Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/655 E. 2026/1541 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/655
- Karar No
- 2026/1541
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/655 - 2026/1541 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/655 KARAR NO : 2026/1541
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08.11.2023 NUMARASI : 2023/349 Esas 2023/745 Karar
DAVACI :
DAVALILAR : 1- VEKİLİ : Av.
: 2-
: 3- VEKİLİ : Av.
İHBAR OLUNAN : DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 02.10.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 21.10.2026
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 19.06.2018 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, ... adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, davacının oğlu yaya ...'ya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde ...'nın vefat ettiğini, davacının oğlunun ölümü ile desteğinden yoksun kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden sigorta şirketi temerrüt tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, 28.05.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile destekten yoksun kalma tazminatı talebini 87.415,63 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili, dava konusu uyuşmazlık yönünden yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, ... plakalı aracın ZMMS poliçesiyle sigortalı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, destek zararının ispat edilmesi gerektiğini, manevi tazminatın poliçe kapsamı dışında olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili, davacı ...'nın aracının arıza nedeniyle yol üzerinde sol şeritte durur vaziyette oğlu ve ... tarafından itildiği sırada davalı ...’nın sağ şeritte seyreden kamyondan dolayı sol şeride geçtiği sırada sol şeritteki araca çarptığını, meydana gelen kazada davacının kullandığı ... plakalı aracın kusurlu olduğunu, kazanın oluşumunda alkolün etkisinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ..., kazaya karışan ve adına kayıtlı ... plakalı aracı uzun süreli kira sözleşmesi ile ... kiraladığını, olay nedeniyle herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 13.04.2023 tarih, 2021/211E.-2023/272K.sayılı kararı ile verilen kaldırma kararından sonra yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; kaldırma kararından sonra TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak yeniden hesaplama yapılmak üzere dosyanın aktüer bilirkişiye tevdi edildiği, 27.07.2023 tarihli raporda, davacının talep edebileceği tazminat miktarının 771.901,45 TL olduğunun bildirildiği, davacı vekilinin kaldırma kararından önce yapmış oldukları ıslah dışında dosya kapsamında talep arttırımında bulunmayacaklarını beyan ettiği, kaldırma kararından önce hüküm altına alınan 87.415,63 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 15.000,00 TL manevi tazminat miktarının 03.07.2020 tarihinde davalı ... tarafından davacıya ödenmiş olduğu, davacı vekilinin talebini arttırmayacağına yönelik talebi de dikkate alarak, önceki kararda verilen ve davacının ıslah dilekçesindeki tutarı karşılayan 87.415,63 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile önceki kararda takdir edilen 15.000,00 TL manevi tazminat miktarı yönünden davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı şeklinde karar verilmesi gerektiği belirtilerek davanın 87.415,63 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 15.000,00 TL manevi tazminat talebi yönünden konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacı tarafından ilk karara dayanak yapılan bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi sunulmadığından davalı lehine usûli kazanılmış hak doğduğunu, kaldırma kararından sonra yeni bir tazminat hesaplaması yapılmış olsa dahi, bu hesaplamaya göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, kaldırma kararından önce verilen karardan hemen sonra 03.07.2020 tarihinde davacıya 136.750,00 TL ödeme yapıldığını, bahse konu paranın güncelleme yapılarak mahsup edilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan vefat nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, 19.06.2018 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, ... adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki aracın, davacının oğlu yaya ...'ya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde ...'nın vefat ettiğini, davacının oğlunun ölümü ile desteğinden yoksun kaldığını belirterek destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat isteminde bulunmuş, mahkemece verilen 01.07.2020 tarihli karar ile, 87.415,63 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden 20.07.2018 dava tarihinden, diğer davalılar ... ve ... yönünden 19.06.2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat istemi yönünden, davalı sigorta şirketi yönünden talebin reddine, diğer davalılar ... ve ... yönünden talebin kısmen kabulü ile; 15.000,00 TL manevi tazminatın 19.06.2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte her iki davalıdan müşterek ve müteselsilen alınıp davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar veriliş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılması üzerine Dairemizin 13.04.2023 tarihli, 2021/211E.- 2023/272K.sayılı kararı ile, destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması için TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak bakiye yaşam sürelerinin belirlenmesi, bilinmeyen/ işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilerek progresif rant yönteminin kullanılarak hesaplama yapılması için ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yapılan hesaplamaya göre hüküm kurulmuş olması doğru görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6.maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi üzerine Mahkemece yeniden yapılan yargılama neticesinde, kaldırma kararından sonra TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak yeniden hesaplama yapılmak üzere dosyanın aktüer bilirkişiye tevdi edildiği, 27.07.2023 tarihli raporda, davacının talep edebileceği tazminat miktarının 771.901,45 TL olduğunun bildirildiği, davacı vekilinin kaldırma kararından önce yapmış oldukları ıslah dışında dosya kapsamında talep arttırımında bulunmayacaklarını beyan ettiği, kaldırma kararından önce hüküm altına alınan 87.415,63 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 15.000,00 TL manevi tazminat miktarının 03.07. 2020 tarihinde davalı ... tarafından davacıya ödenmiş olduğu, davacı vekilinin talebini arttırmayacağına yönelik talebi de dikkate alarak, önceki kararda verilen ve davacının ıslah dilekçesindeki tutarı karşılayan 87.415,63 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile önceki kararda takdir edilen 15.000,00 TL manevi tazminat miktarı yönünden davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı şeklinde karar verilmesi gerektiği belirtilerek davanın 87.415,63 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 15.000,00 TL manevi tazminat talebi yönünden konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. Mahkemece, davanın kabulü yönünde verilen ilk karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Dairemizin 13.04.2023 tarihli, 2021/211E.- 2023/272K.sayılı kararı ile, destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması için TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak bakiye yaşam sürelerinin belirlenmesi, bilinmeyen/ işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilerek progresif rant yönteminin kullanılarak hesaplama yapılması için ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yapılan hesaplamaya göre hüküm kurulmuş olması doğru görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6.maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş olup, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olması nedeniyle davalı lehine usûlü kazanmış hak oluşmayacağından, kaldırma kararı sonrası yeniden yapılan yargılamada, yeniden yapılan hesaplamanın güncel veriler esas alınarak yapılmasında ve davalı tarafından kaldırma kararından sonra 03.07.2020 tarihinde davacıya yapılan 136.750,00 TL'lik ödemenin güncelleme yapılmaksızın mahsubunda isabetsizlik bulunmadığı, yapılan aktüer hesaplamasına göre davacının talep edebileceği tazminat miktarının 771.901,45 TL olarak hesaplandığının anlaşıldığı, her ne kadar mahkemece, davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararından önce ıslah hakkının kullandıklarından yeniden talep arttırımında bulunmayacaklarını beyan ettiğinden ve kaldırma kararından önce hüküm altına alınan 87.415,63 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 15.000,00 TL manevi tazminat miktarının 03.07.2020 tarihinde davalı ... tarafından davacıya ödendiğinden bahisle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi isabetsiz olup, esas hakkında karar verilerek yapılan ödemelerin infazda nazara alınmasına karar verilmesi gerekmekte ise de, istinaf başvurusuna davalı ... vekili tarafından başvurulduğu ve gelenin sıfatı nazara alındığında hüküm ve sonuçları itibariyle verilen kararın davalının lehine olması nedeniyle bu husus kaldırma sebebi yapılmamış ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davalı ... vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usûl ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalı ...'dan alınması gereken 6.996,01 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.663,40 TL harcın mahsubu ile kalan 5.332,61 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile Hazine'ye gelir olarak kaydedilmesine, 3-Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 02.10.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.