İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/204 E. 2026/531 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/204
- Karar No
- 2026/531
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/204 Esas KARAR NO : 2026/531
DAVA : Alacak (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/03/2026 KARAR TARİHİ : 07/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Müvekkillerinin, davalı tarafça gerçekleştirilen haksız azil nedeniyle uğradığı zararın; proje kapsamındaki 47'lik paya tekabül eden yoksun kalınan kar ile ifa ettiği proje geliştirme harcamalarından oluşan toplam tutarın şimdilik 100.000,00 TL'sinin, azil tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, Mahkeme tarafından sözleşmenin geçersiz olduğuna kanaat getirilmesi halinde; müvekkilinin proje kapsamında ifa ettiği edimler ve yaptığı toplam harcamanın; her bir ödeme tarihinden itibaren denkleştirici adalet ilkesi gereği (enflasyon, döviz, altın ve ekonomik endeksler dikkate alınarak) güncel alım gücüne ulaştırılmış reel değerinin ticari temertüt faizi ile birlikte tahsiline; bu talebin kabul edilmemesi halinde ise ... 13. İcra Dairesi... E. sayılı icra takibinin başlatıldığı tarihten itibaren işleyecek ticari temerrül faizi ile birlikte tahsiline, vekalet ilişkisi çerçevesinde yürütülen proje ve imar faaliyetleri neticesinde dava konusu taşınmazın, söz konusu faaliyetler öncesindeki rayiç değeri ile faaliyetler sonrasındaki rayiç değeri arasındaki farkın, genel piyasa artışından arındırılarak müvekkilinin katkısına isabet cden objektif değer artışı tularının bilirkişi marifetiyle tespitine; bu kapsamda yapılan proje geliştirme hizmetlerinin davalıya sağladığı katma değerin (faydalı masrafın) belirlenerek sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı tarafın Türkiye'deki malvarlıklarını elden çıkararak ülke dışına çıkma yönünde karar aldığı ve alacağın herhangi bir teminata bağlı olmadığı göz önünde bulundurularak, davalılara ait Türkiye'de bulunan ve/veya üçüncü kişiler nezdindeki menkul, gayrimenkul, hak ve alacakları üzerine İİK m.257 ve devamı maddeleri uyarınca müvekkil alacağını temin edecek miktarda ihtiyati haciz kararı verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Huzurdaki davanın süresi içerisinde ikame edilmediğinden davanın zamanaşımı nedeniyle zaruri olduğunu, davacı tarafından tazminat taleplerine konu sözleşmenin Kanunda belirtilen geçerlilik şekil şartlarına uygun olmadığından tazminat talebinde bulunulmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın iş ve işlemlerinin akabinde müvekkilinin sebepsiz zenginleştiği ve bu kapsamda davacının yapmış olduğu harcamalar ve emeğin tazmin edilmesi gerektiği talebinin dinlenebilir bir iddia olmadığını, davacının müvekkili ve müvekkili şirket aleyhine kasten zarara yol açan eylemlerinin tespiti üzerine azledilmesi, akabinde hakkında suç duyurusunda bulunulması ve iddianame düzenlenerek ceza yargılamasının halen devam etmesinin davacının kötüniyetini açıkça gösterdiğini, davacı tarafın alacağın enflasyon karşısında değer kaybına uğramaması yönündeki talebinin hukuken dayanağının bulunmadığını, hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın zamanaşımı yönünden usulden reddine, müvekkili şirket bakımından pasif husumet yokluğu sebebiyle usulden reddine, davacı Rimall bakımından hukuki yarar yokluğu sebebiyle reddine, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı ve ... üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, icra dosyasının UYAP kayıtları dosyamız arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, haksız azil nedeniyle uğranılan zararın tazmini, sözleşmenin geçersizliğine karar verilmesi durumunda ifa edilen edimler ve yapılan harcamalar nedeniyle davalının malvarlığında meydana gelen artışın sebepsiz zenginleşme hükümleri ve denkleştirici adalet ilkesi gereğince iadesine ilişkindir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 413. maddesine göre tahkim sözleşmesinin konusunu oluşturan bir uyuşmazlığın çözümü için mahkemede dava açılmışsa, karşı taraf tahkim ilk itirazında bulunabilir. Bu durumda tahkim sözleşmesi hükümsüz, tesirsiz veya uygulanması imkânsız değil ise mahkeme tahkim itirazını kabul eder ve davayı usulden reddeder. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin tahkim şartını düzenleyen 27.maddesi, "... Bu sözleşme'den kaynaklanan veya bu Sözleşme ile ilişkili olan tüm uyuşmazlıklar (taşınmaz malların mülkiyet geçişine dair olanlar hariç olmak üzere), İstanbul Tahkim Merkezi Tahkim Kuralları uyarınca nihai olarak tahkim yoluyla çözümlenecektir..." şeklinde düzenlenmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi ... esas, ... karar sayılı ilamında "uyuşmazlıkla ilgili öncelikle tahkim yoluna gidileceği konusunda irade birleşmesinin söz konusu olduğu, tahkimle çözüme ulaşılmadığı taktirde mahkeme yoluna başvurulacağının belirtildiği, bu durumda şarta bağlı tahkim olmadığı, aksine açık ve kesin bir şekilde tahkimle çözümün esas alındığı," tespitleri yer almaktadır. Somut olayda, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 27.maddesinde uyuşmazlıkla ilgili öncelikle tahkim yoluna gidileceği kararlaştırıldığından süresinde ileri sürülen tahkim ilk itirazı uyarınca davanın 6100 sayılı HMK nin 116/1-b 413-1 maddeleri gereği davanın tahkim şartı nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre; 1-Davanın 6100 sayılı HMK 'nın 116/1-b ve 413/1 maddeleri gereğince tahkim şartı nedeniyle usulden reddine, 2-Karar tarihine göre alınması gereken 732,00 TL harcın peşin alınan 1.707,75-TL harçtan mahsubu ile fazla yatan 975,75-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde müştereken ve müteselsilen davacı yana iadesine, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 6.400,00-TL arabuluculuk ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davalılar kendilerini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müştereken ve müteselsilen davalılara verilmesine, 5-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 6-Taraflarca yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 07/07/2026
Katip Hakim ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır