Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/704 E. 2026/1076 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/704
Karar No
2026/1076
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2026/704

KARAR NO: 2026/1076

İNCELENEN ARA KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 09/04/2026 tarihli ara karar

NUMARASI: 2026/274 E. -

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/06/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TALEP DİLEKÇESİ:

Davacı vekili ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde özetle; taraflarınca davalı şirket hakkında ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, ....İcra Müdürlüğü'nün ...Esas, ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, ....İcra Müdürlüğü'nün... Esas, ....İcra Müdürlüğü'nün ...Esas, ....İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyalarına yapmış olduğu itirazın iptali için dava açıldığını, bu arada davalının franchise sözleşmesinin feshedilmesi için ihtarname gönderildiğini, bu ihtarnamede davaya konu icra dosya borçlarının ödenmemesi ve bu dosyalara itiraz edilmesinin kötüniyetli olduğunun ifade edildiğini, davalının bu ihtarnameye yanıt verdiğini, ekte yer alan ....Noterliği'nin 27.03.2026 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinde açıkça "borçların yapılandırılması ve ödenmesi yönünde irade ortaya konulmuş olmasına rağmen, aradan geçen süre boyunca taraflarına ödeme planı sunulmamış" şeklide beyana yer verildiğini, borçlunun beyanının açık bir kabul niteliğinde olduğunu, bu durumun davalının kabulünde olan alacakların tahsilini uzatmak amacıyla itiraz ediyor olduğunu, alacağın teminata bağlı olmaması karşısında, borçlunun mallarını gizleme ve kaçırma çabasında olduğunu, müvekkilinin alacağının bir teminatının olmaması ve borçlunun mallarını kaçırması halinde alacak tahsil edilemeyecek, müvekkilinin telafisi imkânsız zararlara uğrayacağını, dava konusu icra takiplerinin takip miktarları toplamı olan 1.532.142,44-TL alacağın teminat altına alınması için davalı ....Şti.'nin menkul gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

Mahkemece 09/04/2026 tarihli ara karar ile; "Açıklanan hükümler ışığında talep konusu konusu alacağın tek taraflı düzenlenen faturaya dayalı olması sebebiyle, davalının bu faturanın aksini ispat imkanı olup, yargılama gerektirdiği, sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığı, ihtarname içeriğine göre taraflar arasında yeni bir ödeme planı oluşturulup oluşturulmadığı ve buna dayalı ödemelerin yapılıp yapılmadığı gibi hususların inceleme ve araştırmayı ve bilirkişi raporu alınmasını gerektirdiği, bu haliyle yaklaşık ispat koşulunun varlığına kanaat oluşturacak bir durumun bulunmadığı anlaşıldığından ihtiyati haciz talebinin REDDİNE" karar verilmiştir.

İSTİNAF:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasında franchise sözleşmesi akdedildiğini, davalının The Hunger markası altında restoran işlettiğini, sözleşmenin 9.5. maddesi uyarınca ciro üzerinden ödenmesi gereken isim hakkı bedellerinin ödenmediğini, bu bedellere ilişkin 6 ayrı icra takibi başlatıldığını, davalının takiplere itiraz etmesi üzerine itirazın iptali davası açıldığını, sözleşmenin feshi için gönderilen ihtarnamede davalının kötüniyetli itirazlarının belirtildiğini, davalının .... Noterliği'nin 27.03.2026 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile borçların yapılandırılması ve ödenmesi yönünde irade ortaya koyduğunu, ödeme planı sunulmadığından bahisle borcu zımnen kabul ettiğini, borçlu olmayan birinin ödeme planı talep etmeyeceğini, davalının yargısal süreci uzatarak alacağı sürüncemede bıraktığını, ihtiyati haciz talebinin yerel mahkemece reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yaklaşık ispatın sağlandığını belirterek istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava; franchise sözleşmesine dayalı olarak alacak iddiası ile başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesi tarafından davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği, davacı vekilinin yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.

İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK'nın 257.maddesindeki şartların oluşması gerekmekte olup İİK'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre; "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Dolayısıyla ihtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek şekilde ispat etmek durumundadır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; davacı tarafından franchise sözleşme hükümlerinin davalılar tarafından ihlal edildiği ve marka isim hakkı bedeli dahil olmak üzere sözleşmeden doğan ödeme yükümlülüklerinin yerine getirilmediği iddiası ile davalılar aleyhinde icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali davasının açıldığı, her ne kadar davalılar aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiş ise de ileri sürülen iddia karşısında uyuşmazlığın yargılamayı gerektirmekte olup sunulu deliller karşısında alacağın varlığı ve muacceliyeti yönünden yaklaşık ispatın aşama itibariyle sağlanamadığı, davalıların borcu açıkça kabul ettiklerine yönelik beyanlarının tespit edilemediği anlaşılmakla, netice olarak verilen ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkeme kararının yerinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla ilk derece mahkemesi tarafından yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenlerle ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../04/2026 tarih ve 2026/... E. sayılı kararına karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcı ihtiyati haciz talep eden davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/704, K. 2026/1076, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-704-e-2026-1076-k-1709899230ba