Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1261 E. 2026/1450 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1261
Karar No
2026/1450
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/1261

KARAR NO : 2026/1450

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 29/05/2024

NUMARASI : 2023/177 E. - 2024/92 K.

DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/09/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin akıllı telefonlar, mobil uygulamalar, dizüstü bilgisayarı ve birçok tüketici elektroniği tasarlayıp geliştiren ve satışını yapan Pekin/Çin merkezli dünyanın önde gelen akıllı telefon üreticilerinden biri olduğunu, müvekkilinin "..." ve "..." tanınmış markaları başta olmak üzere Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 50’ye yakın marka tescili bulunduğunu, müvekkili markalarının gerek Türkiye’de ve gerekse tüm dünyada tanınmış olup teknolojik ürünler, akıllı telefon, yedek parça vb. alanlarda pek çok eşyada kullanılmakta olduğunu, Haydarpaşa Gümrük Müdürlüğünce davalı şirket adına .../17.02.2023 sayılı/tarihli ithalat beyannamesinin yapılan fiziki muayenesi neticesinde "..." marka 2000 adet şarj aleti ve ... adet "..." marka powerbank/batarya cinsi eşya ele geçirildiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan incelemede söz konusu "..." ibareli ürünlerin fotoğrafının çekildiğini, kutu içeriğinin açıldığını ve müvekkili şirket markaları ile birebir aynı olduğunun gözlemlenmiş olduğunu, müvekkili şirketin merkezi Çin’de yapılan incelemede ürünlerin sahte olduğunun tespit edildiğini ve ürünlerin imha edilmesi için talimat alınmış olduğunu, talimat üzerine Anadolu Adliyesi Cumhuriyet Savcılığından el koyma kararı alınması için şikayet oluşturulduğunu ve ürünlere el koyma kararı alınmış olduğunu, davalı eyleminin müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini, dava konusu ürünlerin marka hakkına tecavüz hükümleri gereğince imhasına karar verilmesini talep etmiştir.

Dava dilekçesi, davalıya usulüne uygun tebliğ edilmiş, davaya cevap vermedikleri görülmekle davanın reddini istediği kabul edilmiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Somut olayda gümrükte durdurma işlemine konu edilen ürünlerin üzerinde davacı markasının ayniyet içeren benzerinin bulunduğu, söz konusu ürünlerin davacı markalarının tescilli olduğu sınıflarda yer alan emtia gruplarına dahil olduğu, bu hali ile marka hakkına tecavüzün hukuki koşullarının oluştuğu kanaatine ulaşılmıştır.

-Tüm bu nedenlerle davacının davasının KABULÜ ile;

-Davalının, davacıya ait markalara tecavüz oluşturan .../17/02/2023 sayılı ve tarihli ithalat beyannamesinin 25.kalem muhteviyatında bulunan "..." ve "..." ibarelerini havi ürünlerin karar kesinleştiğinde imhasına... " karar verilmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

-Bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, bilirkişinin, ürünleri hiç incelemediğini doğrudan davacının sunduğu resimlere bakarak sahte olduğuna karar verdiğini, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazda "İthalatı yapılan ürünlerden numune alınarak incelenmesi gerekirken salt beyanname üzerinden inceleme yapılması ve bir karar verilmesi mümkün olmadığından bilirkişi raporuna itiraz ediyoruz." şeklinde itirazlarına rağmen bu hususun değerlendirilmediğini,

-İmhası istenen ürünlerin ambalajında ... yoksa ürünlerin kendisinde ... marka tecavüzü olup olmadığı da incelenmediğini, eğer sadece ambalajlarda sahtelik var ve ürünlerde davacının markası yoksa bu durumda ürününün imhası yerine ambalajın imhası yeterli olup bu halde ürünlerin de imhasına karar verilmesinin hukuka aykırılık teşkil edeceğini, kararda imha edilecek ürünlerin vasıf cins sayı gibi ayrıt edici unsurlarına yer verilmeyerek doğrudan beyannameye atıf yapıldığını, bu durumda kararın infazında tereddüt oluşturma ihtimali bulunduğundan bilirkişiden ayrıntılı rapor alınması gerektiğini, dava konusu ürünler ile ilgili olarak numuneler dosyaya sunulmadığını ve inceleme imkanı sunulmadığını, ürünlerin orijinal olduğunu,

