İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/94 E. 2024/502 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/94
- Karar No
- 2024/502
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/94 Esas - 2024/502 T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/94 KARAR NO: 2024/502
DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü DAVA TARİHİ : 17/07/2023 KARAR TARİHİ : 26/11/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesiyle; davalı tarafından başvurusu yapılan ... sayılı “...” ibareli markanın, müvekkili adına tescilli ... sayılı marka ile karıştırılabilecek düzeyde benzer olduğunu, müvekkili markasının münhasıran “...” ibaresinden oluşmakta iken; davaya konu marka “...” ibarelerinin birlikte kullanımı ile oluşturulduğunu, “yazılım” ibaresinin tanımlayıcı olduğunu, markalardaki “...” sesinin ortak olduğunu, yalnızca son üç harfin farklı olduğunu, markaların başlangıç seslerinin aynı olduğunu, devam seslerinde yer alan “...” ve “...” ibareleri telaffuzda yoğun olarak aynı sesleri çıkardığını, yine bu ibarelerin aynı harfleri ve aynı sayıda karakteri barındırıyor olması da görsel benzerliğin ortaya çıkmasına neden olacağını, “...” ibaresinin “sistem” kelimesinin kısaltması olarak kullanılan bir ek olduğunu, “...” ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğundan bahisle taraf markalarının benzer olarak görülmemelerinin hatalı olduğunu, Yargıtay’ın ..., ... gibi markaları “...” esas unsurlu markalar ile benzer olarak gördüğünü, markalarının kapsamlarının aynı olduğunu, iddia ederek ... sayılı ... kararının iptalini “Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyon) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri, Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik-optik okuyuculu kartlar … Makine ve cihazların elektroniğinde kullanılan elemanlar: yarı iletkenler, elektronik devreler, entegreler, yongalar (çipler), diyotlar, transistörler, manyetik kafalar, saptırıcılar; elektronik kilitler, fotoseller, elektronik açma kapama mekanizmaları, algılayıcılar (sensörler)” emtiaları ile sınırlı olacak şekilde ve yine markanın tescili halinde aynı emtialar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket davaya cevap vermemiştir. YARGILAMA: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ...’nun ... sayılı kararın 09. SINIFTA yer alan “Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyon) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri, Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik-optik okuyuculu kartlar … Makine ve cihazların elektroniğinde kullanılan elemanlar: yarı iletkenler, elektronik devreler, entegreler, yongalar (çipler), diyotlar, transistörler, manyetik kafalar, saptırıcılar; elektronik kilitler, fotoseller, elektronik açma kapama mekanizmaları, algılayıcılar (sensörler)” emtiaları yönünden ve kısmen iptali ve dava konusu ... başvuru numaralı “...” ibareli markanın tescil edilmesi durumunda; 09. SINIFTA yer alan “Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyon) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri, Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik-optik okuyuculu kartlar … Makine ve cihazların elektroniğinde kullanılan elemanlar: yarı iletkenler, elektronik devreler, entegreler, yongalar (çipler), diyotlar, transistörler, manyetik kafalar, saptırıcılar; elektronik kilitler, fotoseller, elektronik açma kapama mekanizmaları, algılayıcılar (sensörler)” emtiaları yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. ...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; dava konusu "..." ibaresinin 09. Sınıf emtialarda tescili amacıyla 05.04.2022 tarih ve ... sayısı ile marka başvurusuna konu edildiği, yapılan ilk incelemeler sonrasında başvurunun 12.05.2022 tarih ve 396 sayılı bültende ilana çıktığı, anılan ilana karşı davacı yanın önceki tarihli markalarına dayalı olarak itirazda bulunduğu, ...’nın 22.11.2022 tarihli kararı neticesinde itirazların haklı görülmeyerek reddine karar verildiği, söz konusu ret kararına karşı davacı tarafça yeniden itiraz edilerek verilen kararın kaldırılması ve başvurunun reddine karar verilmesi talebinin yinelendiği görülmüş, davacı itirazlarını inceleyen ...’nun 24.05.2023 tarih ve ... sayılı kararı neticesinde özetle; “... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı "..." ibareli marka ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. Yapılan incelemede, başvuru ile itiraz gerekçesi markaların "..." ibaresini ortak olarak içerdikleri görülmekle birlikte, itiraza mesnet markanın "..." şeklinde tek kelimelik bir bütün olarak okunup algılanması, markaların ortak unsuru olan "..." ibaresinin ticaret alanındaki yaygın kullanımı nedeniyle tek başına ayırt edici niteliğinin çok düşük olması, markaların görsel, işitsel ve kavramsal yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle belirgin farklılıklar içermesi, başvuru kapsamındaki mal ve hizmetlerin niteliği, bu mal/hizmetlerin hitap ettiği tüketici kesiminin dikkat düzeyi gibi somut olaya ilişkin tüm hususlar birlikte göz önüne alındığında, markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamıştır. Bu itibarla, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi gerekçeli itiraz yerinde bulunmamıştır.” şeklindeki gerekçeler ile davacı itirazlarının bir kez daha reddine karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir. Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir. Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle: -Dava konusu marka kapsamında davaya konu edilen emtialardan “Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyon) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri, Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları, ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik-optik okuyuculu kartlar” emtiaları yönünden taraf markalarının kapsamlarının aynı, aynı tür ya da benzer nitelikte olduğu, -Dava konusu edilen sair emtialar yönünden taraf markalarının aynı ya da benzer emtiaları kapsamadıkları, -Benzerliği tespit olunan yukarıdaki emtialar yönünden taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkabileceği, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir. Bilgisayar Mühendisi/Uzman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle: - Dava konusu markaların yukarıda detayları verilen hizmetler noktasında benzer sınıflarda yer aldıkları, -Marka isimlerinde ortak yer alan ... kelimesinin bilişim açısından belirgin bir anlamının olmadığı,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir. Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda özetle: Mahkemece bilirkişiye verilen görevlendirme kapsamında bir kez daha yapılan incelemeler sonrasında birinci ve ikinci bilirkişi raporlarında, benzerliği tespit olunan mallar yönünden herhangi bir farklılık bulunmadığı, davacı yanın rapora yönelik itirazları doğrultusunda görüş değişikliğine gidilmesini gerektiren bir kanaate varılamadığı, nihai anlamda takdir ve hukuki yorumun mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir. Bilgisayar Mühendisi/Uzman bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda özetle: - Kök rapordaki değerlendirmenin, diğer bilirkişi raporu ile farklılık göstermediği, - Kök rapordaki görüşü değiştirecek bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, bildirilmiştir. Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzenlendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır. GEREKÇE: Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir. “Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise; (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir. (9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir. Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (Tekinalp, Ünal; Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2012, s. 443). Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır. SMK m.6/3 hükmü bağlamında tescil engelinden veya hükümsüz nedeninden söz edebilmek için aşağıdaki unsurların tamamının kümülatif olarak varlığı gerekir. Bu koşullardan herhangi birinin sağlanmamış olması halinde diğerlerinin varlığı hükmün uygulanması için yeterli olmayacaktır: -Tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret olmalıdır. - Başvuru veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmiş olmalıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. SMK m.6/6 hükmüne göre; tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. SMK m.6/9 hükmüne göre; kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. Bu bağlamda bir başvurunun kötü niyetle yapılmış olması başka herhangi bir nedene bağlı olmaksızın, tek başına tescil engeli oluşturmaktadır. SMK ile normatif hukuki temele kavuşan bu ret gerekçesinin uygulaması ise daha eskiye dayanmaktadır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu vermiş olduğu bir kararda (YHGK., 16.07.2008 tarihli ve ... sayılı karar.) durumu, “marka başvurusunun kötü niyetle yapılmış olması, yalnızca başvurunun reddine ilişkin bir hâl olmayıp, kötü niyetle tescil ettirilen markanın hükümsüzlüğünü de gerektirir.” şeklinde ifade etmiştir. Kötü niyetin belirgin bir tanımı olmamakla birlikte idari ve adli uygulamalarla oluşturulmuş çeşitli ölçütleri vardır. Bu ölçütler temelde markanın işlevi dışında başka amaca yönelik tescil edilme durumunun çeşitli örneklerinden oluşmaktadır. Ticari dürüstlük kurallarına aykırı olarak, başkasının markasını ele geçirmeye, başkasının markasından haksız yararlanmaya yönelik olarak yaptırılan haksız tesciller kötü niyetlidir. ... Marka İnceleme Kılavuzu’na göre; kötü niyet kavramı, “bilerek ve haksız bir avantaj kazanmak” veya “başkalarına zarar vermek amacıyla genel olarak kabul edilmiş ahlaki davranışların ve dürüst ticaret ilkelerinin dışında davranan kişinin durumu” olarak tanımlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki bir marka başvurusunun kötü niyetle yapılıp yapılmadığı,başvuru anındaki duruma göre değerlendirilir. Nitekim SMK m.6/9 hükmü başvuru anına sonuç bağlamıştır. Bu anlamda sonradan yapılacak iş ve işlemler başlangıçtaki kötü niyeti ortadan kaldırabilecek nitelikte değildir. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Davacı Markası
... ... (09. sınıf) (09. ve 42. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; davacı yanın önceki tarihli markası kapsamında yer alan emtialar genel anlamda bilgisayarlar ve çevre donanımları ile bilgisayar hizmetleri üst başlığında tüketiciye sunulan hizmetler olup dava konusu markada yer alan 09. Sınıftaki emtialar yönünden taraf markalarının kapsamlarının aynı ya da benzer olduğu, keza davacı yanın 42. Sınıftaki tesciline konu hizmetler ile de 09. Sınıftaki genel olarak “bilgisayarlar ve çevre donanımları ile yazılım ürünleri” kategorisinin de dahil olduğu emtialar arasında bir benzerlik ilişkisinin bulunduğu; bilgisayar sektöründe bilgisayar parçaları, donanım veya yazılımlarının yaygın olarak bu sektörde faaliyet gösteren ve 42. Sınıf kapsamındaki hizmetleri sunan işletmeler aracılığıyla da sunuldukları, bu nedenle ilgili mal ve hizmetlerin hedef tüketici kesiminde örtüşme, mallar ile hizmetler arasında tamamlayıcılık düzeyinde bir ilişki ve ticari köken itibarıyla de benzerlik faktörleri birlikte değerlendirildiğinde karşılaştırma konusu bu mal ve hizmetlerin benzer olduğu, görülmektedir. Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir. Yargıtay HGK’nun 13.06.2012 tarih ve ... sayılı ilamında da belirtildiği üzere karıştırılma ihtimalinde ölçü bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halktır. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hatta, markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir” denilmektedir. Dolayısıyla ilgili tüketicinin aldığı mal ya da hizmetin başka bir işletmeye ait olduğunu bildiği ve fakat güvendiği işletme ile malını/hizmetini aldığı işletmenin arasında ekonomik bir bağlantı bulunduğunu düşünmesi hali dahi "karıştırılma ihtimali" nin var olduğunun kabulü için yeterli olacaktır. Davalının markasının incelenmesinde; dava konusu başvurunun ‘’...’’ şeklinde bir marka olduğu, markanın üst kısmında altın sarısı renkte yazılmış “...” kelimesi, bu kelimeye birleşik olarak ve fakat kırmızı renkte yazılarak bağımsızlaştırılmış “...” ekinden oluşan “...” şeklinde bir esas unsuru, alt kısmında ise jenerik mahiyette bir sözcük olan “yazılım” ibaresine yer verildiği, dava konusu markanın esas unsuru olan “...” kelimesinin bütün olarak bir anlam bulunmadığı, bununla birlikte kelimenin yazımında iki farklı renk kullanılarak “...” ve “...” kelimelerinin ayrı ayrı yazıldığı, “...” kelimesinin “altın” anlamına gelen ve dilimizde de bilinen İngilizce bir sözcük olduğu, “...” kelimesinin ise esasen Türkçe ve anlamlı bir kelime olduğu ancak dava konusu marka içerisindeki kullanımının, uyuşmazlık konusu emtialar da gözetildiğinde “sistem” sözcüğünün kısaltması olarak tercih edildiği, anılan kısaltmanın bilişim sektöründe sıkça tercih edilen “...”, medikal sektöründeki “...”, tekstil sektöründeki “...” son sesleri ile benzer bir şekilde yine bilişim ve bilgisayar hizmetleri sektöründe sıkça tercih edilen bir son ek olduğu, markanın “...-...” şeklinde telaffuz edilecek olduğu anlaşılmaktadır. Davacının markalarının incelenmesinde; davacı yanın dayanak markası ise herhangi bir şekli unsur taşımayan ‘’...’’ kelimesinden oluşmakta olup anılan kelimenin Türkçede somut bir karşılığının olmadığı, “...” kelimesinin bütün olarak da bir anlamının bulunmadığı, “...” kelime kökünden türetilerek oluşturulmuş bir ibare olabileceği, zira “-...” ekinin İngilizce’de kendinden önceki sözcüğü eklendiğinde bir davranışı, inancı, akımı takip eden kimseleri tanımlayan (... vs) bir hale büründürdüğü, davacı markasının da bu halde “altıncı” gibi bir anlama bürüneceği yorumu yapılabilir ise de bunun türetim bir kavram olacağından herkes tarafından algılanabilir olmayacağı, markanın “...-...” olarak telaffuz edilecek olduğu anlaşılmaktadır. Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "..." esas ibareli marka ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde, taraf markalarının görsel algı itibariyle aralarında güçlü bir benzerliğin bulunmadığı, benzerlik düzeyinin yalnızca esas unsurları oluşturan sözcüklerdeki harf diziliminden kaynaklı olduğu, bununla birlikte davacı markasında zaten görsel algıyı etkileyecek bir şekil unsuru yer almadığı gibi dava konusu markada da görsel algıya yönelik eklenen unsurların ayırt ediciliğe katkısının son derece zayıf olduğu; taraf markalarının esas unsurları karşılaştırıldığında ise her iki markanın da ilk dört harfini oluşturan “...” harflerinin birebir aynı dizilimde yer aldığı, dava konusu markadaki “-...” eki ile davacı markasındaki “-...” ekinin ise “i ve s” harflerini ortak olarak içerdikleri, taraf markalarının her ikisinin de 7 harften oluştukları ve bu 7 harften 5inin ortak olduğu; soldan sağa okuma ilkesi çerçevesinde dava konusu marka “...-...” şeklinde telaffuz edilecekken davacı markası ise “...-...” şeklinde telaffuz edileceği, bu telaffuzda markaların ilk sesleri birebir aynı olacakları gibi “...” ve “...” seslerinin telaffuzu da sesli ve sessiz harflerin benzerlik düzeyi ve kelimelerin son hecelerinde yer almalarından kaynaklı çekinik telaffuzlarından ötürü ortalama düzeyde bir benzerlik içerisinde olduğu, markalar arasında doğrudan kavramsal bir karşılaştırma yapılması olmadığı ancak her iki kelimenin de ön sesinde “...” ibaresinin yer alıyor oluşu da markaların aynı kelime kökünden türetildiği algısının edinimine yol açacağı, “...” kelimesi kavramsal karşılığı nedeniyle ticaret hayatında sıkça tercih edildiği, uyuşmazlık konusu emtialar ile kavramsal ve bu emtialar yönünden bir özellik/nitelik vurgular mahiyette olduğu, ibarenin farklı esas unsurlar ile birlikte “nitelik, tanımlayıcılık, özellikle” arz eder tali kullanımlara konu edilmesi halinde sahip olduğu anlamdan ötürü bütünsel ayırt ediciliğe katkısının da tali nitelikte olacağı ve karıştırılma ihtimaline yol açmayacağı yorumu yapılabilir ise de doğrudan markanın esas unsuru olarak kullanıldığı durumlarda, salt sahip olduğu anlam nedeniyle, bu ibareye eklenen her türlü ek unsurun markalar arasındaki benzerliği ortadan kaldırmayacağı, dava konusu başvuru kapsamındaki “Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyon) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri, Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları, ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik-optik okuyuculu kartlar” emtiaları yönünden taraf markalarının kapsamlarının aynı, aynı tür ya da benzer olduğu bir durumda, işaretler arasındaki farklılıkların daha somut nitelikte olması gerektiği, oysaki uyuşmazlık kapsamında karşılaştırılan işaretler arasında yüksek düzeyli bir benzerliğin mevcut olduğu, “...” ibaresinin sahip olduğu anlamın, uyuşmazlık konusu emtialar yönünden taraf markalarının zayıf ayırt edici olarak nitelendirilmelerine yol açmayacağı, taraf markaları arasında işbu emtialar yönünden karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkacağı, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında “Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyon) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri, Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları, ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik-optik okuyuculu kartlar” emtiaları yönünden SMK 6/1 maddesi anlamında iltibas bulunduğu ve aynı zamanda bu emtialar yönünden dava konusu marka tescil edildiğinden hükümsüzlük koşullarının oluştuğu dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere: 1-... sayılı ... kararının davaya konu edilen emtialardan “Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyon) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri, Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları, ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik-optik okuyuculu kartlar” emtiaları yönünden iptaline fazlaya ilişkin talebin reddine, ... sayılı davalı markasının davaya konu edilen emtialardan “Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyon) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri, Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları, ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik-optik okuyuculu kartlar” emtiaları yönünden hükümsüzlüğüne sicilden terkinine fazlaya ilişkin talebin reddine, 2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ...'e verilmesine, 5-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 9.122,10-TL yargılama giderinin takdiren 4.561,05-TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalılar tarafından yargılama gideri sarfedilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333), Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/11/2024
Katip ... Hakim ... e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
MASRAF DÖKÜMÜ İLK MASRAF : 578,10-TL GİDER AVANSI :8.544,00-TL TOPLAM :9.122,10-TL