Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/627 E. 2026/1608 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/627
- Karar No
- 2026/1608
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/627 - 2026/1608 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/627 KARAR NO : 2026/1608
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...(...) ÜYE : ...(...) ÜYE : ...(...) KATİP : ...(...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/02/2025 NUMARASI : 2023/346 Esas - 2025/62 Karar
DAVACI : ... -... Sotteville/FRANSA VEKİLİ : Av. ... - ... Konak İZMİR DAVALILAR : 1- ... KATILIM SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ... Kadıköy/İSTANBUL VEKİLİ : Av. ... - ...Kadıköy/ İSTANBUL : 2- ... (T.C. NO:.......) Pendik/İSTANBUL : 3- ... (T.C. NO:.......) Pendik/İSTANBUL VEKİLİ : Av. ... - ... Başakşehir/İSTANBUL İHBAR OLUNAN: ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ... Tower Küçükbakkalköy Mah. Kayışdağı Cad. No:1 Ataşehir/İSTANBUL VEKİLİ : Av. ... - ... Beylikdüzü/İSTANBUL
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 11/07/2023 KARAR TARİHİ : 23/09/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 23/09/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15/07/2021 tarihinde Körfez'de ...'ya ait ve sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla, müvekkili sigorta şirketi ...'un sigortalısının ... olduğu, ...’e ait ve kendisinin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, trafik kazası tespit tutanağına göre, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü asli ve tamamen kusurlu olduğunu, müvekkili şirketin sigortalısının kusursuz olduğunu, davalı sürücü takip mesafesine dikkat etmeyerek müvekkili şirket sigortalısının aracına arkadan çarptığını, müvekkilinin aracı kaza nedeniyle hasar gördüğünü, 26/08/2021 tarihinde eksperler tarafından görülen araçta 3.267,58 Euro tutarında hasar meydana geldiği tespit edildiğini, müvekkili şirketin zararının zararı 3.267,58.-Euro olduğunu, davacı tarafın aracı ... Katılım Sigorta A.Ş. Tarafından sigortalandığını, dava açılmadan önce davalı sigortaya başvuruda bulunduğunu, başvuru 26/07/2022 tarihinde sigorta şirketine ulaştığını, davalı sigorta şirketinin ödeme yapmaması nedeniyle dava şartı olan arabuluculuk süreci başlatıldığını ve anlaşmaya varılamadığını belirterek 3.267,58._Euro tazminatın fiili tahsil tarihinde aynen Euro olarak ve müvekkil şirketin sigortalısına ödeme yaptığı tarih olan 17.01.2022 tarihinden itibaren TCMB’nin bir yıl vadeli döviz mevduat hesabına fiilen uygulanacağı bildirilen en yüksek faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline(davalı sigorta şirketi için faizin başlangıç tarihi 11.08.2022 tarihidir), aynen tahsili mümkün olmadığı takdirde fiili tahsil tarihindeki T.C.M.B’nın efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilerek ve müvekkil şirketin sigortalısına ödeme yaptığı tarih olan 17.01.2022 tarihinden itibaren TCMB’nin bir yıl vadeli döviz mevduat hesabına fiilen uygulanacağı bildirilen en yüksek faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, (davalı sigorta şirketi için faizin başlangıç tarihi 11.08.2022 tarihidir), yargılama sonucunda hükmolunacak tazminatın temini açısından davalıların taşınır, taşınmaz tüm mal varlığı üzerinde borca yeter tutarda öncelikle teminatsız, olmadığı takdirde mahkemenizin belirleyeceği teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasını talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile; davacı tarafın 15.07.2021 tarihinde gerçekleşen kazada hasarlanan ... plakalı aracın hasar bedelini müvekkili şirketten talep ettiğini, davacı sigorta şirketinin Türkiye'de gerçekleşen kaza nedeniyle oluşan hasarın teminat kapsamına girdiğini ispat etmesi için poliçe sureti ve tercümesini sunması gerektiğini, dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurlu bulunmamakta olduğunu, huzurda ki davanın bu sebeple reddinin gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kaza tespit tutanağı dikkate alındığında herhangi bir kusurunun bulunmadığını, dosya kapsamında da anlaşılacağı üzere sigortalı aracın hasara sebebiyet veren kazaya etkisi olmadığını, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin sorumluluğunun bakiye poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, davacının ödeme tarihinden itibaren faiz talep etmesinin kabulünün mümkün olmadığını, zira kanıtlanmış bir olayın, hasar miktarı ve kusur durumunun mevcut olmadığını, bu halde davanın kabulüne anlamına gelmemek kaydıyla dava tarihinden itibaren yasal faizin talep edilebileceğini belirterek, açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesi ile; davacı tarafın dava dilekçesinde talep etmiş olduğu ihtiyati haciz talebine ilişkin davacı tarafın bunun gerekliliğine dair delil sunması gerektiğini, ihtiyati tedbirle zarar yükünün paylaşımında oranlılık ilkesine aykırı davranıldığını, davalılardan birisi sigorta şirketi olması nedeni ile alacak maddi güvence ile destekli olduğu halde ihtiyati haciz konulmasının haksız olduğunu belirterek, müvekkili ...'ya ait aracın kasko sigortalı olması nedeni ile ilgili sigorta şirketine gerekli ihbar ve davayı takip etme evraklarının tebliğ edilmesine, davacıya ... Sigorta A.Ş. Sigorta şirketinin davaya dahil etmesi için süre verilmesine, haksız ve yasal hükümlere aykırı verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, haksız açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına, davanın reddi talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... 1-Davacının açmış olduğu davanın REDDİNE 2-Mahkememizce 12/07/2023 tarihli verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına 3-Davacı tarafından yatırılan teminatın karar kesinleştikten sonra bir ay içinde davalılar tarafından davacı aleyhine tazminat davası açılmadığı takdirde davacıya iade edilmesine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin, kusur durumlarının tespiti için iki ayrı rapor aldığı, anılı raporlar ile kusur oranlarının çelişki oluşturduğu, taraflarınca 24.12.2024 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde de 10.12.2024 tarihli bilirkişi raporunun 07.08.2024 tarihli bilirkişi raporu ile açıkça çeliştiğini, bu noktada eldeki her iki raporunda sayın mahkemece verilecek karara bir fayda getirmeyeceğini, dolayısıyla her iki rapor arasındaki bariz çelişkinin giderilmesi amacıyla dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesinin talep edildiğini, mahkemenin anılı taleplerini de görmezden gelerek, maddi gerçekliği ortaya çıkarmaktan ziyade davayı doğrudan reddettiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. İhbar olunan ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; sigorta şirketin sorumluluğunun, sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve zararı nispetinde doğacak olup bilirkişi raporuna göre sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından sigorta şirketinin işbu kazaya ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, dosya kapsamında alınan ekspertiz raporu ile 07/08/2024 tarihli bilirkişi raporu arasında çelişki olduğunu ilk derece mahkemesi tarafından çelişkininn giderilmesi için 10/12/2024 tarihli bilirkişi raporunun alındığını, dava konusu olayın, 15.07.2021 tarihinde meydana geldiğini, anılan tarih itibariyle ... poliçe limitlerinin maddi hasarın araç başına 43.000,00 TL olduğunu, bu limitler tüketilmeden şirketin sorumluluğunun doğmayacağını, davanın şirket yönünden reddine karar verilmesini belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/02/2025 tarih, 2023/346 Esas - 2025/62 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır. İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; davacıya sigortalı olan dava dışı sigortalı ... olan ve ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca arkadan çarparak zarar görmesine sebebiyet verdiği, davalıların olayda kusurlu olduğundan anılan zarardan sorumlu oldukları, davalıların anılan zararı ödemediklerinden bahisle eldeki davanın açıldığı, davalılarca davanın reddinin talep edildiği, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler. Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. Tazminatın irat biçiminde ödenmesine hükmedilirse, borçlu güvence göstermekle yükümlüdür. (6098 sayılı TBK madde 49, 50, 51) Birden çok kişinin aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumluluğu söz konusu olabilir. Aynı zararı doğuran çeşitli sebepler kusur sorumluluğu (haksız fiil), sözleşme veya kusursuz sorumluluk (kanun) olabilir. Bu suretle birden çok zarar verenden biri aynı zararı haksız fiil diğeri sözleşme bir başkası da özen veya tehlike sorumluluğuna göre tazmin zorundadır. Örneğin bir işletmenin şoförü tarafından kullanılan motorlu araç yolculardan birine zarar vermişse aracın işleteni Karayolları Trafik Kanunu madde 85 gereğince tehlike sorumluluğuna(kusursuz sorumluluk) göre, aracı kullanan şoför Türk Borçlar Kanunu madde 49 uyarınca kusur sorumluluğuna (haksız fiile), sigortacı ise sözleşmeye (poliçe) ilişkisine göre gerçekleşen zararı tazmin etmek zorundadır. Öte yandan, TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. maddesinde; "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda; dosyaya sunulan kaza tespit tutanakları ve tanık beyanı ile hükme esas alınan 10.12.2024 tarihli bilirkişi raporuna göre; 15.07.2021 tarihinde saat 06:50 civarında dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile otoyolu takiben İstanbul yönünden Ankara yönüne seyir halindeyken önünde bulunan davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca arkadan çarptığı, çarpmanın etkisiyle davalının aracının da önünde bulunan davacının sigortalısı olan, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarptığı anlaşılmaktadır. Kaza sonrası sürücüler tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında davalı sürücünün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın trafik yoğunluğu nedeniyle ... plakalı aracın arkasında durduğu , arkadan gelen ... plakalı aracın duramaması nedeniyle kazanın meydana geldiği ve çarpmanın etkisiyle de ... plakalı aracın davacının sigortalı aracına çarptığı anlaşılmaktadır. Tanık olarak beyanı alınan ve kaza anında ... plakalı araç içerisinde bulunan Yuğsa Savdıç’ta kazayı tutanakta yazdığı şekilde anlatmış, tutanak içeriğini doğrulamıştır. Bu durumda davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın kaza esnasında duraklamakta olduğu dikkate alındığında kazada herhangi bir kusurunun olmadığı anlaşılmış, dosyaya sunulan 10.12.2024 tarihli raporun bu nedenle yerinde olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece dosyaya alınan ve hükme esas alınmayan 07.08.2024 tarihli raporda davalı tarafa %20 kusur izafe edilmiş ise de; kusurlu hareket olarak davalının takip mesafesini korumaması ve arkadan çarpma eylemleri gösterilmiş olup, davalının aracının duraklama yaptığı esnada kazanın meydana gelmesi nedeniyle davalı yönünden 2918 sayılı yasanın 56.maddesindeki takip mesafesini koruma şeklindeki kuralı ihlal ettiği yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğu, yine davalının aracının ... plakalı aracın çarpmasının etkisiyle davacının sigortalısının aracına çarpması nedeniyle de aynı yasanın 84.maddesinin davalı yönünden uygulanmasından bahsedilemeyeceği, bu nedenlerle mahkemece anılan raporun hükme esas alınmamasının isabetli olduğu anlaşılarak, eldeki olayda davalıların kusurlu bir eyleminin bulunmadığı anlaşıldığından ve 6098 sayılı yasanın 49.maddesi gereği ispat yükü üzerinde bulunan davacının, davalıların kusurlu eylemini dosya kapsamıyla ispat edemediğinden mahkemece davanın reddine karar verilmesi isabetlidir. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile kalan 116,60-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/09/2026
Başkan ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Katip ... e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*