-Dava dilekçesinde 25. Kalemi muhteviyatı 2000 adet şarz cihazı ve 26. Kalemi ... adet powerbank bataryanın imhasının talep edildiğini oysa Gümrük Müdürlüğünün sonradan düzeltiği yazısı uyarınca bu eşyalardan 4095 adet eşyanın (445 adet batarya, 3650 adet powerbank) markasız olduğu yani davacının markasının mevcut olmadığı belirtildiğini, Mahkemece bu hususlara hiç girilmeden ve talebin sadece bir kısmı hakkında karar verildiği 26. Kalem ile ilgili hiç bir açıklamaya yer verilmediğini ve davanın reddedildiğine dair bir hüküm de kurulmadığını, bu durumda mahkemece talep ve karar arasında çelişki olduğu ve dosya kapsamına uygun karar verilmediğinden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirketin, ... marka sicilinde tescilli, “...' “...” ve “...” ibareli markaların ve bu markalara ait amblemlerin sahibi olduğunu, Haydarpaşa Gümrük Müdürlüğünce .... Ltd. Şti adına tescilli ....02.2023 sayılı/tarihli ithalat beyannamesinin yapılan fiziki muayenesi neticesinde; mezkur beyannamenin 25, Kalem muhteviyatı ... marka 2000 adet şarj aleti ve ... adet ... marka powerbank/batarya cinsi eşya ele geçirildiğini, ... marka 2000 adet şarj aleti ve powerbank/batarya cinsi eşya için marka ihlali olabileceğini, tereddüt hasıl olması nedeniyle Ticaret Bakanlığı'nın resmi internet sayfasında bulunan Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları programında yapılan sorgulamada, "..." referans numarasıyla geçerli başvurunun yapılmış olduğunu, şikayete konu kaçak ürünler ve adetleri; Haydarpaşa Gümrük Müdürlüğü tarafından...-... sayılı 01.06.2023 tarihli karar yazısında tarafına tebliğ edilmiş olduğunu, işbu ürünler ile ilgili olarak 4458 sayılı Gümrük Kanunun 177. maddesine göre tasfiye işlemlerine başlanılacağını, taraflarına on günlük bir durdurma kararı verildiğini, işbu ürünler için yapılan bildirim üzerine, söz konusu ürünler Gümrük Müdürlüğüne gidilerek detaylıca incelendiğini, ürünlerin fotoğraflarının çekilmiş olduğunu, Müvekkili Şirket merkezi Çin'de yapılan inceleme sonucunda ürünlerin sahte olduğu tespit edildiğini, ürünlerin imha edilmesi için talimat alındığını, Talimat akabinde Anadolu Adliyesi Cumhuriyet Savcılığı'nın el koyma kararı konulduğunu, karar karşı şikayet oluşturulduğunu, ürünler bakımından el koyma kararı alındığını, Gümrük Kanunu uyarınca 10 günlük süre ile durdurulan malların taklit oldukları tespit edildikten sonra İstanbul Anadolu Cumhuriyet Savcılığı'ndan alınan el koyma kararı neticesinde bu ürünlerin imhasına ilişkin ayrı bir dava ikame etme zaruretinin hasıl olduğunu, dava konusu gümrükte durdurulan ürünlerin imha edilmemesi halinde Müvekkili Şirketin ürünlerinin taklitleri piyasada dolaşıma çıkacağını, Müvekkili Şirketin ün ve şöhretinden haksızca yararlanacağını, taklit ürünlerde yaşanan problemler ve ürün kalitesizliği neticesinde Müvekkili Şirketin markasının güvenilirliğinin sarsılacağını, telafisi imkansız sonuçlar doğuracağını, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava, davalının, davacıya ait markalarından doğan haklarına tecavüzü nedeniyle gümrük müdürlüğünde el konulan ürünlerin imhası talebine yöneliktir.

Bilirkişi 15/04/2024 tarihli raporunda; " "..." ve "..." esas unsurlu markaların 09. sınıfta elektronik ürünler de dahil olmak üzere muhtelif sınıflarda davacı adına tescil edilmiş olduğu, davalı şirket asına tescilli .../17.02.2023 sayılı/tarihli ithalat beyannamesinin yapılan fiziki muayenesinde "..." markalı elektronik ürünlerle birlikte davacının "..." markasını taşıyan şarj aleti ve powerbank/batarya ürünlerinin (2000 adet şarj aleti ve 5.000 adet powerbank/batarya) de tespit edilmiş olduğu; Ayrıca davacının dosyaya sunduğu yerinde inceleme fotoğraflarından taklit ürünler üzerine "..." markasının yanı sıra "..." ibaresinin de bulunduğu, davacının ürün görselleri ve markaları ile dava konusu ürünler karşılaştırıldığında, ürünlerin birebir aynı olduğu ve davacı markalarının aynen kullanıldığının tespit edildiği, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek marka hakkına tecavüz kapsamında değerlendirileceği, davacının dava konusu ürünlerin marka hakkına tecavüz hükümleri kapsamında imhasına karar verilmesinin Mahkemenin takdirinde olduğu, davacının dava konusu ürünlerin marka hakkına tecavüz hükümleri kapsamında imha koşullarının olduğu kabul edilebilecekse de bu hususta takdirin Mahkemeye ait olduğu" hususlarını tespit ve rapor etmiştir.

Davacı tarafça, bilirkişinin ürünleri hiç incelemediği doğrudan davacının sunduğu resimlere bakarak sahte olduğuna karar verdiği ileri sürülmüş ise de, Mahkemece, Ticaret Bakanlığı Haydarpaşa Gümrük Müdürlüğü'nden, 30/05/2023 tarih, ... nolu durdurma kararı ve bu karara konu olan davacı markasını ihtiva eden ürünlerden birer adet ürün numunesinin dosyaya celp olunduğu, dava konusu numune ürünler ile davacının ürün görsellerinin karşılaştırıldığı, karşılaştırmaya konu dava konusu ürünün numune olması nedeniyle incelemede eksiklik ve hata bulunmadığı bu konudaki istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

Davacı tarafça, imhası istenen ürünlerin ambalajında ... yoksa ürünlerin kendisinde ... marka tecavüzü olup olmadığı da incelenmediğ ileri sürülmüş ise de, bilirkişilerin bu konuda inceleme yaptıkları, Davacının ürünleri ve markaları ile dava konusu ürünler karşılaştırıldığında, birebir aynı olduğu ve davacı markalarının aynen kullanıldığının tespit edildiği, taklit ürün ve ambalajları üzerine davacı markalarının aynısının yer aldığı, ürünler taklit olmasaydı dahi, dava konusu ürünler üzerindeki markalar etiket şeklinde olmadığından bunların sökülmesinin de mümkün görünmediği, marka ambalaj ve ürün üzerine işlendiği, ürün üzerinde değiştirme ve silinme işlemleri uygulanamıyorsa, tecavüzün önlenmesi için ürün ve araçların imhası tedbirine başvurulabileceği, buna göre verilen ürünlerin imhasına ilişkin kararda aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.

Haydarpaşa Gümrük Müdürlüğü'nün 85989639 sayılı 01.06.2023 tarihli kararında; davalı şirket adına tescilli ....02.2023 sayılı/tarihli ithalat beyannamesinin yapılan fiziki muayenesinde “...” markalı kumanda, şarj aleti, powerbank/batarya eşyalarına ilişkin işlemlerin 10 işgünü süreyle durdurulmasına karar verildiği, kararda “...” marka 2000 adet şarj aleti ve 5.000 adet powerbank/batarya cinsi eşya tespit edildiği ancak kararda hataen powerbank/batarya ürününün ... adedinin “...” marka olduğu belirtildiği, İstanbul Anadolu 10. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2023/9934 D.iş 31.10.2023 tarihli kararında, Haydarpaşa Gümrük Müdürlüğünce davalı şirket adına tescilli .../ 17.02.2023 sayılı/tarihli ithalat beyannamesinde yer alan 2000 adet şarj aleti ve 5.000 adet “...” marka powerbank/batarya ürünlerine CMK 127. Maddesi uyarınca el konulmasına karar verildiği, Dava dilekçesinde 25. Kalemi muhteviyatı 2000 adet şarj cihazı ve 26. Kalemi ... adet powerbank bataryanın imhasının talep edildiği, Mahkemece düzeltilmiş 25. Kalem şarj cihazı yönünden hüküm kurulduğu, 26. Kalem yönünden hüküm kurulmadığı ancak bu konuda da davacı tarafça istinaf isteminde bulunulmadığından bu konuda karar verilemeyeceği, kararda aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince davalının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 29/05/2024 tarih ve 2023/177 E., 2024/92 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 24/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1261, K. 2026/1450, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1261-e-2026-1450-k-7c4f34fda419