Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/14087 E. 2026/6006 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/14087
- Karar No
- 2026/6006
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1522 E., 2025/1575 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/235 E., 2025/66 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in 17.12.2010 tarihinde davalı İşyerinde Vinç Operatörü olarak çalışmaya başladığını, kazanın meydana geldiği tarihe kadar Vinç Operatörü olarak çalışmaya devam ettiğini, 10.05.2011 tarihinde müvekkilinin iş kazası geçirdiğini, müvekkilinin fazla mesaideyken saat 19.00 sularında kumanya yenildiğini, mesainin sonlarına doğru, operatör ...'nın müvekkilden son rulo bantları besleme-yükleme yapmasını istediğini, normalde rulo bant tabir edilen tanesi yaklaşık 3 ton olan saç rulo levhaların, zeminde bulunan sehpalar üzerinde, yaklaşık 10 cm yüksekliğinde koruma demirlerinin arasında durduğunu, bu koruma demirlerinin rulo bantların devrilmesini engellemek için konulduğunu, müvekkilinin, halen koruma bandı içerisinde olan 3 tonluk rulo bandı vinç ile yakaladığını, vincin uzaktan kumandalı olmadığını, kablolu olduğundan, kablo uzunluğundan dolayı bandın yakınında durmak zorunda kaldığını, çalışmasına devam ettiği esnada, vinç ile taşıdığı rulobantın, koruması olması gerektiği halde olmayan banda dokunduğunu ve koruması olmayan yaklaşık 3 tonluk rulo bantın müvekkilinin sağ ayak bileğinin üzerine düştüğünü, müvekkilinin, bu zamana kadar toplamda 14 ameliyat olduğunu, ... tarafından % 16.5 sürekli iş göremez olduğunun belirlendiğini, olayla ilgili olarak müvekkiline atfı kabil bir ihmal bulunmadığını, kazanın oluş şekline bakıldığında davalı işverenin yükümlülükleri kapsamında kusurların dışında müvekkile ve 3.kişiye kabil edilebilecek bir ihmal bulunmadığını, davalı işverenin %100 kusurlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000 TL maddi tazminatın yasal faizi ile davalıdan tahsiline, manevi tazminatla ilgili talep ve dava hakkının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sigortalının 17.12.2010 tarihinde işyerinde çalışmaya başladığını, 10.05.2011 tarihinde tavan vinci ile dilinmiş band kaldırdığı sırada dikkatsizliği ve yanlış alanda durması nedeniyle kaldırılan bandın yan sehpadaki dilinmiş banda çarptırılması sonucu bant düşmesi ile sağ ayağından yaralandığını, sigortalının her türlü eğitimi aldığını, müvekkili işyerinde iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alındığını, kazanın sigortalının dikkatsiz ve tedbirsiz davranması sebebiyle meydana geldiğini, sigortalının tedavi giderlerinin müvekkili firma tarafından karşılandığını, sigortalının maluliyetinin artmasına tedavinin aksatılmasının sebep olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Davanın kısmi dava olarak açıldığını, -Harca esas olan 20.000,00 TL harici alacakların zamanaşımına uğradığını, -Somut olayda, davacının zaten iş kazasının üzerinden 7 yıl geçtikten sonra dava açtığı, İş kazası sonucunda sağ bilek yaralanması olduğu,bu yaralanmanın değişme ve gelişme gösteren bir yapıda olmadığı, zira dosyada mevcut raporlardan da bu durumun anlaşıldığı düşünüldüğünde zamanaşımının kaza tarihi itibariyle başladığı açık olduğunu, -Eksik ve hatalı incelemeye dayalı Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ;"... Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, ilk derece mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitleri ile karar gerekçesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, ..." gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20... . maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.