Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/14175 E. 2026/6007 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/14175
- Karar No
- 2026/6007
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/973 E., 2025/945 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Reyhanlı 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2020/463 E., 2024/189 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'in davalı .. Lojistik Ltd. Şti. adlı işyerinde tır ve çekici şoförü olarak 08.11.2017 tarihinde işe başladığını, davacının ilk olarak 06.03.2018 tarihinde çalışmakta olduğu tırın üzerine çıkmak isterken tıra sabitlenen tutacağın yırtılmış olması nedeniyle 4. basamaktan sırt üstü yere düşmüş, ayağı burkulduğunu ve sağ omzunda zedelenme oluştuğunu, davacının daha sonra 15.03.2019 tarihinde, saat 11.00 sıralarında şoför olarak çalışmakta olduğu .. plakalı çekicinin dorsesinin üzerinde yük indirirken dengesini kaybetmiş ve sağ kolu üzerine düştüğünü, düşme nedeniyle davacının sağ omzundan yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığının, işverenlerin ihmali nedeninden kaynaklandığını, davacının dava konusu kaza neticesinde geçirdiği sakatlık hayatı boyunca süreceği için çalışma alanları son derece kısıtlandığını, iş bulma imkanının zorlaştığını bu nedenlerle maddi tazminatta fazlaya ilişkin tüm hakları baki kalmak kaydı ile HMK m.107 gereğince tedavi süresince uğranılan geçici tam iş göremezlik zararı olarak şimdilik 500 TL, sürekli sakatlıktan kaynaklı kısmi sürekli iş göremezlik zararı olarak şimdilik 500 TL olmak üzere toplam 1.000 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 15.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini ve manevi acıların kısmen telafisi için 30.000 tl manevi tazminatın kaza tarihi olan 15.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dosyanın yetkisizlik kararı verilerek .. .. Nöbetçi İş Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, davalı şirkete gönderilen dava dilekçesinin eklerinin müvekkiline gönderilmediğini, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını, davacının kendi kusurundan kaynaklı geçirdiği olayları müvekkili şirkete yüklemeye çalıştığını, davacının maadi-manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, davacının kusur oranı ve ekonomik durumunun araştırılarak karar verilmesi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı .. Lojistik Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararına geçici işgöremezlik tazminatı bakımından iştirak etmekle birlikte diğer alacak kalemleri bakımından itiraz ettiklerini, kararın gerekçesiz yazıldığını, yerel mahkemece salt bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, yerel mahkeme yapılan hesaplamaların neden hükme esas alındığına yönelik herhangi bir gerekçeye yer vermediğini, yalnızca rapora atıf yaptığını, yerel mahkeme kararında hiçbir alacak kaleminin kabulüne yönelik gerekçe yer almadığından bu yönüyle adil yargılanma hakkını ihlal eden kararın kaldırılması gerektiğini, dosya kapsamında belirlenen maluliyet oranının salt ... raporu esas alınmak suretiyle belirlendiğini, söz konusu hususta itirazlarının hiçbir şekilde dikkate alınmadığı gibi .. Sağlık Kurulu tarafından yapılan maluliyet tespitinin de görmezden gelindiğini, kararda davacının iş göremezlik derecesinin %0 olduğu belirtilmesine rağmen ... raporunda bu oran %6 olarak tespit edildiğini, maluliyet tespitine yönelik söz konusu çelişkinin giderilmesi için dosyanın YSK ve ATK'ya gönderilmesi gerekmesine rağmen ilgili hususta herhangi bir işlem yapılmamasının hatalı olduğunu, bu bakımdan itirazları dikkate alınmaksızın söz konusu maluliyet tespiti doğrultusunda verilen yerel mahkeme kararına itiraz ettiklerini, yerel mahkeme dosyasında 11.02.2022 tarihli kusur raporu doğrultusunda müvekkil şirketin %50, davacının %50 oranında kusurlu olduğunun kabulü ile hüküm kurulduğunu, 06.03.2018 tarihli olayın davacının tıra çıkmaya çalışırken tutacağın kopması sonucu meydana geldiğini, diğer olayın ise davacının yükü boşaltmak üzere treyler çadırını açmaya çalıştığı esnada yürüdüğü yükün bitiğini farketmemesi sonucu ayağının boşa gelmesine bağlı olarak düşmesi sonucu meydana geldiğini, müvekkil şirketin araçlarının belirli periyotlar halinde kontrol muayenelerinden geçirdiğini, araçların bakımlarının düzenli olarak yapıldığını, olası anlık bir arızanın mevcut olması durumunda davacının sefere çıkmadan önce araç üzerinde gerekli kontrolleri yapması gerektiğinin dosya kapsamına sunulan deliller ile sabit olmasına rağmen Mahkemece söz konusu hususların değerlendirilmeksizin verilen karara itiraz ettiklerini, dosya kapsamında alınan ilk ve tek rapora karşı itirazlarının hiçbir şekilde dikkate alınmaksızın doğrudan 11.02.2022 tarihli rapor doğrultusunda karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, tamamen davacının bilinçsiz ve müvekkil şirketin talimatları dışına çıkarak yaptığı eylemler sebebiyle meydana gelen olayda müvekkil şirkete kusur atfedilmesinin ve bu kusur oranının hiçbir gerekçe gösterilmeksizin hükme esas alınmasının yerinde olmadığını, ilgili hususlardaki itirazlarının dikkate alınmaksızın verilmiş olan Mahkeme kararına itirazla, haksız ve mesnetsiz kararın yapılacak inceleme neticesinde kaldırılması gerektiğini, yine hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının sürekli iş göremezlik oranının % 6 olarak kabul edilmesine rağmen pasif devreye ilişkin hesaplama yapıldığını ve bu hesaplama doğrultusunda karar verildiğini, güncel Yargıtay kararları gereği pasif dönem hesabı yapılırken davacının sürekli iş göremezlik oranının yüzde kaç olduğunun oldukça önem teşkil ettiğini, söz konusu kararlara rağmen pasif dönem bakımından da hesaplama yapılmasının ve bu hesaplamalar doğrultusunda fahiş bir bedel üzerinden davanın kabulüne karar verilmesine itiraz ettiklerini, yerel Mahkeme gerekçeli kararında taraflarınca yapılan savunmalara ilişkin olarak "cevap dilekçesi verilmemiştir." şeklinde bir değerlendirmeye yer verdiğini, dosya kapsamında süresi içerisinde sunulan cevap dilekçesi bulunmakta olup cevap dilekçesine yönelik olarak dosyada herhangi bir tartışma da bulunmadığını, Mahkemenin hangi gerekçe ile cevap dilekçelerini değerlendirme dışı bıraktığının anlaşılamadığını, davacının sürekli maluliyeti bulunmamasının ve olayın oluş şekli gözetildiğinde davacı lehine hükmedilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu, bu nedenlerle Mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... tarafların iddia ve savunmalarına, dosya kapsamına, hükmün dayandığı deliller ve kanuni gerektirici sebeplere, delillerin taktirinde isabetsizlik görülmemesine göre HMK 355. maddesi kapsamında kamu düzenine de aykırı bir husus bulunmayan ..." gerekçesiyle Mahkeme kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20... . maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi 3. Değerlendirme A)Davalı vekilinin davacı yararına hükmolunan manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarının kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. B) Davalı vekilinin davacı yararına hükmolunan maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Somut olayda; uyap ve ... sicil kayıtlarının incelenmesi neticesinde 03.11.2025 tarihli ilana göre davalı şirketin ünvanının "... " olarak değiştiği ve bu hali ile de Mahkeme karar başlığında davalı ünvanının "..." olarak gösterilmesinin gerekmesine rağmen davalı olarak "... Lojistik Limited Şirketi" ibaresinin yer alması hatalı olmuştur. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.Davalı vekilinin davacı yararına hükmolunan manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
3.Davalı vekilinin davacı yararına hükmolunan maddi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi kararının karar başlığında davalı olarak yer alan "... Lojistik Limited Şirketi" ibaresinin silinerek yerine geçmek üzere ""..." ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.