İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/544 E. 2026/870 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/544
- Karar No
- 2026/870
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/544 Esas KARAR NO : 2026/870
DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/06/2026 KARAR TARİHİ : 05/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketlerden ... Şirketi sermayesinin %49 oranındaki hissesi, 04.11.2024 tarihli pay devri sözleşmesi ile davalılar ... ve ... tarafından yeni ortak ...'a devredildiğini, müvekkili şirketlere ve ... Şubesine bağlı projelere ilişkin tüm operasyon yetkilerinin davalı satıcılarda olduğu dönemde doğmuş ve doğacak olan tüm vergi, SGK borcu, İŞKUR borcu, faizleri, cezaları ile bilumum mali, hukuki ve idari tüm borç ve yükümlülüklerin davalılara ait olmaya devam edeceği son derece açık bir şekilde düzenlendiğini, davalıların sözleşmenin ilgili maddesinde, müvekkili şirketlere karşı herhangi bir talepte bulunulması halinde ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın bu talepleri derhal karşılayacaklarını ve şirketlerin uğradığı tüm zararları tazmin edeceklerini imza altına alındığını, müvekkili şirketlerin sözleşmede belirlenen dönemlere ait borçları ödemek zorunda kalması, doğrudan davalılara rücu hakkı doğurduğunu, davalıların şirketi fiilen yönettikleri ve sözleşme gereği tüm sorumluluğu üstlendikleri döneme ait olmak üzere, müvekkili şirketler aleyhine icra takipleri başlatıldığını, idari para cezaları ile vergi borçları tahakkuk ettirildiğini, müvekkili şirketlerin ticari itibarlarını korumak ve haciz baskısından kurtulmak amacıyla davalıların sorumluluğunda olan toplam 816.865,03-TL tutarındaki borcu ödemek zorunda kaldıklarını, bu ödemelerin beş ayrı kalemden oluştuğunu, her bir kalem için şimdilik 100,00-TL talep ettiklerini, ... Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası kapsamında davalıların yönetim döneminden kaynaklanan işçilik alacaklarına ilişkin olarak müvekkili şirket ... Şirketi tarafından 30.12.2025 tarihinde icra dairesi hesabına 365.000,00-TL ödeme yapıldığını, eski çalışan ...'in kıdem tazminatı alacağına istinaden müvekkili şirket ... Anonim Şirketi hesabından Vakıflar Bankası hesabına; 02.10.2025 tarihinde 15.531,13 TL, 31.10.2025 tarihinde 15.531,13-TL, 01.12.2025 tarihinde 15.531,13-TL ve 06.01.2026 tarihinde 15.531,11-TL olmak üzere toplam 62.124,50-TL ödendiğini, ... 5. İş Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasına ait bakiye karar harcı, arabulucu ücreti ve istinaf karar harcı borçları nedeniyle, müvekkili şirket ... Şirketi tarafından 20.01.2026 tarihinde 9.383,03-TL, 27.03.2026 tarihinde 9.019,59-TL, 27.03.2026 tarihinde 1.677,30-TL toplamda 20.079,92-TL ödeme gerçekleştirildiğini, davalıların sorumluluk dönemine denk gelen Temmuz ve Ağustos 2024 aylarına ait trafik cezaları için müvekkili şirket ... Şirketi tarafından 09.05.2025 tarihinde ... Vergi Dairesine toplam 17.271,80-TL ödeme yapıldığını, davalıların yönetim döneminde, Ağustos 2024 tarihinde şirket çalışanı ...'ün istirahat raporunun kuruma bildirilmemesi sebebiyle 5510 sayılı Kanunun 102. maddesi uyarınca kesilen idari para cezalarına istinaden, müvekkili şirket ... Şirketi tarafından 22.01.2025 tarihinde 10.415,92-TL ve 13.03.2025 tarihinde 1.875,00-TL diğer farklı türdeki işlemlerden sebepte 23.08.2024 tarihinde 375,00-TL ve 25.03.2026 tarihli ceza içinde 339.722,89-TL olmak üzere toplam 352.388,81-TL ödendiğini, somut olayda da tüm cezalar, mahkeme masrafları ve işçilik alacakları davalıların yetkili olduğu döneme ait olduğunu, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, talep ettikleri her bir alacak kalemi için, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren avans faizi işletilmesi gerektiğini, toplam 300,00-TL alacağın, her bir kalemin kendi ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ... Şirketine ödenmesine, toplam 200,00-TL alacağın, her bir kalemin kendi ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ... Şirketine ödenmesi ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkillerinin yerleşim yerinin ... ili olduğunu, dava dilekçesinde de müvekkillerinin adresinin açıkça ... olarak gösterildiğini, bu sebeple Mahkememizin yetkili olmadığını, yetkili Mahkemenin ... ili Mahkemeleri olması