Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1288 E. 2026/1451 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1288
- Karar No
- 2026/1451
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1288
KARAR NO : 2026/1451
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/12/2023
NUMARASI : 2022/727 E. - 2023/893 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/09/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle; Davacı ile davalılar arasında "İstanbul ili ... İlçesi ... Mah. ... Ada ...Parsel'de kain taşınmazın satışı konusunda sözlü olarak anlaşıldığını, davalılar tarafından davacının ciddiyetini görmek için bir miktar ödeme yapılmasının istenildiğini, davacının güvence ve teminat niteliğinde; Keşide Yeri İstanbul olan; ... seri numaralı 15.09.2021 keşide tarihli 250.000,00-TL bedelli çeki elden davalı olan emlakçıya verdiğini ve satış olursa mal sahiplerine olmazsa kendisine teslim etmesini söylediğini, gayrimenkulün satışının gerçekleşmediğini, çekin davacıya iade edilmediğini, davacının davalılardan almış olduğu bir mal bulunmadığını, ticari ilişki bulunmadığını, davacının davalılara borcu da bulunmadığını, taşınmaz devri olmadığını, akdedilmiş geçerli bir sözleşme bulunmadığını, herkesin aldığını geri vermek zorunda olduğunu, bu nedenle çekin bedelsizliği sebebiyle menfi tespit talepleri olduğunu, gelinen aşamada 15.09.2021 tarihli çekin tahsil için işleme konma ihtimali bulunduğunu, bu nedenle öncelikle tensiple ara kararla ivedi olarak Keşide Yeri İstanbul olan; ... seri numaralı 15.09.2021 keşide tarihli 250.000,00-TL bedelli çek ile ilgili olarak teminatlı veya teminatsız olarak ivedilikle ödeme yasağı ve icra yasağı ihtiva eden ihtiyati tedbir kararı verilmesini, esas yönden ise müvekkilinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile bedelsiz kalan çekle ilgili olarak borçlu olmadığının tespitine, çekin iadesine, 3. Kişilere verilmiş olması veya tahsil edilmesi durumunda davalılardan faizi ile birlikte istirdadına, %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; Yetki itirazında bulunduklarını, müvekkillerinin yerleşim yerlerinin Anadolu Mahkemeleri yargı alanında kaldığını, dava konusu çekin bedelsiz olduğuna ilişkin bir dava olduğunu, davacı ile müvekkili arasında söz konusu hukuki uyuşmazlığın çekin taşınmaz satımı için cayma akçesi olarak verilmesinden doğduğunu, her ne kadar davalı taraf tacir olsa da dava konusu uyuşmazlığın davacının ticari işletmesi ile ilgili olmadığını, bu nedenle mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca husumet itirazlarının da bulunduğunu, esas yönden ise; İstanbul İli, ... İlçesi ... Ada ...Parselde kain taşınmazın satımına aracılık edilmesi iş ve işlemleri için müvekkili ... ve ...'in aralarında Alım Satıma Aracılık Sözleşmesini 12/07/2021 tarihinde akdettiklerini, müvekkilinin vekil olarak taşınmazın satışını üstlendiğini ve aracılık hizmet sözleşmesine istinaden taşınmaz malikleri olan müvekkilleri ... ve ...'ın aralarında tek yetki sözleşmesi akdettiklerini, davacı ile müvekkilinin taşınmazın 3.350.000,00 TL 'den satılacağı konusunda anlaştıklarını, bu anlaşma neticesinde davacı tarafından komisyon ücreti olarak müvekkiline 13/07/2021 tarihinde 20.000,00 TL emlak komisyon bedeli ödendiğini, müvekkili ...'ın ise 12/07/2021 tarihinde 25.000,00 TL bedeli emlak komisyon bedeli olarak müvekkili ...'e teslim ettiğini, söz konusu taşınmazın alım satımı konusunda davacı... ve müvekkili ...'ın 04-05/08/2021 tarihinde ...'ın tapuda davacı... adına ferağ vermesi için anlaştıklarını, bunun karşılığında ise müvekkili ...'a ... Bankası Adapazarı Şubesine ait, ... seri nolu, 250.000,00 TL bedelli çeki cayma akçesi olarak teslim ettiğini, çekin teminat çeki olarak verildiği iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili ... ve ...'ın davacı ile aralarında taşınmazın alım ve satımına ilişkin olarak söz konusu çek ile herhangi bir hukuki ve fiili irtibatı bulunmadığından; müvekkilleri ... ve ... adına açılan davanın bedelsizlik davasının reddine, davacının söz konusu taşınmazı almak için ...'e 20.000,00 TL komisyon ödeme ve cayma akçesi olarak söz konusu çek ile yakından uzaktan herhangi 250.000,00 TL bedelli çeki davalı ...'a keşide etmesi üzerine kararlaştırılan tarih 04/08/2021-05/08/2021 tarihinde ... Tapu Müdürlüğüne gelmemesi ve söz konusu taşınmazı almaması sabit olduğundan davacının davasının reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince Yapılan Yargılama Sonunda; "....davacının davalı emlakçı ... vasıtasıyla "İstanbul ili ... İlçesi ... Mah. ... Ada ...Parsel'de kain taşınmazın satışı konusunda diğer davalı malikler ..., ... ve Babası ... ile pazarlık edip belli bir fiyatta sözlü olarak anlaştığını ve ... seri numaralı 15.09.2021 keşide tarihli 250.000,00-TL bedelli çeki güvence ve teminat amacı ile verdiğini, satışın gerçekleşmemesi sebebi ile çeki istediğini ancak iade edilmediğini beyan etmiş olup davalılar cevap dilekçesinde çekin cayma akçesi olarak verildiğini, anlaştıkları tarihte tapuya gelmediğini, alım satım ilişkisinin gerçekleşmediğini savunmuştur. Davalılar tarafından keşide edilen Bakırköy 6. Noterliğinin 10/09/2021 tarih ... yevmiyeli ihtarnamesinde çekin kapora olarak verildiğini ve iade edilmeyeceğinin cevabi olarak bildirildiği görülmüş olup davadaki uyuşmazlık; davacı tarafından düzenlenerek kapora olarak verilen 250.000,00 TL bedelli çek nedeni ile davacının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Tapulu bir taşınmazın mülkiyetinin devrini öngören her türlü sözleşmenin resmi şekilde yapılması geçerlilik şartı olup, söz konusu geçerlilik şartını taşınmayan yani resmi şekilde yapılmayan tapulu taşınmazların harici satım sözleşmeleri geçersizdir. Bu durumda taraflarca geçersiz sözleşmeye dayanılarak menfi ve müspet zarar talep edilemeyip, sadece, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak tarafların birbirlerine verdikleri talep edebileceğinden davacı da ödediği kapora ile satış bedelini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre isteyebileceği, dosya kapsamında harici satış sözleşmesi ile kapora olarak verilen çek sebebi ile davacının borçlu olmadığı ve çekin iadesinin gerektiği anlaşılmış olup dosya kapsamında sunulan sözleşmelerden, sözleşmenin davalılardan ... ve ... ile yapıldığı diğer davalıların sözleşmenin tarafı olmadıkları, çekin davalıların birlikte iktisap ettiklerine dair ispata yarar bir delil bulunmaması sebebi ile davanın davalılardan ... ve ... yönünden kabulüne karar verilmiş, diğer davalılar yönünden husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiş ve koşulları oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir.
Davalılar ... Ve ... Vekilleri İstinaf Dilekçesinde Özetle;
-Davacı tarafından ... seri numaralı 15.09.2021 keşide tarihli 250.000,00 TL bedelli çekin davacı tarafından müvekkiline ''cayma parası'' olarak verildiğini, tarafların İstanbul İli, ... İlçesi ... Ada ...Parselde bulunan taşınmazın satımı için anlaştıklarını, bu konuda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığını, ... ve emlakçı ...'in aralarında 12/07/2021 tarihinde Alım Satıma Aracılık Sözleşmesi akdedildiğini, aracılık sözleşmesinde '' alıcı ... 250.000 TL'lik keşide yeri Tuzla/İstanbul cayma akçesi olarak elden çek teslim edilmiştir. Satıcı ... adına satış işlemi en geç 04,05 Ağustos 2021 tarihinde tapu devri yapılacaktır. '' şeklinde emlakçı ...'e ... yoluyla bildirimde bulunması işbu çekin müvekkiline cayma parası olarak verildiğini karineten gösterdiğini,
-Davacı tarafın, müvekkili ile arasındaki anlaşmayı ve kendisinin bizzat doldurup imzaladığı çeki teslim ettiğini kabul ettiğini, cayma parası olarak kararlaştırılan çekin doğrudan tanık ..., emlakçı ..., ... ve ... huzurunda doğrudan davacı tarafında davalı müvekkili ...'a teslim ettiğini, kapora olarak verilmiş olan bir çek olmadığını, kapora olsa bu çekin emlakçı ...'e verilmesi gerektiğini, bu konuda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığını, davacı taraf tüm bunların doğruluğunu ve verilen paranın cayma parası olarak verildiğini bilmesine rağmen satış sözleşmesinin şekle aykırı yapıldığını iddia etmesinin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ederek hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, davacı tarafın, müvekkiline taahhütlerin mutlaka ifa edileceği konusunda onun sözleşmeye karşı beslediği güveni zedelediğini ve kusurlu davranarak sözleşmeye aykırı davrandığını,
-Davacı tarafından 20.000 TL emlak komisyon bedeli, davalı ... tarafından ise 25.000 TL emlak komisyon bedeli emlakçı ...'e ödendiğini, tarafların satış konusunda anlaştıklarını ihtilaf konusu, verilen 250.000 TL bedelli çekin bağlanma parası mı yoksa cayma parası olarak mı verildiği noktasında olduğunu, ... ve davacı arasında yapılan ... yazışmaları, tanık beyanları, taşınmaz satımına aracılık sözleşmesi, emlak komisyon bedelinin davacı yan tarafından ödenmesi, hamiline yazılı olarak davacının elinden çıkan çekin doğrudan davalı ...'a teslim edilmesi durumları bir bütün halinde değerlendirildiğinde müvekkile verilen çekin cayma parası olarak verildiğini gösterdiğini, ancak buna rağmen davacı taraf hakkaniyete aykırı olarak çekin bağlanma parası olduğu iddiasında olduğunu, davacı taraf haksız ve kötü niyetli olarak müvekkilinin taşınmazını alacağını belirtirken hem aralarındaki anlaşmaya riayet edilmemiş hem de
bu kusurlu eylemleri nedeniyle taşınmaz için dışarıdan gelen kira ve satış talepleri karşılık göremediğini, emlakçı ... tarafından davacıya 09.08.2021 tarihinde tapu satış işlemlerinin gerçekleştirilmesini, satışta gecikildiğini ve satışa konu taşınmaz için dışarıdan bekleyen kira ve satış taleplerinin olduğu ise defaten davacıya bildirilmesine rağmen davacının taşınmazı satımı için tapuda hazır bulunmadığını ve bu eylemler neticesinde davalı müvekkili kasıtlı bir şekilde zarara uğrattığını,
-Bir an için verilen cayma parasının şekle aykırılık nedeniyle geçersiz olduğu kabul edilse dahi verilen çek bedelinden müvekkilinin uğradığı zararın bilirkişiler vasıtasıyla tespit edilip mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkilinin zararının mahsubu gerekirken yalnızca çekin iadesine karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin davacı tarafla arasındaki bu ilişkinin olduğu dönem aralıklarının belirlenerek müvekkilinin uğradığı zararın bilirkişiler vasıtasıyla mahkeme huzurunda tespit edilmesi ve davacının borçluluk durumunun irdelenmesi gerekirken bu konuda bir araştırma yapılmayarak doğrudan davacının borçlu olmadığına karar verilmesinin eksik olduğunu kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava, taraflar arasındaki harici taşınmaz satış sözleşmesinden kaynaklanan, kapora adı altında davalıya verilen 250.000,00 TL bedelli çek nedeni ile davacının borçlu olmadığının tespiti, istirdatı talep edilmektedir.
... görüşmeleri, Emlakçı ...'e yapılan ödemenin dekontu ve ...'in kartviziti,... seri numaralı 15.09.2021 keşide tarihli 250.000,00-TL bedelli çek fotoğrafı, Bakırköy 43. Noterliği'nden 31.08.2021 tarihli ... Yevmiyeli ihtarname, Alım Satım Aracılık Sözleşmesi, Tek Yetki Sözleşmesi, Tediye Makbuzu, Bakırköy 6.Noterliği 10.09.2021 tarih ve ... Yevmiye numaralı İhtarname Cevabı,Tediye Makbuzuna ilişkin banka havalesi ve tüm dosya kapsamı.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun ön sözleşme başlığı altında düzenenen 29. maddesi “Bir sözleşmenin ileride kurulmasına ilişkin sözleşmeler geçerlidir. Kanunlarda öngörülen istisnalar dışında, önsözleşmenin geçerliliği, ileride kurulacak sözleşmenin şekline bağlıdır.” hükmünü içermektedir. Tapulu taşınmazların satışına ilişkin sözleşmeler, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 706, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 237, 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26 ve Noterlik Kanunu'nun 60 ıncı maddeleri uyarınca resmi şekilde düzenlenmek zorunda olup şekil şartına uyulmayan sözleşmeler hukuken geçersizdir. Geçersiz sözleşmeler taraflarına geçerli sözleşmelerde olduğu gibi hak ve borç doğurmaz. Taraflar verdiklerini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri isteyebilir. Geçersiz sözleşmelerde herkes aldığını iade etmekle yükümlüdür. Akdi yapanlardan birisi tarafından, önceden diğerine ödenen pey akçesi (kaparo) veya cayma akçesi de ceza şartı gibi borcu kuvvetlendirmeye yarayan fer'i bir şarttır; bu bakımdan esas akit geçerli olmazsa fer'i şart da geçersizdir . Geçersiz sözleşme ile kararlaştırılan cezai şart vs. feri haklar da geçersiz olup, tarafları bağlamaz.
Somut olayda, tarafların aralarında davalı adına kayıtlı olan İstanbul ili ... İlçesi ... Mah. ... Ada ...Parsel'de kain taşınmazın, davacıya satışı için taşınmaz satış vaadi sözleşmesi tanzim ettikleri, ... görüşmeleri, Emlakçı ...'e yapılan ödemenin dekontu ve ...'in kartviziti, ... seri numaralı 15.09.2021 keşide tarihli 250.000,00-TL bedelli çek ile kapora ödemesinin yapıldığı, bu konuda davalı tarafça çekin kapora değil cayma bedeli olduğu ileri sürülmüş ise de, buna ilişkin yazılı bir kanıt sunulmadığı, davalının, davacının taşınmazı satın alacağı inancıyla masraf yaptığını ileri sürerek davalının zarar tazminini talep ettiği, ancak tazminat talebinin iş bu dava konusu olmadığı, bu hali ile satış sözleşmesinin gerçekleşmediği, geçersiz sözleşme olduğu, tarafların verdiklerini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri isteyebileceği, önceden diğerine ödenen pey akçesinin (kaparo) de iadesinin gerektiği konusunda Mahkemece kurulan hükümde aykırılık bulunmadığı, Bu itibarla; ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/12/2023 tarih ve 2022/727 E., 2023/893 K. sayılı kararına karşı Davalılar ... ve ... vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 17.077,50-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 4.269,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 12.808,10-TL harcın davalılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davalılar ... ve ... tarafınca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına,
4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 24/09/2026