Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1042 E. 2026/1289 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1042
Karar No
2026/1289
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/1042 KARAR NO : 2026/1289

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MUĞLA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/453 KARAR NO : 2026/109 DAVA TARİHİ : 14.09.2021 KARAR TARİHİ : 18.02.2026 DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 24.09.2026 KARARIN YAZ. TARİH: 24.09.2026

Muğla 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18.02.2026 tarih ve 2026/453 Esas, 2026/109 Karar sayılı kararının istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dosyanın gönderildiği İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 02.06.2026 tarih ve 2026/1643 Esas, 2026/1243 Karar sayılı görevsizlik kararı ile dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı vekili 14.09.2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 3 Adet Çelik Ev İmalatı için dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşmenin imzalandığını, sözleşme içeriğinde yapılacak işlerin tek tek belirtilerek, 3 adet çelik yapı imalatı ve Dış Mekan düzenlemesi için ayrı ayrı hüküm altına alınan imalat işlerinin tamamlanıp davalı İşverene teslim edildiğini, işveren tarafından ihtirazi kayıtsız teslim alınarak sezonluk villa olarak kiralanıp ticari faaliyete başlanmış olmasına rağmen işveren tarafından sözleşme gereğince kararlaştırılan ödemelerin yerine getirilmediğini ve temerrüde düşüldüğünü, bunun üzerine, öncelikle ödenmeyen 275.000,00 TL'nin tahsili amacı ile Fethiye İcra Müdürlüğü'nün 2021/5642 Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, işveren taraf ile görüşme sağlanarak takip rakamı yanısıra kalan 150.000,00 TL'nin de ödenmesinin istendiğini ancak davalı işveren tarafından ödeme yapılmayacağının anlaşılması üzerine kalan 150.000,00 TL'nin (Yüz Elli Bin Türk Lirasının) tahsili için de yine Fethiye İcra Müdürlüğü'nün 2021/6400 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibinin başlatıldığını, sözleşme gereğince 3 adet hafif çelik Yapının imalatı ve Dış Mekan Düzenlemesini tamamlayarak tüm yükümlülüklerini eksiksiz yerine getiren ve imalatları işverene teslim eden müvekkiline, sözleşmede kararlaştırılan işin karşılığı bedeli tamamlamak istemeyen davalı işveren tarafından; Fethiye İcra Müdürlüğü'nün 2021/5642 Esas Sayılı dosyası ile başlatılan takibe 28.06.2021 tarihinde, Fethiye İcra Müdürlüğü'nün 2021/6400 Esas Sayılı dosyası ile başlatılan takibe ise 13.07.2021 tarihinde haksız ve dayanaksız olarak kötü niyetle itiraz edildiğini, davalı tarafın her iki takibe yapmış olduğu itirazlarında öncelikle ödeme definde bulunmuş olduğunu banka yolu ile yapılan ödemeleri sıralayarak, banka haricinde elden ödemeler yaptığını ve herhangi bir borcu olmadığını iddia ettiğini, oysa davalı tarafın banka yolu ile yapılan ödemeler dışında elden herhangi bir ödeme yapmadığını, tarafların tacir olduğunu, basiretli bir tacirden beklenenin ödeme yaptığı iddiasında ise bunu tüm defter ve kayıtlarına yansıtarak resmi şekilde gerçekleştirmesi gerektiğini, taraflar arasındaki işin ticari iş olması hem de tarafların tacir olması karşısında, iki tarafa borç yükleyen eser sözleşmelerinde, kararlaştırılan sözleşme bedelinin ödendiği hususunun yani ödeme definin yazılı delil ile ispat edilmesi gerekmekte olduğunu, davalı işveren tarafından sözleşmede belirlenen işin bedelinin tamamının ödendiğine dair herhangi bir yazılı delil sunulmadığını, davalı işverenin, itirazının