sebebiyle, Mahkemenizce yetkisizlik kararı verilmesini, davacıların dava konusu rücu taleplerinin dayanağını oluşturan 04/11/2024 tarihli adi yazılı pay devir sözleşmesinin TTK m.595’te öngörülen şekil şartlarına aykırı olması nedeniyle geçersiz olduğunu, aynı tarihte noter huzurunda akdedilen pay devir sözleşmelerinin geçerli olduğu ve bu sözleşmede müvekkillerinin davacı şirketlerin borçlarından sorumlu tutulacağına ya da davacılara rücu hakkı tanındığına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığını, bu nedenle, geçersiz adi yazılı sözleşmeye dayanılarak ileri sürülen dava konusu rücu taleplerinin reddine karar verilmesini, ...Şirketi'nin iş bu dava yönünden aktif dava ehliyeti bulunmadığından, anılan davacı yönünden davanın usulden reddine karar verilmesini, somut olayda ise müvekkilinin bir ticari işletmesi bulunmadığını, müvekkillerinin pay sahibi olmaları onlara doğrudan tacir sıfatını kazandırmayacağını, bu sebeple, davacı tarafların avans faizi talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davanın yetkisiz Mahkemede açıldığı gözetilerek yetkisizlik kararı verilmesini, davacı ... Şirketi'nin aktif dava ehliyeti bulunmadığından, anılan davacı yönünden davanın usulden reddine karar verilmesini, esasa ilişkin diğer sebeplerle işbu davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307.maddesinde düzenlenen feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın (HMK md.309/2), hüküm kesinleşinceye kadar her zaman (HMK md.310) davacının tek taraflı irade beyanıyla dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabilen (HMK md.307), kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuran (HMK md.311) ve rücu edilemeyen usul işlemidir. Bu işlemin vekil tarafından yapılacaksa vekilin vekâletnamesinde özel yetkinin bulunması gerekir (HMK md.74). Feragat ve kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh mahkemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır (Harçlar Kanunu 22/1). Davadan feragat, davayı kabul ve sulh, içerikleri itibariyle birer maddi hukuk işlemi olmakla birlikte, yapılış şekli itibariyle birer usulü işlemdir. Bu nedenle söz konusu işlemler bir taraftan maddi hukuk anlamında uygulama imkânı bulan iradeyi bozan hâllere dayanılarak iptal edilebilirken, diğer taraftan kesin hüküm gibi sonuç doğurmaktadır. Dosya kapsamında davacı vekilinin 02/10/2026 tarihli feragat dilekçesinde, davadan feragat ettiklerini beyan ettiği; davalı tarafça sunulan 05/10/2026 tarihli beyan dilekçesiyle ise yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığını beyan ettiği anlaşılmaktadır. Davanın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri dava olması, davacı vekilinin vekaletnamesinde feragat etmeye özel yetkisi bulunması, feragatin karşı tarafın yahut mahkemenin muvafakatine bağlı olmaması hususları nazara alınarak davacı vekilinin kayıtsız ve şartsız feragati sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Anılan gerekçelerle davacının kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuran ve ön inceleme duruşması yapılmadan önce sunulan feragat beyanı sebebi ile davanın feragat nedeniyle reddine, yargılama giderlerinin 6100 Sayılı HMK'nın 312. maddesi uyarınca davacı üzerinde bırakılmasına dair karar vermek gerekmiş ve hüküm aşağıdaki şekilde kurulmuştur. H Ü K Ü M : İzah olunan nedenlerle; 1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Alınması gereken karar ve ilam harcı olan 244,00-TL'nin, başlangıçta peşin alınan 732,00-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 488,00-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde davacılara iadesine, 3-Davacılar tarafından yargılama nedeniyle yapılan 780,00-TL posta ve tebligat yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 4-Davalılar tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Tarafların beyanı nedeniyle tarafların lehine veya aleyhine vekalet ücreti takdir edilmemesine, 6-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 6.400,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davacılardan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-HMK 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen ilgili tarafa veya vekillerine iadesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı05/10/2026
Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır