Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/968 E. 2026/1211 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/968
- Karar No
- 2026/1211
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/968 - 2026/1211 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/968 KARAR NO : 2026/1211
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/06/2025 NUMARASI : 2020/158 Esas 2025/382 Karar
DAVACI : VEKİLLERİ : Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av
DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 15/09/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 21/09/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 03.10.2017 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki... plaka sayılı araç ile müvekkil sürücü ...'un sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracın çarpışması sonucu kaza meydana geldiğini, olayın meydana gelmesinde ...'ın asli kusurlu olduğunu, kaza sonucu tedavisi yapılan ...'un yaralandığını ve sürekli malul kaldığını, kaza sonucu Kadirli Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/3949 sayılı soruşturma dosyası açıldığını, kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, davalı şirketin... plakalı araca ilişkin ZMMS poliçesi kapsamında sigortalı olduğunu, sigorta şirketine 22.11.2019 tarihinde yazılı başvuru yapıldığını, yazılı başvuru neticesinde eksik ödeme yapıldığını, davacının 23.09.1982 doğumlu olduğu kaza tarihinde 35 yaşında olduğunu, Kadirli Halk Eğitim Merkezinde Usta Öğretici olarak asgari ücret üzerinde gelir elde ettiğini belirterek, şimdilik 5.500,00 TL sürekli iş göremezlik zararının sigorta şirketine başvuru tarihi olan 22.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile talebini 330.000,00 TLye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; usulüne uygun başvuru yapılmadığını, dava dilekçesindeki taleplerin açık olmadığını,... plakalı aracın 18.08.2017-18.07.2018 tarihleri arasında 4101702633432 ZMMS poliçesi olduğunu, teminat limitinin azami 330,000,00 TL olduğunu, davalı araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığının belli olmadığını, kusur oranını kabul etmediklerini, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri gereğince maluliyet oranının belirlenmesi gerektiğini, davacı yanın emniyet kemeri takmadığı için müterafik kusur oranı indirimi yapılması gerektiğini, SGK tarafından sürekli iş göremezlik zararına ilişkin maaş ve ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması gerektiğini, TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplamanın yapılması gerektiğini, başvuru usulüne uygun olmadığından temerrüt faizi istenemeyeceğini bildirerek, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; Çukurova ATK'dan alınan raporda davacının maluliyet oranının %25 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 6 ay olduğu, iki hafta süreyle başkasının bakımına muhtaç olduğunun belirlendiği, davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı... plakalı araç ile... plakalı aracın karıştığı kazada, davacının kusur oranının %25 olduğu, aktüer bilirkişi raporunda %10 iskonto oranı prograsif rant yönteminin kullanılması esaslarına göre hesaplanması sonucunda kalıcı iş göremezlik tazminatı tutarının 2.550.385,55 TL olduğu, davalı... A.Ş.'den Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sigorta Poliçesi teminat limitinin kaza tarihi itibariyle 330.000,00 TL olduğu, davacının bedel artırım talebini 330.000,00 TL üzerinden yaptığı, poliçe limitleri dahilinde talep edilen miktardan davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle; “1-Açılan davanın KABULÜ ile; 330.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının (poliçe limitleri ile sınırlı ve sorumlu olmak kaydı ile) temerrüt tarihi olan 09/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının maluliyeti ile kaza arasında illiyet bağının bulunmadığını, dosya içerisinde yer alan diğer raporlarda davacıda kalıcı maluliyet oluşmadığının belirtildiğini, mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunun doğru olmadığını, birbirinden bağımsız üç ayrı medikal firma tarafından yapılan incelemede davacıda kalıcı maluliyetin bulunmadığının bildirildiğini, posttravmatik stres bozukluğunun maluliyet teşkil etmediğini, faizin dava tarihinden ve yasal faiz olması gerektiğini, ATK dan çelişki giderici maluliyet raporu alınması gerektiğini ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Yerel Mahkeme tarafından davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD tarafından düzenlenen raporda, davacının tedavi evrakları değerlendirilerek ve Balcalı hastanesi psikiyatri raporu esas alınarak “Anksiyete bozukluğu için (Zihinsel, Ruhsal, Davranışsal Bozukluklar D- Nevrotik, stresle ilgili ve somatoform bozukluklar, Tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen maddesine göre) kişinin tüm vücut fonksiyon kayıp oranının %25(yüzde yirmibeş) ve sürekli olduğu,..” yönünde görüş belirtildiği görülmüştür. Hükme esas alınan maluliyet raporunda, davacının tespit edilen anksiyete bozukluğu rahatsızlığının kaza ile illiyetinin bulunduğu değerlendirilmişse de, kazaya bağlı bir rahatsızlığı bulunması halinde bu rahatsızlığın sürekli olup olmadığı, çalışma gücü kaybı ve/veya yitirilmesine etki edecek boyutta olup olmadığının yeterince değerlendirilmediği anlaşıldığından hükme esas alınan maluliyet raporu karar vermeye elverişli değildir. Bu durumda mahkemece, davalı tarafından da maluliyet raporuna medikal firma raporları da eklenerek itiraz edilmiş olması nedeniyle, kazadan sonra davacının psikolojik rahatsızlıklar nedeniyle tedavisi var ise ilgili kurumlardan tedavi belgeleri getirtilerek, Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulu'ndan, kaza tarihinde yürürlükte bulunan, TBK'nın 54. maddesi çerçevesinde çalışma gücünün azalmasının yahut yitirilmesinin tespitine elverişli yönetmelik hükümleri çerçevesinde geçici iş göremezliği ve sürekli iş görmezliği meydana gelip gelmediği, gelmiş ise süresinin ve maluliyet oranının değerlendirildiği, davacıdaki anksiyete bozukluğu rahatsızlığının kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığı, kazadan kaynaklanan bir rahatsızlık mevcut ise, sürekli mahiyette olup olmadığı, rahatsızlığın mevcut olması halinde tespit edilen maluliyet/engel durumunun çalışma gücünün kaybına ve azalmasına etkisi olup olmayacağı, olacaksa hangi oranda olacağı hususlarında, karar vermeye ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetersiz maluliyet raporuna göre karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, öncelikle yukarıda açıklandığı üzere Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan denetime elverişli maluliyet raporu alınarak, bundan sonra hükmün davalı tarafından istinaf edilmiş olması nedeniyle usuli kazanılmış hakları korunarak davanın esası hakkında karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 04/06/2025 tarihli, 2020/158 Esas – 2025/382 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Kararın kaldırılma sebebine göre, davalı vekilinin sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde yatıran tarafa iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5- İİK'nın 36. maddesi gereğince, icranın geri bırakılması kararına istinaden Adana 1.Genel İcra Dairesi'nin 2025/40346 Esas sayılı dosyasına depo edilen 770.000,00 TL bedelli teminat mektubunun YATIRAN TARAFA İADESİNE, 6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15/09/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.