-TL olarak belirtilen alacak talebini 3.097.670,69-TL'ye çıkartmış akabinde sunmuş olduğu 17/03/2026 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı zararının, 29.04.2024 ve 09.10.2024 tarihli bilirkişi raporlarında hesaplanan tutardan daha fazla olduğu yeni bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 15.02.2026 tarihli rapor ile açıkça anlaşıldığından dava dilekçesinde 60.000,00-TL, 06.12.2024 tarihli dilekçede ise 3.097.670,69-TL olarak belirtilen alacak talebini 5.665.089,04-TL'ye artırarak, bu tutarın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Dairemizin önceki kararında ifade edildiği üzere söz konusu poliçenin ... Yağış Sel ve Seylap Riskleri İçin Güvenlik Önlemleri Klozu; “İnşaat Sigortası Genel Şartları (bütün muhataralar) ve iş bu sigorta ve zeyilnamelerinde yazılı hüküm ve özel şartlara tabi olmak kaydıyla; poliçe şartlarında ve ekli zeyilnamelerde yer alan diğer hükümler aynen saklı kalmak şartıyla taraflar, sigortalı kıymetlerde, yağış, sel veya seylap sonucunda meydana gelecek kayıp ve zararların ancak söz konusu projenin çizimi ve gerçekleştirilmesi sırasında gerekli emniyet önlemlerinin alınmış olması ön koşuluyla teminata dahil olacağını kararlaştırmışlardır.

Gerekli emniyet önlemlerinden kasıt, plan ve proje hazırlığı safhasında yapılan hesaplamalarda ve projenin uygulanması sırasında, sigortalı inşaat alanıyla ilgili olarak ve tüm sigorta süresini kapsamak üzere, 20 yıllık bir dönüşüm süresini dikkate alacak şekilde meteorolojik verilerden ve istatistiklerden yararlanılmış olmasıdır.”

MR 109 İnşaat Malzemeleri Uyarı Klozu; “İnşaat Sigortası Genel Şartları (bütün muhataralar) ve iş bu sigorta ve zeyilnamelerinde yazılı hüküm ve özel şartlara tabi olmak kaydıyla; inşaat malzemelerine, sel ve seylap etkisi ile dolaylı ve dolaysız olarak gelecek kayıp ve zararlar ile sorumluluk hasarlarının, bu tür malzemelerin 3 günlük ihtiyacı karşılayacak miktarda olması ve bundan fazlasının 20 yıllık verilere göre sel bölgesi olmayan bir yerde depolanıyor olması şartıyla teminata dahil olacağını kararlaştırmışlardır.” şeklinde düzenlenmiştir.

İnşaat Mühendisi, Makine Mühendisi, Ziraat Mühendisi ve Avukat bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 29/04/2024 tarihli rapor " ...3 günlük ihtiyaç duyulan malzeme hasar hesabında değerlendirilen; No= 07, No=08, No=06, 10, 11, 12, 14 sıra numaralı kalemler için 3 günlük ihtiyaç miktarını aşmadıkları kanaatine varılmış olup hasarın teminat kapsamında olduğu değerlendirilmiştir. Ayrıca aşağıda detaylıca açıklanan nedenlerle 3 günlük ihtiyacı karşılayacak miktardan daha fazla olması durumunda da hasarın teminat kapsamında olduğu değerlendirilmiştir.

Ekspertiz raporunda tek bir meteoroloji istasyonu (... ...) verileri dikkate alınarak daha önceki yıllarda çok daha fazla yağış aldığı iddiasıyla hasar teminat dışı kabul edilmiştir. Sigortaya konu iş üç farklı dere ıslahını içermekte olup ... ilçesi sınırları içerisindeki ... ile ... (...) Deresi ve ... sınırları içerisindeki İlişi Deresi ıslah projeleridir. ... mevkisinin (... ...) meteoroloji gözlem istasyonuna mesafesi yaklaşık 14 km, ... Deresinin yaklaşık 15 km, İlişi Deresinin yaklaşık 23 km mesafede olduğu düşünüldüğünde söz konusu istasyonun tek başına verileri imalat sahalarındaki yağmur şiddetine dair bilgi konusunda güvenilir değildir. ...’da yer alan diğer meteoroloji istasyon verilerinin arasındaki farkta bunun kanıtıdır.

Aynı tarihte ... ...istasyonunda bir günlük yağış miktarı 120,3 kg/m2, .../... Köyü/... istasyonunda bir günlük yağış miktarı 118 kg/m2 olarak ölçülmüştür. Yine İçişleri Bakanlığı Acil Durum Yönetim Başkanlığı 30.06.2022 tarihli duyurusunda ... ilçesine 24 saate 159,5 kg/m2 yağış düştüğü belirtilmiştir. Raporda da belirtildiği üzere 27.06.2022 tarihinde meydana gelen sel nedeniyle sigorta konusu işin kapsamında yer alan dereler dahil çok sayıda derede taşkınlar meydana gelmiş, köprüler zarar görmüş, bir çok ev ve iş yerini su basmış, bu nedenle sigorta konusu işin alanında bulunduğu çok geniş bir alan Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi ilan edilmiştir.

Ayrıca işveren ...dere ıslah projelerini Meteoroloji verilerinden faydalanarak 500 yıllık tekerrür sürelerine sahip debiler dikkate alarak yaptığı anlaşılmıştır.

Sonuç olarak dere ıslah projelerinin, sigorta klozunda belirtilen 20 yıllık dönüşümden daha yüksek 500 yıllık tekerrür sürelerine sahip debiler dikkate alınarak yapılmış olması, bölgenin şiddetli yağış sonucunda meydana gelen selin taşması ve üst yapılara zarar vermesi nedeniyle Afet Bölgesi ilan edilmesi nedenleriyle hasarın teminat kapsamında olduğu kanaati hasıl olmuştur.

Hasar hesabında, hasardan sonra yerinde sigorta firması dışında herhangi bir tespit yapılmadığından davacının talebi ve exper raporundaki miktarlar dikkate alınmış olup exper raporundan farklı olarak, sigorta sözleşme bedeli üzerinden yapıldığından sözleşme birim fiyatlarında yer alanlar aynı şekilde alınmış, taşeron firmanın teklifi dikkate alınmamıştır. Sözleşme fiyatı bulunmayan iş kalemlerinin fiyatı, eksik sigorta nedeniyle resmi kurumların birim fiyat kitapları 2021 yılı fiyatı dikkate alınmıştır. Eksik sigorta nedeniyle fiyat farkı hesaplanmamıştır.

Sigorta poliçesi genel ve özel şartları, klozları, limitleri, muafiyetler, EYTY (eski yeni tenzil yüzdesi) sovtajı tek tek değerlendirilmek suretiyle yapılan değerlendirme sonucunda, davacı taleplerinin içinden, sigorta poliçe teminat kapsamı dâhilinde olan hasarların bedelinin; 3.097.670,69 TL olduğu belirlenmiştir. "

09/10/2024 tarihli ek rapor : " Kök raporda da bahsedildiği üzere, işi yaptıran ...sigortaya konu dere ıslah projelerini Meteoroloji verilerinden faydalanarak 200 yıllık tekerrür sürelerine sahip debiler dikkate alarak yaptığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak dere ıslah projelerinin, sigorta klozunda belirtilen 20 yıllık dönüşümden daha yüksek 200 yıllık tekerrür sürelerine sahip debiler dikkate alınarak yapılmış olması ve işinde bu proje doğrultusunda ilerlemiş olduğundan gerekli güvenlik önlemlerini alındığı, inşaat sahası içinde bulunan (ister kurumuş olsun, ister su tasısın) su yol ve yataklarındaki kum, ağaç gibi suyun akısını önleyecek engeller hem exper raporunda hem de tarafımızca tespit edilmediğinden davacının zararın meydana gelmesinde kusurlu olmadığı değerlendirilmiştir. Ayrıca, 20 yıllık yağış verileri gözetilmiş olup projenin daha yüksek yıllık yağış verilerinin baz alınması ile yapıldığı ve gerçekleştirildiğine vurgu yapılmıştır.

Kök raporda “….3 günlük ihtiyaç duyulan malzeme hasar hesabında değerlendirilen; No= 07, No=08, No=06, 10, 11, 12, 14 sıra numaralı kalemler için 3 günlük ihtiyaç miktarını aşmadıkları kanaatine varılmış olup hasarın teminat kapsamında olduğu değerlendirilmiştir. Ayrıca aşağıda detaylıca açıklanan nedenlerle 3 günlük ihtiyacı karşılayacak miktardan daha fazla olması durumunda da hasarın teminat kapsamında olduğu değerlendirilmiştir.”

İnşaat Mühendisi, Makine Mühendisi, Meteoroloji Mühendisi, Sigorta Uzmanı ile Nitelikli Hesap Uzmanı'ndan oluşan ikinci bir heyettin alınan 15/02/2026 tarihli raporda ; " İşbu teknik tespit doğrultusunda; davaya konu hasarların projenin çizimi ve gerçekleştirilmesi sırasında gerekli emniyet önlemlerinin almamış olmasından değil afet boyutundaki yağışlar nedeniyle oluşan su baskınlarından kaynaklandığı ve davaya konu sel-su baskı rizikosunun ve bu riziko nedeniyle oluşan bazı hasarların/zararların poliçe teminat limitlerine kadar ..... no.lu İnşaat All Risk (CAR) Sigorta Poliçesi teminatı kapsamında olduğu,

Haziran-2022 tarihi rayiç fiyatları itibarıyla davacının gerçek zararının (yukarıdaki tabloda hesaplanmış olduğu üzere) 5.665.089,04 TL olduğu, işbu tutarın poliçe teminatı kapsamında olduğu ve poliçe teminat limitleri ile uyumlu olduğu, davacı tarafın bu tutarı talep edebileceği... " şeklinde tespit ve görüşe yer verilmiştir.

İcra ve İflas Kanunu'nun 257/1 maddesinde yer alan "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." hükmüne göre, rehinle temin edilmemiş bir para alacağının vadesinin gelmesi halinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İİK'nın 258/1 maddesinde yer alan "…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur…." hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, kesin bir ispat aranmamaktadır, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanmasının tercih edilmesi gereken bir seçenektir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 23/01/2014 tarih 2023/18723 E.2014/1804 K.)

İhtiyati haciz, alacaklının para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır ve ihtiyati haciz kararı, geçici hukuki koruma tedbirlerinden olduğu için bazen karşı taraf dinlenmeden ve tüm deliller toplanmadan yaklaşık ispat şartı yeterli görüldüğünde mahkemece verilebilir.

Yasal düzenleme gereğince ihtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.

Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl yargılamadan ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez.

Dava “İnşaat All Risk (Car) Sigorta Poliçesi” kapsamında sigortalanan inşaat sahasında meydana gelen sel baskını nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup teminatlar içerisinde yer alan sel/su baskınından kaynaklı meydana gelen rizikonun, sigorta teminat süresi içerisinde gerçekleştiği, TTK 1409 maddesi uyarınca " sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir" hükmü ile birlikte dosyaya sunulan ekspertiz raporu, bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde bu aşamada alacak talebinin İİK 258 maddesi anlamında, yaklaşık ispata yönelik yeterli delil olarak görülebileceği gibi, alacağın muacceliyetine de bir karine olduğunun kabulü ile rehinle temin edilmemiş vadesi gelen bir para borcunun bulunması nedeniyle ihtiyati haciz şartları oluştuğundan 2004 sayılı Kanunun 259 ncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15/02/2026 tarihli bilirkişi raporu ile belirlenen, ıslah dilekçesi kapsamında dava değeri artırılan bakiye 2.567.418,31 TL yönünden ek ihtiyati haciz kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin ara kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1.Davalı ...AŞ vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, yatırılan 732,00 TL istinaf karar harcın mahsubuna, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.08/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1038, K. 2026/1021, T. 08.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1038-e-2026-1021-k-010fff46f345