devamında; sözleşmeye göre eksik yapılan işler ile ilgili haklarını saklı tuttuğunu ifade ettiğini, davalı tarafın bir yandan ispat hukukuna aykırı şekilde yazılı delil sunmaksızın, sözleşme bedelinin tamamını ödediğini iddia etmekte olduğunu, diğer yandan ödenmeyen bakiye alacak için icra takibi başlatılıp kendisinden talep edildikten sonra, bu defa da eksik işler olduğunu ileri sürerek, borçtan kurtulmayı amaçladığını, davalının eksiksiz, tamamlanmış hali ile kendisine teslim edilen, turistik amaçlı kullanacağı 3 adet hafif çelik yapıyı hiçbir ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin teslim alarak, ekte sunulan fotoğraflardan anlaşılacağı üzere kiraya verdiğini ve halende bu şekilde işletmeye devam ettiğini, yargılama aşamasında sunulacak taraflar arasında yapılan yazışmalar da müvekkilinin davalı taraftan alacağını istediğini, davalı tarafından hiçbir eksik işten bahsedilmediğini ve yapıları tamamlanmış hali ile teslim aldığını, davalı/borçlunun, ödeme emrine, borca, borç ilişkisine, takibe, faiz oranına, faize, işlemiş faize ve takibin tüm ferilerine yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, borçlu şirket tarafından ödenmesi gereken bakiye 425.000,00 TL alacağın ödenmemesi nedeni ile her iki takip yönünden takibin başladığı tarih itibari ile Ticari Avans Faizi uygulandığını, takip talebinde istenen faizin ticari avans faizi olup, taraflar tacir ve yapılan iş de ticari iş olduğundan talep edilen faiz oranın da usul ve yasaya uygun olduğunu, bu nedenle davalı/borçlunun, faiz oranına, hesaplanan ve işleyecek Faize yapmış olduğu itirazın kabulünün mümkün olmadığını, davalı tarafın müvekkilinin takip dayanağı sözleşme gereğince tüm yükümlülüklerini eksiksiz teslim ettiğini, hatta davalı tarafın sözleşme dışı isteklerini de son derece iyi niyetle karşıladığını bile bile müvekkili şirket tarafından yapılan gerek sözlü gerek yazılı tüm taleplere rağmen, ödenmesi gereken bakiye 425.000,00 TL'sini (Dört Yüz Yirmi Beş Bin Türk Lirasını) ödemedikleri gibi, bakiye alacağın tahsiline yönelik başlatılan icra takibine de haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, taraflar arasında yapılan sözleşme ve tarafların yükümlülüklerinin açık olduğunu, davalı tarafın sözleşmede belirlenen ve kararlaştırılana bedeli ödemekle yükümlü olduğunu, bu nedenle söz konusu alacağın likit olduğunu, yargılama aşamasında sunulacak delillerin ve özellikle yazışmalardan davalı borçlunun itirazının haksızlığı ve kötüniyetle itiraz ettiğinin açıkça görüleceğinden takip konusu alacak miktarlarının %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı şirket tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. Davalı vekili 28.01.2022 tarihli beyan dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin, ödeme planına bağlı kalarak ilk ödemesini 200.000,00 TL banka havalesi ile gerçekleştirdiğini, ikinci ödemesini ise tam gününü hatırlamamakla birlikte 2021 yılının Şubat ayında gerçekleştirmiş olup 100.000,00 TL elden nakit olarak verdiğini, üçüncü ödemenin takibe konu sözleşmenin arkasına el yazısı ile yazılmış olup 05.03.2021 tarihinde 150.000,00 TL yine elden nakit olarak ödediği, 29.01.2021 tarihinde ..... Bankası Ödeme Dekontu ile 200.000,00 TL, 03.02.2021 tarihinde .... Bankası Ödeme Dekontu ile 25.000,00 TL, 15.03.2021 tarihinde....Bankası Ödeme Dekontu ile 10.000,00 TL, 09.04.2021 tarihinde .... Bankası Ödeme Dekontu ile 100.000,00 TL, 21.04.2021 tarihinde ......bank Ödeme Dekontu ile 100.000,00 TL,26.04.2021 tarihinde ......bank Ödeme Dekontu ile 60.000,00 TL ve bakiye kalan miktarı ise çek vermek sureti ile ödediğini, fakat yüklenici karşı tarafın borcun ödenmediği iddiasıyla Fethiye İcra Müdürlüğü'nün 2021/5642 Esas ve 2021/6400 Esas sayılı dosyaları ile taraflarına ilamsız icra takibi başlattığını, müvekkilinin, sözleşmede belirtilen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini tüm ödemeleri eksiksiz yaptığını, aksine karşı tarafın sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sözleşmeye aykırı imalatta bulunduğunu ve sözleşmede anlaşıldığı şekilde bahse konu evleri teslim etmediğini, karşı tarafça sözleşmeye aykırı imalat ve teslimat eksikliklerinin mevcut olduğunu, taraflarınca sözleşmedeki eksikliklerin giderilmesinin talep edilmesi üzerine icra takibi yoluna başvurduklarını, 6098 sayılı TBK'nın 471. maddesine göre; Eser sözleşmesinin yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme olduğunu, aleyhine tespit istenen tarafın, yüklenici konumunda olup, sözleşmeye aykırı davrandığını, sözleşmede kararlaştırılan şekilde imalatlarda bulunmadığını ve eksiksiz şekilde teslim etmediğini, hatta ve hatta yüklenicinin yapması gereken bazı işlerin yapılmaması sebebiyle müvekkili şirket tarafından yapılmış bazı hususların mevcut olduğunu, dolayısıyla inşaattaki imalatların kimin tarafından yapıldığı, proje ve fenne uygun olup olmadığı, piyasa rayiç bedellerinin ne olduğu gibi ilerde hukuki kargaşanın ve ispata yönelik çelişkilerin çıkması muhtemel olacağı için taraflarınca Fethiye 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/65 D.İş dosyası ile delil tespiti isteminde bulunulduğunu, dosyanın hala derdest olup 24.01.2022 tarihinde bilirkişi raporu sunulduğunu, dilekçeleri ekinde sunacakları rapora göre de davacının sözleşmeye aykırı davrandığının tespit edildiğini, ancak işbu bilirkişi raporunda fiyatsal değerlendirmeler yapılmamış olup taraflarınca bilirkişi raporuna itiraz edildiğini ve ek rapor talep edildiğini belirterek açıklanan resen göz önüne alınacak sebeplerle; davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi 28.06.2022 tarih ve 2021/251 Esas, 2022/682 Karar sayılı kararında özetle; "...Her ne kadar davalı tarafça davacı tarafın sözleşme gereği yapması gereken işleri eksik yaptığı ve eksik işleri yapılmasının talep edilmesi sebebi ile davacı tarafın bu yola başvurduğu belirtilmiş ise de davalı tarafça aynı zamanda ödemelerin eksiksiz yapıldığı belirtilmiş olmakla sözleşmeye göre 3 binanın kabası kurulduğu tarihe kadar toplam ödenmesi gereken miktarın 825.000,00 TL olduğu, bununla birlikte davalı tarafça ödemelerin tamamının yapıldığının belirtildiği ve sözleşmeye aykırı imalattan ve teslimat eksikliklerinden kaynaklanan yasal şikayet haklarını saklı tuttuklarını belirttikleri takip tarihlerine kadar ayıplı imalat veya eksik iş sebebi ile davacı tarafa yapılmış bir ihtar veya bildirimin bulunmadığı dolayısıyla davacı tarafça işin teslim edildiğinin kabul edilmesi gerektiği, davalı tarafça ödemelerin tamamının yapıldığının belirtilmiş olması sebebi ile ödemelerin yapıldığının da davalı tarafça ispatlanması gerektiği, davacı tarafça 21.03.2022 tarihli dilekçede davalı tarafça yapıldığı belirtilen ödemelerin 535.000,00 TL lik kısmının kabul edildiği ve kabul edilen ödemelerin 435.000,00 TL kısmının ... Bankası ... Şubesi, 100.000,00 TL lik kısmının ....bank ... şubesinden yapıldığı, her ne kadar davalı tarafça ayrıca her biri 50.000,00 TL bedelli üç adet çek ve 90.000,00 TL ve 34.000,00 TL ödemeler ve elden yapılan ödemelerle borcun kalmadığı belirtilmiş ise de, ilgili bankalardan getirtilen çek örneklerinde davalı tarafın keşideci, lehtar veya ciranta olarak herhangi bir sıfatının bulunmadığı, davacının bilirkişi aracılığı ile yaptırılan ticari defter ve kayıtlarında da çeklerin davalı tarafın borcuna karşılık verildiğine dair herhangi bir kayıt bulunmadığının tespit edildiği, 34.000,00 TL lik ödemenin ..... isimli şahsa ait hesaptan, 90.000,00 TL lik ödemenin ise .... isimli şahsa ait hesaptan yapıldığı ancak ödeme dekontlarında davalı tarafın borcuna mahsuben yapıldığına dair bir açıklama bulunmadığı bu nedenle davalı tarafça toplam 150.000,00 TL bedelli üç adet çekle yapıldığı belirtilen ödemeler ile 34.000,00 TL ve 90.000,00 TL lik ödemelerin davalı tarafın borcuna mahsuben yapıldığının kabul edilmesinin mümkün olmadığı ancak davalı tarafça ayrıca davalı şirket temsilcisi tarafından yapıldığı 60.000,00 TL lik ödeme davacı tarafça kabul edilmemiş olmakla birlikte 60.000,00 TL lik ödemenin davacı şirket temsilcisi ... tarafından davalı şirket temsilcisi..... hesabına gönderildiği, ödeme dekontunda ev yapım bedeline karşılık olarak ödeme yapıldığına dair bir açıklama bulunmamakla birlikte 21.04.2021 tarihinde davalı şirket yetkilisi tarafından davacı şirket yetkilisi hesabına ev yapım bedel ödemesi açıklaması ile yapılan ödemenin davacı şirket tarafından kabul edildiği ancak yapılan bu ödemeden 5 gün sonra davacı şirket temsilcisinin aynı hesabından, davalı şirket yetkilisinin aynı hesabına yapılan 60.000,00 TL lik ödemenin davalı şirket yetkilisinin davacı şirket yetkilisine ödeme yapılması için davacı tarafça farklı bir hukuki ilişkinin varlığının ileri sürülmediği dolayısıyla davalı şirket yetkilisinin davacı şirket yetkilisine ödeme yapması için davacı şirket tarafından başka bir neden gösterilmediğinden bu ödemenin de taraflar arasındaki sözleşmeye mahsuben yapıldığının kabul edilmesi gerekmiş ve bu şekilde davalı tarafça yapılan ödemelerden toplam 595.000,00 TL li kısmının davalı tarafça kanıtlanmış olduğu bakiye 505.000,00 TL lik ödemenin ise davalı tarafça kanıtlamadığı davacı tarafça talep edilen toplam miktarın ise 2021/5642E. Sayılı dosyada 275.000,00 TL, 2021/6400 E. Sayılı dosyada ise 150.000,00 TL olmak üzere toplam 425.000,00 TL olmakla bakiye miktardan daha az olduğu anlaşıldığından ve davalı tarafça ödemelerin tamamının eksiksiz olarak yapıldığı belirtilmiş olduğundan ve takip tarihlerine kadar davalı tarafça davacı tarafa eksik veya ayıplı iş yapıldığına dair bir bildirimde bulunulmadığından taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafça eksik veya ayıplı olarak yerine getirilip getirilmediğine dair başka bir araştırma yapılmasına gerek görülmeyerek ve tarafların tacir olması sebebi ile davacı tarafça avans faizi istenmesinde de 3095 Sayılı Yasanın 2/2. Maddesine aykırı bir husus bulunmadığından davacı tarafından açılan davanın kabulüne ve her iki takibe davalı tarafça yapılan itirazların iptaline ve alacağın likit olması sebebi ile davalı taraf aleyhine % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçeleriyle; Davacı tarafından açılan davanın kabulü ile; davalı tarafça Fethiye İcra Müdürlüğü'nün 2021/5642 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin takip talebindeki koşullarda devamına, takip konusu 275.000,00 TL üzerinden hesaplanan 55.000,00 TL %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafça Fethiye İcra Müdürlüğü'nün 2021/6400 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibe takip talebinde belirtilen koşullarda devamına, takip konusu 150.000,00 TL üzerinden hesaplanan 30.000 TL %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiştir. Verilen karara karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine dosya dairemize gönderilmiştir. Dairemizin 02.05.2025 tarih ve 2022/1817 Esas, 2025/653 Karar sayılı kararında özetle; "... Davalı iş sahibi tarafından, icra takiplerinden önce davacı yükleniciye ayıp ihbarında bulunulduğu ispatlanamamıştır. Mahkemece, davalı tarafça ödemelerin eksiksiz olarak yapıldığı savunmasında bulunulduğu ve takip tarihlerine kadar, davacıya eksik veya ayıplı iş yapıldığına dair bir bildirimde bulunulmadığından taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafça eksik veya ayıplı olarak yerine getirilip getirilmediğine dair bir araştırma yapılmasına gerek görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalı iş sahibi vekili, takibe itiraz dilekçelerinde işin eksik teslim edildiğini beyan etmiştir. Ayıplı iş yukarıda belirtildiği gibi vasıf noksanlığını ifade ettiği halde, eksik iş yapılmayan işi ifade eder. TBK'nın 474-477. maddeleri ayıplı işler hakkında uygulanır. Eksik işler bu maddelerin kapsamında olmadığından bu hükümler eksik işlere uygulanamaz. (Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi, 2020/347 Esas, 2020/2307 Karar). Eksik işler yönünden, ihbar koşulu ve ihbar süresi aranmaz. Bu nedenle mahkemece, davacı yüklenicinin sözleşmeden kaynaklanan edimlerini eksiksiz olarak yerine getirip getirmediği araştırılmadan bu konuda inşaat mühendisi bilirkişiden rapor alınmadan, yalnızca davacı şirkete ait ticari defterler üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ve davalının ödeme define ilişkin olarak bankalara yazılan müzekkere cevaplarına göre karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece mahallinde refakate alınacak inşaat mühendisi bilirkişi ile birlikte keşif yapılıp, rapor alınarak, davacı yüklenicinin, taraflar arasında akdedilen üç adet çelik ev imalatı ve dış mekan düzenlemesi işine dair sözleşmeden kaynaklanan edimlerini eksiksiz olarak yerine getirip getirmediği belirlenmeli, eksik iş yok ise; davacı yüklenici sözleşme ile kararlaştırılan bedelin tamamını hak etmiş olacağından, şimdiki gibi sözleşme bedeli olan 1.100.000,00 TL'den, kanıtlanan ödemeler düşülerek karar verilmeli, eksiklik var ise; davacı yüklenicinin hakkettiği imalât bedeli, fiziki oran yöntemi ile başka bir ifadeyle yüklenicinin sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği imalâtların eksikleri de dikkate alınarak işin tamamına göre fiziki oranı tespit edilip, bulunacak bu oranın götürü iş bedeline uygulanması suretiyle saptanmalı, bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplama yapılmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir..." gerekçeleriyle; Davalı vekilinin istinaf başvurusunun, kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının, 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın, dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair karar verilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi 18.02.2026 tarih ve 2026/453 Esas, 2026/109 Karar sayılı kararında özetle; "...Tüm dosya kapsamına göre, kabul edilen ödemeler bakımından kaldırma ilamından önceki gerekçeli kararda da belirtildiği üzere; Taraflar arasında eser sözleşmesinin varlığına yönelik bir uyuşmazlık söz konusu değildir. Sözleşmenin incelenmesinde davacı tarafça sözleşmede belirtilen işlerin yapılması karşılığında davalı tarafça 1.100.000,00 TL ödeme yapılmasının kararlaştırıldığı ve ödemenin 400.000,00 TL sinni işin başlangıcında, takip eden 7 gün sonrasında 60/120 günlük müşteri çeki ile, 3 binanın kabası kurulduğunda 275.000,00 TL, iş tesliminde 275.000,00 TL ödeme yapılmasının kararlaştırıldığı görülmüştür. Her ne kadar davalı tarafça davacı tarafın sözleşme gereği yapması gereken işleri eksik yaptığı ve eksik işleri yapılmasının talep edilmesi sebebi ile davacı tarafın bu yola başvurduğu belirtilmiş ise de davalı tarafça aynı zamanda ödemelerin eksiksiz yapıldığı belirtilmiş olmakla sözleşmeye göre 3 binanın kabası kurulduğu tarihe kadar toplam ödenmesi gereken miktarın 825.000,00 TL olduğu, bununla birlikte davalı tarafça ödemelerin tamamının yapıldığının belirtildiği ve sözleşmeye aykırı imalattan ve teslimat eksikliklerinden kaynaklanan yasal şikayet haklarını saklı tuttuklarını belirttikleri takip tarihlerine kadar ayıplı imalat veya eksik iş sebebi ile davacı tarafa yapılmış bir ihtar veya bildirimin bulunmadığı dolayısıyla davacı tarafça işin teslim edildiğinin kabul edilmesi gerektiği, davalı tarafça ödemelerin tamamının yapıldığının belirtilmiş olması sebebi ile ödemelerin yapıldığının da davalı tarafça ispatlanması gerektiği, davacı tarafça 21.03.2022 tarihli dilekçede davalı tarafça yapıldığı belirtilen ödemelerin 535.000,00 TL lik kısmının kabul edildiği ve kabul edilen ödemelerin 435.000,00 TL kısmının .....Bankası.... Şubesi, 100.000,00 TL lik kısmının.... bank .... şubesinden yapıldığı, her ne kadar davalı tarafça ayrıca her biri 50.000,00 TL bedelli üç adet çek ve 90.000,00 TL ve 34.000,00 TL ödemeler ve elden yapılan ödemelerle borcun kalmadığı belirtilmiş ise de, ilgili bankalardan getirtilen çek örneklerinde davalı tarafın keşideci, lehtar veya ciranta olarak herhangi bir sıfatının bulunmadığı, davacının bilirkişi aracılığı ile yaptırılan ticari defter ve kayıtlarında da çeklerin davalı tarafın borcuna karşılık verildiğine dair herhangi bir kayıt bulunmadığının tespit edildiği, 34.000,00 TL lik ödemenin .....isimli şahsa ait hesaptan, 90.000,00 TL lik ödemenin ise .... isimli şahsa ait hesaptan yapıldığı ancak ödeme dekontlarında davalı tarafın borcuna mahsuben yapıldığına dair bir açıklama bulunmadığı bu nedenle davalı tarafça toplam 150.000,00 TL bedelli üç adet çekle yapıldığı belirtilen ödemeler ile 34.000,00 TL ve 90.000,00 TL lik ödemelerin davalı tarafın borcuna mahsuben yapıldığının kabul edilmesinin mümkün olmadığı ancak davalı tarafça ayrıca davalı şirket temsilcisi tarafından yapıldığı 60.000,00 TL lik ödeme davacı tarafça kabul edilmemiş olmakla birlikte 60.000,00 TL lik ödemenin davacı şirket temsilcisi .... tarafından davalı şirket temsilcisi .... hesabına gönderildiği, ödeme dekontunda ev yapım bedeline karşılık olarak ödeme yapıldığına dair bir açıklama bulunmamakla birlikte 21.04.2021 tarihinde davalı şirket yetkilisi tarafından davacı şirket yetkilisi hesabına ev yapım bedel ödemesi açıklaması ile yapılan ödemenin davacı şirket tarafından kabul edildiği ancak yapılan bu ödemeden 5 gün sonra davacı şirket temsilcisinin aynı hesabından, davalı şirket yetkilisinin aynı hesabına yapılan 60.000,00 TL lik ödemenin davalı şirket yetkilisinin davacı şirket yetkilisine ödeme yapılması için davacı tarafça farklı bir hukuki ilişkinin varlığının ileri sürülmediği dolayısıyla davalı şirket yetkilisinin davacı şirket yetkilisine ödeme yapması için davacı şirket tarafından başka bir neden gösterilmediğinden bu ödemenin de taraflar arasındaki sözleşmeye mahsuben yapıldığının kabul edilmesi gerekmiş ve bu şekilde davalı tarafça yapılan ödemelerden toplam 595.000,00-TL tutarındaki kısmının davalı tarafça kanıtlanmış olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre İstinaf kaldırma ilamı uyarınca keşfen alınan bilirkişi raporunda eksik iş oranı %8 olarak tespit edilmekle ve işin bedelinin 3 adet Çelik Ev için 800.000,00 ve Dış Mekan Düzenleme için 300.000,00 TL olmak üzere toplam 1.100.000,00-TL olduğu, eksik işlerin 3 adet çelik ev yapımı işinden kaynaklandığı ve 3 adet çelik ev iş bedeli olan 800.000,00-TL'nin %8 olarak tespit edilen eksik iş oranına göre eksik iş bedelinin 64.000,00-TL olduğu, bu rakam bilirkişi raporunda maddi hata sonucunda 48.000,00-TL olarak hesaplanmış ise de hatanın basit matematiksel işlemden kaynaklandığı, buna göre toplam iş bedelinden eksik iş bedeli olan 64.000,00-TL ile yukarıda belirtilen ve davalı tarafça yapıldığı kabul edilen 595.000,00-TL mahsup edildiğinde davacının alacağının 441.000,00-TL olduğu, bu rakamın dava konusu Fethiye İcra Müdürlüğünün 2021/5642 Esas sayılı dosyasına ve Fethiye İcra Müdürlüğünün 2021/6400 Esas sayılı dosyasına konu edilen toplam alacak tutarı olan 425.000,00-TL'nin üstünde olduğu göz önüne alınarak davanın kabulüne ancak alacak yargılamayı gerektirdiğinden ve likit olmadığından icra inkar tazminatı taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir..." gerekçeleriyle; Davanın kabulü ile; Fethiye İcra Müdürlüğü'nün 2021/5642 Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, Fethiye İcra Müdürlüğü'nün 2021/6400 Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine dair karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili 09.04.2026 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usule, yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğunu, mahkemece yargılama aşamasında davalı müvekkilinin beyanlarının dikkate alınmadığını ve deliller hususlarında araştırma yapmaksızın eksik inceleme sonucu müvekkili hakkında yukarıdaki gibi hüküm kurduğunu, iş bu mahkeme kararının usul ve yasaya açıkça aykırı olup, istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluklarının hâsıl olduğunu, mahkemenin, dosyada belirttikleri hususlarda araştırma yapmaksızın eksik inceleme sonucu davanın kabulüne karar verdiğini, Müvekkili şirketin, ödeme planına bağlı kalarak ilk ödemesini mahkemeye sunmuş oldukları 200.000,00 TL'nin banka havalesi ile gerçekleştirildiğini, ikinci ödemesinin ise tam gününü hatırlamamakla birlikte 2021 yılının Şubat ayında gerçekleştirilmiş olup 100.000,00 TL'nin elden nakit olarak verildiğini, üçüncü ödemenin takibe konu sözleşmenin arkasına el yazısı ile yazılmış olup 05.03.2021 tarihinde 150.000,00 TL yine elden nakit olarak ödendiğini, 29.01.2021 tarihinde .... Bankası ödeme dekontu ile 200.000,00 TL, 03.02.2021 tarihinde ...t Bankası ödeme dekontu ile 25.000,00 TL, 15.03.2021 tarihinde ... Bankası ödeme dekontu ile 10.000,00 TL, 09.04.2021 tarihinde .... Bankası ödeme dekontu ile 100.000,00 TL, 21.04.2021 tarihinde .....bank ödeme dekontu ile 100.000,00 TL, 26.04.2021 tarihinde ....bank ödeme dekontu ile 60.000,00 TL ve bakiye kalan miktarın ise çek vermek sureti ile ödendiğin,i fakat yüklenici karşı tarafın borcun ödenmediği iddiasıyla Fethiye İcra Müdürlüğü'nün 2021/5642 Esas ve 2021/6400 Esas sayılı dosyaları ile taraflarına ilamsız icra takibi başlattığını, müvekkilinin, sözleşmede belirtilen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini tüm ödemeleri eksiksiz yaptığını, aksine karşı tarafın sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sözleşmeye aykırı imalatta bulunduğunu ve sözleşmede anlaşıldığı şekilde bahse konu evleri teslim etmediğini, karşı tarafça sözleşmeye aykırı imalat ve teslimat eksikliklerinin mevcut olduğunu, taraflarınca sözleşmedeki eksikliklerin giderilmesinin talep edilmesi üzerine icra takibi yoluna başvurduklarını, 6098 sayılı TBK'nın 471. maddesine göre; eser sözleşmesinin, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme olduğunu, Aleyhine tespit istenen tarafın, yüklenici konumunda olup, sözleşmeye aykırı davrandığını, sözleşmede kararlaştırılan şekilde imalatlarda bulunmadığını ve eksiksiz şekilde teslim etmediğini, hatta ve hatta yüklenicinin yapması gereken bazı işlerin yapılmaması sebebiyle müvekkili şirket tarafından yapılmış bazı hususların mevcut olduğunu, dolayısıyla inşaattaki imalatların kimin tarafından yapıldığı, proje ve fenne uygun olup olmadığı, piyasa rayiç bedellerinin ne olduğu gibi ilerde hukuki kargaşanın ve ispata yönelik çelişkilerin çıkması muhtemel olacağı için taraflarınca Fethiye 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/65 D. İş dosyası ile delil tespiti isteminde bulunulduğunu, dosyada 24.01.2022 tarihinde bilirkişi raporu sunulduğunu, mahkemeye sundukları rapora göre de davacının sözleşmeye aykırı davrandığının tespit edildiğini, yukarıda belirtilen sebeple ve HMK'nın 355. maddesi hükmü gereğince re’sen gözetilecek nedenlerle istinaf incelemesi yapılarak mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında talebimiz doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini belirterek; Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle ve resen tespit edilecek olan nedenlerle, istinaf taleplerinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda, Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takiplerine yapılan itirazların iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, Dairemizin yukarıda belirtilen kaldırma kararı gereğince mahallinde refakate alınan inşaat mühendisi bilirkişi ile birlikte keşif yapıldığı, bilirkişinin raporunu sunduğu, raporda eksik işlerin tespit edildiği ve fiziki oran yöntemine göre davacı yüklenicinin hak ettiği imalat bedelinin belirlendiği, eksik iş bedeli fiziki orana göre 64.000,00 TL olduğu halde, raporda maddi hata sonucu 48.000,00 TL olarak yazıldığı, mahkemece bu hatanın fark edildiği, eksik iş bedeli düşüldüğünde davacı yüklenicinin hak ettiği imalat bedelinin (1.100.000,00 TL -64.000,00 TL=) 1.036.000,00 TL olduğu, davalı tarafça yapıldığı kanıtlanan ödeme tutarının ise 595.000,00 TL olduğu, buna göre davacı yüklenicinin, davalıdan (1.036.000,00 TL- 595.000,00 TL=) 441.000,00 TL bakiye alacağının bulunduğu, davacı tarafça, davaya konu icra takipleri ile istenen toplam miktar ise 425.000,00 TL olup, davacı yanın eldeki davayı açmakta haklı olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygundur. Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davalı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Muğla 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18.02.2026 tarih ve 2026/453 Esas, 2026/109 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gerekli 29.031,75 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 7.257,93 TL harcın mahsubu ile kalan 21.773,82 TL harç bedelinin davalıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yatırılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, dairemizce taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 361/(1) maddesi gereğince, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere 24.09.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1042, K. 2026/1289, T. 18.02.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1042-e-2026-1289-k-87fa331f3bef