Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1225 E. 2026/1477 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1225
Karar No
2026/1477
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1225 KARAR NO : 2026/1477 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 06/03/2024 NUMARASI : 2023/514 E. - 2024/115 K.

DAVANIN KONUSU : Markaya Tecavüzün Tespiti, Durdurulması

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/03/2024 tarih ve 2023/514 Esas - 2024/115 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin önde gelen spor kulüplerinden biri olduğunu, 2001/20190, 2004/30877, 2001/20188, 164619, 2005/15063, 2003/21953, 2011/04825, 2004/30878, 2011/04734, 2005/17653, 2004/30879, 2011/04729, 2011/04796, 2011/38279 ve 2011/05470 sayılı markaların sahibi bulunduğunu, davalıya ait işletmede müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlerin satışa sunulduğunu, davalı eylemlerinin müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek, markaya tecavüzün tespitine, durdurulmasına, taklit nitelikteki ürünlere el konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalı iş yerinde tespit edilen tekstil ürünleri ile davacı yanın markaları kapsamındaki 25. sınıfta yer alan tekstil ürünlerinin aynı olduğu, davalı iş yerinde tespit edilen "...+..." ibareli markasal kullanımlar ile davacıya ait 95/008796, 2001/20190, 2001/20188, 2004/30877, 2004/30878, 2005/15063 sayılı markaların aynı veya benzer bulunduğu, davalının, davacı yanın verdiği icazet ile veya davacının ürettiği orijinal "...+..." ibareli tespit edilen ürünleri satışa çıkardığı hususuna ilişkin olarak aksi yönde kanıt sunmadığı, buna göre davalı yanın "...+..." ibareli tespit edilen ürünlerinin, davacıya ait 95/008796, 2001/20190, 2001/20188, 2004/30877, 2004/30878, 2005/15063 sayılı markaların taklidi niteliğinde olduğu, dava dilekçesi ekinde sunulan ve davalıya ait işletmeden alındığı anlaşılan "..." ürünü üzerinde de "..." ve "...+..." ibarelerinin yer aldığı, söz konusu ürün üzerinde yer alan "..." ibaresinden kaynaklı olarak yukarıda yer verilen markalara ilaveten davacıya ait 2005/17653 ve 2011/04734 sayılı markaların da taklit edildiğinin anlaşıldığı, buna göre SMK m.29/1-b hükmü uyarınca, davalının davacıya ait 95/008796, 2001/20190, 2001/20188, 2004/30877, 2004/30878, 2005/15063, 2005/17653 ve 2011/04734 sayılı marka haklarına tecavüz oluşturan eylemlerde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalıya ait iş yerinde tespit edilen iki adet "..." ürünü üzerindeki "...+..." ibareli ve logolu markasal kullanımların, davacıya ait 95/008796, 2001/20190, 2001/20188, 2004/30877, 2004/30878, 2005/15063 sayılı marka haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, davalının satışa sunduğu anlaşılan bir adet "..." ürünü üzerindeki "..." ve "...+..." ibareli ve logolu markasal kullanımların, yukarıda yer verilen markalara ilaveten davacıya ait 2005/17653 ve 2011/04734 sayılı marka haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, davalı yanın marka hakkına tecavüz oluşturan eylemlerinin durdurulmasına, davalının marka hakkına tecavüz oluşturduğu tespit edilen iki adet "..." ürününe el konmasına karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, müvekkili Şirketin, davaya konu iş yerinde yalnızca bandrollü ve barkodlu ürünlerin satışını yaptığını, bu durumun aksinin hiçbir zaman söz konusu olmadığını, müvekkilinin satışını yaptığı tüm ürünlerin orijinal olduğunu ve marka hakkının ihlaline sebebiyet vermediğini, müvekkiline ait işletmede binlerce bandrollü ve barkodlu ürünün satışı yapılırken işletme dışında iki adet sahte berenin satışının yapıldığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı bulunduğunu, müvekkilinin, işletmenin dışında bulunan iki adet bereden haberi dahi olmadığını, söz konusu ürünlerin müvekkilinin satış yaptığı iş yerinin dışında bulunduğunu, müvekkiline ait dükkanın içerisinde bandrolsüz ve barkodsuz ... bulunmadığını, bilirkişi tarafından bu durum dikkate alınmadan sanki bu bereler tespit mahallinde bulunmuş gibi değerlendirme yapıldığını, müvekkilinin iş yerinde bulunduğu iddia edilen berelerin, davacının dava dilekçesinde ve ekinde bulunmadığının belirtildiğini, bu değerlendirmeye rağmen taleple bağlılık ilkesine uyulmadığını ve bu berelerin resen dosya kapsamına alındığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun sonuç kısmında, çekişme konusu ürünlerin müvekkiline ait iş yerinde bulunmadığının ifade edildiğini, hiçbir surette müvekkilinin dükkanının içerisinde sahte ürün satışı yapılmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, markaya tecavüzün tespiti ve durdurulması istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı iş yerinde satışa sunulan ürünler üzerindeki markasal kullanımların, davacı adına tescilli "..." ve "..." ibareleri markalara tecavüz teşkil ettiği, davalı iş yerinde, davacı adına tescilli markalara tecavüz teşkil eden ürünlerin satışa sunulduğu ileri sürülerek eldeki dava açıldığından, mahkemece taleple bağlılık ilkesinin ihlal edildiğine yönelik istinaf itirazının da yerinde bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 304,40-TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/09/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/09/2026

Başkan ...

Üye ...

Üye ...

Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1225, K. 2026/1477, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1225-e-2026-1477-k-da3498246ac4